Kapat !
Şiir | Sevgiadası
Ana Sayfa » Arşiv

Articles in the Şiir Kategori

Şiir »

[15 May 2010 | No Comment | ]

Yine o ağrıyla uyandım.
İnsanın içi ağrır mı hiç?
Ağrıyor işte…
Dibe yuvarlanıyorum
Ağır geliyorum kendime…
Kendime birikiyorum kendimi yabancılaştırarak kendime.
Tanıyamıyorum çoğu zaman beni.
En sevdiğim çiçek adlarını unutuyorum bazen.
Bazen de yürüdüğüm yolu.
Geliyor muydum yoksa gidiyor muydum bilmiyorum!?
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense.
Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı…
Olamayacağı…
İlk ışıktan sağa dönüyorum hep.
Senden değil seninle karşılaşmaktan korkuyorum.
Şekil değiitirmişiz biz.
Ben giderken sen gelirken ne varsa bilmediğim;
Karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.
O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan.
Korkmak değil bu.
Korkudan kormak benimkisi…
Ve anladım ki ayrılığa değil ayrı kalmaya yeniliyor insan…
Çelişkisiz yaşadın sen.
O yüzden anlayamazsın beni.
İçinde hiç “kal”ı olan bir “git”in olmadı mesela…
Bildiğim tek adres …

Edebiyat, Şiir »

[14 Şub 2010 | No Comment | ]

Tevfik Fikret vatan ve bayrağa ne kadar bağlıysa, II.Abdülhamit’ten o kadar nefret etmektedir. Öyle ki, sultana suikast düzenleyen Ermeni teröriste, “Bir Lâhza-i Taahhur” adlı şiirinde “Ey şanlı avcı!” diye seslenip, bir anlık gecikme olmasaydı, tarihin değişeceğini ileri sürmektedir.

bir darbe… bir duman… ve bütün bir gürûh-ı sûr,
bir ma’şer-i vaz’ı temâşâ, haşin, akuur
tırnaklariyle bir yed-i kahrın, didik didik,
yüseldi gavr-ı cevve bacak, kelle, kan, kemik…

Şiir »

[3 Şub 2010 | No Comment | ]

Zavallı şeytan,bana ne verebilirsin ki?
Yükseklere göz dikmiş insan bilincini,
Senin gibiler kavrayabilir mi hiç?
Sendeki gıda doyurmaz insanı,
Elimde kızıl altın, civa gibi,
Avucun içinden akıp gider,
Senin kumar masalarında,
Kimse kazanamaz,
Daha sarılırken başkalarına bakar
Göndereceğin kızlar,

Şiir »

[1 Kas 2009 | No Comment | ]

Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım..
Bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
Bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
Yüreğinde aşk olmadan geçen her gün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
Acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
Neden hiç ağlamadığını anladım..
Ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım..
Bir insanı herhangi biri kırabilir,ama bir tek en çok sevdiği, acıtabilirmiş,
Çok acıttığında anladım..
Fakat,hak edermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terk ettiğinde anladım..
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
Yüreğini elime koyduğunda anladım..
”Sana ihtiyacım var, gel ! …

Alıntı Yazılar, Şiir »

[31 Eki 2009 | No Comment | ]

                                 TUTUGURI KARA GÜNEŞ AYİNİ
 
Ve aşağıda,yüreğin o acı,
zalimce umutsuz yokuşunun dibinde sanki,
açılıyor altı haçın çemberi,
çok aşağıda,
toprak anada köklenmiş gibi,
salyaları akan
ananın iğrenç koynundan sökülür gibi.
 
Kara kömür toprak
tek nemli yer
bu kaya yarığındaki.
 
Yeni güneşin toprağın ağzında patlamadan önce
yedi noktadan geçişi var ayinde.
 
Ve altı adam,
her gübeş için bir tane,
ve yedinci bir adam
güneş o da
çiğ ışıklarıyla siyahler içinde,kızıl bir et almış üzerine.
 
Şimdi bu yedinci adam
bir at,
bir at onu götüren adamla.
 
Ama güneşin kendisi
adam değil
at.
 
Bir davulun ve uzun,acayip bir borazanın
kıyametiyle,
yere uzanmış
toprakla bir olmuş
altı adam
fışkırıyor artarda günebakanlar gibi,
güneşler değil,
güne dönenler,nilüferler gibi,
ve davulun
gitgide basılan
boğuk sesi eşlik ediyor
her fışkırmaya
başdöndürücü bir …

Sayfa 1 - 1012345...Last »