Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Goethe’nin Faust’undan Alıntılar


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

Lanet olsun, ruhun kendisine dair beslediği o yüksek düşünceye. 

Lanet olsun, duygularımızı zorlayan görünüşlerin göz alıcılığına, 

Lanet olsun, düşlerimizde bizi aldatan ve bir ömür boyunca da aldatacak olan onur hülyasına. 

Lanet olsun, mal mülk kadın, çocuk,uşak ve hizmetçi biçiminde bizi okşayabilen şeyler.

Lanet olsun, bizi gömüleriyle korkusuz işlere yönelten ve anlamsız eğlenceler için altımıza yatak seren servete. 

Lanet olsun, üzümlerde ki iksire. 

Lanet olsun, aşkın o en yüce hazzına. 

Lanet olsun ümide, lanet olsun imana ve lanet olsun,her şeyden önce sabra… 

Lanet! 

                                     bu olanlardan sonra artık nelerden vazgeçmeliyim? o arzuya boyun eğmeli  miyim?

 

Bunları bana kim  öğretebilir? Ah … Bizim eylemlerimiz de yaşadığımız büyük acılar gibi

hayatımızın yürüyüşüne engel oluyorlar.

    

       Zekamızın tadabilece en büyük zevke , daima bir yabancı madde zarar vererek engel olmaya çalışıyor.

        

       Bu dünyanın iyilikleriyle karşılaştığımızda bile onu, yalan ve şüpheli sanıyoruz.

Bize canlılık kazandıran duygularımız dünyanınn karmaşası içinde kaybolup gidiyor.

    Hayal büyük bir ümitle sonsuzluğa  doğru açıldığı vakit  bütün mutluluklar, zamanın önemli sorunları içinde birbiri ardından söndükçe ona küçük bir saha bile yeterli geliyor.

      

          Üzüntü ,her insanın kalbinin ta derinliklerine yerleşiyor ve orada gizli ızdıraplar oluşturuyor.

O, hayatın  akışı içinde sürekli yeni maskeler takınarak bazen kadın, çoçuk , mal ve mülk ,bazen

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

ateş ,su ,hançerve zehir şeklinde görünüyor.

  Senin de , kendine dokunmayan bu sorunlar karşısında ve hiçbir vakit kaybetmediğin şeyler için bile sürekli üzülüp ağlaman gerekiyor.

  

         Ben , tanrılara benzemediğmi güçlü bir şekilde hissediyorum.Ben ancak ve ancak

  toprağı eşerek  beslenen ve yolcunun ayakları altında mahvolup  giden bir solucana benzerim.

     Beni, bulunduğum yere hapseden , bu yüksek  duvarı bana daraltan , toz toprak değil midir?

 

Beni sıkıp rahatsız eden şu tahtakurusu yuvasındaki binlerce eski ve işe yaramaz  eşya değil mi?

     Demek aradığımı burada bulacağım!

     İnsanların dünyanın her yerinde dert çektiklerini ve ancak sınırlı sayıda insanın mutlu olduğunu kendim yaşayarak değil de , binlerce kitap okuyarak mı  öğreneceğim?

  

 Ey  boş kafa tası , karşımda niye öyle sırıtıyorsun? yoksa senin beynininde aynen benim ki gibi, bir zamanlar , günün aydınlığını aradığını ama akşam karanlığında, yine aynı heves içinde olmakla birlikte yolunu sapıttığını mı söylemek istiyorsun?

 

  Ey tekerlekli ,dişli ve pistonlu aletler ! sanki sizde benimlr alay ediyorsunuz ! Oysa önümdeki kapıyı  açaçak anahtarlar olmalı idiniz. Ama dişleriniz tam olduğu halde bir türlü o kapıyı açamıyorsunuz!

                   

          Gün ışığında  bile esrarını koruyan tabiat sırlarını vermiyor. 



Goethe-Faust

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Goethe’nin Faust’undan Alıntılar ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
8 Ocak 2012 Saat : 9:44

Goethe’nin Faust’undan Alıntılar Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik