Kapat !
Türk Kadınının “İlk”leri | Sevgiadası
Ana Sayfa » Genel Kültür

Türk Kadınının “İlk”leri

31 Temmuz 2008 No Comment
Bunu Paylas

Türkiye’nin ilk kadın bakanı ve baÅŸbakanını şüphesiz bilirsiniz. Peki ya ilk kadın çöpçüsü, ilk kadın muhabiri, ilk sendikacısı, ilk subayını tanıyor musunuz?

Avukat: Süreyya AÄŸaoÄŸlu.. Bakan Prof. Dr. Türkan Akyol.. BaÅŸbakan Prof. Dr.Tansu Çiller Belediye BaÅŸkanı: Müfide İlhan..Belediye BaÅŸkanı: Sadiye Ardahan..Büyükelçi: Filiz Dinçmen…Çöpçü: Elif Yazgandır.. Danıştay BaÅŸkanı: Füruzan İkincioÄŸulları.. Danıştay üyesi: Şükran Esmerer.. DışiÅŸleri görevlisi: Adile Ayla.. DiÅŸhekimi: Ferdane BozdoÄŸan Erberk.. Doktor: Safiye Ali.. Dünya güzeli Keriman Halis.. Eczacı: Rukiye Kanat Arran.. Emniyet müdürü: Feriha Sanerk.. FotoÄŸrafçı: Semiha Es.. Gazeteci: Selma Rıza.. Genel müdür: Mükerrem Aker.. Hakim: Suat Berk.. Hazine Genel Müdürü: Aysel Gönül Öymen.. HemÅŸire: Esma Deniz.. Hesap Uzmanı: Müşeref Çallılar – Güzide Amark.. HeykeltraÅŸ: Sabiha BengütaÅŸ.. Jet pilotu: Leman Altınçekiç.. Karakol Amiri: Nevlan Kulak-..Kaymakam: Özlem Bozkurt.. Kimyacı: Prof. Dr. Remziye Hisar.. Makinist: Seher Aytaç.. Milli EÄŸitim Müdürü: Güler Karakülah.. Milli maç hakemi: Lale Orta-.Muhtar: Mühendis Müzeci: Seniha Sami.. Orman mühendisi: Binnaz Zehra Sert.. Petrol mühendisi: Halide Ural Türktan.. Pilot: Sabiha Gökçen.. Polis memuru: Betül Diker-. Profesör: Prof. Dr. Fazıla Åževket Giz.. Radyo spikeri:Emel Gazimihal.. Rektör: Prof. Dr. Safet Rıza Alpar.. Savcı: Işıl Tüzünkan KoçhisarlıoÄŸlu.. Savcı: N. Meliha Sanu.. Sayıştay üyesi: Fahrünisa Etmen.. Sendika baÅŸkanı: DerviÅŸe Koç.. Subay: Ülkü Sema Toksöz.. TBMM baÅŸkanvekili: Neriman Neftçi.. Tv Spikeri: Nuran Devres.. Vali: Lale Aytaman.. Veteriner: Sabire Aydemir.. Yargıtay üyesi: Melahat Ruacan.. Yüksek idare mahkemesi BÅŸk: Firdevs MenteÅŸe.. Yüksek mimar: Münevver Gözeler.. Yüksek mühendis: Sabiha Ecebilge.. Zabıta memuru: Afife İpek.. Ziraat mühendisi: Nezahat Süer

SORBONNE ÜNİVERSİTESİNDEN MEZUN İLK TÜRK KADINI TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLK KADIN KİMYACISI

PROF. DR. REMZİYE HİSAR
Prof. Dr. Remziye Hisar, birçok ilke imzasını atmış bir Türk kadını. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kadın kimyacısı olmasının yanısıra, Fransa’nın Sorbonne Üniversitesi’nden mezun olan ilk Türk kadını..
1992 yılında yitirdiÄŸimiz Remziye Hisar, tipik bir Cumhuriyet kadınıydı. Dünyaca ünlü fizikçi Feza Gürsey ve Milletlerarası ***ikoloji Cemiyeti’nin tek Türk azası psikiyatrist Deha Hanım’ın annesi Remziye Hisar, 1902 yılında Üsküp’te dünyaya gelmiÅŸti..
DavutpaÅŸa’daki üç yıllık Mekteb-i İptidayiyi bir yılda baÅŸarıyla tamamlayıp mezun olmuÅŸ ve dokuz yaşında ilk ÅŸahadetnamesini almıştı. Daha sonra, İttihat ve Terakki Mektebi ve Emirgan, İnas Rüştiyesi’ne devam eder. Çok sevdiÄŸi Türkçe öğretmeninin İstanbul Darülmuallimatı’na transfer olmasıyla, öğrenimini bu okulda sürdürür. 15 Temmuz 1919 tarihinde bu okulun Darülfünun’a hazırlamak üzere oluÅŸturduÄŸu iki sınıflık bölümünden birincilikle mezun olur. Sınıfın iyi öğrencileri arasında yeralan Remziye Hisar, küçük sınıflardaki öğrencilere geometri ve matematik dersleri vermeye baÅŸlar. Mezun olmasının ardından Darülfünun’un kimya bölümüne kaydını yaptıran Remziye Hisar, kimya bölümünü yeÄŸlerken Türkiye’yi temsil eden bir ismin bulunmamasının kendisini üzmüş olmasından ötürü seçtiÄŸini yakınlarına anlatır. Kız öğrencilerin erkek öğrencilerden ayrı saatlerde ders aldığı bu dönemde, öğretmeni ve okul arkadaÅŸlarıyla birlikte Bakü’ye gider. Ve birden bire bir savaşın tam ortasında bulur kendisini. Kafkasya’daki savaÅŸlar ve Bakü’de kendilerine gereksinim olmadığını öğrenmek bile onu yıldırmaz ve bir erkek öğretmen okulunda öğrencilere ders verir. Ancak, terslikler ve ÅŸanssızlıklar birbirini izler Sovyet Rusya’nın Azerbaycan’ın bağımsızlığına son vermesi ile orada tanışıp evlendiÄŸi eÅŸi Doktor ReÅŸit Süreyya Gürsey ile birlikte İstanbul’a döner. İlk çocuÄŸunu dünyaya getirmesinin ardından, Adana’da Darülmuallima’ya müdür olarak tayin olan Remziye Hisar, çocuÄŸunu annesine bırakarak Adana’ya gider. Güç koÅŸullarda çalışmasını sürdürmek zorunda kalan Hisar, eÅŸinin tedavi için Paris’e gitmesinin ardından, bilgisini geliÅŸtirmek için Paris’e gider. Adını bilim dinyasında duyurmak amacı ile Sorbonne’da kimya bölümünde öğrenim görmeye baÅŸlar. Biyokimya sertifıkası alan Hisar, Paris’te Maarif Vekaleti’nin verdiÄŸi bursla öğrenim görür. Doktorasına baÅŸlayacağı dönemde bursu kesilen Hisar, Erenköy Lisesi’ne kimya öğretmeni olarak atanır. Öğrenimini yarım bırakmak zorunda kalarak yurda dönen Remziye Hisar, zorlu bir çaba sonucunda doktorasını yapmak üzere 1930 yılında yeniden Paris’e gider. EÅŸinden boÅŸanan ve Paris’e kızı ve kardeÅŸiyle giden Remziye Hisar, günlerini çalışmaya verir. Doktora tezini tamamlamasının ardından, Türkiye’ye döner. 1933 – 1936 yılları arasında İstanbul Üniversitesi’nde kimya ve fıziko kimya doçenti olarak görev yapar. Daha sonra, Ankara Hıfsısıhha Müessesesi’ne farmakodinami ÅŸubesi hayati kimya mütehassısı olarak atanır. 1947 yılında İTÜ Makine ve Kimya doçentliÄŸi görevine baÅŸlayan Hisar, 1959 yılında profesör olduktan sonra 1973 yılında da, emekliye ayrılır.

KUMARI YASAKLAYAN İLK KADIN MUHTAR: ATATÜRK’ÜN ÖDÜLLENDİRDİĞİ KADIN

1933 yılında Türkiye’nin ilk kadın muhtarı seçilen Gül Esin Aydın, Çine İlçesi, Karpuzlu Bucağı’nın muhtarlığını yaptığı dönemde Atatürk tarafından ödüllendirilmiÅŸtir.
Muhtar olmasının ardından kahvehanelerde kumar oynamayı yasaklayan Gül Esin, kız kaçırma olaylarını önlemiş ve nikah işlerini düzene sokarak da büyük başarı elde etmişti.

KORE SAVAŞINI GÖRÜNTÜLEYEN KADIN İLK TÜRK KADIN FOTOĞRAFÇISI

1956 yılında Tifdruk tekniÄŸi ile basılan Hayat Dergisi fotoÄŸraf dünyamıza yeni deÄŸerler kazandıran bir dergi oldu. Derginin birinci sayısında Hikmet Ferudun Es’in Malatya’dan yolladığı bir yazı dizisi yayınlanmaya baÅŸlamıştı. Bu röportajı fotoÄŸraflarıyla zenginleÅŸtiren ise; Semiha Es idi..
Bu ikili daha sonra, Kongo, Hollywood yıldızları, kadın gözü ile Tahran isimli çalışmalara Hayat Dergisi bünyesinde imza attılar.
25 Temmuz’da CumhurbaÅŸkanı Celal Bayar’ın baÅŸkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu’nda Kore Savaşı’na katılmak üzere 4 bin 500 kiÅŸilik silahlı birliÄŸin BirleÅŸmiÅŸ Milletler emrine verilmesi kararlaÅŸtırıldı. Hürriyet Gazetesi, savaşın görüntülenmesi için, Semiha Es’i görevlendirdi. 11 Kasım 1950 tarihinde gazetede verilen Kore eki ile Türkler savaşı Semiha Es’in objektifınden izleme olanağına kavuÅŸtu.

İLK KADIN DOKTOR

Osmanlı İmparatorluÄŸu döneminde çeÅŸitli hizmetleriyle tanınmış bir ailenin kızı olan Safiye Ali, 1891 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiÅŸ, özel eÄŸitiminin yanısıra Amerikan Kız Koleji’nden mezun oldu. Balkan savaşı günlerinde cepheden getirilen pekçok yaralıyı görüp doktor olmaya karar verir. Ancak; onun bu isteÄŸini gerçekleÅŸtirmek zor olacaktı. Çünkü; o yıllarda bir kadının tıp öğrenimi görmesi olanaksızdı. Oldukça yetenekli ve baÅŸarılı bir kiÅŸi olarak dikkatleri çeken Safiye Ali, dönemin Maarif Vekili Şükrü Bey’in desteÄŸi ile Almanya’ya tıp eÄŸitimine gönderilir. Bu ülkede kadın ve çocuk hastalıkları üzerine ihtisas yapan Safiye Ali, KurtuluÅŸ Savaşı’nın sona erdiÄŸi günlerde yurda döner ve hemen iÅŸe baÅŸlar. Kısa sürede CaÄŸaloÄŸlu’nda açtığı klinikte tedaviye baÅŸlayan Safıye Ali, o dönemin ünlü doktorlarından Besim Ömer PaÅŸa, Akil Muhtar ve Operatör Emin Bey’den büyük destek görerek süt ve bakımevlerinde çalışır. Ayrıca Türkiye’yi yurtdışındaki tıp kongrelerinde temsil eden Safiye Ali, bir zaman sonra saÄŸlık nedeniyle eÅŸiyle birlikte Almanya’ya gider ve mesleÄŸini burada sürdürür.
İkinci Dünya Savaşı günlerinde Almanya’da yara alanların ve hastaların bakımını üstlenen Ali, savaşın ardından Türkiye’ye döner. Yakalandığı kanserden kurtulamayan Safıye Ali, 1952 yılında yaÅŸamını yitirir.

İLK AVUKAT

Yassıada’da hukuk profesörü babasını savundu..Hür Fikirleri Yayma DerneÄŸi’nin kurucusu..Çocuk Dostları DerneÄŸi’nin kurucusu..Milletlerarası Hukukçular Komisyon’u üyesi..Milletlerarası Barolar BirliÄŸi Yönetim Kurulu İdari Heyeti Üyesi.. Yazar.. Kadın hakları savunucusu..
Süreyya AÄŸaoÄŸlu, tarihimize ilk kadın avukat olarak geçmiÅŸtir. 1989 yılında 85 yaşında yitirdiÄŸimiz AÄŸaoÄŸlu, yaÅŸadığı dönemin en cesur entellektüel kadınlarından birisiydi. 58 yıl süreyle avukatlık yapan Süreyya AÄŸaoÄŸlu, hukuk Profesörü Ahmet AÄŸaoÄŸlu’nun kızıydı. Lise yıllarında sınıfta cumhuriyet rejiminden söz ettiÄŸinde, arkadaÅŸlarının: gavur olarak çağırdığı Süreyya AÄŸaoÄŸlu, avukat olmayı kafasına koyar. Hukuk fakültesine kaydını yaptırmak istediÄŸinde ise; engellerle karşılaşır. O yıllarda kız öğrenci olmadığından, üniversitenin rektörü olan Haldun Taner’in babası Selahattin Bey’e baÅŸvurur. Dönemin kadınlarının henüz çarÅŸafla dolaÅŸtığı bir zamanda başını bile kapatmadan görüşmeye giden AÄŸaoÄŸlu, Selahattin Bey’e fakülteye girmek istediÄŸini söylediÄŸinde, odanın içinde kahkahalar yankılanır. Ancak; Süreyya AÄŸaoÄŸlu, bu direniÅŸin ardından kendisi gibi avukat olmak isteyen 3 arkadaşını daha ***ürünce, Size hemen fakülteyi açalım cevabını alır. O yıllarda öğleden önce erkeklere, öğleden sonra ise; kadınlar ders izleyebiliyor ve oldukça da yorucu olduÄŸundan, fakültenin çabası yalnızca bir dönem sürmüş. Başını kapatmamakta direnen AÄŸaoÄŸlu’na erkekler, Başını açma dediklerinde verdiÄŸi yanıt: Ben açıyorum, sen bakma oluyormuÅŸ. Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Süreyya AÄŸaoÄŸlu, avukatlığının yanısıra sıkı bir kadın hakları savunucusu olur.
1948 yılında Berlin, Milletlerarası Hukukçular Komisyonu Üyesi olan AÄŸaoÄŸlu, Hür Fikirleri Yayma DerneÄŸi, Çocuk Dostları DerneÄŸi’nin de kurucusu..
1949 yılında Milletlerarası Barolar BirliÄŸi Yönetim Kurulu İdari Heyeti’ne seçilen AÄŸaoÄŸlu, 1960 ihtilalinin ardından Yassıada Davaları’nda babasının avukatlığını üstlenerek hukuk savaşı verir.
Süreyya AÄŸaoÄŸlu, Adli Mülahazat adlı İngilizce bir etüt, Londra’da Gördüklerim ve Bir Hayat Böyle Geçti isimli kitapların yazarı.

İLK KADIN HEYKELTRAŞ

Heykellere ÅŸekil veren ilk kadın parmakları Sabiha BengütaÅŸ’a ait. O Türkiye’nin ilk kadın heykeltraşı olarak tanınıyor. Atatürk, İsmet İnönü, Abdülhak Hamid, Ahmet HaÅŸim, Bedia Muvahhit gibi tarihte iz bırakan pekçok kiÅŸi onun parmaklarında yoÄŸurduÄŸu çamurla abideleÅŸti.
1940 yılında dünyaya gelen Sabiha BengütaÅŸ, babasının Åžam’da görevlendirilmesiyle eÄŸitimini Åžam’da Fransız Katolik Okulu’nda yapmış. İstanbul’a dönmelerinin ardından Köprülü Fuat PaÅŸa Okulu’na devam edip mezun oldu. Küçük yaÅŸlarda güzel sanatlara ilgi duyduÄŸundan henüz liseyi bitirmeden 16 yaşındayken Sanayi-i Nefise Mektebi in resim bölümüne kaydolmuÅŸ. Kendi kendisine antik bir büstü kopya eden Sabiha BengütaÅŸ’ın bu yaptığını gören heykel öğretmeni, kendisinin yaptığına baÅŸta inanmadıysa da, daha sonra ikna olunca onu destekleyip okulun heykel bölümüne ilk kız öğrenci olarak alınmasına yardımcı oldu. YeteneÄŸi kısa sürede farkedilen BengütaÅŸ, okulunu birincilikle bitirdi. Roma Güzel Sanatlar Akademisi’nde ihtisas yaptı. İtalya’da büyük deneyimler kazanan Sabiha BengütaÅŸ, Taksim Meydanı’ndaki Atatürk abidesini yapan ünlü İtalyan heykeltraÅŸ Canoci’nin asistanlığını yaptı. Abdülhak Hamid’in torunu Emin Bey ile evlenen Sabiha BengütaÅŸ, kocasının diplomat olması nedeniyle birçok yabancı ülkede bulundu, mesleÄŸini bu ülkelerde sürdürdü.
Geleneksel Galatasaray sergisine 1925 yılında katılan ilk kadın sanatçılardan biri olan BengütaÅŸ, 1938 yılında Atatürk ve İnönü için açılan heykel yarışmasında birincilik aldı. Atatürk heykeli Çankaya Köşkü’nün bahçesinde, İnönü heykeli ise; Mudanya’da bulunmaktadır. Uzun yıllar çalışmasını sürdüren BengütaÅŸ, 1992 yılında yaÅŸamını yitirdi.

İLK KADIN MUHASEBECİ
İLK KADIN BANKA MÜDÜRÜ
İLK KADIN EKONOMİ DOKTORU
ATATÜRK’ÜN YURTDIÅžI EĞİTİMİNE GÖNDERDİĞİ KADIN

Türkiye’de kadın olarak pekçok ilke imzasını atan İclal Ersin, ilk kadın muhasebeci, ilk kadın banka müdürü ve ekonomi doktorudur.
1928 yılında Türkiye İş Bankası’nda muhasebeci olarak göreve baÅŸlayan İclal Ersin, İş Bankası’nın kurucusu Celal Bayar tarafından Atatürk’e ilk kadın muhasebeci olarak tanıtılınca, Atatürk’ün ilgisini çekmiÅŸ, en büyük arzusunun yurtdışında eÄŸitim almak olduÄŸunu söylemesi üzerine, Türk kadınının geliÅŸmesine ve iÅŸ yaÅŸamında yer almasına çok önem veren Atatürk tarafından 1939 yılında Cenevre’ye eÄŸitime gönderilir. Türkiye’de meslek gelirlerinin vergilendirilmesi baÅŸlıklı tezini Fransızca olarak hazırlayıp doktorasını tamamlar ve 1941 yılında Türkiye’ye dönüp Türkiye’nin ilk iktisat doktoru ünvanını elde eder. İş Bankası’nın Ankara Merkez Åžubesi’nin TeftiÅŸ Servis ÅžefliÄŸi, İstanbul-BeyoÄŸlu ve Galata ÅŸubelerinde kontrolörlük görevlerinin ardından, 1953 yılında açılan İş Bankası NiÅŸantaşı Åžubesi müdürlüğü görevine atanır ve on yıl süreyle bu görevde kalır. Böylece Türkiye’nin ilk kadın banka müdürü ünvanını da elde etmiÅŸ olur.

İLK KADIN SAVAŞ PİLOTU

Türkiye’de uçaÄŸa binen ilk kadın Belkıs Åževket Hanım’dır. (1912) Türkiye’nin ilk uçağını kullanan kadın ise; Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçe’dir. Türkiye’nin ilk kadın askeri pilotu yine Sabiha Gökçe’dir. Atatürk’ün Türk kadınının her alanda baÅŸarılı olabileceÄŸine inandığını, buna örnek olarak da kendisini yetiÅŸtirmek istediÄŸini söylemesi üzerine 1935 yılında havacılığa baÅŸlayan Sabiha Gökçen, Sovyetler BirliÄŸi’nde Yüksek Planör Okulu’nu bitirdikten sonra, planör öğretmenliÄŸi yaptı. Türk havacılık tarihi ilerleyen yıllarda baÅŸka kadın pilotları da yetiÅŸtirdi. Bunlardan birisi var ki, bir ilke imza attı. Åženay Günay, ilk kadın savaÅŸ pilotumuz olarak tarihe geçti.Demokrat Merkez Parti’nin kurucu üyelerinden de olan Åženay Günay, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin ikinci sınıfında okurken, Hava Harp Okulu’na kız öğrenci alınmasına dair çıkan yasadan yararlanarak 1956 yılında bir kız arkadaşı ile birlikte Hava Harp Okulu’na girer. İki yıl eÄŸitim alan Günay,AsteÄŸmen olarak mezun olduktan sonra; İzmir-Gaziemir’deki UçuÅŸ Okulu’na gider. Bu okuldan sonra; EskiÅŸehir Jet Filo Komutanlığı’nda eÄŸitimine devam eden Günay, jet brövesi alarak jet pilotu oldu ve 22 yıl süreyle Türk Hava Kuvvetleri’nde hizmet gördü.

İLK KADIN SENDİKACI

13 GÜN İŞKENCEDE KALAN, 45 GÜN FALAKAYA YATARILDIĞINDAN 6 AY TEDAVİ GÖREN, TÜTÜNCÜLER KRALİÇESİ

Zehra Kosova Durmaz, Türkiye’nin ilk kadın sendikacısıdır. 1928 yılında illegal bir tütün işçisi olarak ilk sendikal faaliyete baÅŸlayan Durmaz, çalışmalarını 1946 yılında Ferit Kalmak baÅŸkanlığında tütüncüler kendi sendikalarını kurana deÄŸin yoÄŸun ve illegal biçimde sürdürdü. Sendikacılık yaptığı dönemde 13 gün iÅŸkencede kalan Durmaz, 45 gün falakaya yatırılmış ve bu nedenle 6 ay tedavi görmüştür. 1950 yılında sendikanın kapanmasıyla birlikte tutuklanan ve 1951 yılında 16 ay Harbiye Askeri Cezaevi’nde tutuklu kalan Durmaz, ha***ten çıkınca sendikal yaÅŸama yeniden dönmüştür.

İLK KADIN MUHABİR İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİNİN TEK KADIN ÜYESİ

Selma Rıza, ilk kadın gazetecidir. Avusturya’lı bir anne ve Türk bir babanın kızı olan Selma Rıza, Osmanlı döneminin kültür ağırlıklı bir ailenin kızıydı. 1877 yılında ilk Osmanlı Parlamentosu’nda görev almış olan babası Ali Rıza Bey, diplomat olarak görev yaptığı Avusturya’da tanıştığı ve daha sonra müslüman olan Naile Hanım ile evlenir. Yedi çocuÄŸu olan çiftin, en küçük kızları olan Selma Rıza, özel öğretmenlerin denetiminde dersler alır ve 19. yüzyıl sonlarına doÄŸru ailesinden gizli olarak İstanbul’dan kaçar ve Paris’te bulunan Jöntürk liderlerinden aÄŸabeyi Ahmet Rıza’nın yanına gider. Sorbonne Üniversitesi’ne giden Selma Rıza Paris’te yaÅŸadığı 10 yıl boyunca Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne üye olur. Bu cemiyetin tek kadın üyesi olan Selma Rıza, Fransızca olarak Paris’te yayınlanan MeÅŸveret Gazetesi de ve Türkçe olarak yayınlanan Åžura-yı İmmet gazetesinde çalışır. 1908 yılında MeÅŸrutiyet’in ilanının ardından İstanbul’a dönen Selma Rıza, dönüşünden sonra gazetecilik yapmadı ancak, Kızılay’ın kurulması için çalışmalara katıldı. Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti olarak bilinen bu kuruluÅŸun yönetimindeki fikirler ile hemfikir olmayınca 5 yıl boyunca genel sekreterliÄŸini yaptığı bu kuruluÅŸtan ayrıldı. 1931 yılında 59 yaşında ölen Selma Rıza’ın kaleme aldığı iki romanı var.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN İLK KADIN BAKANI

Cumhuriyet döneminin ilk kadın bakanı, 1971 yılında kur**** partilerüstü Nihat Erim Hükümeti’nde SaÄŸlık ve Sosyal Yardım Bakanı olarak görev alan Prof. Dr. Türkan
Akyol, BaÅŸbakan Nihat Erim tarafından parlamento dışından atanmıştı. Bakanlığının sekizinci ayında hükümet içinde çıkan anlaÅŸmazlıklardan ötürü 11 Bakan ile birlikte görevinden istifa eden Akyol, istifasının ardından Ankara Üniversitesi Rektörlüğü’ne seçildi ve
1983 yılında SODEP’in kurucusu olarak siyasete atıldı. Halen serbest doktorluk yaparak yaÅŸam sürdürmektedir.

İLK KADIN BÜYÜKELÇİ

Filiz Dinçmen, 1939 Zonguldak doÄŸumlu. Ankara Kız Lisesi’ni bitirdikten sonra;
Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun olan Dinçmen 1961 yılında DışiÅŸleri Bakanlığı, BM Dairesi 3. katibi oldu. 1982 yılında Hollanda Lahey Büyükelçisi olan Dinçmen,
1984 yılında Strasbourg’da Avrupa Konseyi Türkiye Daimi Temsilcisi oldu. 1988 yılında ise; bakanlığın ilk kadın müsteÅŸar yardımcısı ve 1991 yılında bakanlık sözcüsü oldu. Filiz Dinçmen’e göre kadın katkısı olmazsa ülke kalkınamaz. Kadınların Türkiye’de tüm haklara ulaÅŸması ve toplumun geliÅŸmesine, kalkınmasına yardımcı olmaları, bu yolda sorumluluk yüklenmeleri bir zorunluluktur.

İLK KADIN MÜZECİ

Türkiye’nin ilk kadın müzecisi Seniha Sami’dir. Türkiye’de Batılılardan sonra;baÅŸlayan müzecilikte Cumhuriyet tarihinin ilk uzmanlık görevini alan kadın müzeci Seniha Sami’nin ailesinden gelen bir birikimi vardı. 1886 yılında dünyaya gelen Seniha Sami, küçük yaÅŸlarda Türkçe’nin yanı sıra İngilizce, Fransızca ve Farsça’yı öğrendi. Atatürk’ün Cumhuriyet’in ilk yıllarında eÄŸitime yön vermek üzere Amerika’dan getirttiÄŸi profesörlerin eserlerini tercüme eden Seniha Sami, Topkapı Sarayı Müzesi’nin yönetimine atanarak ilk kadın müzecimiz olmuÅŸtur.

İLK KADIN MİLLETVEKİLİ

Seçilme hakkını kullanan ilk kadın olan Benal Arıman, 1935 yılında Atatürk’ün meclisinde bileÄŸinin hakkıyla kazanan ilk kadın milletvekilidir. İzmirli gazeteci Tevfik Nevzat Bey’in kızıdır. Sorbonne Üniversitesi’nde edebiyat eÄŸitimi alan Arıman, daha sonra İzmir’de Halk Partisi’nde görev almış, kadınların partilere girmediÄŸi o yıllarda, latin alfabesinin öğrenilmesi ve yaygınlaÅŸabilmesi için çaba harcıyordu. Daha sonra, milletvekili seçilen Arıman, belediye ve parti üyeliÄŸinden sonra, bir kadın olarak konumundan ötürü hiçbir rahatsızlık yaÅŸamamış olduÄŸunu dile getirmektedir. 16 yıl süreyle kadın milletvekili olarak görev yapan Benal Arıman, hamileliÄŸi döneminde yıllık izinlerini kullanıp gizlice doÄŸum yapmış ve hamileliÄŸi esnasında TBMM’de bulunmamayı uygun görmüştür.

İLK KADIN HEMŞİRE

Esma Deniz, 1924 yılında Amerikan Hastanesi HemÅŸirelik okulunu bitirmesinin ardından, Amerika’da New York Columbia Üniversitesi, Teachres Colege’e giden Deniz, 1929 yılında mezun olduktan sonra, bir yıl Amerika’da kalarak çalışmasının ardından yurda dönerek hemÅŸireliÄŸini sürdürdü. Esma Deniz, 73 yılını hemÅŸireliÄŸe adadı. 95 yaşında hayata gözlerini yuman Deniz, 1943 yılında açılan Türk HemÅŸire DerneÄŸi’nin kurucularından olup bu derneÄŸin 18 yıl süreyle baÅŸkanlık görevini üstlendi. Türk hemÅŸirelerini Uluslararası HemÅŸireler BirliÄŸi’nde temsil eden Esma
Deniz, Türkiye’nin Toplum SaÄŸlığı HemÅŸiresi ünvanına sahipti. Kızılay Özel HemÅŸirelik Lisesi’nin organizasyonunda görev aldı. Florence Nightingale HemÅŸirelik Okulu’nun kurulmasına da katkılarda bulunmuÅŸtu.

Türk kadınının ilkleri

Yayınlandığı ilk günden bu yana büyük ilgi gören kadın dergisi Biba, ekim sayısında yine birbirinden çarpıcı konularla dolu. Biba, son sayısında Türkiye Cumhuriyeti’nin tarihe adını yazdırmış kadınlarını inceledi. İlk kadın muhtardan belediye baÅŸkanına, ilk tiyatro sanatçısından ilk güzellik kraliçesine kadar, Türk kadınının tüm ‘‘ilk’’lerini inceleyen Biba’da Mustafa Sandal’la yapılmış sıradışı bir röportaj da var. Cumhuriyet tarihindeki ilk kadınlar ÅŸunlar:

İlk alfabenin yazarı: Melahat Uğurkan
İlk avukat: Süreyya Ağaoğlu
İlk bakan: Prof. Dr. Türkan Akyol
İlk başbakan: Prof. Dr. Tansu Çiller
İlk belediye başkanı: Müfide İlhan
İlk büyükelçi: Filiz Dinçmen
İlk Danıştay Başkanı: Füruzan İkincioğulları
İlk Danıştay üyesi: Şükran Esmerer
İlk diş hekimi: Ferdane Bozdoğan Erberk
ilk doktor: Safiye Ali
İlk dünya güzeli: Keriman Halis
İlk eczacı: Rukiye Kanat Arran
İlk emniyet müdürü: Feriha Sanerk
İlk hakim: Suat Berk
İlk hazine genel müdürü: Aysel Gönül Öymen
İlk hemşire: Esma Deniz
İlk hesap uzmanı: Müşerref Çallılar ve Güzide Amark
İlk heykeltıraş: Sabiha Bengütaş
İlk hukukçu: Beraat Zeki Üngör
İlk jet pilotu: Leman Altınçekiç
İlk karakol amiri: Nevlan Kulak
İlk kaymakam: Özlem Bozkurt
İlk kimyacı: Remziye Hisar
ilk makinist: Seher Aytaç
İlk milli eğitim müdürü: Güler Karakülah
İlk milli maç hakemi: Lale Orta
İlk muhtar: Gül Esin
İlk müzeci: Seniha Sami
İlk opera sanatçısı: Semiha Berksoy
İlk orman mühendisi: Binnaz Zehra Sert
İlk otomobil yarışçısı: Samiye Morkaya
İlk petrol mühendisi: Halide Ural Türktan
İlk pilot: Sabiha Gökçen
ilk polis memuru: Betül Diker
İlk profesör: Dr. Fazıla Şevket Giz
İlk radyo spikeri: Emel Gazimihal
İlk savcı: Tüzünkan Koçhisaroğlu
İlk sayıştay üyesi: Fehrunisa Etmen
İlk senatör ve elçi: Adile Ayda
İlk sendika başkanı: Dervişe Koç
ilk subay: Ülkü Sema Toksöz
İlk TBMM başvekili: Neriman Neftçi
İlk Türkiye güzeli: Feriha Tevfik
İlk TV spikeri: Nuran Devres
İlk vali: Lale Aytaman
İlk veteriner: Sabire Aydemir
İlk yargıtay üyesi: Melahat Ruacan
İlk yüksek mahkemesi başkanı: Firdevs Menteşe
ilk yüksek mimar: Münevver Gözeler
İlk yüksek mühendis: Sabiha Ecebilge

Cumhuriyet tarihinin ilk güzellik kraliçesi 1929 yılında yapıldı ve Feriha Tevfik kraliçe seçildi. İlk kadın vali Lale Aytaman.
İlk kadın bakan Türkan Akyol. Cumhuriyet tarihinde ilk kez sahneye çıkan kadın sanatçı Bedia Muvahhit Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen, aynı zamanda cumhuriyetin ilk kadın pilotu unvanını taşıyor
.

Popularity: unranked [?]

Benzer Yazılar

EkleBunu Sosyal Paylaþým Butonu

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.