YaÅŸayarak Öğrenme – Deneyim
Bilmek ve görmek çok farklı ÅŸeylerdir.Söz gelimi eski kız arkadaşınızın şu an baÅŸka biriyle olduÄŸunu tahmin etmek yahut bunun bilgisine sahip olmak az ya da çok yani göreceli olarak sizi etkileyecektir.Fakat onları beraber gördüğünüzde hiç şüphe yok ki bundan duyacağınız ızdırap çok daha fazla olacaktır.Bu aslında bir nevi görselliÄŸin insan üzerindeki etkisini de gösteriyor.İşte bunun gibi “yaÅŸayarak öğrenme” ile normal okuyarak ya da dolaylı yollardan öğrenme arasında da ciddi farklar vardır.Mesela bazı ızdırapların baÅŸa gelen kötü olayların ne kadar acı olabileceÄŸini her ne kadar tahmin edebilsek bile  -tabi bu kiÅŸinin birazcık empati yeteniÄŸine baÄŸlı olarak deÄŸiÅŸen biÅŸeydir- yine de tam olarak birebir o acıyı anlamamız kavramamız mümkün deÄŸildir.BirÅŸeyi anlamak için kuÅŸkusuz o olayı yaÅŸamak şart deÄŸildir.Fakat o olayın tam anlamıyla vehametini yaÅŸayan kiÅŸinin nasıl bir halet-i ruhiye içinde olduÄŸunu bilebilmek adına aynı olayı daha önceden yaÅŸamış olmak kesinlikle büyük bir avantajdır.Yinede şunu da unutmamak gerekir ki her birey kendi karmaşık organizması içersinde aynı olayı farklı ÅŸekillerde yaÅŸayabilir.Bu onun yapısı algılamalarıyla iliÅŸkidir.Bu da demek oluyor ki farklı kiÅŸilerde aynı olaylar birebir aynı etkiler uyandırmayabilir.Ama ortalaması alınacak olsa benzer sonuçları görmek mümkündür.
Sözü fazla uzatmadan bununla ilgili bir anektodu paylaşmak istiyorum sizinle..
Bir gün Napolyon düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkânına girmiÅŸ. Bakkala hemen kendisini saklamasını emretmiÅŸ. Bakkal da Napolyon’u müsait bir yere saklayıp, biraz sonra gelen düşmanları da ‘Az evvel biri koÅŸarak ÅŸu tarafa kaçtı.’ diye savuÅŸturmuÅŸ.Nihayet biraz sonra Napolyon’un muhafızları yetiÅŸmiÅŸler. Bakkal ömründe bir daha karşılaÅŸamayacağı Napolyon’a sormuÅŸ: ‘Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?’Napolyon birden öfkelenmiÅŸ. ‘Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuÅŸabiliyorsun?’ diye bağırmış. Hemen askerlerine, adamcağızı kurÅŸuna dizmelerini emretmiÅŸ.
Askerler bakkalın gözünü baÄŸlayıp, karşısına dizilmiÅŸler. Mermiler namlulara sürülmüş, artık ‘ateÅŸ’ emri verilecek… Adamcağız içinden ‘Ah, ne yaptın sen? Åžimdi ölüp gideceksin’ diye düşünürken, arkadan bir çift el uzanmış, gözündeki bağı açmış.Karşısında Napolyon varmış.
Tek cümleyle cevaplamış Napolyon: ‘İşte böyle bir duygu!’
YaÅŸayarak öğrenmek, bedeli en yüksek öğrenme biçimidir…
Popularity: unranked [?]
Cevap Yaz!
You must be logged in to post a comment.