Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Türkiyenin Stratejik ve Jeopolitik önemi

Türkiyenin Stratejik ve Jeopolitik önemi

 

Türkiye Asya ve Avrupa kıtaları üzerinde toprakları bulunan bir ülkedir. Türkiye'nin Asya kıtası üzerinde bulunan kısmına Anadolu yarımadası denir. Avrupa kıtası üzerinde bulunan bölümüne de Trakya yarımadası denmektedir.

 

İki yarımadayı İstanbul ve Çanakkale boğazları birbirinden ayırmaktadır. Ayrıca bu iki boğaz Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan bir köprü görevi de yapmaktadır. İstanbul ve Çanakkale boğazları önemli bir su yolu olma özelliğine de sahiptir. Karadeniz'den diğer denizlere açılabilmek için bu iki boğazdan seçme zorunluluğu vardır.

 

Aynı şekilde Akdeniz'den Karadeniz'e geçmek için de bu iki boğazı kullanmak gerekmektedir. İstanbul ve Çanakkale boğazlarının bu özellikleri bölgenin ve Türkiye'nin stratejik önemini arttırmaktadır. Bölgeye ayrı bir değer verilmesine neden olmaktadır. Türkiye bulunduğu bu stratejik bölgeden dolayı hassas bir denge unsuru olmaktadır.

 

Ayrıca Türkiye zengin petrol yataklarına sahip Ortadoğu ve diğer Asya ülkeleriyle komşu bulunmaktadır. Türkiye zengin yer altı ve yer  üstü kaynaklarına sahiptir. Türkiye'de geniş tarım alanları vardır. Besin maddeleri yetiştirmede kendi kendisine yeten bir ülkedir.

 

Türkiye geçmişte birçok uygarlığa sahne olmuştur. Bu bakımdan Türkiye tarihî eserler yönünden en zengin ülkeler arasında sayılmaktadır. Türkiye yetmiş milyon civarında bir nüfus potansiyeline sahiptir. Nüfusun yüzde doksanı okuryazardır. Her alanda teknik eleman ve bilim adamı yetiştirmiştir. Ülke sosyal, ekonomik ve diğer bakımlardan güçlü bir duruma gelmek için çaba harcamaktadır.

 

Türkiye’nin menfaatleri, bulunduğu bölgedeki bazı devletlerin menfaatleri ile çatışmaktadır. İşte bu menfaat ile çatışmasından dolayı Türkiye sürekli bir tehdit karşısında bulunmaktadır. Bu durumda ülke bütünlüğünü korumak vazgeçilmez bir amaç olmalıdır.

 

Dıştan gelecek tehditlere karşı da dış politikasını sürdürmek ve kuvvetli olmak zorunluluğu vardır.

 

Türkiye yukarıda izah edilen nedenlerden dolayı pek çok devletin ilgi odağı hâlindedir.

11 Mart 2013
Okunma
bosluk

Tarih Değiştirme çizgisi nedir – zaman problemi

Tarih Değiştirme çizgisi nedir – zaman problemi

 

TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ

 

Dünya’nın doğu ve batı yarım kürelerinin uç noktaları arasında bir günlük zaman farkı vardır. Bu nedenle, Başlangıç meridyeninin devamı olan 180° meridyeni, tarih değiştirme çizgisi olarak kabul edilmiştir.

 

• 180° boylamının batısına doğru gidildiğinde, Doğu Yarım Küre’ye geçildiği için, tarih 1 gün ileridir.

 

• 180° boylamının doğusuna doğru gidildiğinde, Batı Yarım Küre’ye geçildiği için, tarih 1 gün geridir.

 

 

 

ZAMAN PROBLEMLERİ

 

 

1. Yerel saat problemleri

 

Yerel saat problemlerinde şu yol takip edilir:

 

a. İstenilen merkezlerin her ikisi de Greenwich’in batısında ya da doğusunda ise, boylam numarası büyük olandan küçük olan çıkarılır. İstenilen merkezlerden birisi Greenwich’in doğusunda diğeri batısında ise boylamlar toplanır.

 

Buna göre;

 

– Boylam farkı bulunur.

 

– Bulunan boylam farkı sabit zaman farkı olan 4 ile çarpılarak yerel saat farkı hesaplanır.

 

b. Dünya batıdan doğuya doğru döner. Bu nedenle, doğuda yerel saat batıya göre daima ileridir. Batıda ise yerel saat doğuya göre daima geridir.

 

Buna göre;

 

– Batıdaki bir noktanın yerel saati verilecek, doğudaki bir noktanın yerel saati sorulacak olursa, doğuda yerel saat daima ileri olacağından aradaki yerel saat farkı toplanır.

 

– Buna karşılık, doğudaki bir noktanın yerel saati verilir, batıdaki bir noktanın yerel saati sorulursa, batı daima geri kalacağından aradaki yerel saat farkı çıkarılır.

 

 

2. Güneş Problemleri:

 

Güneş’in doğma ve batma saati ile ilgili problemlerde şu yol takip edilir:

 

a. Yerel saat problemlerinde anlatıldığı gibi iki nokta arasındaki yerel saat farkı bulunur.

 

b. Dünya, batıdan doğuya doğru döndüğü için, doğuda Güneş batıya göre daima erken doğar, batar. Batıda ise Güneş, doğuya göre daima geç doğar, batar.

 

Buna göre;

 

– Batıdaki bir noktada Güneş’in doğma saati verilir, doğudaki bir noktada Güneş’in doğma saati sorulursa, doğuda Güneş erken doğacağından aradaki yerel saat farkı çıkarılır.

 

– Eğer tersi sorulursa, batıda Güneş geç doğacağından aradaki yerel saat farkı toplanır.

11 Mart 2013
Okunma
bosluk

Haritalardan nasıl yararlanılır – yöntemleri

Haritalardan nasıl yararlanılır – yöntemleri

 

1. İzohips haritalarından profil çıkarma

 

Yeryüzü şekillerinin yandan görünüşüne (kesitine) profil denir. Profil şu şekilde çıkarılır:

 

Profili çıkarılacak olan noktaların arasına bir doğru çizilir.

 

Bu doğrunun kestiği izohipslerin yükselti değerleri, alt kısma çizilecek yükselti ölçeği ile kesiştirilir.

 

Kesişen noktalar birleştirildiğinde profil çıkarılmış olur.

 

Şu üç özellik kontrol edilerek profil bulunabilir.

 

a) Tepe sayısı          b) Eğim             c) Yükselti

 

 

 

2. İzobat haritalarından profil çıkarma

 

 

İzobat haritalarından profil çıkarma işleminde, aynen izohips haritalarından profil çıkarılırken izlenen yollar uygulanır.

 

 

3.Yükselti Bulma

 

İki izohips arasındaki yükselti farkı dikkate alınarak, yükseltisi bilinen yerden başlamak üzere izohipsleri sayarak, istenilen noktanın yükseltisi bulunabilir. İzohips aralığı sayısının, iki izohips arası yükselti farkına çarpımı, toplam yükseltiyi verir.

 

 

4. Yön bulma

 

Haritalar genellikle kuzey – güney istikametinde çizilirler. Bundan yararlanarak yön tayin edilebilir.

 

Ayrıca paralel ve meridyenlerden de yararlanılabilir. Bunun yanında harita üzerindeki yön okları da bize bu konuda bilgi verir.

 

 

 

5. Eğim bulma

 

 

Haritalardan yararlanarak, herhangi bir arazinin eğimi ölçülebilir. Herhangi iki noktanın yükselti farkının, yine aynı iki nokta arasındaki yatay mesafeye oranına eğim denir.

 

Yatay mesafe arttıkça, eğim azalır,

Yatay mesafe azaldıkça, eğim artar.

Eğim şu formülle bulunur:

 

EĞİM % =   h(yükselti farkı) X 100 : L(yatay uzaklık)

 

h = Yükselti farkı

 

L = İki nokta arasındaki yatay uzaklık.

11 Mart 2013
Okunma
bosluk

Haritalarda yeryüzü şekillerini gösterme

Haritalarda yeryüzü şekillerini gösterme

 

1. RENKLENDİRME YÖNTEMİ

 

Fiziki haritalarda yeryüzü şekillerini daha belirgin gösterebilmek için yükselti basamakları renklerle ifade edilir. Renklendirme işlemi, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi olur:

 

Yükselti basamakları (m)

 Kullanılan Renkler

 

0-200

 Yeşil

 

200-500

 Açık Yeşil

 

500-1000

 Sarı

 

1000-1500

 Turuncu

 

1500-2000

 Açık Kahverengi

 

2000 ve üzeri

 Koyu Kahverengi

 

Fiziki haritalarda beyaz renkler buzulları ya da kalıcı karları gösterirler. Göl, deniz ve okyanuslar ise mavi renkle gösterilmektedir. Mavinin tonu koyulaştıkça derinliğin arttığı anlaşılır. Renklendirme yöntemi, günümüzde en çok kullanılan yöntemlerdendir.

 

 

2. GÖLGELENDİRME YÖNTEMİ

 

Yer şekillerinin bir yönden ışıkla aydınlatıldığı düşünülür. Buna göre, ışık alan yerler açık, gölgede kalan yerler koyu renkte boyanır. Haritacılıkta daha çok yardımcı bir yöntem olarak kullanılır.

 

 

 

3. TARAMA YÖNTEMİ

 

 

Eğim ile orantılı olarak kalınlıkları artan çizgilerle yer şekilleri gösterilir.

 

Tarama yönteminde, eğim fazla ise çizgiler kalın, kısa ve sık olur. Eğim az ise çizgiler ince, uzun ve seyrek olur. Düz alanlar ise taranmayarak boş bırakılır. Fazla kullanılmayan bir yöntemdir.

 

 

4. KABARTMA YÖNTEMİ

 

Yeryüzü şekillerinin belirli bir ölçek dahilinde küçültülerek oluşturulan maketleridir. Bu yöntem, yer şekillerinin gerçeğe en uygun olarak gösterilmesini sağlar. Ancak, kabartma haritaların yapılışı ve taşınması zor olduğundan kullanım alanı dardır.

 

 

5. İZOHİPS (EŞ YÜKSELTİ) YÖNTEMİ

 

Deniz seviyesinden itibaren aynı yükseklikteki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen eğrilere izohips eğrileri denir.

 

İzohipslerin özellikleri şunlardır:

 

İç içe kapalı eğrilerdir.

 

Yeryüzü şekillerinin yükseltilerini ve biçimlerini canlandırırlar.

 

Sıfır (0) m izohipsi deniz seviyesinden başlar. Kara ile denizin birleştiği deniz kıyısını düz bir çizgi halinde takip eder. Buna kıyı çizgisi adı verilir.

 

İzohips eğrileri dağ doruklarında nokta halini alır. Buralar zirve olarak tanımlanır.

 

İzohipsler yeryüzü şekillerinin kuşbakışı görünümünü belirler.

 

En geniş izohips halkası en alçak yeri, en dar izohips halkası ise en yüksek yeri gösterir.

 

Aynı izohips üzerinde bulunan bütün noktaların yükseltileri birbirine eşittir.

 

İki izohips eğrisi birbirini kesmez.

 

Birbirini çevrelemeyen komşu iki izohipsin yükseltileri aynıdır.

 

İzohipslerin sıklaştığı yerler eğimin arttığını, seyrekleştiği yerler ise eğimin azaldığını gösterir.

 

Çukurluklar, derinlik istikametinde ok işareti konularak gösterilir. (Krater, polye, obruk gibi)

 

Her izohips eğrisi kendisinden daha yüksek bir izohipsi çevreler. Ancak çukur yerlerde bunun tersi geçerlidir.

 

İki izohips eğrisi arasındaki yükselti farkına eküidistans (izohips aralığı) denir.

 

İzohipslerin sık geçtiği deniz kıyılarında kıta sahanlığı (şelfi) dar, seyrek geçtiği kıyılarda kıta sahanlığı geniştir. Başka bir ifade ile, alçak kıyılarda deniz sığ, yüksek kıyılarda deniz derindir.

 

Kıyıdan 200 m. derinliğe kadar olan sahaya kıta sahanlığı (şelf alanı) denir. Yüksek kıyılarda şelf alanı dar (Karadeniz ve Akdeniz kıyıları), alçak kıyılarda şelf alanı geniştir. (Ege ve Marmara kıyıları)

 

• Deniz seviyesine göre aynı derinlikteki noktaların birleşmesi ile elde edilen çizgilere izobat (eş derinlik) eğrileridenir. Kıyı çizgisi, izohips ile izobat eğrilerinin başlangıç çizgisidir.

 

Özellikleri:

 

İç içe kapalı eğrilerdir.

 

En geniş izobat eğrisi derinliği en az olan yeri, en dar izobat eğrisi ise derinliği en fazla olan yeri gösterir.

 

İzobatların sıklaştığı yerlerde eğim artarken, seyrekleştiği yerlerde eğim azalır.

 

İzobat eğrileri arası, kıyıdan derinlere doğru açık maviden koyu maviye doğru renklendirilir.

 

 

 

İZOHİPS HARİTALARINDA BAZI YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GÖSTERİLMESİ

 

 

 

1. Boyun

 

 

 Tepe ve sırtlar arasında nispeten alçakta kalan düzlüklerdir.

 

2. Vadi

 

İzohipslerin zirveye doğru “  Ù  ” şeklinde girinti yaptıkları yerlerdir. Vadi yamacının eğimine göre “  Ù  ” şeklindeki girintinin biçimi de değişir. “  Ù  ” nin açık ağzı suyun akış yönünü, kapalı kısmı kaynak yönünü gösterir.

 

3. Sırt

 

İki yamacın birleştiği, su bölümü çizgisinin geçtiği sınırdır.

 

4. Çanak (Kapalı Çukur)

 

Çevresine göre yükseltisi az olan sahalardır. Çanakların kolaylıkla tanınabilmesi için, eğim yönünde merkezi gösteren bir ok işareti konur.

 

5. Kıyı Çizgisi

 

Deniz seviyesini gösteren sıfır metre eğrisidir.

 

6. Delta

 

Akarsuların denize döküldükleri yerlerde denize doğru uzanan, üçgen şeklindeki çıkıntılardır.

11 Mart 2013
Okunma
bosluk

Sanayi Kurulması için gereken şartlar

Sanayi Kurulması için gereken şartlar

 

Sanayi İle İlgili Terimler :

 

Sanayi : Hammaddeyi işleyerek kullanılmaya hazır hale getirilmesini sağlayan araçlar topluluğudur.

 

Hammadde : Sanayileşme için temel koşullardan biridir. Makinelerde mamul maddeye dönüşebilen işlenmemiş maddelerdir. Bu maddeler bitkisel ( pamuk , buğday …..vb) , hayvansal ( süt , et , yün  …..vb ) ve madensel ( demir , bakır , krom …..vb ) kökenli olabilir.

 

Sanayi ürünü : Fabrikalarda işlenerek kullanılan maddelerdir.

 

Endüstri : Sanayi ile yakın anlamlıdır. Sanayiye göre daha geniş kapsamlı olup mal ve hizmet üreten tesisler topluluğu  anlamına gelmektedir. Örneğin Kimya endüstrisi , turizm endüstrisi gibi.

 

 

BİR YERDE SANAYİNİN KURULMASI İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR :

 

Dünya üzerinde her yerde sanayi tesisleri kurmak mümkün değildir. Bir yerde sanayi tesisi kurulabilmesi için gerekli belli başlı şartlar şunlardır :

 

a) Sermaye :

 

 Sanayi tesisinin kurulabilmesi için en önemli koşuldur. Diğer koşullar elverişli olsa bile eğer gerekli miktarda sermayeniz yoksa o fabrikayı açmanın mümkün olmaz . Türkiye’de   sanayinin gelişmemesinde ne önemli etken sermaye yetersizliğidir.

 

 b) Hammadde :

 

 Sanayi hammaddeyi işleyerek çeşitli ürünler haline getirmektedir. Sanayi hammaddeye bağımlı olduğundan  bazı sanayi tesislerinin dağılımı hammadde kaynaklarının yakın  olan yerlere açılmaktadır. Örneğin un ve makarna fabrikaları buğday üretilen yerlerde, zeytin yağı ve ayçiçeği yağı fabrikaları  zeytin ve ayçiçek üretiminin fazla olduğu yerlerde açılmaktadır.

 

Hammadde kolay taşınabilecek özellikte ise tüketim alanları dikkate alınmaktadır.Bu nedenle bir çok fabrika büyük şehirlerin çevresinde toplanmıştır.

 

 c) Enerji :

 

 Fabrikalardaki makinelerin çalışabilmesi için enerjiye gereksinim duyulmaktadır.Sanayileşmiş ülkelerde veya bölgelerde enerji tüketimi fazladır. Ülkemizde enerji  üretiminin en fazla olduğu bölge Doğu Anadolu , enerji tüketiminin en fazla olduğu bölge ise Marmara’dır.

 

 d) İşgücü :

 

Sanayi tesislerinin kurulup çalışabilmesi için işçiye ve teknik elemana ihtiyaç vardır. Ülkemizde genç nüfus sayısının fazla olmasından dolayı işgücü fazlalığı vardır. Ancak ülkemizde kalifiye eleman adı verilen nitelikli eğitimli teknik eleman sıkıntısı yaşanmaktadır.

 

 e) Ulaşım :

 

 Ulaşım koşulları hammaddenin ve sanayi ürünlerinin taşınmasında kolaylık sağlar . Ulaşım imkanlarının geliştirilmesi yaygınlaştırılması sanayinin gelişmesinde önemli bir etkendir. Günümüzde Türkiye’de ve dünyada sanayi tesislerinin dağılımına bakıldığı zaman ilk dikkat çeken şey ulaşımın kolay olduğu yerlerde sanayinin gelişmiş olduğudur.

 

 f) Pazarlama :

 

 Sanayi ürünlerinin kolay pazarlanması sanayinin gelişmesinde önemli bir etkendir. Üretilen bir ürünün pazarlama imkanı olması o sanayinin gelişmesi beklenemez .Üretim ve tüketim yerlerinin yakın olması maliyeti düşürür.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
11 Mart 2013
Okunma
bosluk

içerik