Kapat !
Zerdüştilik Dini – Nietzschenin Zerdüştü Üzerine | Sevgiadası
Ana Sayfa » Felsefe, Haber, Kültür - Sanat, Paylaşım, Sinema, eÄŸitim

Zerdüştilik Dini – Nietzschenin Zerdüştü Üzerine

13 Ocak 2009 No Comment
Bunu Paylas

ZERDÜÅžTİLİK

(Mazdaizm)

İran dinleri içerisinde, tek tanrı inanışına yer vermesi bakımından, en dikkat çekicisi ZerdüÅŸtilik ‘tir. Bu din, adını kurucusundan alır. Bu dine, dayandığı tek tanrı Ahura Mazdah ‘a nispeten “Mazdeizm” de denir.

1. ZerdüÅŸt ‘ün Hayatı

ZerdüÅŸt kelimesi (Zoroaster), Zarathustra ‘nın Yunanca karşılığıdır (Zarath: güzel, doÄŸru; üstra: develer demektir. Güzel develere sahip olan anlamını ifade eder. Halk dilinde zerdüÅŸt, yaÅŸayan yıldız olarak nitelendirilir). ZerdüÅŸt ‘ün doÄŸumu, M.Ö. 570 olarak tahmin edilmektedir. ZerdüÅŸt, İran dinleri üzerinde önemli bir etki bırakmıştır. Tektanrılı bir inanç telkin ettiÄŸi için onu bir peygamber olarak kabul edenler bulunduÄŸu gibi, ona bir hakim veya ÅŸaman olarak bakanlar da vardır. Gatha ‘lar diye adlandırılan kutsal metinler ona dayandırılır.

ZerdüÅŸt, Yüce Tanrı olarak telkin ettiÄŸi Ahura Mazdah ile yakın irtibatı bulunduÄŸunu ilan etti. Ona göre alemlerde mücadele eden, İyilik ve Kötülük diye adlandırılan iki asli ruh (ilkine “Spenta Mainyu”, ikincisine “Angra Mainyu” denilir) var idi. Ahura Mazdah ‘ın bu iki ruhla alakasını bugün pek iyi bilemesek de O, iyilikle beraberdir. İnsanoÄŸlu, bu iki ruh arasından birini seçmeye mecburdur ve seçimi onun kaderini etkileyecektir.

ZerdüÅŸt ‘ün ölümünden sonra insanlar, onun karşı çıktığı Mitra, Anahita gibi tanrılara tekrar tapınmaya baÅŸladılar.


3.ZerdüÅŸt ‘ün GetirdiÄŸi Dini Prensipler

ZerdüÅŸt, eski İran ‘a tevhid inancını getirmiÅŸtir.Onu getirdiÄŸi din,tek tanrıya inanmakta idi.Ondan önce İranlılar.bir kısım tanrılara tapınmakta ve rahiplerin hazırladığı uyuÅŸturucu bir kutsal içkiyi içmekle uygulanan Haoma kültürünü devam ettirmekte idiler (Haoma,bütün alemi sıvı ÅŸekilde doldurduÄŸuna inanılan hayat tanrısı idi).

ZerdüÅŸt,daha sonraları Ormazd ÅŸekline dönüÅŸmüÅŸ ve islam kaynaklarında da “Hürmüz” olarak yer almış Ahura Mazdah (Hakim Rab anlamında), Daryus (tahminen M.Ö. 500 ‘ler) ve takipçileri tarafından Batı Asya ‘ya getirilen ve birkaç yüzyıl içinde Turfan ‘ dan HabeÅŸistan ‘a,İndus nehrinden Ege Denizine kadar yayılan bir yüce Tanrı idi.O,alemin tanrısı idi.Alemin gayesi;yalanın,kötülüÄŸün hakikat tarafından yenilmesidir.Alemdeki maddi ve manevi nizamı yaratan,tabiat kanunlarını koyan, Ahura Mazdah ‘dır.Kötülüklerin kaynağı,Ehrimen ‘dir.

Ahura Mazdah önce manevi bir varlık olarak kabul edilirken sonraları, ZerdüÅŸt ‘ten önce olduÄŸu gibi,onu nuru ateÅŸin ihtiva ettiÄŸi,yaratılmamış bir ışık olarak düÅŸünüldü ve böylece ateÅŸ kültürü geliÅŸti (Mecusilik). Ahura Mazdah ‘ın yanında altı baÅŸ melek bulunur.Bunlara AmeÅŸa Spenta ‘lar (Kutsal Ölümsüzler) denilir. Bunlar; İyi Akıl, Adalet (veya Hakikat), İlahi İrade Ülkesi, Tevazu (veya Dindarlık), Mükemmeliyet ve Ölümsüzlük ÅŸeklinde, Ahura Mazdah ‘ın sıfatları, çeÅŸitli vecheleri ve fonksiyonları olarak telakki edilir.

ZerdüÅŸt ‘e göre bir taraftan saÄŸduyu, iyilik ve aydınlıktan oluÅŸan “AÅŸa” (alem nizamı), öteki tarafta da suç, kötülük ve karanlığı içinde bulunduran “Drug” (yalan, anarÅŸi, fesat) vardır. İnsanın iyilik tarafını seçmesi gerekir. İnsanın bu seçimi öteki dünyada sonuç verecektir.

ZerdüÅŸt ‘ün ölümden sonraki muhakeme ile ilgili telkinleri vardır. Ahura Mazdah ‘a inananların ruhu, ölümden sonra dördüncü gün muhakeme edilir. O, önce Cinvat Köprüsünden geçecektir. Bu köprü, bu alemden ötekine götürür. Dinsiz bu köprüden geçemeyip cehenneme düÅŸer. Dindar kiÅŸi ise bu köprüden geçip cennete ulaşır ( ona altı AmeÅŸa Spenta ‘ya sonradan katılan “itaat” yol gösterir). Cinvat Köprüsü ‘nün ortası kılıç yüzü gibi olur ve dinsiz cehenneme düÅŸer;ancak iyi insanın ruhu geçerken geniÅŸ tarafı döner ve oda geçme imkanı bulur.

ZerdüÅŸt gelecek bir alemÅŸümül muhakemeden de bahsetti. Kendinden 3.000 yıl sonra Ehrimen ‘in gücü zeval bulacak ve hakikat-adalet evi kurulacaktır. Böylece itaat ruhu zafere ulaÅŸacaktır.Muhakeme ,ateÅŸ ve erimiÅŸ maden ile olacaktır. Bütün bu iÅŸler; “SaoÅŸyant” denilen kurtarıcının doÄŸmasıyla gerçekleÅŸecektir. O Kansava Gölü ‘nde yıkanan bir bakirenin o gölde bulunana ZerdüÅŸt ‘ün tohumuyla gebe kalması sonucu doÄŸacaktır. Böylece ölülerin doÄŸması baÅŸlayacaktır.(dirilme).İlk insan “Gayomart”ın kemikleri hayat kazanacak,bütün ölüler tekrar vücutlarına kavuÅŸacak ve bir yerde toplanacaktır. İyiler,kötüler ayrılacak; iyiler cennete kötüler cehenneme gidecektir. Üç gün kalınacak, sonra bütün yaratıklar ateÅŸ ırmağından geçecek, ateÅŸ kötüleri temizleyecek ve ÅŸeytanlarla bütünleÅŸenler hariç, herkes AHURA MAZDAH ‘ın ülkesine girecektir.

ZerdüÅŸt ‘ten önce “deva” denilen ve Ehrimen ‘in avenesi olan ÅŸeytanlara, onları yatıştırmak üzere, kurban kesilirdi. Onların kurbanlardan çıkan buÄŸu ile beslendiklerine inanılırdı. Böylece onlara ibadet edilmiÅŸ olunurdu. ZerdüÅŸt,ün kurban kesimi ile mücadelesi bu sebebe dayanır. ZerdüÅŸt, sığır eti yemeyi de yasakladı.( Hindistan ‘da da bu yasak vardır. İslam ile Yahudilikte ise domuz eti yasaklanmıştır)

Günah, insanı kötü güçlerin esiri kılar; fazilet iyiliÄŸin nihai galebesine yardım eder. ZerdüÅŸtilikte, doÄŸru yaÅŸama,ahlaki emirlere uyma esastır. Ahlaki emirler; iyi düÅŸünce iyi söz, iyi iÅŸ diye özetlenir. Fakirlere,cömert davranma,yabancılara misafirperverlik,bütün lekelerden uzak kalma ,toprağı sürme,sığırlara bakma, sıkıcı ÅŸeyleri imha da faziletli iÅŸlerden sayılır. Temiz hayvanları, özellikle köpekleri öldürme büyük günahtır. Zina yasaktır. Bazı cinsi konular ve ölü bedenine temas, kirlenmeye yol açar; özel ayinler gerektirir.

ZerdüÅŸt “iyi hayvanların içinde olduÄŸu bir ev ve diÅŸilerin içinde bulunduÄŸu bir sürü ile yayılacağı bir yaylak olduÄŸunda orada mutluluk ve ÅŸanslılık doÄŸar.Orada tam güzel bir hayat doÄŸar”diye belirtmektedir.ZerdüÅŸt her alanda tarım ve hayvancılıkla uÄŸraşılıp bol üretimin saÄŸlanmasını ve zararlı bitkilerle hayvanlarında kökünün kesilmesini tavsiye etmektedir. Temiz hayvanlarda sayılan köpek ve kedinin öldürülmesini büyük günah saymaktadır.Döllenmeyi ve çiftleÅŸmeyi önleme kesin olarak yasaklanmıştır.

Bu dini inançta söz konusu edilen ÅŸarap içkisi,dini ibadetle ilgili olup,dini düÅŸüncelerin geliÅŸtirilip derinleÅŸtirilmesi ve ruh gözünün açılması amacıyla içilmekte olduÄŸu vurgulanır. Avesta ‘nın Gatha bölümünde belirtildiÄŸine göre dini inanç alanında ÅŸarkı ve ÅŸiirlerin önemli bir yeri olduÄŸu görülür. Cenneti ÅŸarkılı bir yer olarak deÄŸerlendirdiÄŸi dikkate alınırsa bunun önemi daha iyi kavranır.

ZerdüÅŸt intihar etmeyi tanrı Ahura Mazda ‘ya düÅŸmanlık olarak niteler ve çok günahkarca bulur. Kendini ve eÅŸini her alanda korumakla yükümlü olan insanın intihar etmesi veya kendilerini koruyan askerlerine kötülük etmesini büyük günah saymasının yanında, Tanrı Ahura Mazda ‘ya düÅŸmanlık olarak belirler.

ZerdüÅŸt dini inancına göre tanrı kadın ve erkeÄŸi bir arada ve birbirine arkadaÅŸ yaratmıştır. ArkadaÅŸlar arasında eÅŸitliÄŸi temel alan bu inançta kadın ve erkek eÅŸit olarak kabul edilmektedir. ZerdüÅŸt inancını geliÅŸip yayıldığı bölgelerde çok eÅŸliliÄŸin azaldığı ve tek eÅŸliliÄŸin arttığı görülmüÅŸtür. ZerdüÅŸt, kadınların evlerinde çocukların anası olması, çocuklarını yetiÅŸtirmede ve onlara iyilikler ile yurtseverlikleri aşılamada en etkin kimse olduÄŸunu belirtir.Erkek çocukların anaları olarak, kötü düÅŸmanlara karşı ülkelerini savunmaları ile mal,can ve namuslarını korumalarında kadınların, eÄŸitip yetiÅŸmelerinde büyük rol oynayacaklarını belirler.

ZerdüÅŸt, kim kardeÅŸlerine doÄŸru ve dürüst olur ve fakirlere yardım ederse, tanrı Ahura Mazda yolunda çalıştığı için, tanrı da onu destekler ve korur,derken inananlarına doÄŸru olana yapmayı, buna inanç göstermelerini ve bunu yaymaya çalışmalarını tavsiye eder, zayıf ve fakir olanların da yardım edilerek korunmasını belirtir.

4.ZerdüÅŸt Dini İnancında Kutsal AteÅŸ

AteÅŸ ZerdüÅŸt dini inancı tarafından kutsal olarak kabul edilmektedir.AteÅŸ ZerdüÅŸtizm ‘de çok önemli bir yere sahiptir. Avesta ‘ya göre ateÅŸ tanrı Ahura Mazda ‘nın ruhu ve oÄŸludur.

Esas olarak ateÅŸe üç anlam veriliyordu veya bu anlamlarda ateÅŸ kutsanıyordu. AteÅŸin baÅŸlangıcı olarak ev ateÅŸi yani ocak ateÅŸi kabul ediliyordu. İkincisi kurbat ateÅŸi olup, bu ateÅŸ devamlı yanan ve kötülükleri uzaklaÅŸtırandır. Üçüncüsü ise halk topluluklarınca meydanlarda yakılan ve etrafında eÄŸlenilen,aynı zamanda ateÅŸle temasa gelerek veya bu ateÅŸin içinden geçerek suç ve günah iÅŸlemiÅŸ olanlar, kime karşı suç veya günah iÅŸlemiÅŸse onun yakacağı ateÅŸin içinden yürüyerek kendini temize çıkarması günahını veya suçunu affettirmesi, yani kendisinin suçsuz ve günahsız olduÄŸunu ispatlaması geleneÄŸi bakımından önemliydi.

Bir Part destanında, Kral Muhabad ‘ın oÄŸlu Prens Wise, suçsuzluÄŸunu ispat edebilmesi için büyük bir ateÅŸ yaktırdığını anlatırken ilgili ÅŸiirde,

“………………………………..
Åžimdi hak ve askerler
Benden suçsuzluÄŸumu ispat etmemi isterler
Bana deki ‘ateÅŸin içinden geç ‘
Halka ve dünyaya temiz
Suçsuz olduÄŸunu ispat et” diye belirlemesinde de ateÅŸin bu gücüne inanıldığını açık ortaya koymaktadır.

Bu inanca göre ateÅŸ,sadece günah ve suçlardan arındırıp temizleyen yetkisinin dışında aynı zamanda ilahi güç, kuvvet ve kudret veren bir kaynak olarak da görülür. Çünkü ateÅŸin tanrı Ahura Mazda ‘nın oÄŸlu olduÄŸuna inanılmasının yanında, insanların ruhlarının da ateÅŸten geldiÄŸi ve ölümden sonrada ruhun yapılmış olduÄŸu gökteki ateÅŸe çekileceÄŸi ve onunla birleÅŸeceÄŸine inanılmaktadır.

GeçmiÅŸte ateÅŸin kutsanması konusunda anlatılanların dışında tapınaklarda devamlı yanmakta olan ateÅŸler : Bölge halkının inançları için yaptıkları tapınakların çok basit yapılar olmalarına raÄŸmen, tüm tapınaklarında devamlı ateÅŸlerin yanması için ateÅŸgahları vardır. Bu ateÅŸlerin devamlı yakılması ve kutsanması ile dini ibadetlerin yapılması için tapınaklarda din adamları sürekli bulunurlar.

ZerdüÅŸtlüÄŸün ilk döneminde Tapınaklarda ki kutsal ateÅŸlerin rahatsız olmamaları için yaklaÅŸan her kim olursa olsun nefesinin kutsal ateÅŸi rahatsız etmemesi için yüzünü örtmek zorunluluÄŸu vardı. Dini törenler açık alanlarda ve ortasında büyük ateÅŸlerin yakılması ile yapılırdı. ZerdüÅŸt ‘ün kanlı kurbanları yasaklaması sonrasında kutsal ateÅŸe ekmek ve süt kurban olarak sunulmakta idi.

Kutsal ateÅŸ bazı kaynaklara göre ise üçe ayrılmaktadır.Bunlar ;

- Farhang Ateşi ; Din adamlarının ateşi
- GuÅŸnah AteÅŸi ; SavaÅŸçıların ateÅŸi
- Burzin Mihr AteÅŸi ; Köylü ve çiftçilerin, halkın ateÅŸi olarak bir ayrıma tabi tutulur. Bu ateÅŸin konumu toplumun sosyal yaÅŸantısının açık bir yansımasıdır.

ZerdüÅŸtlüÄŸe göre esasta yeryüzündeki her türlü canlı ve cansızda ateÅŸ vardır. İnsanda ,hayvanda , bitkilerde gökte ve yerde bu ateÅŸi deÄŸiÅŸik zaman ve durumlarda açık görmek mümkündür. Bunlarda insanda bulunan ve insanların iliÅŸkilerini saÄŸlayan ve aynı zamanda Tanrı ile iliÅŸkide olan ateÅŸin en kutsal ateÅŸ olduÄŸu belirlenir. Bu ateÅŸin 215-216 deÄŸiÅŸik ateÅŸten meydana geldiÄŸi ve her bir ateÅŸin ise çalışan bir meslek grubuna ait olduÄŸu belirtilir. Aynı zamanda insanların deÄŸiÅŸik ÅŸeylerden yaktığı ateÅŸin, insanları kötülükten ve günahlardan arındırdığına inanılır. AteÅŸin, dünyanın yaratılışında altı unsurda karışık varlığı ile ateÅŸten yaratıldıkları belirtilir. Bu unsurlar gökyüzü,yeryüzü,veya toprak,su,bitkiler,hayvanlar ve insanlardır.Bunların bünyesindeki ateÅŸi deÄŸiÅŸik ÅŸekillerde ve olaylarda gözle dahi görmek mümkündür diye belirlenir. ZerdüÅŸtlükte sabah güneÅŸinin öÄŸleye kadar geçen zamanda bereket getirdiÄŸine inanılırdı.
5.Avesta ‘dan Bazı Konularla İlgili Kısa Alıntılarla ZerdüÅŸt İnancı

5.1.Yaratılış

Avesta ‘da Üçüncü Gatha ‘nın Yasna otuz kısmı, uzayın yaratılışını anlatan bir bölümdür. Burada uzayın ve dünyanın yaratılışı anlatılırken, birbirlerine karşıt iki ruhun iliÅŸkileri ile yaratıldığı belirtilmektedir. Bu ruhların her ÅŸeyi yaratışları ÅŸöyle anlatılır ;

“V e ondan tüm varlıkları yarattı.Varlıkları yaratınca onları gövdesinde taşıdı. Böylece devamlı olarak çoÄŸalıp büyüdü ve her ÅŸey giderek güzelleÅŸti. Ve sonra diÄŸerlerini birbiri arkasına gövdesinden yaratmaya baÅŸladı.
Ve sonra kafasından göÄŸü
Ve yeri ayaklarından yarattı.
Ve suları gözyaÅŸlarından
Ve bitkileri tüylerinden,
Ve ateÅŸi kendi anlamından yarattı.”(Riv.Dat.Den.XIVI 3-5,11,13-28) Burada esas olarak anlatılmak istenen Tanrının kendisi yani Ahura Mazda olduÄŸu ÅŸeklinde yorumlanmaktadır. Böylece uzayda görünen görülemeyen her ÅŸey tanrının görünen organları veya görünmeyen parçalarıdır.Böylece uzayın tüm elementleri tanrının bizzat yapısıdır.

5.2.Ölüm ve Sonrası Hakkında ÖÄŸretisi

ZerdüÅŸt dini inancında ölenlerin ruhları Cinvat köprüsünden geçmeye çalışırlar iyiler geçer kötüler için ise köprü incelir keskinleÅŸir ve kötüler köprüden aÅŸağıya karanlıkların içine düÅŸerler.AÅŸağıya düÅŸen kötüler 3 ‘e ayrılır.Tamamen kötü olanlar(sürekli cehennemde kalırlar),Çok günah iÅŸlemiÅŸ fakat iyiliÄŸi de olanlar(onikibin yıl cehennemde kaldıktan sonra cennete girerler),Günahları ve Sevapları eÅŸit olanlar (günahlarından arınıncaya kadar cehennemde kalıp sonra cennete girecekler).Yine Cinvat Köprüsü ‘nü geçmiÅŸ olan iyi insanların ruhlarının cennete varış seyiri 3 ‘e ayrılmaktadır.İyi düÅŸüncelerinden dolayı(Hamut) önce yıldızlara,İyiyi konuÅŸmalarından (Huxt) dolayı önce aya, İyiyi yapması (HuvarÅŸt) ile önce güneÅŸe yükseleceÄŸi,bu aÅŸamalardan geçtikten sonra cennet kapısına varabileceÄŸini belirler.Burada da sorgulamaya tutulurlar. Avesta ‘nın Gatha bölümünde bu ÅŸöyle anlatılır;

“Ona sorma,
Çünkü sen ona başından geçen kötülükleri,
Göz yaÅŸları ile bozulmuÅŸ yolları,
Ki onlarda o geldi,
Üzüntülü gözyaÅŸlarından akıllanmak vardır.

Nasıl buraya geldin ey haklı?
GeçmiÅŸ olan yaratılışından, iyileÅŸmenden,
Duran bir yaÅŸam için, günahsız geldin,
ÖlümsüzlüÄŸü tad görüyorsun kal uzun zaman.”
Köprüyü rahatlıkla geçebilen iyi insanların ruhları ise Ahura Mazda tarafından yapılmış cennete çok güzel bir genç kızla (Huri) ile mutluluk içinde sonsuza kadar yaÅŸarlar.Huriler cennete yaÅŸamayı hak etmiÅŸ iyi kadınlardır.Cennette yaÅŸayanların her türlü istekleri sonsuza kadar yerine getirilir.Avesta ‘da cennette bulunan bir kadın ÅŸöyle tasvir edilmektedir;

“Bir parlak ve çok güzel kız,
Beyaz bilekli ve güçlü
Çok güzel görünüÅŸlü
Yeni yetiÅŸmiÅŸ
Çabuk büyümüÅŸ,iri göÄŸüslü,
Asil yapıda, asil doğmuş,
Zengin aileden,daha onbeş yaşında,
GörünüÅŸ ve ÅŸeklinde öyle güzel ki
Sanki yaratıkların en güzeli ” (Yasna 43-46 )

5.3.Kıyamet ÖÄŸretisi
ZerdüÅŸt inancına baÄŸlı olanlar ZerdüÅŸt ‘ün dünyanın üçüncü döneminde gelmiÅŸ olduÄŸuna inanmaktadırlar.Avesta ‘nın YaÅŸt Bölümünün 13:141 de ZerdüÅŸt ‘ten sonra peygamber olarak,yine ZerdüÅŸt ‘ün soyundan veya direk ZerdüÅŸt ‘ün bir kızla birleÅŸmesinden her bin senede bir peygamberin geleceÄŸi belirtilmektedir.En son gelecek olan Asvart-Arta,dünyayı tüm kötülüklerden temizleyip kurtaracağı belirtilmektedir.Bunların zaman ve sırası ile ÅŸöyle olacağı belirtilir.
3000 yılı sonuna kadar ZerdüÅŸt
2000 yılı sonuna kadar Uxşyat-Arta
1000 yılı sonuna kadar Uxşyat-Nemah
0 yılı sonuna kadar Astvart-Arta
ZerdüÅŸt dini inancına göre ZerdüÅŸt ‘ten sonra üç peygamber gelmesi sonrasında,üçüncü peygamber zamanında son mahkeme kurulacaktır.Böylece Ahura Mazda ‘nın zamanı gelmiÅŸ olacak ve tüm iyi amele sahip olan insanlar,öyle bir dünyada yaÅŸayacaklar ki, hiçbir hükümdarlık,haksızlık olmayacak,karanlık ve üzüntü olmayan bir yaÅŸam baÅŸlayacaktır.Tüm kötülükler eriyen metalle Tanrı tarafından yok edilecek..Ölüler canlanacak,yaÅŸam yada ruh geri dönecek dünyada yaÅŸlılık ve ölüm olmayacak ve böylece sonsuza kadar mutluluk içinde bir yaÅŸam baÅŸlayacağı belirtilmektedir. Yeniden diriliÅŸ konusu Avesta ‘da ;
“Ölüler dirildiÄŸinde
YaÅŸayanlar yaÅŸlanmadan gelir
İsteÄŸe göre yaÅŸantılar düzenlenir” (YaÅŸt 19:11,89) diye belirtilir.

5.4.Avesta ‘nın yazılışı ve ZerdüÅŸt ‘ün PeygamberliÄŸi ÖÄŸretisi

Avesta ‘nın Brahman YaÅŸt bölümünde ZerdüÅŸt ‘ün zaman zaman Ahura Mazda ile görüÅŸtüÄŸü ve Ahura Mazda ‘nın isteklerini halka bildirdiÄŸi aktarılmaktadır.

“ZerdüÅŸt ile herÅŸeyi bilen Tanrı Ahura Mazda birleÅŸip yedi gün yedi gece birlikte kaldılar.ZerdüÅŸt Avesta ‘yı yazdı.Bizler böylece ZerdüÅŸt ‘ün yazdığı Avesta ‘ya inanıyoruz ve
onun çerçevesi dahilinde hareket ediyoruz” denilmektedir. Bu durum Vistaspa hakkındaki bir bölümde ise ÅŸöyle anlatılmaktadır.

“Ve ona söyledi: Åžaraba Hanf kat Vistasp ‘a ver.
Sonrasında bilerek yapıyordu,onu içtiÄŸinde hemen olduÄŸu yerde,
Bayıldı ve ruhu ile beraber cennete gitti”

ZerdüÅŸt, dini inancı konusunda ve sosyal alanlarda inananları ve öÄŸretileri üzerinde yegane otorite durumundadır ve kendisini Ahura Mazda ‘nın aracısı olarak tanıtmaktadır.

“Onların doÄŸum ve büyümelerine
Su ve bitkiler seviniyorlardı.
Onların doÄŸum ve büyümelerinde
Su ve bitkilerde büyüdüler.
Onların doÄŸum ve büyümelerinde
Tüm kutsal yaratıklar
İsteklerinin gerçekleÅŸtiÄŸini gördüler.
Bizim istediğimiz ise din adamlarının doğuşu
Kutsal ZerdüÅŸt, kurbanlaÅŸtırdığı demetleriyle
Åžereflendirir bizleri kurban sunmalarıyla” ( Avesta / YaÅŸt : 13.39 94)

Burada açıkça bir peygamber yada kutsal tanrı yapısı ZerdüÅŸt ‘ün kiÅŸiliÄŸinde anlatılmaktadır.
6. Parsîler

Parsî İranlı anlamına gelir. Özellikle Bombay ‘da oturan Kuzeybatı Hindistan ‘daki ZerdüÅŸti topluluÄŸa verilen addır. Parsîler, 641 de Müslümanların İran ‘ı fethetmelerinden sonra 8. yy dan itibaren Hindistan ‘a göç eden İranlılardır. İran ‘da kalıp inançlarını devam ettirenlerde olmuÅŸtur.,bunlara “Ceberler” (Geber ‘ler) denir. Parsîler, önce Kathiavar ‘daki Diu, sonra Gucarat ‘taki Sencen ‘e daha sonrada ÅŸimdi kaldıkları diÄŸer yerlerde ikamet ettiler. Onların kaldıkları önemli bir merkez Surat yakınındaki Nausari idi. Surat batılı tüccarlar için önem kazanınca Parsî ler maddi refaha kavuÅŸtular.Daha sonra ticaret merkezi Bombay ‘a geçince onlardan çoÄŸu Bombay ‘a göç etti. 19.yy ‘ın ilk yarısında Britanya usulü öÄŸrenim Bombay ‘a girdiÄŸinde Parsîler hızla bu kültürü benimsediler.Böylece ticaret ve imalatta önemli bir yer kazandılar.

Hindistan ‘a yerleÅŸen Parsîler, bir Hindu kastı gibi teÅŸkilatlandılar.Parsîler ‘in büyük bir kısmı ÅŸimdi ileri gelen tüccar,endüstrici ve banker konumundadır. Dolayısıyla Parsîler , Hindistan ‘a gelmelerinden bu yana ticaretle uÄŸraÅŸan bir topluluk olarak kendi inançlarını da büyük bir muhafazakarlılıkla devam ettirmiÅŸlerdir. Parsîler 15.yüzyılda İran ‘da kalan Ceber ‘lerle temas kurmuÅŸ, Pehlevi literatürünü getirtebilmiÅŸlerdir. Böylece Åžapur II zamanında düzenlenen “Avesta” eski materyalle geniÅŸletilmiÅŸ oldu. Ancak bu önce 18 Yüzyılda takvimden kaynaklanan mezhep ayrılığına yol açtı. Sonra 19.yy daki reform hareketi kendini gösterdi. Yeni araÅŸtırma ve incelemeler sonucu, rahip sınıfının ayin tarzının Avesta ‘ya uygun olmadığının belirlenmesi üzerine bu yola gidilmiÅŸti. Bununla beraber bazı yorumlarla eski geleneÄŸi savunanlarda vardı. Reform tedrici olarak tuttu. Cemaatte bir yandan dünyevileÅŸme, öte yandan da mecazi açıklama yollarıyla muhafazakarlığı sorgulayan teosofik eÄŸilimler ağırlık kazandı.

Åžimdiki Parsîlik, kuvvetli monoteist karakterlidir. Merkezi ayine dayanan Tanrı sembolü ateÅŸtir. Kültün tapınakları vardır. Bu tapınaklara Parsî olmayanlar alınmaz. Günde beÅŸ defa ateÅŸin temizliÄŸini korumak için temizleme ayinleri yapılır. Bu ayinler, rahiplerin nezaretinde yürütülür. Ayinlerde Avesta ‘dan ilahiler, parçalar okunur. Sunu ve kurbanlara önem verilir.Ölüler ÅŸehirden uzak “dakhma” denilen ölü kulelerine (sessizlik kuleleri) bırakılır. Bu kuleler, necis sayılır.Kuleler, 4 – 5 yüksekliÄŸinde ,silindirik yapılardır. Terasında çıplak ölüler sıra halinde yatırılmıştır. Yırtıcı kuÅŸların, akbabaların etlerini gagalaması ve güneÅŸin kemikleri kurutması sonucu bu kemikler, kulenin içinde depolanır. Böylece toprağın kirletilmediÄŸine inanılır. Hindistan ‘daki Parsî toplulukları bu geleneÄŸi devam ettirirler. Parsîler , oturulmayan, cin, ÅŸeytanın top oynadığı yerlere “sessizlik kulesi” derler. Halk dakhmalardan korkar. Dakhmaların özel hizmetçileri vardır.

Parsîlikte ayrıntılı takdime veya kurbanlar bir sistem içinde yürütülür. Eski İran geleneÄŸindeki Haoma veya benzeri Hint geleneÄŸindeki Vedik Soma ‘dan rahiplerce ilk sıkmayla elde edilen acı bir bitkinin suyu olan ve yine “haoma” diye adlandırılan sıvının takdimesi gibi. Hayatını doÄŸru sürdürme,ahlak ve temizlik kurallarına baÄŸlı kalma “aÅŸa” diye adlandırılır. ( Vedik “rta” terimiyle eÅŸanlamlı ). Ahura Mazdah ‘ın AmeÅŸa Spentaları denilen altı sıfatı (veya meleÄŸi ) arasından biri ArdibeheÅŸt ÅŸeklinde Tanrı ‘nın kozmik yaratıcı düzenini ifade ederki aÅŸa da bu düzenle ilgilidir. Ahlaki prensipler üç maddede özetlenebilir :

1- İyi düÅŸünce (humata)
2- İyi Söz (hukhta)
3- İyi İş (huvarÅŸta) İyilik ve yardıma önem verilmesi bu topluÄŸun öÄŸretim ve sosyal
refahını arttırmıştır.

 

7.Günümüzde ZerdüÅŸtlük

Günümüzde ZerdüÅŸtlük Parsiler ve Ceberler olarak iki ana kola ayrılmış olarak varlıklarını devam ettirmektedirler. Günümüzde Parsilerin büyük bir bölümü Hindistan ‘da yaÅŸamaktadırlar. Caynistler gibi Parsîler de kast sisteminin cemaat dışında evlenmeme gibi bazı özelliklerini benimsemiÅŸlerdir. Bununla beraber Avrupalı ‘larla evlenenler de vardır.

ZerdüÅŸtler günümüzde “Dünya ZerdüÅŸtler BirliÄŸi” adı altında örgütlenmiÅŸ olmakla beraber; Hindistan, ABD,Pakistan,İngiltere, Kanada gibi ülkelerde yerel toplulukları bir arada toplayan örgütlenmelere gitmiÅŸlerdir ve bu ülkelerde Tapınakları da mevcuttur.

ZerdüÅŸtlerin sayısı Bugün 40.000 ‘ni İran 100.000 ‘i Hindistan ‘da olmak üzere yaklaşık 200.000 kadar olup geriye kalan büyük bölümü İngiltere, ABD, Pakistan, Kanada yaÅŸamaktadır.


8. ZerdüÅŸtilik ve Nietzsche nin Kahraman olarak yarattığı ZerdüÅŸt

Ben Nietzschenin üstinsan kavramının öÄŸreticisi olarak takdim ettiÄŸi ZerdüÅŸt ün, ZerdüÅŸtilik dininde tasvir edilen Tanrı örnek alınarak oluÅŸturulduÄŸunu düÅŸünüyorum. Çünkü bu dinle o kitaptaki ZerdüÅŸt nerdeyse aynı ÅŸeyi ifade ederler… Okursanız üst tarafları biraz – mükayese etme konusunda ilerleyeceÄŸinizi düÅŸünüyorum.

Popularity: unranked [?]

Benzer Yazılar

  • Benzer Yazılar
EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.