İhbar et beni
Çaldıklarımı geri veriyorum sana, kendimle iadeyim.
Benden çaldıkların, sol cebinde kalsın yine
öyle saf, el sürülmemiş.
Ceplerimi boşalttım sana,
çaldıklarım, kendimle iade…
Sol cebinde saklayadur bunları da, çaldıklarınla…
Şimdi, vaktidir: İhbar et beni!
Bilmem kaç hücreye sürsünler,
küflü ranzalar karşılasın, parmaklarım soğuk, demir parmaklıklardan başka kaçış bulamasın!
Sürüleyim, sürgün yiyeyim
Hayatımın son sürgününü vursunlar yüzüme,
tokatlasınlar
hırpalasınlar
yavaş yavaş öldürsünler beni…
Vaktidir: ihbar et beni!
Kır zincirlerimi, anahtarlarımı at denizlere,
teslim et beni teslimsizliğime
direnişime
dört duvarda, kendime…
Salıver parmaklarımı soğukluğa,
At öte tarafa beni, besleme misali.
Çal saatimi de
ki ben
vakitsizlikten bîhaber…
Acımadan koparsınlar bendeki damarları
nefessizliği görsün günüm…
Yarama tuz bassınlar,
en ağır işkenceyi yapsınlar: beni, bana bıraksınlar.
Küflü ranzalar,
soğuk parmaklıklar,
ölü hücrelerim
h ü c r e m d e . . .
Sürgün kalp atışlarım,
sürgün adımlarım,
arsız sevdalan-ma-larım…
Hadi, ihbar et beni…
Teslim et bu hırsızı,
iadelenmelerimi yine sol cebinde taşı,
sana teslimiyetimin fotoğrafını çerçevelet, baş ucunda sakla.
Rüyalarıma bundan böyle sen sahip çık, yetim kalmasınlar…
Kendimi gammazladım sana,
ben ki
harap, paramparça;
hırsızlığıma son ver,
bırak, ihbar et beni: VAKTİDİR . . .
N.T(sevgiadasi.com) alıntı kurallarına özen gösteriniz
Cevap Yaz!
You must be logged in to post a comment.