Kapat !
Psikolojiye Giriş | Sevgiadası
Ana Sayfa » Psikoloji

Psikolojiye GiriÅŸ

24 Ocak 2009 No Comment
Bunu Paylas

PSİKOLOJİYE GİRİŞ

İÇİNDEKİLER

 

1)Psikolojinin Tanımı

2)Psikolojinin Konusu

3)Psikolojinin Bölümleri

4)Psikolojinin Tarihçesi

5)Psikolojinin Amaçları

6)Psikolojinin Diğer Bilimler Arasındaki Yeri

7)Psikolojinin Metotları

8)Psikolojide Ölçme

9)Psikolojinin Uygulama Alanları

10)ÇaÄŸdaÅŸ Psikolojide Uzmanlık Alanları

11) Psikolojinin Belli Başlı Ekolleri

12)Psikometrik Çalışma Nedir?

13)Psikolojik Savunma Sistemleri

1)Psikolojinin Tanımı

 

PSİKO + LOJİ = PSİKOLOJİ
(psyche) (logos)

 

Psikoloji psyche (nefes, ruh, zihin) ve logos (düzenli söz, bilgi) kelimelerinin birleÅŸmesinden meydana gelmiÅŸtir. Kelime anlamı “ruh bilgisi”dir. Ancak deÄŸiÅŸik tanımlar verilmesine raÄŸmen o, en genel anlamda “organizmanın davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.”

 

Tanımda geçen kelimeler;

 

1)Organizma: GeniÅŸ anlamıyla her türlü canlıdır. Psikolojinin organizma teriminden anladığı hayvan ve insandır. Psikolojinin asıl amacı insanı incelemektir. Bazı nedenlerle; (deney aracı olarak. İnsan davranışlarıyla karşılaÅŸtırmak amacıyla) hayvanlar da psikolojinin konusu olmuÅŸtur.

 

2)Davranış: Organizmanın doÄŸrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Yürümek, koÅŸmak, aÄŸlamak gülmek, yemek, içmek, bisiklete binmek, saz çalmak, konuÅŸmak gibi eylemler birer davranıştır. Bu davranışlar doÄŸrudan doÄŸruya gözlenebilir. Rüya görmek, öÄŸrenmek, hayal kurmak, düÅŸünmek, duygulanmak gibi bazı davranışlar da dolaylı olarak gözlenebilir; rüyanın anlatılması, düÅŸüncenin konuÅŸmayla açıklanması gibi.

İşte “bu davranıştır” dediÄŸimiz; insanların yapıp etmeleri, davranışın gözlenebilir yanıdır. Davranışın ortaya çıkması için insanın zihninden birÅŸeylerin (düÅŸünme, problem çözme, duygulanma anlama algılama vb.) geçmesi gerekir. İşte bu iÅŸlemlere zihinsel oluÅŸumlar adı verilir.

3)Bilim: Belirli bir alanda bilimsel yöntemlerle yapılan çalışmalar sonucu elde edilen organize bilgiler kümesi düzenli bilgiler elde etmek sürecidir. Tanımda belirtildiÄŸi gibi bilim sadece olmuÅŸ bitmiÅŸ bilgiler yığını deÄŸil, aynı zamanda devam eden çalışmaları da içerir.

Belirli alanda elde edilen her bilgi bilim deÄŸildir. Bilgilerin bilim olabilmeleri için bazı koÅŸullara uygun olması gerekir.

* Her bilimin kendine has konusu vardır.

* Her bilim bilimsel yöntemlerle araÅŸtırmasını gerçekleÅŸtirir.

* Bilim objektiftir. Elde edilen bilgiler baÅŸka araÅŸtırmacılar tarafından test edildiÄŸinde de aynı sonuçlara varılır.

* Bilim genellemelere varmayı amaçlar. Bu genellemeler bilimsel yasa veye bilimsel teori olarak ifade edilirler.

Fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, sosyoloji gibi olguları deneysel yöntemlerle açıklayan bilimlere pozitif bilim denir.

 

2)Psikolojinin Konusu

Psikoloji, kelime olarak karşılığı ruh bilgisi demektir. Psikoloji her bilim gibi gözlenebilen olayları ele alır, sınıflandırır ve bu olaylar arasındaki deÄŸiÅŸmeyen iliÅŸkileri, baÅŸka bir deyiÅŸle kanunları bulmaya çalışır.

Psikolojide bir insanın kendi kendini incelemesine yani bir olay veya etki karşısında duyduklarını, düÅŸündüklerini açıklamasına içebakış veya içgözlem metodu denir.

Psikoloji biliminin inceleme konusu, organizmaların içinde bulundukları duruma göre yaptıkları davranışlardır. Davranış ise, organizmanın bir uyarım karşısında, ilgili bütün organlarının iÅŸe karışarak verdiÄŸi cevaptır.

3)Psikolojinin Bölümleri

Psikolojinin Bölümleri:

a)Sosyal Psikoloji: Bu bilgi dalı, kiÅŸinin toplum içindeki davranılarını türlü yönleriyle ele alır; toplumun kiÅŸi ve kiÅŸinin toplum üzerindeki etkilerini inceler.

b)Pataoljik ( Marazi ) Psikoloji : Psikolojinin bu bölümü genellikle bir kurumda bakılmalarını gerektirecek derecede akıl saÄŸlığını yitirmemiÅŸ olan anormal insanları konu olarak ele alır. Daha  genelÅŸ bir deyiÅŸle psikolojinin, zihin bozukluklarını inceleyen bilim dalıdır.

    c) Genetik ( GeliÅŸim )Psikolojisi:

  • Hayvan Psikolojisi : Hayvanların canlılar, eÅŸyalar ve olaylar karşısındaki durumlarını ve davranışlarını inceler.
  • Çocuk Psikolojisi: ÇocuÄŸun ergenlik çağına gelinceye kadarki beden ve zihin geliÅŸmesini inceler.
  • YetiÅŸkinler Psikolojisi: Bu dal, ergenlik çağından sonraki yetiÅŸkinin davranışını inceler.

    d. Uygulamalı Psikoloji: Psikolojinin hukuk, tıp, endüstri, eÄŸitim gibi alnlara uygulamasından doÄŸan bir daldır.

4)Psikolojinin Tarihçesi

Aristo ( İ.Ö. 384-322 ) “Peri Psykhe” ( Ruh Üzerine) adlı eserinde bedenle ruh arasındaki iliÅŸkiyi açıklamaya çalıştı.

YeniçaÄŸ’ın ünlü filozofu Descartes‘e ( 1596-1650 ) göre hayvanların ruhları yoktur; bitki gibi hayvan da bir makinadan baÅŸka ÅŸey deÄŸildir. Yalnız insanın ruhu vardır ve bundan dolayı iradeli hareketler insana özgüdür.

İngiliz hekimi William Harvey ( 1578-1667 ) kanın vücutta dolaÅŸmasının, yüreÄŸin büzülme ve geniÅŸleme hareketleriyle olduÄŸunu göstermiÅŸtir.

Weber ( 1795-1878 ) derinin üzerinde bir milimetreden daha küçük aralıklarda algılama gücümüzün olmadığının gösterdi.

P. Broca ( 1824-1880 ) dilin merkezinin beynin sol yarım küresindeki yerini buldu. Bu bölgedeki zedelenmenin konuÅŸma kabiliyetini kaybettirdiÄŸini ortaya çıkardı.

Wilhelm Wundt ( 1832-1920 ) ise 1870 yılında Leipzig’de ilk psikoloji laboratuvarını kurdu.

S.Freud ( 1856-1939 ) ise, hastalarını hipnoz ve telkinle tedavi etti ve tıbbi psikoloji dalının kurulmasını sağladı.

5)Psikolojinin Amaçları

* Her bilim dalının bir amacı vardır. ÖrneÄŸin; fiziÄŸin amacı farklı olayları en genel yollarla matematik ifadelerle açıklayan doÄŸa yasalarını ya da temel ilkelerini ortaya çıkarmaktır. Psikolojinin de amacı organizmanın özellikle insanın davranışlarını inceleyerek genel yasalara varmaktır.

* Her bilim dalının belirli çalışma alanı vardır. Psikolojinin çalışma alanı insan davranışlarıdır. İnsan davranışlarının ne olduÄŸunu, nasıl olduÄŸunu, niçin olduÄŸunu araÅŸtırmak, araÅŸtırma sonuçlarından hipotez, yasa, teorilere varmak psikolojinin görevidir.

* İnsan bir canlı olarak çevresine uyum saÄŸlamak ister. Psikoloji de elde ettiÄŸi yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklayabilir, önceden kestirebilir, kontrol edebilir. Böylece, insana çevresine uyum saÄŸlamasında yardımcı olabilir.

* Günümüzde psikolojinin bulgularından, çok deÄŸiÅŸik alanlarda yaralanılır. EÄŸitim, tıp, endüstri, ekonomi gibi olaylarda psikolojik bilgiler, insanların daha baÅŸarılı olmasını saÄŸlamaktadır. Büyüme, geliÅŸme, yetenekler, ilgi, zeka, heyecan, bellek, düÅŸünme, öÄŸrenme konularında elde edilen psikolojik bilgilerin eÄŸitim alanında kullanılması ile bu alanda baÅŸarı yükselmiÅŸ, daha saÄŸlıklı, daha modern bir eÄŸitim anlayışı geliÅŸmiÅŸtir.

6)Psikolojinin Diğer Bilimler Arasındaki Yeri

Günümüzde sosyal bilimlerin davranışla ilgili alanlarına Davranış Bilimleri denmektedir. Bu ad altında toplanan bilimlerin baÅŸlıcaları ÅŸunlardır. Psikoloji, psikiyatri, sosyoloji, sosyal psikoloji, antropoloji.

Fizyoloji: Fizyoloji, organizmayı meydana getiren doku ve organların görevlerini ve bu görevlerini nasıl yerine getirdiklerini, inceleyen bir bilimdir.

Psikiyatri: Psikiyatri, akıl hastalıklarını konu alan bir bilimdir. Bu bilim, hastalıkların ortaya çıkış nedenleri ile iyileÅŸtirme yolları üzerinde çalışır. Psikoloji, normal insanın, psikiyatri ise anormal insanın davranışlarını inceleyerek birbirlerine karşılıklı yardımda bulunurlar.

Antropoloji: İnsanın tarih bakımından oluÅŸumunu yani hayvanlar arasındaki yerini, geçirdiÄŸi yapı deÄŸiÅŸmlerini ve kültürünü inceler.

Sosyoloji: Sosyoloji, insan topluluklarını, bu topluluklarda meydana gelen sosyal yapı ve organizasyonu, bunların doÄŸuÅŸ ve geliÅŸmelerini etkileyen etkenleri, sosyal grupların birbirleriyle iliÅŸkilerini ve insanların gruplar içerisindeki davranışını inceleyen bir bilimdir.

Ekonomi: Ekonomi, insanların ihtiyaçlarını karşılamaları için gerekli olan mal ve hizmetlerin en iyi ÅŸekilde elde edilmesini, dağıtılmasını ve tüketilmesini konu alan bir bilimdir.

Siyasal Bilim: Siyasal bilim, bir toplumda en adil ve en uygun düzenin kurulmasını konu alan bir bilimdir.

Felsefe: Felsefe “düÅŸünme”nin bilgisidir. Felsefenin temelinde hayret ve ÅŸüphe bulunur. Bunlar ise, insanın öÄŸrenmesinden çok, düÅŸünmesine hizmet eden kavramlardır. Karl Jaspers “Felsefeye GiriÅŸ” adlı eserinde bu hususu ÅŸöyle belirtiyor: “EÄŸer bir kimse açık ve seçik olarak gördüÄŸünü düÅŸünürse, o insan artık felsefe ile ilgisini kesmiÅŸ demektir. eÄŸer bir kimse bilimlerin sonuçlarını, varlığın tümü hakkında bir bilgi olarak kabul ederse bu takdirde kendisini bir boÅŸ inanca terketmiÅŸ demektir. Artık hayret edemeyen insan sual sormak ihtiyacını da duymaz. Hiçbir esrar kabul etmeyen artık hiçbir ÅŸey aramaz.”

7)Psikolojinin Metotları

İnsan ve tabiatı açıklamak üzere izlenilen yola metot denir. bilimler, gerçeÄŸi bulmak için tümevarım (induction) ve tümdengelim (deduction ) olmak üzere iki genel metot kullanırlar.

Tümevarım çeÅŸitli ve çok sayıda gözlem ve deneyimler sonucunda, bu gözlem ve deneyimlerde ortak olan noktaya, genel ilkelere varmaktır.Tümevarımla, olaylardan kanunlara varılır.

Tümdengelim ise, gerek akıl, gerekse gözlem ve deneyler sonucunda elde edilmiÅŸ olan bir genel ilkeyi ayrı ayrı olaylara uygulamaktır. Tümdengelimle kanunlardan olaylara , genel hallerden özel hallere varılır.

Psikolojide kullanılan metotların baÅŸlıcaları ÅŸunlardır; Tabi gözlem, deney, klinik metotlar, istatistik metot.

1.     Tabi Halde Gözlem

Gözlem, organizmanın içinde bulunduÄŸu fiziksel durumu ve onun bu durum karşısındaki davranışlarını tabii doÄŸal halde incelemektir. Gözlemde gözleyici, duruma veya olaya herhangi bir müdahalede bulunmaz; var olanı saptamakla yetinir.

2.     Deney

Gözlemde olayların ortaya çıkması beklenir, halbuki deneyle olaylar meydana getirilir. AraÅŸtırıcı, deney yolu ile bir olayı istediÄŸi kadar inceleme olanağını bulur. Bir düÅŸünürün dediÄŸi gibi gözlem “tabiat  okumaksa” deney “tabiata soru sormaktır.”

Bir olayın nedeni hakkında yapılan geçici açıklamaya hipotez denir. Hipotez ( varsayım ), araÅŸtırmacının gözlemlerine ve sezgisine dayanır. hipotezi yani araÅŸtırmacının geçici açıklamasını gerçeklemek veya çürütmek amacıyla yapılan araÅŸtırmalara deney denir.

Psikoloji ile ilgili deneylerde çeÅŸitli etkenlerden yalnız birisi deÄŸiÅŸtirilir, diÄŸerleri sabit tutulursa buna deneysel kontrol denir. Böyle bir kontrolde en az iki grup vardır. Gruplardan birine kontrol grubu, diÄŸerine deney grubu denir. Kontrol grubunun içinde bulunduÄŸu ÅŸartlar üzerinde hiçbir deÄŸiÅŸme yapılmaz. Deneme grubunun ise, ÅŸartlarından biri deÄŸiÅŸtirilir. Yapılan denemede birr fark görülürse, bu farka deÄŸiÅŸtirilen etkenin neden olduÄŸu sonucuna varılır. Åžimdi bu yolla yapılan deneye örnek olarak “bedensel yorgunluÄŸun zihinsel faaliyeti ne yönde etkilediÄŸini araÅŸtıralım.”  

3.     Klinik Metotlar

        Klinik metotlar özel hallere ve kiÅŸilere uygulanan, amacı teÅŸhis ve tedavi olan metotlardır. TeÅŸhis ve tedavi için kiÅŸi hakkında çeÅŸitli bilgilerin derlenmesi gerekir. Bunun için önce kiÅŸinin kendisiyle görüÅŸülür, ÅŸikayetleri dinlenir.. Bir bakıma kiÅŸi sorguya çekilir.Psikolojide buna görüÅŸme ( mülakat ) metodu denir. Sonra, kiÅŸinin geçmiÅŸi ve çevresiyle ilgili bilgiler derlenir. Ailesinin durumu, okul hayatı, arkadaÅŸları, başından geçen önemli olaylar kaydedilir. Bu yolla bilgi toplamay da vaka (olay) incelemesi denir. Ayrıca ilgiliye çeÅŸitli testler uygulanır; ilgisi ve kiÅŸilii hakkında bilgi edinilir; zeka derecesi ölçülür. böylece rahatsızlığın veya uÄŸranılan güçlüÄŸün giderilmesine çalışılır.

4.     İstatistik Metot 

İstatistik metot, sayı ile ifade edilebilen verilerin elde edilmesinde , sınıflandırılmasında, sunulmasında ve yorumlanmasında kullanılan bir tekniktir.

Psikolojide istatistik metot ilk kez bireysel farkların incelenmesinde kullanılmıştır.

8)Psikolojide Ölçme

Ölçmenin Önemi:

Bir bilimin deÄŸeri ölçme yapabildiÄŸi ölçüde artar. çünkü ölçme, birÅŸeyin kesinlik kazanmasını, baÅŸka deyiÅŸle kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸmemesini saÄŸlar. Ölçme, gözlem ve deneyle elde edilen bilgileri sayı cinsinden ifadeye yarar. İster sayılabilir, ister ölçülebilir olsun rakamla ifade edilebilen ÅŸeyler istatistiÄŸin konusunu teÅŸkil ederler. İstatistik, elde edilen bilgi ve malzemenin yorumlanmasını kolaylaÅŸtıran bir tekniktir. 

·         Gruplama

·         Merkeze Yığışma ölçüleri

·         Dağılım Ölçüleri

·         Grafiklerle gösterme

·         Korelasyon ( Bağıntı )

İstatistikte korelasyon, deÄŸerler, özellikler, puanlar arasındaki bağıntıyı ifade eder. Korelasyon, iki cins veri arasındaki bağıntıyı belirtmek için kullanılan bir tekniktir.

9)Psikolojinin Uygulama Alanları

Psikolojinin Tıpta Uygulanması

Psikoloji, tıbbın akıl hastalıkları bölümünde de yararlı olmaktadır. Akıl hastalıklarının incelenmesi ve hastaların iyileÅŸtirilmesiyle ilgili çalışmalardan Psikiyatri  denilen bir bilgi dalı doÄŸmuÅŸtur. Telkin , bir duygu veya düÅŸüncenin bir kimseye aşılanması ya da o kimse tarafından kabul edilmesidir. Hipnoz ise bir kiÅŸinin söz ve bakışla yapay olarak uyutulmasıdır.

Psikolojinin Eğitimde Uygulanması

Psikolojik ilkelerin eÄŸitime uygulanmasından EÄŸitim Psikolojisi doÄŸmuÅŸtur. Bunun sayesinde; insanların beden yapısı bakımından olduÄŸu kadar zihin yönünden de birbirlerinden farklı olduklarını, herkesin kendine özgü bir “baÅŸarı tavanı” bulunduÄŸunu, bunu istesede aÅŸamadığını bilmekteyiz. Psikolojinin bu ve buna benzer verileri, herkesin kabiliyeti ölçüsünde eÄŸitim görmesine , baÅŸka bir deyiÅŸle, “eÄŸitimin ferdileÅŸmesine” yardım etmiÅŸtir.

Psikolojinin Endüstri ve Ticarette Uygulanması

İnsan, ilgi duyduÄŸu ve kabiliyetli olduÄŸu iÅŸte çalışmalıdır. çünkü ancak böyle bir çalışma zevkli ve verimli olur.

Çalışma hayatının bilime uygun olarak düzenlenmesi, çalışanları mutlu, çalışmalarında verimli kılar.

Reklam, vitrinlerin düzenlenmesini ve satıcıların eÄŸitilmesi sürecini büyük ölçüde etkiler.

Bugün, ticaret hayatı müÅŸteri psikolojisini çok yakından izlemekte, alıcıyı etkilemek, isteÄŸini uyandırmak ve inandırmak için her çareye baÅŸvurmaktadır.

Psikolojinin iÅŸ, endüstri ve ekonomiye uygulamasından bir bilim doÄŸmuÅŸtur. Bu bilimin adı Psikoteknik‘tir.

Psikolojinin Adalet ve Askerlikte Uygulanması

Psikolojinin hukuk olaylarına uygulanmasından Adalet Psikolojisi doÄŸmuÅŸtur. “Psikolojik verileri insanların zararına kullanmak da mümkündür.”

10)ÇaÄŸdaÅŸ Psikolojide Uzmanlık Alanları

ÇaÄŸdaÅŸ psikolojide uzmanlık alanlarını “Deneysel Alanlar” ve “Uygulamalı Alanlar” olarak sınıflandırabiliriz. Deneysel alanlar daha çok akademik araÅŸtırmalar içerir. Uygulamalı alanlar da akademik çalışmalarla elde edilen bilgiler pratik hayata uygulanır. Bu uygulamalardan çeÅŸitli psikoloji alanları doÄŸmuÅŸtur.

a) Deneysel Alanlar:
Deneysel alanlarda psikolojinin amacı daha çok teoriktir. Bilmek için araÅŸtırmak, bilimsel amaç esastır. Buna Akademik Psikoloji de denilmektedir. Bunlar:
Genel Psikoloji: Psikoloji ile ilgili prensipler ve davranışın temellerini araştıran, psikolojinin temel kavramlarına anlam kazandıran psikoloji dalıdır.
Genetik Psikoloji: Davranışların ortaya çıkmasından itibaren geliÅŸmesini, geliÅŸme dönemlerini araÅŸtıran psikolojidir.
Deneysel Psikoloji: Laboratuvar deneylerinin yapıldığı, hipotezlerin gerçekleÅŸmesi ile ilgili deneysel araÅŸtırmaların sürdürüldüÄŸü ve davranışların açıklandığı psikoloji dalıdır.
Sosyal Psikoloji: Bireyin toplumla iliÅŸkilerini ve toplumun bireyi etkilemesi ile ilgili olaylar üzerinde araÅŸtırmalarını sürdüren psikolojidir.
Çocukluk, Gençlik, YetiÅŸkinlik Psikolojisi: Çocukluk psikolojisi, bebeklikten ergenlik dönemine kadar olan davranışlarda, gençlik psikolojisi 12-20 yaÅŸları arasındaki davranışlarda, yetiÅŸkinlik psikolojisi 20 yaÅŸtan itibaren meydana gelen davranış deÄŸiÅŸmelerini ve geliÅŸmelerini araÅŸtıran psikoloji alanıdır.
Fizyolojik Psikoloji: İnsanın anatomik yapısı, sinir sistemi, salgı bezleri v.b fizyolojik olayların davranışlarla ilişkisini araştıran psikoloji dalıdır.
KarşılaÅŸtırmalı Psikoloji: Farklı cinslerde görülen davranışların karşılaÅŸtırılmasını ve farklılıklarını inceleyen psikoloji dalıdır.
Ayrıca insan davranışlarını inceleyen “insan psikolojisi”, hayvan davranışlarını inceleyen “hayvan psikolojisi” baÅŸlıca uzmanlık alanları olarak sıralanabilir.

b) Uygulamalı Alanlar:
Uygulamalı psikoloji ise deneysel alanlarda elde edilen bulguların günlük yaÅŸamda karşılaşılan sorunların tanısını, belirlenmesini kolaylaÅŸtırmak amacıyla kullandığı alanlardır. BaÅŸlıcaları EÄŸitim psikolojisi, Kimlik psikolojisi, Endüstriyel psikolojisi v.b dir.
EÄŸitim Psikolojisi: Psikolojinin algılama, öÄŸrenme, düÅŸünme, motivasyon, heyacan, zeka ve kiÅŸilik çevre-insan etkileÅŸimini araÅŸtıran, alanlarındaki bulguların eÄŸitime uygulanması ile geliÅŸmiÅŸ bir alandır. EÄŸitim ve öÄŸretim alanındaki birçok problemin çözümünde bu teorik (kurumsal) bilgilerden yararlandırılmıştır. Gerek öÄŸrenci, gerek öÄŸretmen, gerek öÄŸretim teknikleri ile ilgili yenilikler ve geliÅŸmeler, bu çalışmaların sonucudur. Ayrıca okul hayatının fizik koÅŸullarını düzenlemesi, daha uygun ortamlarda eÄŸitim ve öÄŸretim yapılmasının gereÄŸi bu araÅŸtırmaların ışığında belirlenmiÅŸtir.
Klinik Psikolojisi: İnsanların zeka, kiÅŸilik, ruh hastalıkları gibi çeÅŸitli konulardaki problemlerinin teÅŸhis edilmeleri ile ilgili olarak geliÅŸtirilen çeÅŸitli teknikler üzerinde çalışılan uygulamalı psikoloji dalıdır. Kliniklerde çeÅŸitli ruh hastalıkları teÅŸhis edilir. Psikologlar, özellikle klinik psikolojide psikiyatristlerin yardımcısı olarak çalışırlar. İhtiyaç duyulduÄŸunda testlerin uygulanması, deÄŸerlendirilmesi psikoloÄŸun görevidir.
Endüstri Psikolojisi: Psikolojinin verilerinden yararlanarak endüstriyel iÅŸe göre elaman seçme, üretilen araç ve gereçleri insan yapısına uygun olarak düzenleme, çalışanların psikolojik problemlerini çözme amacıyla araÅŸtırma yapan bir daldır. Günümüzde iÅŸyerlerinin insan saÄŸlığına uygun düzenlenmesi iÅŸin en az enerji harcanarak en uygun biçimde yapılması, kiÅŸinin fiziyolojik yapısına ve yeteneklerine uygun bir iÅŸte çalışması gibi konular endüstri psikolojisini ilgilendirir.
Üretilen malların pazarlanmasında satıcı- alıcı etkileÅŸimi malların tanıtılması amacıyla yapılan reklamlar psikolojik verilere dayanmaktadır. KiÅŸinin hiç ihtiyacı olmadığı halde satın aldığı eÅŸyalar göz önüne getirildiÄŸinde reklamın üzerimizdeki etkisi açıkca görülür.
Hukuk Psikolojisi: Hukukta psikolojinin teorik bilgilerinden yararlanan psikoloji dalıdır. Sanık ve tanığın psikolojik durumları, sorgulanması, yargılanması ve yasalar karşısında insanların tutum ve tavırlarını araÅŸtıran alanlardan biridir. Sanık ve tanığın tanımlanması, suçlu insana karşı gösterilen tavır deÄŸiÅŸmeleri, cezaevi ÅŸartlarında yapılan düzenlemeler, bu çalışmaların bir sonucudur.

11)Psikolojinin Belli Başlı Ekolleri

Ekol, bir bilim veya sanat dalında belli bir metod ve görüÅŸü benimseyen kimselerin meydana getirdiÄŸi birliÄŸe denir.

1.     Strüktüralizm ( Zihin Yapısıyla İlgili Psikoloji veya Bilinç Psikolojisi ) 

            Bir psikoljik araÅŸtırmada üzerinde inceleme yapılan organizmaya denek denir. İçebakış, deneÄŸin kendi kendisini gözlemesi demektir. BaÅŸka bir deyiÅŸle denekten ne düÅŸündüÄŸünü, ne duyduÄŸunu soran, kısaca ondan kendi sübjektiv halleri hakkında açıklama yapmasını isteyen metottur.

  1. Fonksiyonalizm ( Zihnin Görevleriyle İlgili Psikoloji )

            Pragmatizm’in yani iÅŸ ve eylemi hayatın esası olarak gören ve gerçekle yararlı olanı birbirine eÅŸit tutan öÄŸretinin kurucuları olan bu iki düÅŸünüre göre psikoloji ( William James (1842-1910 ) ile John Dewey ( 1859-1953 ) ), insanın çevresine uymasını saÄŸlayan bir bilgi olmalıdır. Bunlara göre, her davranışın bir görevi baÅŸka bir deyiÅŸle fonksiyonu ( iÅŸlevi ) vardır.

  1. Bihevyorizm ( Davranım Psikolojisi )

            Bu ekolun kurucusu Amerikalı J. B. Watson’dır.( 1878-1958 ) Bihevyorist’in gözünde psikoloji, tabiat biliminin objektif ve deneye dayanan bir dalından baÅŸka bir ÅŸey deÄŸildir. Onun teorik amacı, insan davranımlarının ( bihevyor ) ne olacağını önceden haber vermek, ve bu suretle onu kontrol altına almaktır.

  1. Psikanaliz

            Bu ekole Derinlik psikolojisi dendiÄŸi gibi Ruhsal Çözümleme de denir. Ekolun kurucusu Viyana’lı doktor Sigmund Freud’dur. Freud, bilinçaltını insanın özü olarak kabul eder. Ona göre bilinçaltı, bilinci daha küçük bir daire gibi içine alan büyük bir daireye benzer. Alışkanlıklarımızın, eÄŸilimlerimizin, hatıralarımızın büyük bir kısmı burada bulunur: bir kelime ile bilinçaltı, bilinç tarafından bilinmeyen bütün ruh hallerini kapsar.

Freud’un araÅŸtırmalarından çıkardığı sonuçlar ÅŸöylece belirtilebilir.

  1. Önceleri yaÅŸadığımız, fakat çeÅŸitli nedenlerle unutmak istediÄŸimiz, baÅŸka deyiÅŸle, bilinçaltına ititiÄŸimiz duygu ve düÅŸünceler bizleri büyük ölçüde etkiler, bazen de hastalıklara neden olmaktadır.
  2. Hipnoz ve telkin yolu ile, bilinçaltına itilen duygu ve düÅŸünceler, bilinçli hale gelince, yani hastalığa neden olan psikolojik belirti ortaya çıkınca hasta iyileÅŸir.

            Freud, insanın cinsiyet hayatı ile alın yazısı arasında çok sıkı bir iliÅŸki olduÄŸu kanısındadır. Freud’dan sonra psikanalizi Adler ile Jung temsil ederler. Ancak bu ünlü psikologlar, hocalarından bazı noktalarda ayrılırlar. Söz gelimi, Adler, Freud’un cinsiyete gerektiÄŸinden fazla yer verdiÄŸini, yaralanma ve rahatsızlıkların asıl kaynağının “Cinsiyet” deÄŸil, çoÄŸunlukla bedensel yetersizlikten doÄŸan “AÅŸağılık Duygusu” olduÄŸunu savunur.

  1. Gestalt Psikolojisi:

            Buna Åžekil Psikolojisi dendiÄŸi gibi Bütünlük Psikolojisi de denir. Ekolün baÅŸlıca temsilcileri M. Wertheimer ( 1880-1934 ), K. Kafka ( 1889-1941 ) ve W. Köhler ( 1887-1967 )’dir. Bu ekolün mensuplarına göre, her davranış bir bütünlük içerisinde anlam kazanır. Bu bakımdan bir davranışı meydana getiren elemanları araÅŸtırmanın hiçbir yararı yoktur.

12)Psikometrik Çalışma Nedir?

1890 yılında Paris EÄŸitim Bakanlığı’nın karşılaÅŸtığı bir sorun, A.Binet ve arkadaÅŸlarını, tarihteki ilk zeka testinin temellerini atmaya itti. Bakanlık, zeka seviyesi farklı çocuklara farklı bir eÄŸitim programı sunmayı amaçlıyordu.

13)Psikolojik Savunma Sistemleri
Birincil (yemek, uyku, barınma, cinsellik…) ve ikincil (baÅŸarı, statü…) olmak üzere pek çok güdüye sahip olduÄŸumuzu ve her güdünün, tatmin edilmediÄŸinde organizmaya psikolojik ya da fizyolojik olarak bir ÅŸekilde zarar verdiÄŸini düÅŸünecek olursak kendimizi bu zarardan koruyabilmek adına savunmaya geçtiÄŸimizi ve belli mekanizmaları devreye soktuÄŸumuzu söyleyebiliriz. “Savunma Mekanizmaları” olarak adlandırılan bu istemsiz davranışlar günlük hayat içerisinde farkında olmaksızın kendini herhangi bir anda gösterebilir. Psikoloji literatürüne baktığımızda, psikolojik savunma sistemleri hakkında en detaylı kuramı Freud’un oluÅŸturduÄŸunu görüyoruz. Bugün, Freud’un düÅŸünce okuluna baÄŸlı olmasalar da pek çok düÅŸünce sistemi, analitik kuramda adı geçen bu savunma sistemlerine göndermeler ve yorumlar yapmaya devam ediyor. Bu nedenle de psikolojik savunma sistemlerini sıralarken Freud’un kuramını temel almak yanlış olmayacaktır.

Mekanizmaları sıralamadan önce adı geçen savunmaların, kuramın hangi noktasında asılı olduÄŸunu belirtmekte fayda var. Böylece bu sistemlerin iÅŸlevi de zihnimizde daha bir anlam kazanabilir. Biliyoruz ki Freud, cinsellik ve ÅŸiddet olmak üzere iki temel güdüye sahip olduÄŸumuzu düÅŸünüyor. Bu iki temel güdü, kiÅŸiliÄŸimizin “id” yapısını oluÅŸturuyor. Haz prensibiyle iÅŸleyen id, sürekli olarak tatmin arıyor. Sosyal çevre ve kültürün neyin kötü neyin yanlış olduÄŸuna dair üzerimize yaptığı baskıysa kiÅŸiliÄŸimizin “süper ego” yapısıyla hayat buluyor. Son yapı olan ego, iÅŸte bu temel güdülerimizle kültürel elemanlar arasında bir köprü görevi görüyor ve id’i sosyal açıdan kabul görecek yollarla tatmin etmeye çalışıyor. Bu zor görevi baÅŸarırken ise sıralayacağımız savunma mekanizmalarını araç olarak kullanıyor:

1.) Bastırma:
Freud’un savunma sistemlerinin çekirdeÄŸinde yer alan bastırma mekanizmasında kiÅŸi, kendisini tehdit eden herhangi bir uyaranı ya da hayatına giren ve ona travmatik deneyimler yaÅŸatan herhangi birini tamamen unutabiliyor.
Örn: Fobiler. KiÅŸi sebepsiz bir korku duysa da bu korkunun çıkış kaynağını hatırlamıyor.

2.) Reddetme:
Reddetmede kiÅŸi, bastırmanın aksine gerçeÄŸe dair herhangi bir bilince sahip olsa da kaygı yaratan uyaranın varlığını reddederek yok sayıyor.
Örn: Sınav sonuçları açıklandı ve kötü bir not alındı diyelim. Bu kötü notun alınmış olmadığını varsayarak, öÄŸretmenin puanları toplarken bir yanlışlık yapmış olduÄŸunu düÅŸünme.

3.) Yöneltme:
KiÅŸi kabul görmesi güç bir içtepiyi baÅŸka bir uyarana yöneltiyor.
Örn: İş yerinde patronla bir gerginlik yaÅŸayıp siniri eve döndükten sonra, eÅŸten çıkarma.

4.) Olayları entelektüelleÅŸtirme:
KiÅŸi herhangi bir olayın duygusal yönünü görmezlikten gelerek, onun entelektüel açıdan göze çarpan özelliklerine odaklanıyor.
Örn: Herhangi bir yakının kaybında, üzüntü ve yas duyulacağına cenaze töreninin detaylarına takılma.

5.) Yansıtma:
İçsel bir gerçeÄŸin yarattığı kaygı nedeniyle, kiÅŸi kiÅŸisel etmenlerle ilgili bir durumu dışarıdaki bir uyarana baÄŸlıyor.
Örn: Herhangi biriyle tartışılırken kaybediliyorsa tartışmada haksız düÅŸmemek adına karşıdakinin “akılsız” olduÄŸunu söyleme.

6.) Mantık çıkarımları:
Olayların gerçek nedenlerinden farklı mantık çıkarımları yapılıyor.
Örn: HoÅŸlandığı kadın tarafından reddedilen bir adamın “Zaten yeterince iyi deÄŸildi” gibi bir çıkarımda bulunması.

7.) Tepki oluÅŸturma:
Tepki oluÅŸturma mekanizmasında kiÅŸi, istenmeyen düÅŸünce ve davranışları reddetmekle kalmayıp, kendisinin bu düÅŸünce ve davranışları sergileyen gruptan olmadığına inandırıyor.
Örn: Herhangi bir arkadaşından nefret eden bir kiÅŸi, ona aşırı sevgi gösterilerinde bulunuyor olabilir.

8.) Geri çekilme:
KiÅŸi geçmiÅŸte kendisini güvende hissettiÄŸi bir geliÅŸimsel döneme geri dönüyor.
Örn: YaÅŸça büyük bir çocuÄŸun stresli olduÄŸu bir dönemde tekrar yatağını ıslatmaya baÅŸlaması.

9.) Süblimasyon:
Saldırganlığın ardında yatan itici kuvvet olarak görülüyor.
Örn: Bir gencin içindeki saldırganlık duygularını amerikan futbolu oynayarak boÅŸaltması.

Popularity: unranked [?]

Benzer Yazılar

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.