Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

10 Kasım Konuşma Metinleri


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

1.Konuşma Metni

Çok yönlü ve üstün kişiliği olan bir lider olan Mustafa Kemal’in aramızdan ayrılışının üzerinden tam 71 yıl geçti.Her fani gibi o da payına düşeni yaşadı O,kısacık hayatında bir ulusun kötü talihini yenmesini sağladı ve dünya tarihinde de benzeri görülmemiş izler bırakarak bu dünyadan göçtü.

O, mensubu bulunduğu ulusu için canını ortaya koymaktan hiç çekinmedi.Her türlü zorluğa katlanarak kendini ulusuna adadı.Değişik cephelerde ön saflarda savaştı.Onun :”Ben gerektiği zaman,en büyük hediyem olmak üzere Türk milletine canımı vereceğim.”sözü vatanını ne kadar sevdiğini gösterir.

Mustafa Kemal.ileriyi gören bir liderdi.Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra ortaya çıkan tehlikeli durumu ilk o görüp milletinin dikkatini çekti.Erzurum Kongresi’nde “vatanın bölünmez bir bütün olduğunu”tüm dünyaya ilan etti.Sakarya Savaşı sırasında söylediği: “Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz.” Sözü ve arıca “Yurt toprağı! Sana her şey feda olsun.Kutlu olan sensin.Senin için fedaiyiz.”sözleri onun vatan sevgisini ve kararlılığını göstermektedir.

Mustafa Kemal, idealist bir liderdi.Onun idealizmi yüksek vasıf ve özelliklerine inandığı milletinin hürriyet ve bağımsızlık aşkından geliyordu. En büyük ideallerinden birisi de milli sınırlarımız içinde ,milli birlik ve beraberlik duygusuyla kenetlenmiş uygar bir toplum oluşturmaktı.Hür ve bağımsız ülke idealini gerçekleştirdikten sonra Türkiye’yi çağdaşlaştırmak için çağdaş medeniyet idealine yönelmiştir. Yaptığı devrimlerle de bunu gerçekleştirmeyi amaçlamıştır.

Atatürk,toplumun her kesimini kucaklayan bir halkadamıydı.

Köylümüze,askere,polise,öğretmenlere,sanatçılara, sporculara,Türk kadınına,çocuk ve gençlere…kısacası toplumun tüm kesimlerine değer vermiş ve destek olmuştur.O bir halk adamıdır;çünkü hep halkı için uğraşmış,halktan birisi gibi davranmıştır.Onun     ”Benim için en büyük makam ve ödül,Türk milletinin bir ferdi olarak yasamaktır.”sözü de bunu kanıtlar.

O, eğitim.bilim,fen,sanat,spor ve kültüre çok önem vermiştir.”En büyük emelim,milli irfanı(yani bilgi ve kültür düzeyini)yükseltmektir.” sözünü söyleyen Atatürk, çağdaş eğitim yöntemleriyle yetiştirilecek yeni bir nesile ihtiyaç olduğunu görmüş ve modern eğitim politikasının esaslarını belirleyip eğitim alanında büyük yenilikler yapmıştır.Çağdaş eğitimin ve dünyanın çok gerisinde kalan medreselerin,tekke ve zaviyelerin kapatılması yeni okulların açılması bunların en önemlisidir.

Atatürk,ömrü boyunca milleti için çalıştı,bunu bir görev saydı.O:”Millete efendilik yoktur,hadimlik(yani hizmet etmek) vardır.Bu millete hizmet eden onun efendisi olur.”sözüyle millete hizmet anlayışını ve yöneticilerde bulunması gereken özellikleri vurgulamıştır.

O, hep milletine güvendi ve ona inandı .Tarihte büyük devletler kuran ve yüksek bir medeniyet seviyesine sahip olmuş Türk milletinin büyüklüğüne inanmış ve Türklüğü ile hep gurur duymuştur. Kahramanlık,vatan sevgisi,bilim ve fenne bağlılık,sanata değer verme gibi üstün özelliklere sahip Türk ulusunun,çağdaş dünya içinde yer alacağına inandı ve bunun için çabaladı.Kurtuluş Savaşı’nın ardından söylediği “En büyük davamız,en medeni ve müreffeh(yani gelişmiş,refah içinde)bir millet olarak varlığımızı yükseltmektir.”sözü bunu kanıtlamaktadır.

Savaştaki kahramanlıkları ve orduyu mükemmel yönetmesinin yanında, devlet kurup yönetmekteki ustalığı, ileri görüşlülüğü ve barışseverliği ile tarihte eşine az rastlanan yöneticilerdendir.

O,barışsever ve tüm dünya uluslarının mutluluğunu isteyen bir liderdi.Onun görüşüne göre,barışın bozulmasından tüm dünya ülkeleri ıstırap duymalıydı.Dünya ülkelerinin mutluluğuna çalışmak,aynı zamanda kendi ulusunu mutluluğuna çalışmaktı.

Atatürk çocuklara,gençlere ve kadınlara da çok değer veren bir liderdir.Çocukları hep sevmiş,onların iyi şartlarda yetişmelerine uğraşmıştır.Gençlere de hep güvenmiş,onları ülkenin aydınlık geleceği olarak görmüştür. Bursa’da kendisini karşılayan çocuklara ve gençlere söylediği :”Küçük Hanımlar! Küçük Beyler! Hepiniz geleceğin birer yıldızı,gülü,mutluluk parıltısısınız.Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizlersiniz.Kendinizin ne kadar önemli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.”Sevgili öğrenciler,bu sözü hiç unutmayınız  ve ona göre davranınız.

Atatürk ilkeleri ve Atatürkçülük,Türk milletinin ihtiyaçlarından doğan,gerçekçi,milli ve yenileşmeye açık, Çağdaş bir sistem kurmayı amaçlar.Atatürk demek;özgürlük demektir,aydınlık demektir,vatanseverlik demektir.Atatürk demek ,çağdaşlık demektir. O, 71 yıl önce bugün bize kurduğu,bizim de yükseltmek zorunda olduğumuz pırıl pırıl cumhuriyeti ve ilkelerini bırakarak sonsuzluğa göçtü.Yolundan ayrılmayacağımızı vurgulayarak,onun yüce anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

SAYGILARIMLA

2.Konuşma Metni

İki Mustafa Kemal vardır; Biri ben,fani Mustafa Kemal; diğeri milletin daima içinde yaşattığı Mustafa Kemallerdedir. Ben onu temsil ediyorum. Herhangi bir tehlike anında ben ortaya çıktımsa,beni bir Türk anası doğurmadı mı? Türk anaları daha Mustafa Kemaller doğurmayacaklar mı? Güç milletindir benim değildir.

Eşsiz bir güneş doğdu Selanik’te 1881 yılında bir güneş ki yalnız ülkemizi değil tüm dünyayı ebediyete dek aydınlatacak. Yok olmak üzere olan bir millete yeniden hayat veren,parçalanmış bir ülkeden bağımsız bir devlet kuran ve bir enkazdan çağdaş bir ulus meydana getiren deha Mustafa Kemal Atatürk.

Büyük adam,savaş meydanlarından meydanlara,hudut boylarından,hudutlara bir sel gibi akmış,en son halkıyla birlikte kurtuluş savaşı vererek Türkiye Cumhuriyetini yaratmıştır.

Küçük yaştan itibaren üstün yetenekleriyle dikkatleri üzerinde toplayan Mustafa Kemal Atatürk, ulusal kurtuluş savaşını başlatan ve yönlendiren bir meşale olmuştur. Kişisel çıkarlarını tamamen unutarak kendini milletine adayan bu değerli insan,savaş meydanlarında yenilmez bir asker,sosyal hayatta büyük bir yenilikçi,siyasette eşi bulunmaz bir devlet adamı ve liderdir. Bu özellikleriyle yalnız Türk tarihinin değil,tüm dünyanın yetiştirdiği ender kişiliklerinden biridir. Bu nedenle onun büyüklüğünü yalnız biz kabul etmiyoruz;bütün dünya kabul ediyor. Mazlum milletler onun fikirleriyle bağımsızlıklarını kazanıyor;yenilikçi yöneticiler onu örnek alıyor. Nitekim,Asya’da ve Afrika’da sömürge olarak yaşayan bir çok millet,onun düşüncelerini öğrenip,yaptıklarını gördükten sonra uyanmışlar,bağımsızlıklarına kavuşmak için onun açtığı yoldan gitmişlerdir.

Atatürk’ün dehalığına şu olay örnek gösterilebilir. Türk orduları 1922 tarihinde Yunan ordularını İzmir’den Akdeniz’e dökünce İngiltere Parlementosu heyecanlı bir toplantı yapmış ve üyeler sormuştu:
-Nerede başvekil Loyd Corc. . . . . . . Bize ne söz verdi,netice ne oldu?
Bunun üzerine Loyd Corc yavaş yavaş kürsüye geldi.
-Arkadaşlar,asırlar pek nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahiyi asrımızda Türk milleti yetiştirdi. Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelir? Dedi kürsüden inip başvekillikten istifa etti.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Hayatını milletinin mutluluğuna adayan bu değerli insan,savaşla kazanılan başarıları sosyal hayattaki yeniliklerle pekiştirmiştir. Kurtuluş savaşının kazanılmasından sonra Cumhuriyeti ilan etmiş,böylece halkın kendi kendisini yönetmesini istemiştir. Bunun ardından,yaptığı devrimlerle çağdaş bir ulus olmamızı sağlamıştır. Bu devrimlere kısaca değinecek olursak bunlar: 1 Kasım 1922 Saltanatın Kaldırılması,3 Mart 1924 halifeliğin kaldırılması,2 Eylül 1925 Tekke ve zaviyelerin kapatılması,25 Ağustos 1925 Kılık ve kıyafet devrimi ,10 Ocak 1926 Takvim,saat ve ölçüde yapılan yenilikler,7 Şubat 1925 Aşar ve diğer vergilerin kaldırılması,17 Şubat 1926 yeni Medeni Kanunun kabulu 3 Kasım 1928 Yeni Türk harflerinin kabulüdür.

Atatürk ilkeleri ise kısaca
1. Halkçılık İlkesi: Din,dil,ırk,mezhep farkı gözetilmeksizin herkes eşittir.

2. Laiklik İlkesi: Din ve dünya işlerini birbirinden ayıran,vicdan,düşünce ve inanma özgürlüğüdür.

3. Cumhuriyetçilik İlkesi: Halkın vekiller aracılığıyla kendi kendini yönetmesi.

4. Milliyetçilik İlkesi: Türk milletini,bütün bireylerinin kaderde, sevinçte ve üzüntüde ortak bir bütün halinde milli bilinç ve ülküler etrafında toplanma inancıdır.

5. Devletçilik İlkesi: Devletin ekonomi politikasıdır.

6. Devrimcilik İlkesi: Bir toplumun eskimiş çağdışı kalmış kurumlarını çağdaş olanlarla değiştirmektir.

Atatürk’ün yaptıklarını anlamak ve değerlendirmek için onu iyi tanımak,düşüncelerini çok iyi bilmek gerekir. Bu nedenle onun ölüm günü olan 10 Kasım’la başlayan hafta Atatürk haftası olarak kabul edilmiştir.

Bu haftanın amacı sadece bir ölüm yıldönümü olarak Atatürk’ü anmak değil,böyle bir lidere sahip olmanın gururuyla, onun düşüncelerini anlamak ve yaşatmaktır. Siz Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının bu görevi hiçbir zaman unutmayacağınız inancıyla,ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anarken şu dizelerle yazımıza son veriyoruz.
Yaşatıyor musun devrimlerimi,
Götürebiliyor musun yeni çağlara.
Yazıyı,kılığı,hür düşünceyi,
Örnek ediyor musun uluslara.
Atabiliyor musun zihinlerden,
Softalık,gerilik,tüm karanlığı.
Adın var mı en yeni buluşlarda,
Köye sokabildin mi aydınlığı.
Sevebiliyor musun düşmanını,
Bolluk mu bir uçtan bir uca vatan.
Derim ki yolumdan yürüyorsunuz
Büyüğünden küçüğüne o zaman.

3.Konuşma Metni

Türk İstiklal Mücadelesinin ulu önderi, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, ebediyete intikalinin 71′inci yıl dönümünde rahmetle, şükranla anıyoruz.

Bizler, bu yıl 10 Kasım’da, işaret ettiği muasır medeniyetleri aşma hedefine doğru daha çok mesafe almamız gerektiğini ve ülkemiz üzerine dönem oyunların farkında olmamız gerektiğini vurgulayarak konuşmama başlamak istiyorum.

En büyük eserim dediği Türkiye Cumhuriyeti, son yıllarda bölgesinde ve dünyada üzerine planlar yapılan, bölücü amaçlı haritalar hazırlanan bir ülke haline gelmiştir. Önemli kavşak noktasında bulunan ülkemiz halklarını bugüne kadar bölmeye çalışmışlar, kardeş kavgası içine çekmeye çalışmışlar, bundan dolayı bir çok vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Son günlerde bu kardeş kavgası tekrardan yaptırılmak isteniyor ve ülkemiz bölünmeye çalışılıyor. Bizler bu oyunlara gelmemeliyiz. Ülkemiz halkları arasındaki dayanışmayı, sevgi ve saygıyı koruyarak, bu oyunlara gelmeyeceğimizi bir daha tüm dünyaya göstermeliyiz.

Bizler, Ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet bıraktığı demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olan Cumhuriyetimizi bütün değer ve kurumlarıyla yaşatmak zorundayız. Geleceğimiz olan sizler, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Atatürk ilke ve devrimlerini ilelebet yaşatacaktır.

Sevgili öğrenciler, değerli konuklar…
Büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebediyete uğurladığımız günün bu yıl dönümünde, O’nun mücadele heyecanını yaşamanın, fikirlerini çok daha iyi anlamanın gayreti içerisinde olmalıyız. Bıkmadan, usanmadan onu yaşayarak daha iyi içimizde hissetmeliyiz.

4.Konuşma Metni
Sayın müdürüm,değerli meslektaşlarım, kıymetli velilerimiz ve yarının büyükleri olan sevgili öğrenciler..

Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 71.yıldönümünde kendisini anmak ve onun mirasına olan minnettarlığımızı ifade etmek için burada toplanmış bulunmaktayız.

Doğadaki tüm canlılar gibi insanoğlunun da yaşamının bir sınırı vardır.Ancak bazı insanlar vardır ki yaşamları boyunca yaptıkları eserlerle, insanlığa yapmış oldukları hizmetlerle yaşamlarından sonra da varlıklarını sürdürürler.

Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve güçlü bir devlet yaratan eşsiz bir lider, mümtaz bir devlet adamı, büyük bir komutan ve dâhi olan Atatürk bu ender insanlardan biri belki de en büyüğüdür.
Atatürk, hem milli mücadele, hem de Cumhuriyeti inşa sürecinde daima ileriye bakmış, ileriye yürümüştür.
Bugün, Büyük Atatürk’ün yolundan giden bizlere düşen görev de yüzümüzü geleceğe dönmek, ufkumuzu geniş, hedeflerimizi büyük tutmaktır.
Bunun için, 10 Kasım’ları aydınlık geleceğimize yönelik atılımlarımızın esin kaynağı haline getirmeliyiz. Atatürk’e saygının gereğinin bu olduğuna, O’nun manevi huzuruna ancak bu şekilde başımız dik alnımız açık olarak çıkabileceğimiz inancında olmalıyız.
Atamızın en büyük emaneti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne her yönü ile sahip çıkacağımıza söz vererek onu bu Ölüm yıldönümünde bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, sözlerime Atatürk’ün şu sözleriyle son veriyorum.
İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal, onu “ben” kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir. O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur.

Hasan ÖNDER


5.Konuşma Metni

Sayın Müdürüm,Değerli Arkadaşlarım,Sevgili Öğrenciler,

Atatürk’ü ölümünün 71. Yılında anıyoruz. Oysa onu anmak değil anlamak önemli.

Onun yalnız bir çıkış değil, varış değil, tükenmez bir koşu olduğunu kavramak önemli. Atatürk’ü kavramak onun devrimlerini anlamak ve sahip çıkmakla mümkündür.

Atatürk istilalar önledi.Saldırganlıklar yendi.Saltanatları dört bir yana savurdu. Yurdunun ordusu mağlup düşmüştü,galip etti.Devleti yıkılmıştı,devlet kurdu…İdaresi bozulmuştu;düzgün etti…Kurduğu devlette hakimiyet milletin oldu.Milletin adı devletin adı oldu…

Yurdunda eğitim çapraşıktı;öğretim şaşırtıcı!..Tek ölçüye getirdi…Ruhlar medreselerde küfleniyordu,kapılarını örttü.

Yurdunun erkekleri fes giyiyordu;üzerine kimi beyaz,kimi yeşil sarık doluyordu… Milliyetlerini alacalı bezlerde sanır olmuşlardı!Beğenmedi şapka giydirdi…Anlattı ki baş kılığı dünya işidir,ahiret işi değil…Medeniyette dünya işi başka iştir,iç inancı başka…Politika ile biri ötekine işleyemez.

Yazı sağdan sola yazılırdı;öğrenimi güçtü…Beğenmedi.Soldan sağa yazdı ve yazdırdı,her ileri millet gibi…

Anaların,kız kardeşlerin yüzleri siyah peçeliydi,bahtları çarşaf gibi karaydı…Çileleri çoktu,hakları az…Beğenmedi.Yüzlerini açtı,ak etti. Hakta onlara erkeklerle eşitlik sağladı, bahtlarını ak etti…

Milletinin dili üçüzlü gibi olmuştu…Beğenmedi.Arındırdı,bir etti.

Tarlaları kara saban sürüyordu;toprak gereğince işlenmiyordu…Eziyeti çoktu;vergisi çok,verimi az!Beğenmedi .Sürümü tekerlekli pulluğa,işler makineye,bol verime yöneltti…

Yollar uzundu,yapımları kötü,kağnılar yavaş…Beğenmedi.Yolları demir etti,gidişleri hızlı…

El tezgahı dokumaya,yel değirmeni öğütmeye yetmiyordu…Beğenmedi.Fabrika ve fabrika kurdu.

Ayrılıklar istemedi,birlikler kurdu.Eskilikler,gerilikler istemedi;yenilikler,ilerilikler kurdu…

Dövüş istemedi;barış kurdu.Düşmanlık istemedi;dostluk kurdu:Kuzey’le,Güney’le,

Doğu ile,Batı ile…

Düşüklüğü sevmezdi;güçlü oldu.Haksızlığı sevmezdi;hak gözetti.Hiçbir devlete haksızlık etmedi.Kendi devletini en büyük devletten asla aşağı görmedi.Kendi milletini hiçbir an dünyanın en onurlu milletinden asla geri,asla güçsüz görmedi,göstermedi.

Ruhlar uyardı,gözler açtı…Bahtsız milletlere baht yolu açtı.Dünyaya örnek gösterdi.İnsanlığa ders verdi.

Bütün bunları öğrendikten sonra diyoruz ki: Rahat uyu Atam,izindeyiz!

Nihan BEDİR

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

10 Kasım Konuşma Metinleri ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
7 Kasım 2009 Saat : 6:25

10 Kasım Konuşma Metinleri Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik