Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Ahmet Mithat Efendi kimdir – Hayatı ve Eserleri


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

AHMET MİTHAT EFENDİ Ahmet Mithat Efendi XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren batı etkisinde değişmeye başlayan edebiyatımızın önde gelen şahsiyetlerinden birisidir. Şiir hariç roman, hikâye, tiyatro, anı, seyahat yazısı, tenkit deneme, gazete makalesi gibi hemen her çeşit edebî türde eser kaleme almış, batı edebiyatlarından tercüme yahut uyarlamalar yapmış, geniş bir yelpazede küçüklü büyüklü çok sayıda fikrî eserle, küçük çaplı eğitici popüler kitaplar ve ders kitapları yayımlamıştır.  Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Mithat Efendi'nin romanlarındaki sohbet üslûbunu ve sıkmama amacını şu satırlarıyla anlatmaktadır: "Ahmet Mithat Efendi'nin en fazla eser verdiği edebî tür romandır. Ona göre roman "cihan içinde bir cihan"dır. Romancı yaşadığı dünyayı beğenmez. Beğenmediği bu dünyanın önüne okuyucunun daha çok beğeneceğini umut ettiği yeni ve yapay bir dünya koymaya çalışır. Bunu yaparken insanın insanın haytına dinlenme saati girdi. Okumaya ayrılan saat. İşte cemiyetimize getirdiği şey. Ve onunla küçük insanların hayatı değişti. Küçük ahşap evlerde lamba başındaki saatler, başka bir mana ve hüviyet kazandılar. Bütün aile okuma bilenin etrafında toplandı ve okunanı münakaşaya başladı." Türk Dil Kurumu, bu düşünceden hareketle ve yeni Türk edebiyatının belli başlı metinlerini özgün biçimleriyle okuyucuya sunmak amacıyla Ahmet Mithat Efendi'nin romanlarını bir külliyat hâlinde yeni yazıya aktararak yayımlamaya başladı. Ahmet Mithat Efendi'yi diğer yazar ve şairler izleyecektir. Bu eserlerin edebiyat, dil, sosyoloji, sosyopsikoloji, sosyal tarih ve dil çalışmaları bakımından dönemlerinin birer belgesi olmaları gerçeğini göz önünde bulundurarak, romanların dilinde herhangi bir sadeleşme ve değişmeye gidilmedi. Okumayı kolaylaştırmak ve imlâ birliğini sağlamak amacıyla İmlâ Kılavuzu esas alındı. Romanlardaki yabancı kelime ve terkiplerin İmlâ Kılavuzu'ndaki şekillerine bağlı kalındı. İmlâ Kılavuzunda bulunmayan kelime ve terkipler aslına uygun olarak alındı. Bütün Eserleri, Romanlar V, 1. Çengi, 2. Kafkas, 3. Süleyman Muslî Haz.: Erol Ülgen, M. Fatih Andı, Ankara 2000, 603 s. Romanlar VII, 1. Henüz 17 Yaşında, 2. Acâyib-i Âlem, 3. Dürdane Hanım, Haz.: Nuri Sağlam, Kâzım Yetiş, M. Fatih Andı, Ankara 2000, 683 s. Romanlar IX, 1. Cellât, 2. Esrâr-ı Cinâyât, Haz.: Nuri Sağlam, Ali Şükrü Çoruk, Aankara 2000, 439 s. Romanlar X,1. Hayret, 2. Bahtiyarlık, Haz.: Nuri Sağlam. Ankara 2000, 582 s. Romanlar XIII, Müşahedat, Haz.: Necat Birinci, Ankara 2000, 374 S. Romanlar XIV, 1. Cinli Han, 2. Taaffüf, 3. Gönüllü, Haz.: Necat Birinci, Ali Şükrü Çoruk, Erol Ülgen, Ankara 2000, 414 s. Bağdat'ta bulunduğu yıllarda Mithat Paşa, kendisine; "Oğlum", demişti "Vatana en büyük hizmet, vatandaşları okutmaktır. Sen de bu yolda yürürsen, dünyada cismimi, ahirette ruhumu şad etmiş olursun!.. Yaşadıkça hocalık yapacaksın, öğreteceksin ve kalemi elinden bırakmayacaksın!" Ahmet Mithat Efendi, öyle yaptı ve 1912 yılında, son dersini ve son nefesini, Darüşşafaka Mektebi kürsüsünde verdi. Ahmet Mithat Efendi, edebiyatımıza iki yüzün üzerinde eser kazandırmış, fakir bir ilenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluğu sıkıntılar içinde geçen bu edebiyatçımızın, bütün ömrü de hep cefâ içinde geçmiştir.Şimdi isterseniz Ahmet Mithat'ın çocukluğunu, Mehmet Nuri yardım'ın kaleminden okumaya çalışalım: " Yoksul bir ailede doğan Ahmet Mithat'ın, büyüdükçe afacanlıkları da artar. Mahallede herkes ' Küçük Ahmet ' ten yaka silker. Yaramazlıkları, haşarılıkları herkesi bezdirmiştir. Bunun üzerine komşuları babası Süleyman Ağa'ya şöyle akıl verirler: ' Ağa ! İyisi mi sen bu çocuğu bir dükkâna ver. Hem bir sanat öğrenir, hem de uslanır. ' Bunun üzerine Süleyman Ağa, Küçük Ahmet'i Mısır Çarşısı'nda bir aktar dükkânına çırak olarak yerleştirir." Küçük Ahmet, aktar dükkânına yerleştikten sonra, çektiği zahmetleri bir dizi anlatır. Nasıl kalktığını, nasıl gidip geldiğini, ustanın ona nasıl davrandığını ve de hem ustasından, hem babasından ne dayaklar yediğini de anlatır. Başlangıçta Ahmet Mithat aktarlığı öğrenememesine rağmen, günler haftalar geçtikten sonra nasıl öğrendiğini dile getirir. Bundan sonra artık kendisinde güzel günler başlayacaktır. Ben, bunu okurken bir yandan usta- çırak, baba- oğul ilişkisinin nasıl olduğunu düşünmüş, bir yandan da Ahmet Mithat'ı okumaya sevkeden hâdisenin ne olacağını zihnimde merak etmiştim. İşte M. Nuri yardım, kitabında bu bölüme de şöyle yer veriyor: " Ahmet Mithat, ' menfa ' isimli eserinde okuma yazma öğrenişinin garip fakat güzel hikâyesini şöyle anlatır: ' Artık peştemal kuşanmış, kalfalığa yükselmiş, yüz kuruş da aylığa kavuşmuştum. Fakat, nedense içimde garip ve medenî bir açlık vardı. Ötede beride gazete, kitap okuyan insanlara rastgeldikçe, içim, yenilmez bir hevesle doluyor, yüzüm utançtan kızarıyordu. Okuyup yazan insanların, biz cahillerden büsbütün başka bir dünyada yaşadıklarına inanıyordum. Onların ellerindeki kitaplara, gazetelere bir iştahla bakıyordum. Düşünüyordum ki, okuyup yazma bilenler, beni zaman zaman rahatsiz eden birçok soruların cevaplarını bulabilecek ve verebilecek durumdadırlar… " İşte bu düşüncelerle yola çıkan Ahmet Mithat, okumaya ve yazmaya yönelmeye başlar.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Ahmet Mithat Efendi kimdir – Hayatı ve Eserleri ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
18 Şubat 2012 Saat : 6:02

Ahmet Mithat Efendi kimdir – Hayatı ve Eserleri Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik