• Portal •  •Araştır(YENİ)  •  •Radyo  •  •Sohbet  • Pano Kılavuzu •  Albüm  •  Arama  •  Site Yönetimi  •  Üye Listesi  •  İstatistik  •  Seçenekler Gruplar
Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel İletiler  •  Oturum Aç
Takvim 


Google
 
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel İletilerSonraki başlık »
Yazar İleti
OnuR
Yönetici
Yönetici


Yaş: 26
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 1641

turkey.gif
İletiTarih: Cum 29 Eyl, 2006 21:33  İleti konusu:  Friedrich Nietzsche Kimdir? Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Nietzsche, 13 Ekim 1844’de küçük bir Alman kasabası olan Röcken’de doğdu.Nietzsche’nin çocukluğundan itibaren müzikten hoşlanan bir ruha sahip olduğu söylenir.1858’den itibaren altı yıl Pforta Kolejinde parasız yatılı olarak okuyan filozof, o zamanlar en çok İncil okumaktan hoşlanıyordu.
1864’te papaz olmaya karar veren Nietzsche, aynı yıl Bonn üniversitesinde klasik filoloji okumaya, 1865-66 yıllarında ise Leipzig üniversitesinde çalışmaya başlar.

Nietzsche’nin dine olan inancında işte bu dönemlerde bir körelme söz konusu olmuştur. Schopenhauer’u onun “İstenç ve Tasarım Olarak Dünya” adlı eseri vasıtasıyla tanıması da, yine bu dönemlere rastlar.1867’den 1868’e kadar bir yıl Prusya ordusunda askerlik yapan Nietzsche,yine aynı dönemde eski ozanlardan, görev yapan Nietzsche, hem miyop olduğu ve hem de bir seferinde attan düşüp yaralandığı için askerlikten çıkarılmış, işte bu sıralarda ahlakçı olduğu kadar aristokrat bir düşünceye sahip olan Yunan ozanı Tegnis’i incelemiştir.Nietzsche, 1868-69 yıllarında ilk kez Richard Wagner ve Liszt’in kızı Cosima ile tanışır.Aynı yıl İsviçre’deki Basel üniversitesine klasik filoloji bölümünün boşalması nedeniyle, hocası Ritchl’in de tavsiyesiyle doktoraya bile gerek duyulmaksızın, aynı üniversitede filoloji profesörü olarak göreve başlar.Aslında amacı bir arkadaşı ile kimya çalışmak olan Nietzsche’nin niyetinde filoloji üzerine çalışmak yoktur.Fakat hocasının ısrarı üzerine görevi kabul eder.İsviçre vatandaşlığına geçerek 1869’daki Fransız- Alman savaşında Prusya askerlerine hastabakıcılık yapmak için savaşa katılır.

Dizanteri ve difteriye yakalanan Nietzsche bir yıl sonra, askerlikten bir kez daha ayrılmak ve savaştan dönmek zorunda kalır.Sağlık durumundaki bu bozukluk Nietzsche’nin iklim değişikliklerine paralel olarak seyahat yapmasına sebep olmuştur.Hatta bazı Nietzsche yorumcuları, özellikle de psikoloji ile ilgili olanlar, Nietzsche’nin sağlık durumunun kötü olması ve onun her zaman güce ihtiyaç duymasıyla felsefesi arasında çok yakın bir ilişki bulunduğu kanaatindedirler. Özellikle güç isteme doktrini bu çeşit psikolojik tahlillere tabi tutulmaktadır.1879’da hastalığı artan Nietzsche kürsüsünü terk etmek zorunda kalır.Malulen emekli edilen filozof bundan sonraki yaşantısı oldukça sıkıntılı bir şekilde ve çoğunlukla da seyahat ederek geçirmiştir.1889’da delirmiş, ve nihayet 1900’de Weimar’da annesi ve kız kardeşinin yanında ölmüştür.

_________________
ImageMEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.Image
Annelerin ninnilerinden,spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,anlamak gideni ve gelmekte olanı. ...



Image

Aslan Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıOnuR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM

OnuR
Yönetici
Yönetici


Yaş: 26
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 1641

turkey.gif
İletiTarih: Cum 29 Eyl, 2006 21:35  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

NIETZSCHE ve NİHİLİZM


Putların Alacakaranlığı’ndaki, “Gerçek dünya sonunda nasıl mit oldu?” başlıklı bölümünde Nietzsche, Batı metafizik düşünce geleneğini, her biri Platonculuğun değişik şekil ya da versiyonları olan altı döneme ayırmak ve en önemli çalışması olan Böyle Buyurdu Zerdüşt’ü de bu geleneğin dışında tutmak suretiyle, kendisini ve çalışmalarını söz konusu geleneğin dışında konumlandırır. Buna göre, Platonculuk, Platonculuğun değişik bir formu olan Hıristiyanlık, Kant’ın eleştirel felsefesi, pozitivizm ve Schopenhauer’un irade felsefesi, Batı metafizik düşünce geleneğinin insanlığı nihilizme taşıyan değişik formlarından ibarettir. Nietzsche’ye göre içinde bulunulan modern dönem ise, bu geleneğin en radikal bir şekle büründüğü ve içinde barındırdığı nihilizmin açığa çıktığı bir dönemi temsil etmektedir.

İşte bu noktadan hareketle, o, nihilizme yönelik anlama çabalarının hareket noktası olarak sadece onun semptomlarını almanın, nihilizmi anlama çabalarını eksik kılacağını ve nihilizmi anlamaya yönelik herhangi bir teşebbüsün onun kökenlerine yönelik jeneolojik bir soruşturmayı da gerekli kıldığını söyler. O nihilizmin kaynağına yönelik yapmış olduğu jeneolojik çalışmasında, “Olduğumuz hale nasıl geldik?” sorusunun cevabı olarak, Sokratik rasyonalizmi ve Hıristiyan ahlak ideallerini gösterir. Bir yandan Sokrates’ten bu yana Batı metafizik geleneği, değişmenin arkasında değişmeyen bir töz arayışıyla, diğer yandan ise Hıristiyanlık ruhsal bir arınma ve öte dünya tasavvuru ile oluşun ve bedenin değerini düşürmüş, Nietzsche’nin deyişiyle “en yüksek değerlerin kendi kendilerini değersizleştirmesi” anlamında nihilizme vücut vermiştir. Modern dönemle birlikte ise söz konusu metafizik gelenek, kendisini özne-nesne düalizminde temellendirmiş, bilimsel gelişmelere paralel olarak öznel diye nitelendirdiği gerçeklikten nesnel gerçekliğe geçmenin yollarını aramıştır. Bu açıdan bakıldığında, modern düşüncenin epistemolojik temelinde bir yandan rasyonalizm, diğer yandansa empirizm bulunmaktadır.

Rasyonalizme göre, insanın bilgisinin temelinde düşünen öznenin, akledilebilir dış dünya ile girmiş olduğu ilişki yer almaktadır. Descartes’in “düşünüyorum öyleyse varım” sözüyle karakterize edilebilecek rasyonalist yaklaşım, Nietzsche’ye göre merkeze düşünen bir özneyi (ruhu) almasından dolayı, oluş karşıtı bir kisveye bürünmüş ve yaşamı bir bütün olarak karşısına almıştır. Oysa Nietzsche, özne-nesne ayırımının temelinde insanın gramere olan bağlılığını görmektedir. Dilbilimdeki fiil kavramı insanlığı, eyleyen ile eylemin birbirinden ayrı olduğu sanısına sevk etmiş ve bu sanı zamanla a priori bir hakikat hüviyeti kazanmıştır. Fakat Nietzsche’ye göre, ne insandan ve onun değerlemelerinden bağımsız akledilir bir gerçeklik, ne de o gerçekliği dışardan gözlemleyip, akledebilen bir özne söz konusudur. Oluş içerisinde dış dünya diye nitelendirilen her şey aslında bir yorumdan ibaret olup, gerçekte insanın yaratıcı kimliğiyle bir anlam kazanır.

Arthur Danto-Nietzsche
Hayatı, Eserleri ve Felsefesi

_________________
ImageMEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.Image
Annelerin ninnilerinden,spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,anlamak gideni ve gelmekte olanı. ...



Image

Aslan Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıOnuR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
OnuR
Yönetici
Yönetici


Yaş: 26
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 1641

turkey.gif
İletiTarih: Cum 29 Eyl, 2006 21:38  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Seçilmiş Düşünceler


Doğruluk

Bana: “Haydi öyle olsun! Seni deneyeyim bir”, demek olanağı veren her kuşkuyu överim. Fakat deneye izin vermeyen hiçbir sorunun lafı edilmesine de dayanamam. Benim “ doğruluğumun” sınırları bunlardır işte: Ondan ötesi için yiğitlik sökmez artık.

Başkalarının hakkımızda bildikleri

Kendi hakkımızda bildiklerimiz belleğimizin hatırda tuttukları, yaşantımızın mutluluğu için sanıldığından daha az kesindir. Bir gün gelir, bu yaşantıda başkalarının hakkımızda bildikleri ( ya da bildiklerini sandıkları) şeyler çıkıverir ortaya; o zaman onların fikirlerinin daha güçlü olduklarını fark ederiz, insan adının kötüye çıkmasından ise bildiklerinin yanlış çıkmasına daha kolay katlanır.

Ayrı duranlar

Parlamentarizm, yani beş tane politik düşünce arasından birini seçmek için verilen resmi izin, bağımsız ve kişisel görünmekten çok hoşlanan bir sürü insanın özellikle hoşuna gider.Fakat aslında sürüye tek bir düşünceyi zorla kabul ettirmek ya da beş tanesi arasında seçim yapmasına izin vermek o kadar önemli değildir; bu beş düşünceden hiçbirini paylaşmayan ve herkesten ayrı duran kişi, bütün sürüyü aleyhine çevirir her zaman.

Bir savunucu aleyhinde

Bir davaya zarar vermenin en kalleşçe yöntemi bunu, bile bile kötü nedenler ileri sürerek savunmaktır.

Alkış

İnsan gürültü yapmadan alkışlayamaz, hatta kendini bile.

Neye inanırsın?

Şuna: Her şeyi yeniden teraziye vurmalı.

En insancıl davranış nedir?

Birisinin utanmasını önlemek.


Gurura karşı
Çok şişinme: Ufak bir iğne patlatıverir seni.

Okuyucuma

Sağlam çeneyle sağlam mide: İşte benim istediğim. Kitabımı hazmedince benimle anlaşacaksın muhakkak.

Güçbeğenir

“Canının istediği gibi seç” deselerdi cennetin tam ortasında küçük bir yer seçerdim: Ama yer, kapısında olsaydı daha iyi olurdu.

Bencillik

Bencillik, duyguların perspektif yasasıdır: Buna göre en yakın nesneler en büyük ve en ağırlarıdır, uzaktakilerin ise ağırlıkları ve boyları küçülür.

Zerdüşt
Doğrusu şu ki, insan kirli bir nehirdir. Kirli bir nehiri kirlenmeden içine alabilmek için bir deniz olmak gerek. Görüyorsunuz, insandan üstün olmayı öğretiyorum size: Üstün insan bu denizdir; sizin büyük aşağısamanız onda yok olabilir.

Ne yazık, insanın artık dünyaya yıldız getiremeyeceği zamanlar yaklaştı. Ne yazık, insanların en aşağılığının, kendini aşağısamasını artık bilemeyenin görüleceği zamanlar yaklaştı.

Ne mutlu uykusu olanlara, hemen uyuyacaklar çünkü.

Bir gün Şeytan şöyle dedi bana: “ Tanrı’nın da cehennemi var: İnsanlara beslediği sevgidir bu”.
Geçende de söyle dediğini duydum onun: “Tanrı öldü; insanlara olan merhametinden öldü Tanrı”.

Toplum

Bulanık suda balık avlayanla derinliklerden feyiz alanları halk kolaylıkla bir tutar.

Her ulusun kendine öz iki yüzlülükleri vardır: Erdemleri, der bunlara o. İnsan kendi en iyi yanını bilmez, bilemez.

Bir barbarlık dönemi başlıyor; bilimler de ona hizmet edecekler.

İnsan

Sonuçlar karşısında korkaklık: Çağcıl bir kusur.

Ne denli yükselirsek, uçmak bilmeyenlere o denli küçük görünürüz.

Tutkulu insanlar, başkalarının ne düşündüklerini az düşünürler: Durumları onları hiçliğin üzerine yükseltir.

Bir inancı sırf adettir diye kabullenmeye namussuzluk, korkaklık, tembellik denir. Şu halde namussuzluk, korkaklık, tembellik ahlakın önsel’i olsalar gerek.

Her erdemde budalalık eğilimi, her budalalıkta erdem eğilimi vardır. Rusya’da “evliya gibi aptal” derler. Yaşam, sıkılmaya vakit kalmayacak kadar, çok kısa değil midir? Hiç değilse insan cennetteki, sonsuz mutluluğuna inanmalı ki.....

Kadını kadının içinde özgürlüğe kavuşturmalı!

Kadının nasıl bir nimet olduğunu tüm derinliği ile hissetmek gereklidir.

Düşünce

“Bilgi kuramı”ndan ibaret kalan felsefe, gerçekte o çağın çekingen bir öğretisinden, bir ılım (itidal) öğretisinden başka şey değildir artık: Kapının eşiğinde duran ve içeriye girme hakkını kendinden esirgeyen bir felsefe – en son kertesine inmiş, bir son, bir can çekişme haline, acınacak hale gelmiş bir felsefedir bu. Şu halde, nasıl olur da böyle bir felsefe....hüküm sürebilir!

Sevgi yüzünden yapılan şey her zaman iyilikle kötülüğün ötesinde yapılır.

İnsanoğlu hiçbir şey istememektense hiçliği istemeyi yeğler.

Güzel, çirkini yendiği anda büyük üslup da doğar.

Büyük bir düşünceyle karşı karşıya olmak dayanılır şey değildir. Bir düşünceyi---bu yüzden ölmelerine meydan vermeksizin—bildirebileceğim insanlar arıyorum, çağırıyorum onları.

“Doğru” diyince bu zihnimde kesinlikle yanlışlığın tersini değil, fakat sadece en esaslı hallerde çeşitli yanlışların birbirlerine oranla durumlarını gösteriyor.

Gizemsel izahlar derin sanılır; doğrusu şu ki, yüzeysel bile değildir onlar.

Kaynak:

Seçilmiş Düşünceler (Denemeler)
Friedrich W. Nietzsche
Türkçesi: Samih Tiryakioğlu
Assos Yayınları

_________________
ImageMEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.Image
Annelerin ninnilerinden,spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,anlamak gideni ve gelmekte olanı. ...



Image

Aslan Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıOnuR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
İletileri göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel İletilerSonraki başlık »

Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız
Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz
Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
Bu foruma eklenti gönderemezsiniz
Bu forumdan eklenti indiremezsiniz


Tüm saatler GMT +2 Saat
phpBB2 Plus Türkçe Çeviri: canver.net

Pano Güvenliği
[ Zaman: 0.9474s ][ Sorgular: 20 (0.0389s) ][ GZIP açık - Debug açık ]
Türkiyenin sayaç servisi
internet kitapçınız kitapyurdu.com'dan binlerce kitaba ulaşabilirsiniz.