Kapat !
Martin Heidegger – Metafizik Nedir? | Sevgiadası
Ana Sayfa » Makale-Deneme

Martin Heidegger – Metafizik Nedir?

15 AÄŸustos 2008 No Comment
Bunu Paylas

Hiçlik Olarak Varlık

Metafizik, sorguladığı varolanı, varolan olarak ve bütünüyle ele geçirmek için aşan sorudur. Hiçlik üzerine soru sorulduğunda, bu anlamda varolan bütünü içinde ele alındığı sürece aşılır.

Böylece bu soru, metafizik bir soru olarak gerçekleşmektedir. Bu tür soruların iki özelliğini vermiştik. Bir taraftan,
her metafizik soru metafiziğin tamamını kucaklamaktadır. Diğer taraftan her metafizik soruda, soru soran her varoluş sorunun içindedir ve içine alınmıştır.

(…)

Metafizik, Hiçlik üzerine, eski çağlardan beri, çeşitli anlamlara gelebilen şu tez içinde kendini ifade eder; ex nihilo nihil fit: hiçbir şeyden hiç birşey oluşmaz. Bu tezin tartışılması içinde, Hiçliğin kendisi hiçbir zaman sorun haline gelmemesine rağmen bu tez, her defasında Hiçliğe yöneltilen bu dikkatle, varolanın hangi kavramının bu tezi oluşturduğunu ve yönelttiğini belirtir.

Antik metafizik, HiçliÄŸi, varolmayan yani biçimlenmiÅŸ ve bunun sonucu bir fikri, “görünen ÅŸeyi” sunan bir varolan olarak kendiliÄŸinden biçimlenemeyen biçimden yoksun madde ÅŸeklinde kabul eder. Varolan, olduÄŸu gibi kendini biçiminin içinde
sunan ve kendiliğinden biçimlenen biçimdir. Bu varlık görüşünün kökeni, meşruiyeti ve sınırları Hiçliğin kendisinden daha fazla tartışılmaz.

Buna karşılık Hristiyan doÄŸmacılığı “ex nihilo nihil fit” tezinin gerçekliÄŸini yadsır: HiçliÄŸin anlamını anlakda, Tanrısalın dışında varolanın temel yokluÄŸu olarak deÄŸiÅŸtirir: ex nihilo fit-ens creatum (hiçten çıkar-yaratılmış varlık).
Bu ÅŸekilde hiçlik gerçek varolanın, “summum ens”in (en yüce varlık), ens incretum (yaratılmamış varlık) olarak Tanrı’nın karşıt kavramı haline gelir. Burada da hiçliÄŸin yorumu, varolanın temel görüşünün ne olduÄŸunu gösterir.

Ama varolanın metafizik tartışması Hiçlik üzerine tartışma ile aynı düzeydedir. Varlık ve Hiçlik’in sorularının her ikisi de sorulamazlar. İşte bu sebepten, Tanrı Hiçlik’ten yaratıyorsa, Hiçlik’le bir iliÅŸki kurabilmelidir’in bu güçlüğünden bile kaygı duyulmaz. Oysa Tanrı Tanrı ise, “Mutlak”ın kendiliÄŸinden her varlık eksikliÄŸini kendi dışında bıraktığı doÄŸru Tanrı HiçliÄŸi tanıyamaz.

Tarihin bu genel anımsatılması, bize Hiçliği asıl varolanın karşıt kavramı yani değillemesi olarak gösterir. Ama Hiçlik şu veya bu yolla bizim için sorun olduğunda bu zıtlık ilişkisinin gördüğü sadece daha açık bir tanım değildir; bu varolanın, varlığı üzerindeki gerçek metafizik sorunun ilk uyanışıdır. Hiçlik varolanın belirsiz bir karşıtı olarak kalmaz, bu varolanın varlığını birleştiren olarak açığa çıkar.

“O halde saf Varlık ve saf Hiçlik özdeÅŸtirler”. Hegel’in bu tezi doÄŸruluÄŸunu sürdürmektedir. Varlık ve Hiçlik karşılıklı olarak, -Düşünce’nin Hegel’yen kavramı tarafından ele alındığı ÅŸekliyle-bu ikisinin belirsizlikleriyle ve doÄŸrudanlıkları ile uyuÅŸtuÄŸu için deÄŸil, Varlığın kendisinin özünde sonlu olduÄŸundan ve sadece, HiçliÄŸin içinde, varolanın dışından doÄŸan varoluÅŸun aÅŸkınlığı içinde ortaya çıkışından dolayı birleÅŸirler.

Varlık olarak varlık üzerine sorunun Metafiziğin kavrayıcı sorusu olduğu doğru ise, Hiçlik sorusu, metafiziğin tamamını çerçeveleyen bir yapıdan çıkar. Aynı zamanda, Hiçlik sorusu, bizi değillemenin kökeni sorununa zorladığı kadarıyla,
yani temelinde, Metafizikte “mantık”ın haklı egemenliÄŸini götürdüğü kadarıyla MetafiziÄŸin tümünü baÅŸtan baÅŸa geçer.

Martin Heidegger: Metafizik Nedir ?’den

Popularity: unranked [?]

Benzer Yazılar

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.