Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Gaston Bachelard-Ateşin Psikanalizi


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

                  ATEŞ VE SAYGI
                   Prometheus Karmaşası

Ateş ve ısı çok değişik alanlarla açıklama araçları sağlar,çünkü bizim için ölümsüz anıların,yalın   ve kişisel yaşantıların vesilesidir.Bu yüzden ateş herşeyi açıklayabilen ayrıcalıklı olaydır.Yavaşça değişen herşey hayatla açıklanırsa,hızla değişen herşey de ateşle açıklanır.Ateş üstün-canlıdır.Ateş mahremdir.Ateş evrenseldir.Kalbimizde yaşar.Gökyüzünde yaşar.Tözün derinliklerinden çıkıp kendini aşk gibi sunar.Maddenin içine dalıp saklanır,kin ve intikam gibi gizli,görünmez.Bütün olaylar arasında,iki karşıt değerlendirmeyi, iyi ile kötüyü aynı açık sçeiklikle kabul edebilen yalnız odur.Cennet’te parıldar.Cehennem’de yanar.Tatlılık ve işkencedir.Mutfak ve kıyamettir.Ocağın yanında uslu uslu oturan çocuk için hazdır; ama alevleriyle çok yakından oynamak isteyince her türlü itaatsizliği cezalandırır.Huzurdur ve saygıdır.Esirgeyici ve korkunç, iyi ve kötü tanrıdır.Kendisiyle çelişebilir: dolayısıyla evrensel açıklama ilkelerinden biridir.

Bu ilk değer verme olmadan ne en aşikar çelişkileri bile kabul eden yargının hoşgörüsü,ne de en övücü sıfatları kanıtsız toplayan bu çoşku anlaşılırdı.Örneğin 18.yüzyılın sonunda yazan bir hekimin şu satırlarında nasıl bir sevecenlik ve nasıl bir anlamsızlık vardır:”Benim bu ateşten anladığım,sert,parıltılı,irkiltici ve aykırı,sıvıları olduğu gibi besinleri de pişireceği yerde yakan bir sıcaklık değil; fakat yumuşak,ılımlı,balsamlı; ve kanınkine yakın nemle beraber,çeşit çeşit sıvılarla beslenmeye yarayan usarelerin içine işleyen,onları ayıran,hafifleştiren,parçaların kabalığını ve kekreliğini düzelten,nihayet onları tabiatımıza uygun düşecek bir yumuşaklık ve inceliğe getiren ateştir”. Bu satırlarda nesnel anlamı olabilecek ne bir kanıt,ne de bir sıfat var.Ama bizi nasıl da ikna ediyor! Bana öyle geliyor ki hekimin ikna gücüyle ilacın nufüz gücünü kendinde topluyor.Yine de ben bu sayfayı okurken,çocuk yatağımın başucuna gelip endişeli annemi bilgece bir kelimeyle yatıştıran,altın kol saatli,iyi yürekli ve tumturaklı hekimi anımsamadan edemem bu karşı konmaz yakınlaşmayı açıklayabilen beri gelsin.Fakir hanemizde bir kış sabahıydı.Ocakta ateş parıldardı.Bana tolü şurubu verirlerdi.Kaşağı yalardım.O balsamlı sıcaklığın ve sıcak ıtırlı ilaçların zamanları şimdi nerdedir!</em>

<em>Hastalandığım zaman babam ocakta ateş yakardı.Odunları küçük tahtanın üstüne dikmeye,bir avuç yongayı ızgara demirlerinin arasında kaydırmaya çok büyük özen gösterirdi.Bir ateşi yakamamak aptalca becerisizklik olurdu.Asla başkasına havale etmediği bu işte  babamın eşi benzeri olabileceği aklıma gelmezdi.Aslında,onsekiz yaşına gelmeden ateş yaktığımı anımsamıyorum.Ancak tek başıma yaşadığım zaman ocağımın efendisi oldum.Ama babamdan öğrendiğim yanan odunları karıştırma sanatı benim gururum olarak kaldı.Sanırım,sabah ateşini yakamamaktansa felsefe dersini kaçırmayı tercih ederdim.Bilgiçce,araştırmalarla pek meşgul olan saygın bir yazarın,sanki benim için kişisel anılarla dolu şu satırlarını nasıl çoşkun bir gönüldeşlikle okurum:” Birinin evindeyken veya evimde biri varken,şu tertiple defalarca eğlendim:Ateş sönmeye yüz tutardı;kalın bir dumanın içinden,boş yere,bilgiçce,uzun uzun odunları karıştırmak gerekirdi..Sonunda zamanı geçmiş de olsa,ince tahta kömür getirilmeye koşulurdu:çok defa,kara odunlar devrildikten sonra maşaları kapmayı başarırdım,ki bu sabır,cüret ve talih isteyen bir iştir.Hatta bazan,Tıbbın ümitsiz bir hastayı teslim ettiği Üfürükçüler gibi,bir büyücülük göstermek için vaktim bile olurdu,sonra,çok defa hiçbirşeye dokunmadığımı farkettirmeden,birkaç odunu ağız ağza koymakla yetnirdim;sanki birşeyler yapmamı ister gibi bakarlardı;bu arada da odun yığını alev sarardı; o zaman beni biraz barut atmış olmakla suçlar,sonunda da usulen hava akımlarını ayarladığımı kabul ederlerdi:artık kusursuz,sızıcı,ışıyan ışılar soruşturulmayacaktı:”Ducarla,ateşin yayılmasının “ısı dizilerine” uyarak geometrik ilerleme gibi betimlediği hırslı teorik bilgileri ile gündelik hünerlerini bir arada sergileyerek devam eder.Bu temelsiz matematiğe rağmen Ducarla’nın “nesnel” düşüncesnin birinci ilkesi çok açık olup,psikanalizi de hemen şöyledir: korları karşı karşıya getirelim,alev ocağımızı şenlendirecektir.

Belki burada nesnel bilginin psikanalizi için önerdiğimiz yöntemin bir örneği yakalanabilir.Zira görgüsel ve bilimsel bilginin temelinde bilinçdışı değerlerin etkisini bulmak önemlidir.Bu yüzden,hem nesnel ve toplumsal bilgilerden öznel ve kişisel bilgilere doğru,hem tersi yönde durmadan gidip gelen karşılıklı ışığı göstermemiz gerekir.Çocukluk yaşantısının bilimsel deneydeki izleirni göstermek gerekir.Böylece bilimsel zihnin bilinçdışımız olacağı gibi,en çeşitli alanlarda  oluşmuş kanaatlerin merkezine doğru yöneldiğini de  özel bir olayın irdelenmesiyle göreceğiz.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Aslında ateşin doğal bir varlık olmaktan çok toplumsal bir varlık olduğuna belki yeterince işaret edilmemiştir.Bu işaretliliğin haklılığını anlamak için ne ilkel toplumlarda ateşin rolü üstüne değerlendirmeler geliştirmeye,ne de yana durmasının teknik zorlukları üstünde ısrar etmeye ihtiyaç var; uygar bir zihnin yapısını ve eğitimini irdeleyerek pozitif psikoloji yapmak gerekir.Hakikaten,ateşeye saygı öğretilmiş bir saygıdır;doğal bir saygı değildir.Parmağımızı mumun alevinden çektiren refleks bilgimizde bilinçli hiçbir rol oynamaz.Hatta bıkıp usanmadan,bir çeşit düşünmenin reflekse,bilginin en kaba duyuma karışmasının bir örneği olarak sunulduğu temel psikoloji kitaplarında ona bu kadar önem verilmesine şaşılabilir.Gerçekte toplumsal yasaklamalar hepsinden önce gelir.Doğal bilgi nesnel bilgiyi temellendirmek için fazla karanlık,yersiz bir zamansız bir kanıt getirerek ikinci sırada yer alır.Yanma,yani doğal ketlenme,ancak çocuğun gözüne toplumsal yasaklamaları teyid ettirmek suretiyle baba zekasının değerini artırır.Dolayısıyla ateşin çocuk tarafından tanınmasının temelinde doğal olan ile toplumsal olan bir karışım vardır ve toplumsal olan bu karışımda hemen hemen her zaman üstün konumdadır.Yanma ile batma karşılaştırılırsa bu belki daha iyi görünür.İkisi de reflekslere yol açar.Peki neden sivri uçlar ateş gibi saygı ve korku nesnesi değildir? Bu kesinlikle sivri uçlara ilişkin toplumsal yasaklamalar ateşe ilişkin yasaklamalardan daha zayıf olduğu içindir.

Demek ki alev karşısındaki saygının temel nedeni şudur: Çocuk elini ateşe yaklaştırırsa,babası parmaklarının üstüne cetveli indirir.Ateş daha yakmadan vurur.Bu ateş ister alev isterse ısı olsun, ana babaların uyanıklığı değişmez.Bu yüzden ateş önce genel bir yasaklama konusudur;bundan da şu sonuç çıkar: Toplumsal yasaklama ateş hakkındaki  ilk genel bilgimizdir.Ateş hakkında ilk öğrenilen şey ona dokunmamak gerektiğidir.Çocuk büyüdükçe yasaklar manevileşir,cetvelin sesini öfkeli  ses,öfkeli sesin yerini yangın tehlikelerinin anlatılması,gökyüzü ateşi üstüne efsaneler alır.Böylece doğal olay,saf bilgiye hiç yer bırakmayan,karmakarışık ve  müphem toplumsal bilgiler içine sokulur.

Bu durumda,ketlenmeler ilk bakışta toplumsal yasaklamalar olduğuna göre,ateşin kişisel bilgisi sorunu becerikli itaatsizlik sorunu olur.Çocuk da babasından uzakta,babası gibi tapmak ister,küçük bir Prometheus gibi kibrit araklar.Doğru tarlalara koşar,arkadaşlarının yardımıyla bir oyuğun içinde okuldan kaçanlar ocaığını kurar.Şehir çocuğu üç taş arasında yalımlanan bu ateşi hiç bilmez; ne kızarmış yaban eriğini tatmıştır,ne de kızıl korların üstüne konmuş yapış yapış sümüklüböceği.Şehir çocuğu,etkisini sık sık duyduğum bu Prometheus karmaşasından kurtulmuş gibidir.Ateş’in babasının aslında pek zavallıca olan efsanesinin her zaman ilgiyle karşılanmasını bize yalnız bu karmaşa anlatabilir.Yine de bu Prometheus karmaşası ile klasik psikanalizin Odipus karmaşasını birbirine karıştırmakta acele etmemek gerekir.Şüphesiz,ateş üstüne kurulmuş hayaletlerin cinsel yönleri özlelikle belirgindir,ilerde onları da açıklığa kavuşturmaya çalışacağız.Fakat,karmaşaların nasıl birbirine yakın olduğunu sonradan görmek pahasına da olsa,bilinçdışı kanaatlerin bütün renklerini farklı ifadelerle belirtmek daha iyi olur.Öyle ki burada önerdiğimiz nesnel düşüncenin psikanalizin üstünlüklerinden biri,ilkel içgüdülerin cereyan ettiği bölgeye göre daha az derin olan bir bölgenin irdelenmesi olsa gerek, bu bölge arasında yer aldığı için aydınlık düşünce üstünde,bilimsel düşünce üstünde belirleyici etkisi vardır.Bilmek ve üretmek,güçlülük iradesiyle mutlaka ilişki kurmadan,kendi başına nitelenebilir ihtiyaçlardır.insanda gerçek bir anlama iradesi vardır.Pragmatizmin ve Bergsonizmin yaptığı gibi anlama ihtiyacı yararlılık ilkesinin hükmü altına konunca küçümsenmiş olur.Bu yüzden,bizi babalarımız kadar,babalarımızdan da çok,ustalarımız kadar,ustalarımızdan da çok bilmeye iten bütün eğilimleri Prometheus karmaşası adı altında toplamayı öneriyoruz.Zaten atalarımızda ve ustalarımızda hayran olduğumuz zihin düzeyine erişmeyi ancak nesneyi kullanarak,,nesnel bilgimizi yetkinleştirerek  umabiliriz.Daha güçlü içgüdülerle üstünlük kurmak elbette daha çok kişiyi imrendirir,fakat daha az rastlanan zihinlerde psikologlarca irdelenmelidir.Yarar gözetmeyen bir anlama istisna bile olsa,insana özgü bir evrimin ayırt edici niteleiği olmaktan geri kalmaz.Prometheus karmaşası zihin hayatının Odipus karmaşasıdır.

 Gaston Bachelard  ateşe duyulan saygının özünde yatan gerçeği psikanalitik bir yöntemle ortaya çıkarmaya çalışıyor.Öncelikle yazarın ateşin psikanalizi ortaya koyma çabasının övgüye değer olduğunu söylemek gerekir.Pek azımız ateşi doğal bir varlık olmaktan ötede toplumsal bir varlık olarak ele alıp ateşin insan zihnindeki derinlerdeki yerini görmeye çabalamışızdır.Bunu yapmaya kalkarken de meseleyi sığlığından değil de köklerinden  kavrayabilmek kutsal bir uğraşı beraberinde getirir.

Kaynak: ATEŞİN PSİKANALİZİ-GASTON BACHELARD BAGLAM YAY

sevgiadasi.com(alıntı kurallarına özen gösteriniz)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Gaston Bachelard-Ateşin Psikanalizi ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
31 Ekim 2009 Saat : 11:45

Gaston Bachelard-Ateşin Psikanalizi Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik