Kapat !
Birey ve Toplum | Sevgiadası
Ana Sayfa » Paylaşım, eğitim

Birey ve Toplum

12 Aralık 2008 No Comment
Bunu Paylas

Toplumsal Hayatın Önemi
Toplum insanların sıkı bir sosyal ilişki ve karşılıklı etkileşim içinde oluşturdukları organik bir bütündür. Bu organik bütünün kendine özgü yapısı, gücü ve özellikleri vardır. Hukuk, siyaset, ahlak, din, kültür, eğitim ve ekonomi bunların başında gelmektedir. İnsan içinde yaşadığı toplumun sürekli baskısı ve denetimi altındadır. İnsan davranışları toplum tarafından sınırlandırılmıştır. Bu sınırın dışına çıkanlar cezalandırılır veya ayıplanırlar. Kısaca toplumda kendiliğinden bir düzen oluşur ve tüm bireyler bu düzene uymaları gerekir.

İnsanların toplum halinde yaşamalarından doğan ve tüm bireylerinde ortak olan davranış, düşünüş ve yaşayış biçimleri vardır. Bunlar yazılı ve yazılı olmayan kurallarla belirlenir. Anayasa, yasa, tüzük, yönetmelik, yönerge, protokol, kutsal kitaplar, kişi ya da kurumlar arası sözleşmeler yazılı kurallardır. Bu kuralların yaptırım gücü fazladır ve uymayanlar cezalandırılır. İnsan ilişkilerini düzenleyen gelenek (örf), görenek (adet), ahlak ve görgü kuralları gibi yazılı olmayan kurallarda vardır. İnsan ilişkilerinde kamuoyunun ve modanın da etkisinin olduğu söylenebilir. Yazılı olmayan kurallara uymayanlar hukuki bir cezadan çok ayıplanarak cezalandırılırlar.

Bireylerin toplumdaki rolleri ne olursa olsun kendimizi ifade edebilmek, istek ve ihtiyaçlarımızı açıklayabilmek, duygu ve düşüncelerimizi söyleyebilmek, başkalarını anlamak gibi bir çok ihtiyacı gidermek için birbirleriyle iletişim kurmak zorundadır. Herkes bir toplum içerisinde yaşadığı için o topluma özgü özellikler söz konusudur. Her toplumun kendine özgü ilişki kuralları, yaşam tarzı, yiyecekleri, giyim tarzı, değerler sistemi, davranış kalıpları ve dili vardır. Bütün bunlara o toplumun kültürü diyebiliriz. İçinde yaşanılan kültür o toplumdaki insanlar arası ilişkileri de etkiler. Değerler ait olduğumuz grubun iyi veya kötü olarak nitelendirdiği özelliklerdir. Davranmak istediğimiz veya davranmayı arzu ettiğimiz tarzı simgeler. Aileye bağlılık, hayırseverlik ve konuk severlik toplumumuzun değerleri arasında yer alır. Normlar, ait olduğumuz grubun doğru veya yanlış hakkındaki anlayışlarıdır. Yazılı olanlara yasa/ hukuki metin, yazılı olmayanlara da sosyal kontrol denir. Normlar bireylerden beklenen davranışları ve tarzı simgeler. Dürüstlük, başkalarına zarar vermemek ve güvenilir olmak normlara örnektir.

Toplumsal Gruplar
İnsan, yaşamak için fiziksel ve ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi bakımından
olduğu kadar, kişisel gelişmesi ve doyumu bakımından da diğer insanlara bağımlıdır.
İnsanlar gibi hayvanlar da gruplar halinde yaşar, yardımlaşma ve işbirliği yaparlar. Ancak
toplum ve toplumsal grup kavramları insanlar için kullanılır.
Aile Grupları
Aile; içinde insan türünün üretildiği, toplumsallaşma
sürecinin ilk ve en etkili biçimde yer aldığı, ana-babalar ile
çocuklar arasıda birincil ilişkilerin kurulduğu, ekonomik
etkinliklerin yer aldığı bir toplumsal kurumdur.
Aile Biçimleri
Üye Sayısı Bakımından;
Çekirdek Aile: Karı-koca ve evlenmemiş çocuklardan oluşur.
Geniş Aile: Kan bağı olanlardan ve onların çekirdek ailelerinden oluşur.
Aile Üyeleri Arasında Otoritenin Dağılımı Bakımından
Ataerkil Aile : Babanın egemenliğine dayalı aile.
Anaerkil Aile : Annenin egemen olduğu aile.
Eşitlikçi Aile : Baba ve annenin eşit otoriteye sahip olduğu aile.
Evlenme Biçimleri Bakımından, Eşlerin Sayısına Göre:
Tek eşlilik (Monogami) : Bir erkek ve bir kadının evlenmesiyle oluşan aile.
Çok eşlilik (Poligami):Aynı anda birden fazla evlenme durumudur.
Çok karılılık (Polyandri) : Erkeğin, birden çok kadınla aynı zamanda evli olduğu aile.
Çok kocalılık (Polijini) : Bir kadının birden çok erkekle aynı zamanda evli olduğu
aile.
Soyun Belirleniş Biçimine Göre
Baba soyluluk : Çocukların, torunların … ayrıcalık ve ödevlerinin baba soyundan geldiği
aile.
Ana soyluluk : Çocukların, torunların … ayrıcalık ve ödevlerinin ana soyundan geldiği
aile.
İki soyluluk : Çocukların, torunların … ayrıcalık ve ödevlerinin ana ve baba soyundan
geldiği aile.
Evli Çiftin Oturma Yerine Göre
Babayerlilik (Patrilokalite) : Evlenen çift, kocanın ailesiyle oturur.
Anayerlilik (Matrilokalite) : Evlenen çift, kadının ailesiyle oturur.
Ev açma (Neolokalite) : Evlenen çift kendi başlarına oturur.
Eşlerin Toplumsal Üyeliği Bakımındanİçten Evlenme (Endogami) :Aynı boy, köy, kabile vb. toplumsal kümenin üyeleri
arasında evlenmelere izin verme.
Dıştan Evlenme (Exogami) :Aynı topluluk üyeleri arasında evlenmelerin yasaklanması.
Paylaşmak
Yaşam, yaşamayı… Mutluluk, gülümsemeyi… Sevgi, hak etmeyi… Vefa,
anımsamayı… Dostluk paylaşmayı bilenler için vardır sanılmasına karşın gerçekte bu,
bildiklerini uygulayabilenler için vardır.
Komşular
İnsan ilişkilerinin gerçekleştiği bir diğer
ortam, komşuluktur. Aile ortamı nasıl
zorunluluk ortamı ise komşuluk da zorunlu
beraberliği gerektiren bir ortamdır. Öncelikle
apartman komşuluğu yakın beraberliğin tipik bir
örneğidir. Zorunlu olarak yüz yüze gelmenin
gerektiği insan ilişkilerinin sağlıklı olması,
huzurlu yaşamın şartıdır.
Acil bir durumda komşusunun yardımı
herkes için gerekebilir. “Ev alma komşu al”
atasözü, “Komşusu açken, kendisi tok yatan bizden değildir.” Hadisi, komşuluk haklarını ve
ilişkilerini vurgulayan değerlerimizdir.
Arkadaş Grupları
Arkadaşlık ilişkileri, kişileri olgunlaştıran ve onları
sosyal varlıklar haline getiren önemli bir olgudur.
İnsanlar arası iletişim kurulduktan sonra ilişkilerin
daha yoğun olması beklenir. Bu yoğun ilişkiler döneminde
(arkadaşlık grubunda) kişilerin öncelikle kendi kendilerini
sonra da karşıdaki arkadaşını tanımaları sağlıklı ilişkiler
açısından önemlidir.
Arkadaşlık ilişkileri çocuğun evinde karşılanmayan önemli gereksinimlerdendir.
Arkadaş edinmek ve ilişkiyi sürdürmek, belli bir olgunluk ister. Bu bakımdan bir insanın
sosyal ve ruhsal olgunluğunu, arkadaşlarına bakarak tahmin ederiz. Atalarımızın “Bana
arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.” sözü arkadaşlık etkileşimine işaret
etmektedir.
Meslek Grupları
Her mesleğin üyeleri kendi çıkarlarını ve
haklarını korumak, sorunlarını dile getirmek
amacıyla örgütlenir. Günümüzde aynı meslek
üyelerinin bir araya gelerek örgütlenmeleri,
demokratik yaşantının da bir gereği olarak kabul
edilmektedir.
Meslek grupları, grubun gerektirdiği
sağlıklı insan ilişkilerine özen gösterdikleri gibi,
mesleki örgütlenmenin şartlarına da dikkat
etmelidir. Bu şartlar, meslek sahibinin mesleki
bilgisi (teorik ve pratik), mesleğe giriş denetimi
(üyelik sertifikası), meslek ahlakı ve çalışma özgürlüğüdür. Ayrıca her mesleğin, meslek
grubu olarak özellikleri vardır.
Çeşitli yollarla çok para kazanmak, statüsü yüksek bir meslek sahibi olmak, mutluluk
için yeterli olmamaktadır. Bunun örneklerini toplumda görüyoruz.
Meslektaşının kazanmasını istemeyen ve meslek arkadaşlarıyla işbirliğinden kaçınan
bir insanın mutlu ve huzurlu olduğu söylenemez. Bu nedenle, aynı meslek elemanlarının bir
araya gelerek oluşturdukları meslek grupları, insan ilişkilerinin geliştirileceği ortamlar olarak
değerlendirilmeli ve desteklenmelidir.
Baskı Grupları (Sendika, dernek, siyasi parti vb.)
Sendikalar, çalışanların haklarını korumak, geliştirmek, eğitim ve verim düzeylerini
yükseltmek amacıyla oluşturulan kurumlardır.
Sendikalar, üyelerinin sosyal ve ekonomik haklarının korunması ve geliştirilmesini
amaçlar. Bu en doğal hakkın sağlanması idealine, sağlıklı insan ilişkileriyle ulaşılabilir.
Dernekler, belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan sosyal kurumlardır. Vakıflar
da benzer amaçla kurulan sosyal kurumlardır. Sosyal yardımlaşma kurumlarının özünde,
insanlar arasında iyi ilişkiler kurarak, belli amaçların gerçekleşmesi düşüncesi vardır.
Siyasi partiler, toplumsal ve demokratik yaşantının gereği olarak kurulan siyasi
gruplardır. Partilerin de amacı sonuçta topluma hizmettir. Partilerin siyasal hizmet araçları
olduğu, temelde insan mutluluğunun esas alındığı akıldan çıkarılmamalıdır. Hırs, öfke,
tutarsız iddialar ve yapıcı olmak yerine yıkıcı davranışlar siyasi hareketliliği bozan
yanlışlıklardır. Her tür ve düzeyde faaliyet gösteren sosyal kurum ve kuruluşlar amaçlarına
düzenli insan ilişkileriyle ulaşabilirler.
Oyun Grupları
Bazı anne-babalar, çocuğunun yaşıtlarıyla
oynamasını engeller. Çocuğuna hem anne-baba, hem
de arkadaş olabileceğini sanırlar. Çocuğuyla yer, içer,
oynar, gezerler. Böylece çocuklarının yaşıtlarıyla
ilişkisini ya açıktan ya da dolaylı olarak kısıtlarlar.
Böyle anne-babalar ya içe dönük bir yaşam
sürdürdüklerinden, ya da aşırı koruyucu anne-baba
tutumu gösterdiklerinden bu yolu seçmektedirler.
Oysa, çocuğun kendi yaşıtları ile oyun gruplarına katılması, kendine güvenmesi,
kendini kolay ifade edebilmesi sağlıklı bir kişilik geliştirmesi açısından önemlidir.
Okul Grupları
Aileden sonra ikinci temel sosyal grup, çocuğun
okulu, sınıfı ve arkadaşlarıdır. Bu sosyal çevrede,
öğrenci-öğretmen ilişkisi çocuğun kişiliğini oluşturan
temel etkendir.
Okulda insan ilişkileri çeşitli düzeylerde devam
eder. Çocuğun sıra arkadaşlarıyla ilişkileri, grup
üyeleriyle eğitsel kol çalışmalarındaki görev ilişkileri,
sınıf arkadaşlığı ilişkileri, servis arkadaşlığı ilişkiler ve
diğer sınıflardaki öğrencilerle ilişkileri okuldaki insan ilişkilerine örneklerdir.
Toplumsal Etkileşim
İnsanlar toplumda her vesileyle etkileşimde bulunurlar. Evde, okulda, iş yerinde ve
arkadaşlık gruplarında.
Etkileşim; ortak eylemin, ortak eyleme katılanlar (kişiler) tarafından görülen duygusal
gücüdür.
Etkileşimler, bir grubun üyeleri arasında veya bir grubun bir üyesiyle bütün grup
arasında oluşan alma-verme sürecidir. Etkileşimin duygusal yönü ile ilgili kavramlar
şunlardır:
İyi niyet
Ön yargı
Sevgi
Saygı
Hoşgörü
Fedakârlık
Toplumsal Rol
Bireylerin tüm yaşamları; bir aile üyesi (baba, koca, karı, çocuk, abla, ağabey, dayı,
teyze vb.), bir işyeri üyesi (müdür, memur, hizmetli, doktor, mühendis, işçi vb.), bir dernek
üyesi (başkan, üye, yönetim kurulu üyesi, denetçi vb.), bir arkadaş grubu üyesi, bir köy ya
da mahalle üyesi vb. olarak geçmektedir. İşte bireylerin bir yerde baba, bir başka yerde oğul,
bir üçüncü yerde müdür ya da memur, bir dördüncü yerde dernek üyesi, beşinci yerde okulaile
birliği üyesi olarak toplumsal rolleri vardır ve bireyler bu rolleri üstlenmek
durumundadırlar.
Toplumsal Statü
Gruptaki her role grup üyeleri tarafından az ya da çok olumlu bir değer yüklenir. Bazı
roller genellikle olumlu diğerleri ise daha az olumlu değerlendirilir. Statü, bu rol
konumlarının değerlendirilmesine işaret eder. O halde konum, kişinin sosyal yapıdaki yerini,
statü de grup üyesi tarafından bu konumun değerlendirilmesini ifade eder. Mesleği, eğitimi,
geliri, sosyo-kültürel çevresi, ailenin geçmişi kişinin statüsünü belirler.
Statüler iki grupta ele alınır:
Edinilmiş Statü : Bireylerin yetenek ve becerilerine bakmadan bir statüye getirilmesi
(kayırılmış kişiler)
Kazanılmış Statü : Bireylerin başarı ve becerilerin uygun mevkilere atanması

Popularity: unranked [?]

Benzer Yazılar

EkleBunu Sosyal Paylam Butonu

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.