Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Fransız edebiyatının temsilcileri – Fransız edebiyatı sanatçıları


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

                                 

Victor Hugo

Babasının subay olması nedeniyle Avrupa’nın birçok kentlerini gezdi. On beş yaşındayken yarışmaya gönderdiği bir şiiri ile edebiyat ödülü kazandı. Annesinin erken ölmesi ve babasından yardım görememesinden dolayı yalnız yaşamak zorunda kalmıştı. Bu yüzden uzun yıllar yoksullukla savaştı. 1822‘de ilk eseri olan “Odes et Poesies Diverses” yayınlanınca büyük ilgi gördü. Edebiyata karşı olan yeteneği ona para kazandırmaya başladı.

Şiirleri Doğulular

  • Cezalar
  • Dalıp Gitmeler
  • Müthiş Fil
  • Dede Olma Sanatı
  • Bu Çiçek Senin İçin
  • Diana
  • Dilenci
  • Fransa
  • Kadına sitem
  • Gelin Böceği
  • Ağlamak için gözden yaş mı akmalı
  • Sonbahar yaprakları
  • Asırların efsanesi
  • Söylesem Söyleyebilsem Ah Derdimi
  • Aşk dilencisi
  • Aşkımın Aşkı

Tiyatro eserleri

  • Lucreca Borgia
  • Ruy Blas
  • Burgrave’lar
  • Hernani
  • Kral eğleniyor

Romanları

  • sefiller
  • İzlanda Hanı
  • Notre Dame’ın Kamburu
  • Deniz Emekçileri
  • 31
  • Bir idam mahkumunun son günü
  • Doksanüç ihtilali
  • 15 yaşındaki bir kaptan
  • İhtiyar Balıkçı
  • Nişanlıya Mektuplar




LOUIS ARAGON

“Kendimle uzlaşmak gibi bir arzum yok, olmadı da hiç. George Brassens’in bestelediği ve yaygınlaştırdığı Mutlu Aşk Yoktur, 1943’de yazdığım bir şiirin dizesidir. Söz konusu mutsuzluk, işgal yıllarının mutsuzluğu. Fransa’nın içinde bulunduğu o acıklı durumda mutlu bir aşk olabilir miydi? Ortak bir mutsuzlukta bireysel mutlulukların olamayacağı teması, o zamanlar işlediğim bu tema, aslında, hemen yazdığım tüm yapıtlarda da var. Gerçekten, bu şiirde ortaya çıkan sorun, mutlu aşkın olup olmayacağı değil, mutlu çiftin olup olmayacağıdır. Kadın-erkek çiftini, erkeğin ve kadının en yüce şekli olarak düşündüğümü söylemiştim. Umarım gelecek günler kadın-erkek çiftine mutluluk taşır.”


Siyasal eylemci ve komünizm yanlısı şair, romancı ve deneme yazarı.  “Bugünkü Fransız ozanlarının en önemlilerinden biri diye biliniyor. Önceleri,  Dada akımının öncüleri arasında sayılıyordu, sonradan Bréton, Eluard, Soupaux ile birlikte bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm’in kurucularından biri oldu. Bugüne değin şiir, roman, eleştiri, deneme, çeviri olarak 61 kitap yayımladı.
Aragon’un ünü, öte yandan, İkinci Dünya Savaşında gizli karşı koyma hareketiyle daha bir büyümüştür. Le Paysan de Paris adlı romanı, gerçeküstücülüğün en güzel örneklerinden biri olarak gösterilmektedir.
Charles d’Orléans’dan, Victor Hugo’ya değin uzayan bir şiir çizgisini sürdürür gibidir Aragon.En önemli kitapları : Le traité du style, Les Cloches de Balé, Créve-Coeur, La Diane Française, Les Yeux d’Elsa, En Etrange Pays dans mon lui-même, Les Yeux et le Mémoire, Le Roman İnachevé’dir.
Aragon açık yazan ozanlardandır, birçok şiirleri bu yüzden şarkı haline getirilmiştir. Aragon, romancı olarak da ün yapmıştır. Çağdaş romanların arasında önemli bir yer tutar. Birkaç çevirisi de vardır.”

Siyasal eylemci ve komünizm yanlısı şair, romancı ve deneme yazarı. “Bugünkü Fransız ozanlarının en önemlilerinden biri diye biliniyor. Önceleri, Dada akımının öncüleri arasında sayılıyordu, sonradan Bréton, Eluard, Soupaux ile birlikte bu yüzyılın en önemli şiir akımı olan Sürrealizm’in kurucularından biri oldu. Bugüne değin şiir, roman, eleştiri, deneme, çeviri olarak 61 kitap yayımladı.
Aragon’un ünü, öte yandan, İkinci Dünya Savaşında gizli karşı koyma hareketiyle daha bir büyümüştür. Le Paysan de Paris adlı romanı, gerçeküstücülüğün en güzel örneklerinden biri olarak gösterilmektedir.
Charles d’Orléans’dan, Victor Hugo’ya değin uzayan bir şiir çizgisini sürdürür gibidir Aragon.En önemli kitapları : Le traité du style, Les Cloches de Balé, Créve-Coeur, La Diane Française, Les Yeux d’Elsa, En Etrange Pays dans mon lui-même, Les Yeux et le Mémoire, Le Roman İnachevé’dir.
Aragon açık yazan ozanlardandır, birçok şiirleri bu yüzden şarkı haline getirilmiştir. Aragon, romancı olarak da ün yapmıştır. Çağdaş romanların arasında önemli bir yer tutar. Birkaç çevirisi de vardır.”

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

François VILLON
François Villon’un 1431-1465 yılları arasında yaşadığı kabul edilir. Paris’te doğdu. Ölüm yeri ve yılı kesin saptanamamıştır. Asıl adı François de Montcorbier’dir, François des Loges olarak da tanınmaktadır.Babasız kaldığı için, Guillaume de Villon adlı bir papaz tarafından büyütüldüğü ve ğrenim görmesi sağlandığı bilinmektedir. Paris Üniversitesi’nde okudu, düzensiz bir yaşam sürdü, çeşitli kavga, öldürme ve soygun olaylarına adı karıştı. Birçok kez tutuklandı, idama mahkum edildi. Ancak her defasında ya kaçtı ya da bağışlandı. Yaşamı hakkındaki en son bilgi, 1463’te Paris Châtelet Cezaevi’nde idamını beklerken bağışlandığı ve Paris dışına sürgün edildiğidir.
Yapıtlarında gerçekçilikle lirizm,yergi ile mizah bir aradadır; bilinen şiir konu, ölçü ve kalıplarına gündelik yaşam dili ve argoyu sokarak, kuralları hiçe saymıştır.

YAPITLARI

Le petit testament (Küçük Vasiyetname, 1456)
La grand testament (Büyük Vasiyetname, 1461)

ŞİİRLERİ

    Asılmışların Baladı
    Ballade
    Evvel Zaman Kadınları Baladı
    Meryem Anaya Dua Baladı
    Ölüm

Pierre De Ronsard (1524-1560)
A pleiade(*) üyesi rönesans dönemi fransız şairi.
Ronsard, verimli bir şairdi. Çok eser yazdı, türlü nazım şekilleri denedi. Latin edebiyatındaki ode, eglogue, elegie gibi türlerle, İtalyanların sonnet’sini Fransız şiirine sokan odur.

MEZAR TAŞI
Ronsard’ın ruhcağızı zavallıcık
Şirincik, mini minnacık, nazlıcık
Sevgili misafiri bedenimin
Göçmüşsün öbür dünyaya garipçik
İncecik, sıskacık, saz benizlicik
Ölülerin soğuk ülkesindesin
Bereket gönlün rahat tertemizsin
Kan, kin, zehir karışmamış içine
Birçok insanlar gibi düşmemişsin
Şan şeref derdine, mal mülk peşine
Deyip kestim, yolcu, var git işine
Bırak uyusun Ronsard, rahat etsin

SONNET I
Adına dikiyorum Kybele ağacını,
Ünün okunacak her zaman bu çamı sana,
Kazdım adlarımızı, aşkımızı yanyana,
Büyüyecek değiştirdikçe kabuklarını.
Sizler, bana yurdunun o kır tanrıçaları,
Oyun tutanlar güzelim Loir boylarında,
Büyütün bu fidanı, koruyun bakın ona,
Yakmasın yazın sıcağı, kışın soğukları.
Sen ey, sürünü otlatan çoban bu yerlerde,
Türküler yak, türküler söyle o kavalınla,
Bir öykü ister her yıl bu ağaçcık senden de,
Gelip geçen çilemi, sevdamı bilmelidir:
Sulayıp adadığın kuzu sütü, kanıyla,
De ki: “Kutsaldır bu Ağaç, Helena içindir.”

SONNET II
Bir ihtiyarlıktır birgün aldığında sizi
Mumla ocak başında yün eğireceksiniz,
Anıp mısralarımı coşup diyeceksiniz:
“Güzellik çağımda Ronsard ne çok övdü beni.”
Ama kimse olmayacak duyan sesinizi,
Yorulmuş ve çoktan uyuklayan hizmetçiniz
Kalkacak yerinden Ronsard adı geçer geçmez
Kutsayacak ölümsüz övgüler isminizi.
O zaman beni toprak olmuş bulacaksınız,
Habersiz bedenimde bir rahat uykularda;
Sizse iki büklüm ihtiyar ocak başında,
Aşkıma, boş kurumunuza yanacaksınız.
Beni dinlerseniz yaşamaya bakın hemen:
Gün bugün gülüp eğlenin daha vakitken.

SONNET III
Bir çiçek demeti gönderiyorum size;
Kendi elimle kopardım bu çiçekleri;
Yarına kadar hepsi döküleceklerdi
Biri çıkıp akşamdan onları dermese.
Size güzel bir ders olmalı bu hadise:
İstediğiniz kadar güzel olun şimdi,
Kaybedeceksiniz elbet bu güzelliği,
Bu çiçekler gibi solacaksınız siz de.
Zaman geçiyor, sultanım, geçiyor zaman.
Zaman değil geçen, en güzel çağı ömrün;
O büyük dalga bizi de alacak bir gün.
Göçüp gittiğimiz gün biz de bu dünyadan
Unutulut sevdiğiniz, sevildiğiniz.
Sevmeye bakın geçmeden güzelliğiniz.

(*)   1. 16. yy’da Ronsard ve du Bellay adlı şairlerin henüz çömez oldukları ve Jean Dorat’dan Yunan, Latin ve İtalyan edebiyatıyla ilgili dersler aldıkları yıllarda kurmayı kafalarına koydukları ve bir süre sonra da aralarına beş şairi daha alıp, adını yedi yıldızdan oluşan bir yıldız kümesinden almış ve amacı, antik eserlerden esin alırken fransız dilini de yüceltmek olan şiir ekolünün adı.
   2. Fransız yazınında da yedi ozan anlamına gelmektedir. 16. yüzyıl’da, Fransız kültürü de bu yedi ozan tanımlamasından etkilenmiş ve Ronsard, Fransız edebiyatının yükselişe geçtiği dönemde, 1553’ten itibaren, arkadaşları arasındaki en büyük yedi ozanı seçmeyi düşünmüştür. Ronsard, “Pleiades” sözcüğünü ilk kez 1556’da kullanır. “Pleiades”ı ouşturan ozanlar, J. du Bellay, J. a. de Baif, Pontus de Tyard, E. Jodelle, 1554’de ölen J. de la Péruse’ün yerini alan R. Belleau ve gene J. Peletier du Mans’ın 1582’de ölümünden sonra Ronsard tarafından seçilen Dorat’dır.
      Fransızlar bu yazınsal olguyu les pleiades olarak tanımlarlar.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Fransız edebiyatının temsilcileri – Fransız edebiyatı sanatçıları ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
9 Ağustos 2009 Saat : 12:11

Fransız edebiyatının temsilcileri – Fransız edebiyatı sanatçıları Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik