Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Italo Calvino – Kara Koyun Öyküsü

Italo Calvino – Kara Koyun Öyküsü

 

"Herkesin hırsız oldugu bir ülke varmış Ama istisnasiz herkesin"

Gece olunca, insanlar maymuncuklarini ve fenerlerini yanina alir ve komsusunun evini soymaya gider.

Gün dogarken geri döndüklerinde yüklerini almislardir. Ama her seferinde kendi evlerini de soyulmus bulurlar.

 

Ülkede herkes çok mutludur, kimse kaybetmez,çünkü herkes birbirinden çalar ve bu dolasim, son kisi ilk kisiden çalana kadar sürer. 

 

Bir gün, nasil olmussa, dürüst bir adam ortaya çikar. Gece oldugunda, çanta ve fenerle disari çikmaktansa evinde kalip roman okumayi tercih eder.Hirsizlar geldiginde ise evde isik yandigini görüp soymak için içeri girmezler. Ve bu durum bir süre devam edince, ahali bir konunun açikliga kavusmasini ister:

-"Çalismadan yasamak senin tercihin, ama baskalarini bir sey yapmaktan alikoymaya hakkin yok."

 

Bunun üzerine dürüst adam, geceleri evinden çikar, fakat hiçbir sey çalmaz. Döndügü zaman evini hep soyulmus bulur. Ve bir haftadan daha az bir sürede, yiyecek tek bir seyi kalmaz. Dürüst adam soygun yapmadigi için soyulmayanlar digerlerine göre daha zenginlesmekte ve artik çalmak istememektedir. Dahasi, dürüst adamin evi de artik bombos oldugu için o evi soymaya gidenler de yoksullasmaktadir. Zenginler, kendileri için soygun yapmak üzere maasli hirsizlar tutmaya baslar. Zengin fakir ayrimi giderek çogalir. Zenginler mallarini korumak için polis teskilati ve hapishane de kurarlar. Birkaç yil geçtikten sonra, artik kimse soymaktan ve soyulmaktan söz etmemektedir, sadece zengin ve yoksul vardir; Ama hâlâ hirsizlik yapmaktadirlar.

 

Tek dürüst adam ise daha isin basinda açliktan ölmüstür

8 Eylül 2012
Okunma
bosluk

Halil Cibran’ın Felsefik sözleri – Fikriyatından seçmeler

Halil Cibran’ın Felsefik sözleri – Fikriyatından seçmeler

Sonra Almitra tekrar konuştu: "Peki ya beraberlik?" Ve o cevap verdi:



"Siz beraber doğdunuz ve hep öyle kalacaksınız. Ölümün beyaz kanatları, sizin günlerinizi dağıttığında da beraber olacaksınız.



Siz Tanrı'nın sessiz belleğinde bile beraber olacaksınız. Fakat birlikteliğinizde belli boşluklar bırakın. Ve izin verin, cennetlerin rüzgarları aranızda dans edebilsin…



Birbirinizi sevin; ama sevgi bir bağ olmasın, Daha ziyade, ruhlarınızın sahilleri arasındahareket eden bir deniz gibi olsun.



Birbirlerinizin bardaklarını doldurun; ancak aynı bardaktan içmeyin… Ekmeklerinizi paylaşın; ama birbirinizinkini yemeyin…



Beraberce şarkı söyleyin, dans edin, coşun; fakat birbirinizin yalnızlığına izin verin; Tıpkı bir lavtanın tellerinin ayrı ayrı olup, yine de aynı müzikle titreşmeyi bilmeleri gibi…



Birbirinize kalbinizi verin; ama diğerinin saklaması için değil; Çünkü yalnızca Hayat'ın eli, sizin kalplerinizi kavrıyabilir…



Ve yanyana ayakta durun; ama çok yakın değil, Çünkü bir mabedin ayakları arasında mesafe olmalıdır; Ve meşe ağacıyla, selvi ağacı, birbirinin gölgesi altında büyüyemez."



ARKADAŞLIK



Ve bir genç, şöyle dedi: "Bize arkadaşlıktan bahset." Ve o cevap verdi:



"Arkadaşınız, cevap bulan gereksinimlerinizdir. O, sevgiyle ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.



O sizin sofranız ve ocakbaşınızdır. Çünkü ona açlığınızla gelir ve onda huzuru ararsınız.



Arkadaşınız sizinle içinden geldiği gibi konuştuğunda, ne 'hayır' demek zor gelir, ne de 'evet' demekten çekinirsiniz.



Ve o sessiz kaldığında, kalbiniz onun kalbini dinlemek için sessizleşir. Çünkü arkadaşlıkta, kelimeler susunca, tüm düşünceler, tüm arzular ve beklentiler, gürültüsüz bir sevinç içinde doğar ve paylaşılırlar.



Arkadaşınızdan ayrıldığınızda ise yas tutmazsınız; Çünkü onun en sevdiğiniz yanı, yokluğunda daha bir berraklık kazanır, tıpkı bir dağın, dağcıya, ovadan daha net görünmesi gibi…



Ve arkadaşlığınızda, ruhsal derinlik kazanmaktan başka bir amaç gütmeyin. Çünkü, salt kendi gizemini açığa vurmak peşinde olan sevgi, sevgi değil, savrulmuş bir ağdır ve sadece yararsız olan yakalanır.



Ve arkadaşınıza, kendinizi olduğunuz gibi sunun.



Eğer dalgalarınızın cezrini bilecekse, meddini de bilmesine izin verin. Çünkü salt zaman öldürmek için bir arkadaş aramanızın anlamı olabilir mi? Onu, zamanı yaşatmak için arayın. Çünkü o gereksiniminizi karşılamak içindir, boşluğunuzu doldurmak için değil.



Ve arkadaşlığın hoşluğunda, kahkahalar, paylaşılan hazlar olsun. Çünkü küçük şeylerin şebneminde, yürek sabahını bulur ve tazelenir."

13 Temmuz 2012
Okunma
bosluk

Tüketim Kültürünün Sosyal Yaşama Etkisi

Tüketim Kültürünün Sosyal Yaşama Etkisi

 

Genel olarak değerlendirildiğinde tüketim,  tüketilecek mal ve hizmetler için para halinde yapılan harcamaların tümüdür. Bu tüketim sadece mal ve hizmetleri kapsamaz, üretimde kullanılan hammadde gibi unsurlar içinde kullanılır.

 Modern ilişkilerin hâkim olduğu, sanayi toplumlarında ve sanayi toplumlarında görülen ilişki ağlarının gözlemlenebildiği tüm modern toplumlarda ise tüketim insan ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik olmanın ötesinde sosyal statü ve kimlikleri belirleyen bir etkinlik alanı olarak da ifade edilmektedir.  

23 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Hümanizm Nedir – Sosyolojik Sorunlara Hümanist Çözümler

Hümanizm Nedir – Sosyolojik Sorunlara Hümanist Çözümler

 

Milenyumun henüz başlarında, sadece içinde bulunduğumuz coğrafyada değil tüm dünya genelinde yaşayan tüm insanlar ve insanlık ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Yaşanan sorunları iktisadi, siyasi, çevrebilimle ilgili ve manevi olmak üzere ana başlıklar altında toplamamız mümkündür.  Tüm bu sorunların temelinde ise ideolojik ve felsefi sorunlar yatmaktadır.

                Büyük dinler, insanlığın karşılaştığı sorunları çözmede yetersiz, eksik ve güçsüzdür. İnsanlık tarihinde çözmüş oldukları tek bir sosyal olay mevcut değildir. Üstelik sorunları çözmeye kalktıklarında ise terörize edilmekte ya da bizzat teröre karşı terör ile cevap vermektedir.  İslam coğrafyasında yaşanan işgallerin ve terör saldırılarının karşısında tüm İslam dünyası çaresiz kalmış, hareket edememiş ve münferit örgütlenmeler dışında direnç sergileyememiştir. Tarihin kanlı sayfaları karıştırıldığında Hıristiyan dünyasının daha fazla sermaye ve güç uğruna gerçekleştirdiği tüm işgallere din payesini sergilediği aşikâr olduğu kadar aynı durum İslam dünyası içinde geçerli olmakta ve sık sık Hıristiyan toprakları fethedilirken cihat söylemleri kullanıldığı bilinmektedir. Binlerce yıldır süren Hıristiyan-İslam, İslam-Yahudi savaşlarının hepsinde de din olgusunun ardına sığınılarak öne sürülen çözümler birer çözümsüzlük yumağı haline gelmiş ve din kavramı bugün tüm insanlığın karşısında ‘köktenci, yobaz, barbar’ çözümler sunabilmektedir. 

23 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Andrei Tarkovsky röportajı – Dahi bir yönetmen

Andrei Tarkovsky röportajı – Dahi bir yönetmen

 

Sinemanın Zirvesindeki Sanatçı: 

Andrei Tarkovsky

“Gelecekten korkuyorum…

Çinlilerden, afetlerden, kehanette bulunulan felâketlerden. Çocuklar için, Larissa için korkuyorum.

Tanrım bana gelecek için güç ve inanç ver. Seni yüceltecek bir gelecek ver bana! Ben de içinde yer alayım.

Tanrım nasıl perişan bir haldeyim! İçim bulanıyor, kendimi asma noktasındayım. Çok yalnızım ve bu duygu yalnızlığın ölüm olduğunu anladığımda daha da kötüleşiyor. Herkes bana ya ihanet etti ya da edecek.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
19 Şubat 2012
Okunma
bosluk

içerik