Kapat !
Åžarkı incelemesi – YaÅŸandı Bitti – Burak Kut | Sevgiadası
Ana Sayfa » Paylaşım, Sözlük, müzik

Åžarkı incelemesi – YaÅŸandı Bitti – Burak Kut

30 Haziran 2009 No Comment
Bunu Paylas

DeÄŸeri bilinmemiÅŸ, türk ve dünya müziÄŸinde benzerine az rastlanır bir eser.
hakkında yazmak, kafa yormak çok güç; ben yine de deneyeceÄŸim…

bir modern zaman ozanı: burak kut

iç dünyasını cesurca müziÄŸin akışına bırakmış bir ozan. hem kimseye benzemeyen hem de bizlerden biri. bir dâhi?
belki evet, belki hayır… zaten bunun bir önemi de yok. o sadece o.

böyle büyük sanatçıların (kut için, nietzsche’nin deÄŸimiyle bir tür “übermensch” demekle aşırıya kaçmış olur
muyuz acaba?) kendi zirvelerine ulaÅŸtıkları anlar vardır. daha da iyisine ulaÅŸamayacakları birer baÅŸyapıt ürettikleri an. iÅŸte bu yazıda -belki de haddim olmayarak- kut’un baÅŸyapıtı yaÅŸandı bitti’nin, elimden geldiÄŸince
lineer incelemesini gerçekleÅŸtirmek istiyorum. fakat eserin tümünü analiz edecek birikime sahip olmadığım için –ki bunu baÅŸarmak için yıllar süren bir okuma yapmak gerekiyor- belirli bir “corpus”a yönecelek ve eserin nakarat kısmını inceleyeceÄŸim.

yaşandı bitti saygısızca,
aldatmanın tadına varınca.
doÄŸru söylesen kimin umurunda?
gözüme inanırım, haydi zıpla!

lineer analizime baÅŸlamadan önce belirtmeliyim ki; bu kadar büyük bir sevgiyle baÄŸlı olduÄŸum kut eserine objektif bir bakışla yaklaÅŸmam oldukça zor, belki de imkânsız. ama elimden geldiÄŸince tarafsız bir inceleme yapmaya çabalayacağım. ÅŸimdi baÅŸlayabiliriz:

“yaÅŸandı bitti saygısızca”

ilk kelimeden baÅŸlamak gerekiyor: “yaÅŸandı” bu kelimeyi bir baÅŸka ÅŸekilde okumamız da mümkün: “yaÅŸ – andı”
bir yaÅŸ sanki bir an idi. yani kut’un burada anlatmak istediÄŸi; “yaÅŸ”ın tekabül ettiÄŸi bir yıllık sürenin “an”a denk oluÅŸu. tabii “idi” ile de bu durumun geçmiÅŸe ait olduÄŸunu anlıyoruz. seslenilen hayalî sevgiliyle, bir baÅŸka deÄŸiÅŸle “fin’amor” kiÅŸisiyle birlikte olduÄŸu süre zarfında kut’un sahip olduÄŸu “ânı yaÅŸama” görüÅŸü gözler önüne seriliyor. “carpe diem!” diye haykırıyor kut, çekinmeden. ama dedik ya, o zamanlar artık geride kalmış. bunu en güzel açıklayan kelime “bitti”. biten bir iliÅŸkiyi anlatmakla kalmayıp “bit idi”yi de kastederek, iliÅŸkinin adeta bir bit gibi kut’u rahatsız ettiÄŸini anlatıyor. elbette birden fazla anlam içeren her kut kelimesi arasında, bu oldukça sıradan bir örnek.

“aldatmanın tadına varınca”

iÅŸte bir baÅŸka kut klasiÄŸi. ne demiÅŸ enis batur: hiç kimse bir kelime icat etmeden ölmemeli. acaba kut kaç tane icat etti diye düÅŸünüp gülümsemeden edemiyor insan.

“tadına varınca” ya da “tadı navarınca”
eminim birçoÄŸunuz “navarmak” kelimesine aÅŸina deÄŸildir. ama kut’un kemik okuyucu kitlesi bu kelimeyi eserlerinde toplam dokuz kez kullanmış olduÄŸunu elbette ki bilir. sözcüÄŸün kökü fransızca’da “navar” ÅŸeklinde telafuz edilen “navarre”dan geliyor. henri iv’ün kral olmadan önce henri de navarre adıyla anıldığını biliyoruz. iÅŸte “navarmak” sözcüÄŸü de bu “kral oluÅŸ”u, kudret sahibi olmayı anlatıyor. “aldatmanın tadı navarınca” yani aldatmadan alınan haz en üst noktaya ulaşınca.
bununla birlikte, önemli bir savaÅŸ filmi olan navaro’nun topları ya da pablo de sarasate’nin eseri navarro’ya yapılan göndermeler de ortada. kelimenin altını kazdıkça bambaÅŸka alanlara kayılıyor, bu nedenle uzatmanın pek de bir anlamı yok. sonuçta “kut ve navarmak” konusu üzerine bir doktora tezi bile yazılabilir.
yine aynı mısrada bulunan “aldatmanın” lafıyla gerçekleÅŸtirilen “al da at” dercesine pas telmihinden söz etmeye gerek bile duymuyorum. bunu zaten sıradan bir okuyucu bile fark etmiÅŸtir.

“doÄŸru söylesen kimin umurunda?”

her kut eserinin özüne iÅŸlemiÅŸ olan eleÅŸtirel bakış, bu mısrada vücut buluyor. doÄŸru olanın önemini yitirdiÄŸi bir dünyada yaÅŸadığımızı anlatıyor kut – septisizme göz kırpmayı da ihmal etmeden.

“gözüme inanırım”

nihil est in intellectu quid non fuerit in sensu
kut’un ampirizme olan inancını gözler önüne seriÅŸi. sadece duyularıyla bilebilen insanoÄŸlu. tabula rasa’nın kut eserine yansıması. bir parantez açıp belirtmekte yarar var; bu “tabula rasa” kavramını yapıtlarında sık sık gördüÄŸümüz kut’un, einstürzende neubauten için bambaÅŸka bir yeri olduÄŸunu da unutmamak gerek. grubun en önemli ismi blixa bargeld’in “tabula rasa albümü, kut’a saygı duruÅŸumuzu gösterme yolumuzdur.” sözü bunu kanıtlıyor sanırım. parantezi kapatabiliriz.

böylece en son ve en som olana geliyoruz. oturup da üzerinde düÅŸünmeye, derin analizler yapmaya gerek yok. bazı ÅŸeyler oldukları gibi vardır, oluÅŸları onları özel kılmaya yeter. bir baÅŸka kent ozanı erol evgin’in de dediÄŸi gibi: iÅŸte öyle bir ÅŸey…

yine de bir tanım yapmak gerekiyorsa; modernizme bir ağıt:

haydi zıpla!

kaynakça:
- küçük prens, burak kut
- burak kut, burak kut
- nereden geldim nerelere gideyim, burak kut
- tabula rasa, einstürzende neubauten
- navarro, pablo de sarasate
- böyle buyurdu zerdüÅŸt, friedrich nietzsche
- essay concerning human understanding, john locke

Kaynak

Popularity: unranked [?]

Benzer Yazılar

  • Benzer Yazılar
EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.