Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Hikayenin Başlangıç Kahramanı ve hüzünlü hikaye


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

Hikayenin başlangıç kahramanı Küçük bir kız. 5 yaşındaydı,tek merakı oyun oynamaktı. Yaramaz mı yaramaz afacan mı afacandı. Yaz aylarını köyde dedesi ve ninesiyle beraber geçiyordu. Dedesi yaramazlıklarına kızıyor ve onu hep azarlıyordu.Hiç geçinemiyorlardı bu yüzden.Oysa annesinin demesine göre dedesi onu çok seviyordu. O yaz akşamı gün içinde yaptığı yaramazlıklardan iyice yorulmuş olacak ki erkenden uyuya kalmıştı.Gece geç bir vakitte bağrışma ve ağlama sesleriyle uyandı.Nedenini bilmeden ağlamaya başladı.Annesi geldi o an yanına susmasını ve uyumasını söyledi.Başını odanın kapısından uzattığında dedesini gördü.Dedem niye yerde yatıyor diye sordu.Deden öldü yavrum dedi annesi.Öldü ne demek dedi küçük kız.Artık deden olmayacak cevabını aldı annesinden.O anda garip bir mutluluk hissetti küçük kız.Artık dedesi olmayacağına göre yaramazlıklarını rahatça yapabilecek ve kimse onu azarlamayacaktı. Bu çok güzel bir haberdi.Küçük kızın babası annesinin dediği kadarıyla hem ona hem de diğer 3 kardeşine bakabilmek için sürekli çalışmak zorundaydı.Müfettiş miydi öyle bir şey işte.Sürekli gezip duruyordu. Yıl içinde en fazla 4-5 kez gelebiliyordu eve.Annesi küçük kıza sabah babasının geleceğini söylediğinde dünyalar onun oldu.Hem dedesi gitmişti, hem de babası zamanından önce geliyordu. Bu öldü denilen şey çok güzel bir şeymiş diye düşündü. Hemencecik sabah olması için Allah?ına dualar etti ve uyudu.Sabah erkenden uyanıp babasını beklemeye başladı. Dışarıda yeşil bir jeep belirdiğinde babasının geldiğini anladı ve koşarak dışarı çıktı.Babacığım diye bağırıyordu.Babası onu görmemişti bile, ağlayarak geçmişti yanından.Küçük kız hiç anlamadı olanları.Usulca babasını takip etti.Babası,yerde yatan dedesinin üzerine yığılıp ağlamaya başladığında çok korkmuştu.Çünkü babasını ilk kez böyle görüyordu.Annesinin kucağında olanları anlamaya çalıştı.Aradan yıllar geçti.Babası artık emekli olmuştu. Kardeşlerinden biri doktor, diğer ikisi eczacıydı.Kendiside mühendis çıkmıştı. Uzun zamandır hayatında okulda tanıştığı ve aşık olduğu bir genç vardı.Çok mutluydu.Bütün senenin yorgunluğunu atmak için her yaz Olimposa giderlerdi. Oradaki dağların, tepelerin, dili olsa da anlatsa size aşklarını.Aşkı, evlenme teklif ettiğinde dünyalar onun olmuştu.Hemen ailesine durumu anlattı.Ancak hiç beklemediği bir tepki ile karşılaştı. Ailesi aşık olduğu adamı istemiyordu. Kürtmüş,aleviymiş gibi önemsiz sebepler sıraladı annesi ona.İkna etme çabaları hiçbir işe yaramadı.Aşkının kalbini kırmamak için uzun süre anlatamadı olanları.Evliliğin çok da gerekli olmadığını kendisinin onunla bu şekilde de mutlu olduğunu söyleyip durdu. Aşkı ona hep bebeğim diyordu ve onu hiçbir şey için zorlamıyordu.Oda böyle mutluydu.Aynı evi paylaşıyorlardı artık.Bu şekilde 4 yıl geçti. Aşklarında hiç azalma olmadı.Artık evliliği düşünmüyorlardı bile.Böyle çok mutluydu onlar.Ailesi ile yaşadıklarını bilen tek kişi ona kardeşten bile yakın olan ve hayatının sonuna kadar hep böyle olacağını bildiği can dostuydu. Can dostunun bir bebek dünyaya getireceğini öğrendiğinde en az onun kadar sevindiğinden emindi.Ama o anda kendi hayatında bunun mümkün olamayacağını düşündü. Aynı evi paylaştığı adamdan evlilik dışı çocuk sahibi nasıl olabilirdi.Herkes ne düşünürdü sonra.Zaten bunu aşkı da istemezdi.Ne pahasına olursa olsun aşkı ile evlenmeye karar verdi.Birkaç ay sonra düğünü oldu.Mutlukları görülmeye değerdi.Ama ne yaptıysa ne ettiyse annesine bir türlü aşkını sevdiremedi. Artık bunu önemsememeyi öğrenmişti. Şimdi tek isteği kocasına onun çok istediği erkek evladı verebilmekti. İş yerinde çok yorgun olduğu bir anda telefonu çaldı. Aşkıydı arayan,iş çıkışı onu alacak güzel bir yemek ardından da konsere götürecekti.Tüm yorgunluğu bir anda uçup gitti.Aynı küçükken yaptığı gibi zamanın çabucak geçmesi ve biran önce akşam olması için Allaha dualar etti. Duaları kabul oldu. Akşam olmuştu artık. Aşkının gelmiş olduğunu düşünerek dışarı çıktı.Yolun karşısında onu görmüştü.Gözleri ışıl ışıldı.Onu ne kadar çok sevdiği aklına geldi birden.Birbirlerine el salladılar.Sonra… ?Aşkım dur? diye bir çığlık patladı ve sanki bir anda bütün İstanbul?u sardı. Koşarak aşkının yanına geldi.Yere oturdu.Aşkının gür saçlı başını avuçlarının arasına aldı.Avuçları kanla dolmuştu.Aşkının bedeni titriyor manasız gözlerle bebeğine bakıyordu. Bundan sonra ilk hatırladığı bilmediği bir arabanın içinde aşkının kanlı bedenine sarılmış hastane hastane dolaştığıydı.Birden doktor kardeşini ve can dostunu aramayı akıl etti.Kuş misali ikisi de bitiverdi yanında.Ona hiçbir şey söylemeden kanlı bedeni kucağından alıp götürdüler. Uyandığında 6 saat geçmişti.Aşkım nerede diye sorduğunda,öldü dediler. Artık ?öldü? denen şeyin ne olduğunu iyi biliyordu.Zaman sonra Olimposa aşkı olmadan gitti.Onunla gezdiği yerleri tek başına gezdi.Güneşin batışını tek başına izledi ve içinden dedi ki "Olimpos?da sen yanımda olmasan da güneş aynı güzellikte batıyor aşkım"

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Hikayenin Başlangıç Kahramanı ve hüzünlü hikaye ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
16 Şubat 2012 Saat : 1:01

Hikayenin Başlangıç Kahramanı ve hüzünlü hikaye Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik