Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

11.sınıf dil ve anlatım kitabı etkinlikleri (2012-2013)


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

 

sayfa 64
 
6.
Haldun Bey ağırbaşlıydı, ölçülüydü, zarifti.
Kişi adı ile birlikte kullanılan unvanlar büyük harfle başlar.
……aktörlük için yazılmış bir başyapıttır.
Baş ile başlayan sıfat tamlaması yoluyla yapılan birleşik isimler bitişik yazılır.
Haldun Bey tiyatroyu galiba yazı sanatları içinden en yakını hissediyordu kendine.
Ses türemesi olan birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Kendisi de duygusallığına matematiğin sıkı düzenini denek taşı yaptı
Bazı birleşik sözcükler bitişik yazılır.
Galatasaray Lisesinde Parasız yatılı okudum
Kurum ve kuruluş isimleri büyük harfle başlar, sununa getirilen ekler kesme işareti ile ayrılmaz.
Ardından Almanya’da ekonomi ve siyasal bilimler konusunda yükseköğrenim çabası
Öğretim ve öğrenim sözcükleri ile yapılan birleşik isimler bitişik yazılır.
Olumsuzlukları elbette göz ardı etmiyordu.
Göz ardı, kulak ardı gibi kalıplaşmış ifadeler ayrın yazılır.
Yirmi altı yaşındaydım
Sayı isimleri ayrı yazılır.
Bir gün Elmadağ’da Divan’ın önünde karşılaşmıştık.
Kurum ve kuruluş adları büyük harfle başlar, sonuna getirilen ekler kesme işareti ile ayrılır.
“Zilli Zarife”yi Elhamra’da…
Lakaplar büyük harfle yazılır.
16 Mart 1916’da dünyaya gelmiş, İstanbul’da
Belirli bir tarihi belirten ay ve gün isimleri büyük harfle başlar.
…maneviyatı kalmamış birtakım insanlardan başka, kuvvet denecek kimse kalmamış.
 Birtakım, birkaç, birçok gibi belgisiz sıfatlar bitişik yazılır.
Malumunuzdur ki Misak-ı Milli’yi en nihayet Ankara ‘da tespit ettim
Kongre isimleri büyük harfle başlar.
Kazım Paşa derhal Limon Von Sonders’le…
Özel isme bağlı unvanlar büyük harfle başlar
Bunlar askeri kıyafet taşıyan urban ve Bedevilerdi
Topluluk isimleri büyük harfle başlar.
Gayriihtiyari çekildiler, emrettim.
Kalıplaşmış bazı sözcükler bitişik yazılır
 65 .SAYFA
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
A. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Anılarda anlatıcı ile yazar aynı kişidir. (D )
• Anılarda dil göndergesel işleviyle kullanılır. (D )
• Anı yazılarında yazar nesnel olmak zorundadır. ( Y)
• Anı yazarı anlattıklarını belgelemek zorundadır. ( Y)
B. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.
1. Yaşanmakta olanı değil, yaşanılmışı anlatır anıcılar. İster istemez belleklerinde kalanı yansıtırlar. Bunun için de geçmişin tanıklığını yapar anılarını yazan kişiler. Anılarla tarih kesişir. Yalnız tarih değil anıların yaşam öyküleriyle günlüklerle de iç içe girdiği durumlar vardır. Ancak bu türlerden belirleyici yönleriyle ayrılır anı. Söz gelimi tarihlerde gördüğümüz nesnellik, bilimsel doğruluk, anlatılan yer, zaman ve tarih göstererek yüzde yüz kanıtlama gibi bir kaygı yoktur anılarda. Salt anlatıcısının yaşam serüveni içine sıkışıp kalmamış, onun dışına çıkıp o dönemi yansıtmasıyla da yaşam öyküsü ve öz yaşam öyküsünden ayrılır. Güncelere gelince günlüğün oluşması; günü gününe saptanan olaylara, düşüncelere duygulara bağlıdır.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Günlüklerin günü gününe yazıldığına
B) Anı yazarının geçmişe tanıklık yaptığına
C) Anılarda anlatılanların belgelenmek zorunda olmadığına
D) Anıların yaşanılan dönemi yansıttıklarına
E) Anı yazarının farklı kaynaklardan yararlandığına
2. (I) Hep pencereden içeri bakıyorum. (II) Duvarda resimler. (III) Resimler eni konu etkiliyor. (IV) Aslında resimler mi renkler mi? (V) Renkler fırtına gibi esiyor.
Yukarıdaki cümlelerin hangisinde mecazlı anlatım vardır?
A) I    B)  II      C)  III      D) IV        E) V
3. Üstadı başında lacivert bir bere, sırtında kaşmir bir ceket, elinde makas, bahçesinde bulurduk. Bir dal, bir gül keserken… Telaşsız, yumuşak adımlarla gelir, pek ölçülü bir nezaketle misafirlerini karşılardı. Birinci katta pencerelerine yapraklar değen büyük bir odada toplanırdık. Hayal ötesi bir çay masası kurulurdu. Fakir mahallelerin sulh günlerinde bile tatmadığı, zengin konakların artık unutmaya başladığı dünya nimetlerine kavuşurduk burada. Çay, süt, sütlü kahve, kakao… Sonra peynirlerin her çeşidi. Reçeller, reçeller, reçeller… Çilek, muz, menekşe kokulu fondanlar… Pastalar, şokolalı, kremli, meyveli pastalar…
Yukarıdaki parçada kullanılan anlatım türleri seçeneklerin hangisinde doğru verilmiştir?
A) Öyküleyici anlatım- betimleyici anlatım
B) Öğretici anlatım- betimleyici anlatım
C) Açıklayıcı anlatım- öğretici anlatım
D) Öyküleyici anlatım- öğretici anlatım
E) Tartışmacı anlatım- açıklayıcı anlatım
C. Aşağıdaki soruları sözlü olarak yanıtlayınız.
1. Anı ve günce türleri arasındaki farklılıkları açıklayınız.
2. Anı türünde anlatıcının kim olduğunu belirtiniz.
3. Anı yazarı anlattıklarını belgelerle kanıtlamak zorunda mıdır? Niçin?
CEVAPLAR:
1. Anıda yaşananlar aradan belli bir zaman geçtikten sonra yazılır. Günlüklerde ise yaşananlar sıcağı sıcağına aktarılır.
Anıda, yaşananlar sıcağı sıcağına anlatılmadığı için yazar, duygusallıktan uzak bir tavır alır. Olayları daha geniş boyutuyla değerlendirir. Bu bakımdan gerçeğe daha yakındır. Anıda ise anlatılan olayların üzerinden fazla bir zaman geçmediği için yazar, duygusal bir tavır takınır. Anlattıklarına kişisel yargılarını fazlaca yansıtabilir.
2. Anı türünde anlatıcı yazarın kendisidir.
3. Yazar, anlattıklarını belgelerle kanıtlamak zorunda değildir. Yazar, belgelere, canlı tanıklara başvurur ancak anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir. Kendi gözlem ve izlenimlerini yansıtır.

 Sayfa 94-95

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Evliya Çelebi‘nin yazdığı Seyahatname adlı eser Türk edebiyatında gezi türünde yazılan ilk eserdir.



• Gezi yazılarında ağırlıklı olarak açıklayıcı, öyküleyici, betimleyici anlatım türleri kullanılır.



B. Aşağıdaki cümlelerde yargı doğru ise yay ayraç içerisine “D”, yanlış ise “Y” yazınız.



• Gezi yazılanlarında yazar gördükleriyle ilgili izlenimlerini de aktarır. ( D )



• Gezi yazarı, gezisinde gördüğü her şeyi aktarmalıdır. ( Y )



• Gezi yazarı, yazısında öznel ifadeler kullanmaktan kaçınmalıdır. ( Y ) (Gezi yazarı, yazısına kendi görüş ve düşüncelerini de katacaktır. Bir gezi yazısı tamamen nesnel olamaz.)



• Gezi yazıları, gezilen yerle ilgili sorunları tanıtmayı amaçlar. ( Y )



• Gezi yazıları günlükler şeklinde yazılabilir. ( D )



C. Aşağıdaki çoktan seçmeli soruları yanıtlayınız.



1. Gezi yazarları özellikle ilginç şeyleri araştırmalı, ayrıntıları görmesini bilmeli, gördüklerini ilgi çekici bir dille biçimlendirmelidir. Gerektikçe izlenimlerini, yorumlarını da katmalıdır. Okuyucunun gezip görme özlemini karşılarken bir yandan da eğlenceli bir anlatımla daha doğrusu asık suratlı olmayan, bilimsel bir görünüşe bürünmeyen bir anlatımla kimi gerçekleri de aktarmalıdır.



Bu paragraftan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?



A) Gezi yazıları okuyucuda gezme, görme isteği uyandırmalıdır.



B) Gezi yazarı bölgeyle ilgili ilgi çekici şeylerden söz etmelidir.



C) Gezi yazarı güzel, ilgi çekici bir dil ve anlatım kullanmalıdır.



D) Gezi yazarı gördükleriyle ilgili yorumlar yapmalıdır.



E) Gezi yazısında anlatılanlar gerçek olmalıdır.



2. Aşağıda verilen yazar – eser eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?



A) Yurttan Yazılar – İsmail Habib Sevük



B) Anadolu Notları – Reşat Nuri Güntekin



C) Mavi Yolculuk – Cevat Şakir Kabaağaçlı



D) Hac Yolunda – Cenap Şahabettin



E) Denizaşırı – Falih Rıfkı Atay



3. Burası, sahiden Amasra’nın büyük ağabeyi. Orada ince kumlu bir berzah vardı, buradaki berzah da öyle. Oranın iki limanından vapurların demirlenmesine elverişli olan şarktakiydi, burada da öyle. Daha tuhafı Amasra yarımadasının önünde ayrı bir ada vardı, burada da var. Yalnız oradakinin adına Dış Liman deniyordu, buradakinin adı Ak Liman.



Yukarıdaki parçada düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?



A) Benzetme B) Karşılaştırma C) Tanımlama D) Öyküleme E)Örnekleme



4. Ayasofya kaba bir tanımla büyük bir orta mekân, iki yan mekân, apsis, iç ve dış narteksler-den oluşan bölümleriyle kareye yakın dikdörtgen bir plan üstüne oturur. Kubbesi 55 metre yükseklikte, ortalama 30-31 metre çapıyla devrinin bir mucizesi olarak nitelendirilir. Göğü kapatan bu genişlikte bir kütlenin oluşturacağı karanlık, kubbeyi çerçeveleyen pencerelerle önlenmiştir. Kubbe 1.1 metre aralıklarla 40 kaburgaya dayanıyor. İçeriyi aydınlatan 40 pencere işte bu kırk kaburganın arasında ve alt kısımlarında yer alır.



Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisine başvurulmuştur?



A) Sanatsal betimleme B) Açıklayıcı betimleme C) Öyküleme



D) Tanımlama E) Örnekleme



5. (I) Amasra’yı içeriden görmek için aşağı iniyoruz. (II) Dalı a oraya varmadan sağda, şoseden biraz ileride büyük bir harabe görülüyor. (III) Yerlilerin bedesten dediği yer. (IV) Hâlbuki orası kral sarayıdır. (V) Dehlizler, avlular, yabani otlar… Şurada beş altı metrelik, kapkalın bir duvarın altı açılmış, havada duruyor gibi iki yandaki harcın kuvveti onu çökertmiyor.



Yukarıdaki cümlelerin hangisinde yazar anlattıklarına duygularını katmıştır?



A) I B) II C) III D) I E) V



6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?



A) Yetkililer bu konuda uluslararası iş birliği yapılmasına karar verdiler.



B) Siyasi, askerî ve ekonomi alanlarında görüştüler.



C) Üye olan ülkelere toplantı konusunda bilgi verilmesini gerekli gördüler.



D) Toplantıda herkesin tartışmalara katılması gerektiğini söylediler.



E) Gelecek toplantıda ele alınacak konuyu belirlediler.



D. Aşağıdaki sorulan sözlü olarak yanıtlayınız.



1. Gezip görmek ölümlü insanoğlunun gerçekleştirmek istediği büyük bir özlem bir bakıma. Gidip gezdiği yerlerde bir şeyler görebilene elbette. Gördüklerinden güçler kazanmasını bilene. Ama derinliği zorlamayanlar, okyanuslar aşıp yıllar yılı dolaşsa yine de kupkuru ve tamtakır dönüp gelirler. Gösterişli yapılardan, tadına doyulmayan yemeklerden, cicili bicili giysilerden gayrisini görememişlerdir. İnsanları insan yapan iç yanlarını da, insanoğlunun en tükenmez mutluluk kaynağı tabiat anayı da görememişlerdir.



Yukarıdaki parçada yazar gezi yazılarında bulunması gereken hangi özellikler üzerinde durmaktadır?

1. İnsanoğlunun gezip görme merakını gidermek amacıyla yazılan gezi yazıları

Bir yerin tarihi ve kültürel özelliklerini yansıtmalıdır.

İnsanda merak duygusu uyandırmalı

Gezi yazıları sadece görünenleri değil gezilip görülen yerlerin kültürünü, folklorünü, coğrafi, tarihi özellklerini de yansıtmalıdır.

Herkesin görmediği bazı ayrıntıları da anlatmalıdır.

Bilgi, deneyim ve anlatımın birleşmesiyle sağlam bir üslupla yazılmalıdır.

2. Gezi yazısını anı türünden ayıran özellikler nelerdir?

Anı ile gezi yazılarının karşılaştırılması, benzerlikleri ve farklılıkları

Gezi yazıları anlatım özellikleri bakımından anılara benzer. İki türde de 1. tekil kişili anlatım vardır. Kullanılan anlatım biçimleri aynıdır. (açıklayıcı, öyküleyici, betimleyici) İkisinde de anlatım açık, duru, yalındır.

Gezi yazısı gezilip görülen yerlerle ilgili gözlemlere, bilgilere yer verilirken yazar hep ikinci plandadır. Gezilen yerler dikkat çeken yönleriyle anlatılır. Anılarda çevrey ait bilgiler gezi yazısı kadar ayrıntılı değildir.. Anılarda olaylar ve olaylarda rol alan kişiler ön plandadır.

Anıda yazar yaşadığı ya da tanık olduğu olayın kendi üzerinde bıraktığı etkileri anlatırken gezi yazarı gözlemlerini ve izlenimlerini aktarır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

11.sınıf dil ve anlatım kitabı etkinlikleri (2012-2013) ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
18 Aralık 2012 Saat : 5:53

11.sınıf dil ve anlatım kitabı etkinlikleri (2012-2013) Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik