• Portal •  •Araştır(YENİ)  •  •Radyo  •  •Sohbet  • Pano Kılavuzu •  Albüm  •  Arama  •  Site Yönetimi  •  Üye Listesi  •  İstatistik  •  Seçenekler Gruplar
Hesap Aç  •  Hesabınız  •  Kişisel İletiler  •  Oturum Aç
Takvim 


Google
 
Sonraki başlık »
« Önceki başlık

Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel İletilerSonraki başlık »
Yazar İleti
OnuR
Yönetici
Yönetici


Yaş: 26
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 1641

turkey.gif
İletiTarih: Pts 06 Kas, 2006 04:32  İleti konusu:  Bülent Ecevit Hayata Gözlerini Yumdu Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Bülent Ecevit Hayata Gözlerini Yumdu



Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nde tedavisinin 172. gününde yaşamını yitirdi.

Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nden (GATA) yapılan açıklamada, Bülent Ecevit’in 5 Kasım 2006 günü saat 22.40’da dolaşım ve solunum yetmezliği sonucu yaşamını yitirdiği belirtildi.


Türk siyasetinde Karaoğlan olarak tanınan Bülent Ecevit 28 Mayıs 1925’te İstanbul’da doğdu.
1944 yılında İstanbul Amerikan Koleji’ni bitirdi. 1944’te çalışma yaşamına girdikten sonra, işten ayırabildiği zamanlarda Ankara Üniversitesi’nde İngiliz dil ve edebiyatı, Londra Üniversitesi’nde ise Sanskrit, Bengalce, sanat tarihi bölümlerine devam etti. 1957’de de ABD’de Harvard Üniversitesi’nde sekiz ay incelemelerde bulundu.
Image


1944’te Ankara’da Basın-Yayın Genel Müdürlüğü’ne İngilizce çevirmeni olarak girdi. Bir tiyatro oyununun sahnelenmesi sırasında başlayan Rahşan Aral’la olan aşkları, 1946’da evlilikle sonuçlandı. 1946-50 arasında Londra’da Türk Basın Ateşeliği’nde çalıştı. 1950-60 arasında ‘Ulus’ gazetesinde, ve ‘Ulus’un kapatıldığı yıllarda ‘Yeni Ulus’ ve ‘Halkçı’ gazetelerinde, yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD”de, Kuzey Carolina’da yayınlanan ‘Winston-Salem’ Journal’ gazetesinde konuk gazeteci olarak görev yaptı.


CHP’NİN GENÇ YILDIZIYDI 1965’de “Milliyet” gazetesinde günlük yazılar yazdı. 1950’lerde “Forum” dergisinin yazı işleri kadrosunda yer aldı. 1972’de aylık “Özgür İnsan”, 1981’de haftalık “Arayış”, 1988’de aylık “Güvercin” dergilerini çıkarttı. 1957-1980 arasında, önce Ankara, sonra Zonguldak’tan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Milletvekili oldu. 1960-61’de Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1961-65 yılları arasında Çalışma Bakanlığı yaptı. 1966’da, CHP Genel Sekreterliğine getirildi. 1971’de Partisinin askeri yönetimce oluşturulan hükümete katkıda bulunmasına karşı çıkarak bu görevinden ayrıldı.

MAVİ GÖMLEĞİYLE MEYDANLARDA

1972 Mayısında CHP Genel Başkanlığına seçildi. 1974 yılında kurulan CHP-MSP koalisyonunun başbakanı oldu. Bu dönemde Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleşti.
1977’de bir azınlık hükümeti kurdu fakat güvenoyu alamadı. 1978’de, Partisinin TBMM’de çoğunluğu bulunmamakla beraber, bazı bağımsız üyelerin ve küçük partilerin katkısıyla bir hükümet kurdu. Bu Başbakanlık dönemi 21 ay sürdü. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra, askeri yönetime karşı çıkışları nedeniyle üç kez hapse mahkum oldu.



DSP YILLARI

Bülent Ecevit, yasaklı döneminde, eşi Rahşan Ecevit başkanlığında kurulan Demokratik Sol Partinin kuruluşuna katkıda bulundu. 1987’deki halkoylamasıyla, siyasal haklarına yeniden kavuşunca, DSP Genel Başkanlığına Bülent Ecevit seçildi. Kısa bir süre sonra yapılan genel seçimlerde Partisi iyi sonuç alamayınca bu görevden ayrıldı. Fakat 1989 başlarında, yerel yönetim seçimlerinin yaklaştığı bir sırada Genel Başkanlık boşalınca toplanan Olağanüstü Kurultay’da yeniden Genel Başkan seçildi. 1991 seçimlerinde de Zonguldak’tan milletvekili seçildi.


28 Şubat sürecinden sonra oluşan siyasal kaosta azınlık hükümeti kurma görevi verildi ve 70 milletvekili ile başbakan oldu. Bölücü PKK terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan da bu dönemde yakalandı. 18 Nisan 1999 yılında yapılan genel seçimlerde DSP birinci parti olarak, MHP ve ANAP ile ortak hükümet kurdu ve Ecevit bu hükümetin başbakanı oldu. Türkiye Ecevit’in başbakanlığı döneminde idam cezasını kaldırdı.
Ecevit bu dönemde sık sık sağlık sorunları yaşadı. DSP Genel Başkanlığı’nı Zeki Sezer’e bırakan Ecevit, partinin onursal başkanlığını yürütüyordu.

ŞAİR BAŞBAKAN

Şiir ve siyasi nitelikte kitapları yayımlanan Ecevit, T.S.Eliot, Ezra Pound ve Tagore gibi yazarların kitaplarını Türkçe’ye çevirdi.

Ecevit’in şiirleri Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Sovyetler Birliği, Romanya, Yugoslavya, Danimarka ve İsveç’te de yayınlandı. Ecevit’in ilk şiirleri Yücel, Varlık, Forum ve Gökbörü dergilerinde yayınlandı. İnanılması güç bir olayı; Tagore’un çevirisini ise tam 16 yaşındayken yapmıştı.



ECEVİT VE DARBELER

Bülent Ecevit, siyasi yaşamında inişler-çıkışlar gördü. Siyasi yenilgiler ve zaferlerin yanısıra üç kez de askeri darbeyle karşılaştı. 12 Eylül darbesinden sonra gözetim altına alındı, yargılandı. Eskiden çevresinde olan pek çok insan kendisini terketmişken, o tek başına demokrasi mücadelesi verdi.

ECEVİT VE İŞÇİLER

Bülent Ecevit işçi haklarına önem veren bir siyasetçi olarak öne çıktı. Sendikalar, grev ve toplu sözleşme konuları sürekli gündeminde oldu. İşçi haklarına ilgisi nedeniyle, Zonguldak’taki maden işçileri Ecevit’i kendi illerinden milletvekili olmaya davet etti. Ecevit bu davete uydu ve ilk kez Zonguldak’tan milletvekili seçildi. Grevin yasal bir hak olması da Ecevit’in çalışma bakanlığı döneminde gerçekleşti.



ECEVİT VE KARAOĞLAN

Bülent Ecevit, kişisel popülaritesi en yüksek politikacılardan biriydi. Politikadaki ilk yıllarında çizdiği portreyle diğer siyasetçilerden farklıydı. Bu nedenle, CHP’lilik, “Ecevitçilik” haline geldi, 1970’li yıllarda “Ak günlere” sloganı yeri göğü inletti. Kıbrıs Barış Harekatı’yla zirveye çıkan Ecevit sempatisi, beraberinde ‘Karaoğlan’ lakabını da getirdi.



BÜLENT VE RAHŞAN ECEVİT
Robert Kolej’de öğrenciyken tesadüfen aynı piyeste oynadılar.
Bülent Ecevit ile Rahşan Hanım bir piyeste tanışmış ve hayat arkadaşlıkları ömür boyu sürmüştü.

Bu piyesle başlayan sıcaklık, Gümüşsuyu’ndan Dolmabahçe’ye giderken yapılan bir evlilik teklifiyle uzun süren bir beraberliğin başlangıcı oldu. Bülent Ecevit ve Rahşan Ecevit, şiir ve edebiyatla geçecek bir hayat umuyorlardı. Siyaset, onlara iniş ve çıkışlarla dolu bir hayat sundu. Ancak hiçbir şey birbirlerine duydukları sevgiyi etkilemedi.




ECEVİT VE TEVAZU
Siyasi kavgalar, suikast girişimleri, askeri darbeler yaşadı, gözaltına alındı. Acımasız eleştirilere hedef oldu. Ancak, bunların hiçbiri Ecevit’i mutevazı kişiliğinden ve nezaketinden vazgeçirmedi. Tevazusu ve nezaketi ilişkilerinde her zaman belirleyici oldu.

ECEVİT VE GAZETECİLİK

Bülent Ecevit, siyasete atılmadan önce ve siyaset dışı bırakıldığı dönemlerde gazetecilik yaptı. Gazeteci kimliğini çok benimsedi. Resmi biyografisinde, mesleği gazeteci olarak gösterildi. Siyasete zorunlu olarak veya kendi isteğiyle ara verdiği dönemlerde çeşitli gazetelerde köşe yazıları ve röportajları yayımlandı.

kaynak:Ntvmsnbc

_________________
ImageMEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.Image
Annelerin ninnilerinden,spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,anlamak gideni ve gelmekte olanı. ...



Image



En son OnuR tarafından Pts 06 Kas, 2006 05:13 tarihinde değiştirildi, toplamda 3 kere değiştirildi.
Aslan Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıOnuR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM

OnuR
Yönetici
Yönetici


Yaş: 26
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 1641

turkey.gif
İletiTarih: Pts 06 Kas, 2006 04:57  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Kendisinin siyasi görüşlerini paylaşmayabiliriz.Hatta 80 öncesi Ecevitle 80 sonrası Ecevit arasında ciddi farklar olduğunu da söylebiliriz.İster görüşlerine karşı olalım ister benimsemiş olalım sevelim ya da sevmeylim Türk siyasetine damgasını vurmuş Karaoğlan hakkında taraflı tarafsız herkesin aklına ilk gelen dürüstlük sadelik tevazu ve nezaket olmuştur.

Bildiğimiz klasik siyasetçi profilinden uzaktır Ecevit.O ne bir ümmetin ne bir hiyerarşinin lideri ne de siyasi islamın ya da köylerin bağrından kopmuş bir siyasetçi portresidir.O diğer tüm siyasetçilerden farklı olarak akışkab düzgün İstanbul Türkçesiyle konuşan Nazik kibar bir beyfendidir.Buna rağmen halkla aynı dili konuşmayı başarabilmiştir.

Aynı zamanda Bülent Ecevit yaşamını sanata vermiş bir şair bir siyaset filozofu bir düşünürdür.

İşte yazdığı şiirlerinden Örnekler:

Henüz 15 yaşındayken yazdığı Robot şiiri:

Ellerim dallar gibi açılır bazen Allah'a,
ki Allah'tır veren bu güçsüz ellerimi benim
senin, ellerimden güçlü ellerin ki, ben verdim.
onlar kapalıdır Allah'a...
bir parça demirden ibaretsin allah'a göre,
korkma günahların için
ben yüklenip günahlarını senin
görülmemiş bir ağırlık vereceğim göksel terazilere
Allah Allah olduğu için yarattı beni;
ben Allah olamıyorum ne kadar yaratsam...

Çanakkale

"Söyle Arkadaşım" dedi Anadolulu Mehmet
yanıbaşındaki Anzak erine
"nereden kopup gelmişsin,
neden çökmüş bu mahsunluk üzerine?"

"DÜNYANIN ÖBÜR UCUNDAN" dedi gencecik Anzak
"Öyle yazmışlar mezar taşıma.
doğduğum yerler öylesine uzak,
örtündüğüm topraksa gurbet bana."
"Dert edinme arkadaşım"dedi Mehmet
"değil mi ki bizlerle birleşti kaderin,
değil mi ki yurdumuzun koynundasın ilelebet,
sende artık bizdensin,
sende bencileyin bir Mehmet"

Çanakkale'de toprağının
üstü cennet altı mezar
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.

"ya sen dedi Mehmet
oyun çağındaki İngiliz erine,
"yaşın ne senin kardeş
böylesine erken buralarda işin ne?"
"yaşım sonsuza dek onbeş"
dedi ufak tefek İngiliz eri.
"köyümde askercilik oynar
coştururdum trampetimle bizimkileri
derken kendimi cephede buldum
oyun muydu, gerçek miydi anlamadan,
bir sahici kurşunla vuruldum.
Sustu boynumdaki trampet,
son verildi böylece oyundan bozma işime
Gelibolu'da bana da bir mezar kazıldı
mezar taşıma ON BEŞİNDE TRAMPETÇİ" yazıldı.
Öyküm de künyem de bundan ibaret."

Yağmur yağıyordu usul usul toprağa
gözyaşları düşerek üstüne sanki
damla damla ağlıyordu uzaktan uzağa
sahibini yitiren bir trampet.

"ya sizler" dedi Mehmet
dünyanın dört kıtasından
mezarlar dolusu erlere,
"hangi rüzgar savurdu sizleri
bu bilmediğiniz yerlere"

kimi İngilizdi, kimi İskoç
kimi Fransızdı, kimi Senegalli
kimi Hintli kimi Nepalli
kimi Avustralya'dan kimi yeni Zelanda'dan Anzak
gemiler dolusu asker
her biri niye geldiğinden habersiz
Gelibolu'nun oya gibi koylarından şizarak
tırmanmışlardı dağa bayıra
siper siper yara gibi yarılan toprak
mezar olmuştu savaş ardından onlara.
Kiminin BURADA YATTIĞI SANILIR
Kiminin ADI BİLİNSE DE MEZARI BİLİNMEZ
kiminin de mezar taşında
on altı on yedi on sekiz yaşında
EBEDİ İSTİRAHATE ÇEKİLDİĞİ yazılı.
Çanakkale topraklarında,
her birinin erken biten yaşam öyküsü
eski yazıtlar gibi taşlara böyle kazılı.
"Anlamaz mıyım" dedi "halinizden kardeşler"
adına yazılı taşı bile olmayan asker
Anadolulu Mehmet
"ben de yüzyıllarca yaban ellerde
neyin uğruna bilmeden can vermişim
kendi yurdum uğruna can vermenin tadına
ilk kez Çanakkale'de ermişim.
Uğrunda can verdikce vatandı ancak
ekip biçtiğim padişah mülkü toprak
değil mi ki sizler alamasanız bile
bu topraklar almış sizi sizleri basmış bağrına
sizlere de vatan sayılır artık Çanakkale.

Çanakkale'de toprağının
üstü cennet altı mezar
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.

Bir garip savaştı Çanakkale savaşı
kızıştıkça kızgınlığı dindiren
ara verildikçe ateşe
düşmanı kardeşe
döndüren bir savaştı.
Kıyasıya bir savaştı
ama saygı üreten bir savaş
yaklaştıkça birbirine
karşılıklı siperler
gönüller de yakınlaştı
düştükçe vuruşanlar toprağa
dostlar gibi kaynaştı.

Savaş bitti.
Ölenler kaldı sağlar gitti
köylü köyüne döndü evli evine
kır çiçekleri geldiler akın akın
çekilen askerlerin yerine
yaban gülleri, dağ laleleri, papatyalar,
kilim kilim yayıldılar toprağa.
Siper siper
toprağın savaş yaralarını örttüler
koyunlar koruganları yuva yaptı kendine
kuşlar döndü gökyüzüne kurşunların yerine.
Çiçeğiyle yemişiyle yeşiliyle
silah yerine saban tutan elleriyle
geri aldı savaş alanlarını doğa
can geldi toprağa silindikçe kan izleri.
Yeryüzünde cennet oldu öylece
o cehennem savaş yeri
şimdi Çanakkale Gelibolu
bahçe bahçe, ülke ülke
mezar dolu.

Üstü cennet altı mezar
Çanakkale toprağının
kavga bitmiş mezarlarda
kaynaş olmuş yiten canlar.

Huzur içinde uyusun
vuruştukları toprakta
kavgadan kinden uzakta

Aydaki Adam

aya giden adamlar
kovdular aydaki adamı
aya giden adamların ayak izinden
aydaki adam gelecek yine bir gün
inecek yine geceleyin aydan
aydınlatacak yine uykumu

Elele Büyüttük Sevgiyi

birlikte öğrendik seninle
avucumuzda yüreği çarpan
kuşa sevgiyi
elele duyduk kumsalda denizin
milyon yılda yonttuğu
taşa sevgiyi
tırtılları tanıdık seninle baharda
tırtılken daha sevmeyi öğrendik
sevgiden üreyen kelebeği
toprağı evimiz gibi sevdik seninle
birlikte sevdik kuru toprakta
ev kuran köstebeği
köstebeğinden toprağına taşına
tırtılından kelebeğine kuşuna
elele sevdik bu dünyayı
acısıyla sevinciyle sevdik
yazıyla kışıyla sevdik
köy - köy ülke - ülke
gökler gibi sardı dünyayı
yağmur gibi sızdı dünyaya
dünya kadar oldu sevgimiz
elele büyütüp elele derdik
elele derip insana verdik
verdikçe çoğalan sevgimizi

Pülümür'ün Yaşsız Kadını

Pülümür'ün bir dağ köyünde gördüm onu
Yaşını sordum, bir giz gibi güldü
Kimi seksen dedi köylülerden, kimi yüz
Yüzüne baktım... bir giz gibi güldü
Bir asa vardı elinde
Bir solmuş krallığın
Kadifeden harmanisi üzerinde
Bir Hititliydi o, bir Selçuklu
Bir Ermeniydi, bir Kürttü
Bir Türk...
Yaşını sordum, bir giz gibi güldü
Koluma girdi bir soylu kadınca
Tozlu köy yolunda sürükleyerek eteğini
Beni bir tek gözlü sarayına götürdü
Koy yapısı kulübesinin
Zamanı onda yitirdim ben
Yitik zamanlara onda eriştim
En soylu yoksulluğun toprak döşeli sarayında
Bir taç gibi kondu başıma Türkiyeliğim.

_________________
ImageMEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.Image
Annelerin ninnilerinden,spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,anlamak gideni ve gelmekte olanı. ...



Image

Aslan Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıOnuR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
OnuR
Yönetici
Yönetici


Yaş: 26
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 1641

turkey.gif
İletiTarih: Pts 06 Kas, 2006 05:06  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Ecevit çok zor sinirlenen kibar nazik bir insandı.Sesini yükselttiği çok nadir görülmüştür.İşte bu ender durumun gerçekleştiği bir çok kişi gibi bende de zamanında izler bırakan olay ve kendisinin konuşması

Fp istanbul milletvekili Merve safa Kavakçı'nın türbanlı olarak genel kurul salonuna girmesi üzerine, dsp ve bakanlar kurulu sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler; fp sıralarından alkışlar)

Millî savunma bakanı Hikmet Sami Türk (Trabzon) - sayın başkan, bu üyenin bu kıyafetle mecliste bulunması içtüzüğe aykırıdır; derhal meclisten çıkarılması gerekir; aksi takdirde, tutumunuz hakkında söz istiyorum. (dsp sıralarından "çık dışarı" sesleri, gürültüler)

Başkan - efendim, şimdi, burada içtüzük var. içtüzüğe bakalım, içtüzüğün gereği neyse, onu yapalım. (dsp ve fp sıralarından karşılıklı laf atmalar ve gürültüler)

halil çalık (kocaeli) - çık dışarı!..

Başbakan Bülent Ecevit (istanbul) - sayın başkan, söz istiyorum.

millî savunma bakanı hikmet sami türk (trabzon) - söz istiyorum sayın başkan.

başkan - ne hakkında söz istiyorsunuz?

millî savunma bakanı hikmet sami türk (trabzon) - tutumunuz hakkında söz istiyorum. böyle, bu mecliste bulunması içtüzüğe ve meclis teamüllerine aykırıdır; kendisini salondan çıkarmanız gerekir; aksi takdirde, sizin uygulamanız hakkında söz istiyorum.

başkan - benim burada görevim, içtüzüğün esasıdır. içtüzüğün 56 ncı maddesi, bunun, ancak... (dsp sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

millî eğitim bakanı metin bostancıoğlu (sinop) - birisi sarıkla gelirse, bırakacak mısınız?!.. içtüzükte yazılıdır...

milli savunma bakanı hikmet sami türk (trabzon) - içtüzük, neyin giyileceğini gösteriyor, neyin giyilmeyeceğini göstermiyor.

başkan - içtüzük... içtüzük... (dsp sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

milli eğitim bakanı metin bostancıoğlu (sinop) - mayoyla gelebilir mi, mayoyla?!..

başkan - bana bağırma! bak, ben bağırtıya gelmem; anladın m?!

millî eğitim bakanı metin bostancıoğlu (sinop) - sayın başkanım...

başkan - müsaade ederseniz... hukuku neyse onu teklif ederim. (dsp sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

millî savunma bakanı hikmet sami türk (trabzon) - ya bu üyeyi dışarı çıkarınız ya da sizin tutumunuz hakkında söz istiyorum. usul hakkında...

başkan - elbette ki usul hakkında olacak; yani, usulsüz mü oluyor!.. (dsp sıralarından sıra kapaklarına vurmalar, gürültüler)

5. - başbakan bülent ecevit'in, fp istanbul milletvekili merve safa kavakçı'nın türbanlı olarak genel kurul salonuna girmesi nedeniyle konuşması

başbakan bülent ecevit (istanbul) -bir dakika müsaade edin... burada, bir hükümet başkanı olarak önemli bir konuda söz istiyorum; lütfen bunu dikkate alınız.

millî eğitim bakanı metin bostancıoğlu (sinop) - söz istiyor, söz!.. hükümet başkanı olarak söz istiyor...

başkan - peki, hükümet başkanına söz vereyim.

Başbakan Bülent Ecevit (istanbul) - sayın başkan, değerli milletvekilleri; türkiye'de, hanımların giyim kuşamına... (fp sıralarından gürültüler) türkiye'de, hanımların giyim kuşamına, başörtüsüne, özel yaşamlarında hiç kimse karışmıyor; ancak, burası, hiç kimsenin özel yaşam mekânı değildir; burası, devletin en yüce kurumudur. (dsp sıralarından "bravo" sesleri, alkışlar; fp sıralarından gürültüler) burada görev yapanlar, devletin kurallarına, geleneklerine uymak zorundadırlar.

burası, devlete meydan okunacak yer değildir. (dsp sıralarından "bravo" sesleri, alkışlar; fp sıralarından gürültüler) lütfen, bu hanıma haddini bildiriniz!

_________________
ImageMEVZU BAHİS VATANSA GERİSİ TEFERRUATTIR.Image
Annelerin ninnilerinden,spikerin okuduğu habere kadar,
yürekte, kitapta ve sokakta yenebilmek yalanı, anlamak, sevgilim, o, bir müthiş bahtiyarlık,anlamak gideni ve gelmekte olanı. ...



Image

Aslan Cinsiyet:Bay Köpek ÇevrimdışıOnuR kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Ural
Gezgin
Gezgin


Yaş: 24
Kayıt: 05.07.2006
İleti: 244
Şehir: AH-1W
turkey.gif
İletiTarih: Pts 06 Kas, 2006 17:49  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön


_________________
Vatan toprağı kutsaldır. Kendi kaderine terkedilemez!

M. Kemal Atatürk

Oğlak  Domuz ÇevrimdışıUral kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Ural
Gezgin
Gezgin


Yaş: 24
Kayıt: 05.07.2006
İleti: 244
Şehir: AH-1W
turkey.gif
İletiTarih: Pts 06 Kas, 2006 17:55  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Ecevit deyince Kibris Harekati ve ABD ye cektigi rest geliyor aklima ..

_________________
Vatan toprağı kutsaldır. Kendi kaderine terkedilemez!

M. Kemal Atatürk

Oğlak  Domuz ÇevrimdışıUral kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Pamuk Prenses
Eğitimci
Eğitimci


Yaş: 22
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 2426

turkey.gif
İletiTarih: Pts 06 Kas, 2006 22:27  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön


Benim de aynı şey aklıma gelir, ne olursa olsun düşünmeden rest çektiği anlatılmıştı ve çok takdir etmiştim...
Allah rahmet eylesin, kiminin görüşüne uysa da uymasa da sonuçta bir zamanlar başımızda bulunan,öyle ya da böyle zamanında emeği geçen kişilerden biriydi...

Hakkında bilmediğim şeyleri öğrenme fırsatı bulduğum bir sayfa olmuş... Ellerinize sağlık..


_________________
"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir!..."

Yârin yanağından gayrı her şey ortaktır...





Image

Aslan Cinsiyet:Bayan Kaplan ÇevrimdışıPamuk Prenses kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Pamuk Prenses
Eğitimci
Eğitimci


Yaş: 22
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 2426

turkey.gif
İletiTarih: Sal 07 Kas, 2006 21:40  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön



İlk kez yayınlanan Ecevit belgeleri:


İşte Ecevit'in hayatından kesitler...



12 Eylül günlerinde geçim derdine düşen Bülent Ecevit, Dünya gazetesine yazdığı bir İsmet İnönü yazısı için kendisine gönderilen parayı "İçime sindiremiyorum" diyerek iade etmişti...


Bülent ve Rahşan Ecevit çifti henüz aşklarının o efsunlu ilk yıllarında geleceğe ilişkin düşler kuruyorlardı. Onların düşünde ne zenginlik, ne kariyer, ne de şöhret vardı. Tevazu dolu bir yaşamda, kırlar içindeki bir evde Rahşan Ecevit resim yapacak, Bülent Ecevit de şiir yazacaktı. Ekmeklerini nasıl olsa kazanırlardı. Sanata adanmış bir yaşamda, bir lokma ve bir hırka ile yetineceklerdi. Biri profesör, diğeri milletvekili çocuğuydu. Cumhuriyet aydınlarının yüzünü Batı'ya dönmüş o elit ikliminde siyaseti küçümsüyor, memurluğu akıllarından bile geçirmiyorlardı.


Ancak siyaset bir girdap gibi onları kendine çekti. Bülent Ecevit, Türk siyaset tarihinin en çok konuşulan, en çok tartışılan ve en çok sevilen liderleri arasına ismini yazdırdı.
Ecevit ciddi, kararlı bir devlet adamıydı. Yaşayan en eski politikacıydı. 50 yıllık bir politika deneyiminden süzülen devlet tecrübesi onu adeta devletin kara kutusu haline getirmişti.


"Karaoğlan" belgeselinin hazırlığı sırasında yarım asırlık siyaset hayatında biriktirdiği özel arşivini ilk kez bizimle paylaştı. Bu özel arşiv, Ecevit çiftinin "Kütüphane Ev" diye nitelendirilen ve yaşamlarını sürdürdükleri Or-An'daki evlerinde muhafaza ediliyordu. Ecevit, "Erica" daktilosunu edindiği günden itibaren kişisel notlarını, devlet adamlığı sürecinde kendisine yollanan bilgi notlarını, belgeleri bu arşivde değerlendirmişti. Ecevit'e yollanan mektuplar, "gizli" ya da "çok gizli" mahreçli yazışmalar klasörlerde birikmişti.
Ecevit'in bugüne kadar hiç bilinmeyen bu özel arşivindeki tarihi belgeler bu yazı dizisinde ilk kez kamuoyuna açıklanıyor.


Bu belgelerde kimi zaman 1970'lerin o kargaşa günlerinin izlerini, kimi zaman öfke dolu bir polemiği, kimi zaman da bir ailenin yaşadığı özlemi ve sıkıntı dolu günlerin izlerini okuyacaksınız.
Ecevit şimdi tarihin huzurunda yatıyor.
Biz ise bu dizide siyasetin yarım asırlık çınarını, arşivinde biriktirdiği belgelerle daha yakından tanımayı umuyoruz.

Türk siyasetinde hiçbir lider eşine olan aşkını onun kadar iyi dile getirmedi. Hiçbir lider, aile yaşamlarından taşan sevgiyi, siyasi yaşamından önemli görmedi.

"Bülent Bey" ve "Rahşan Hanım" arasındaki ilişki diğer liderler ve eşlerinden farklıydı. Rahşan Ecevit sadece siyasi yaşamı boyunca değil, Bülent Ecevit'in yaşamının her aşamasında, her anında ve her projesinde onunla birlikte oldu. Kâh lider Ecevit'in eşi olarak kurduğu Köylü Derneği ile siyasi yaşamının bir parçası, kâh yaptığı çevirilerle maddi sıkıntıları paylaşan eşi, kâh yaptığı yemeklerle eşinin cezaevi yaşamını kolaylaştıran aşçı, kâh yasaklı Ecevit'in siyasi yaşamdaki aksiydi.


İkisi de hayat boyu akçeli konulardan uzak durdular. Gösterişsiz, sade bir hayattan yana oldular. Ve ikisi de bu tercihlerinin bedelini, her dar günde ciddi sıkıntılar çekerek ödediler. Bu sıkıntıların bir kısmı mektuplara, anılara yansıdı, bir kısmı özel arşivde unutulmuş birkaç belge olarak kaldı.

Londra'da açlık günleri
Sıkıntıları aslında evlenmelerinden hemen sonra başlamıştı. Ecevit nikâh sonrası Londra Basın Ataşeliği'ne tayin oldu. Ayda 30 sterlin alacaktı. O maaşla ikisinin birden geçinmesi olanaksızdı. Rahşan Ecevit o yoksul günleri şöyle hatırlıyordu;
"Yiyecek kıtlığı vardı. Paramız olmadığı için vesikayla alınacakların tümünü alamazdık. Alabildiğimiz kadarıyla idare ederdik. Bülent kirası ucuz olsun diye şehirden uzak bir yerde yaşıyordu.
Öğlenleri yemeğe gelemezdi. Ben de öğlen yemezdim. Akşam yemeği beraber yiyelim diye, aldığım yiyecek malzemesinin çok küçük bir kısmını kullanırdım."

Yüzüklerini sattılar
Ecevitler Londra'da resmen açlık yaşıyorlardı. Önce nikâh yüzüklerini, sonra saatlerini sattılar. Rahşan Ecevit, ailesine yolladığı bir fotoğrafta öyle zayıf görünüyordu ki, zafiyet endişesiyle ailesi kızlarını Ankara'ya çağırdı. Bir ay yedirip iyice besleyip geri yolladı.
Londra sonrası Ecevit Ulus gazetesinde çalışmaya başladı. Rahşan Hanım Amerikan Haberler Merkezi'nde çalışıyor, tercümeler yaparak eve katkıda bulunuyordu.

2 odalı evlerinde istedikleri gibi mütevazı bir yaşam kurmuşlardı. Rahşan Ecevit'in ailesinin alt katına yerleştiler. Kayınpeder, damadı Bülent'in kira teklifini reddetmiş, maddi sıkıntıları hafiflemişti. Eve giren para ayda 175 liraydı. Bülent Ecevit daha ilk günden evin akçeli konularını eşine bırakmış, para ile ilişkisini asgariye indirmişti.


'Mutfaktaki kaşıkları sattım'

Rahşan Ecevit bir yandan eşinin verdiği demeçlerin izini sürmekle, onun istediği belgeleri bulmakla, ona çamaşır, yemek taşımakla uğraşıyordu. Bir yandan da geçim sıkıntısı nedeniyle evdeki eşyaları satmaya başlamıştı. O günleri şöyle anlatıyordu:
"Bir şeyler satıyordum, yani evde satılabilecek şeyleri satmaya çalışıyordum. Mesela en son hatırlıyorum çay kaşıkları bulmuştum mutfakta gümüş, en son onları satmıştım 6 tane... Gümüş çay kaşığı götürüp onları vermiştim işte ne verdilerse avucuma onunla geçiniyordum. Bülent'e hasretimden geceleri ağlıyordum."
Yine de duruşma günleri yüzünden gülücük eksik olmuyordu. "Asık bir yüzle sana gelmek istemezdim tabii, seni üzerdim başka türlü olsaydı" diyordu.

Ecevit pullarını satışa çıkarıyor

Rahşan Ecevit'in geçinme derdi hapisteki Bülent Ecevit için endişe kaynağıydı. Eşine belli etmeden kadim dostu Mehmet İsvan'a bir mektup yolladı. Yıllardır biriktirdiği pul koleksiyonu satılsa acaba kaç lira ederdi?
Mehmet İsvan'dan 8 Temmuz 1982 tarihinde şu cevap geldi:
"Kardeşim Bülent,
Maalesef, pullar hiç para etmiyor. Türk pulları yaklaşık 4.000, yabancı pullar 10.000 civarında. Bu rakamlardan belki birkaç bin lira fazla alabiliriz, fakat satmaya değecek bir değeri olmadığı anlaşılıyor."

Ecevit: İçime sindiremiyorum

Ecevitler 12 Eylül günlerinde geçim derdine düşmüşlerdi. Birikmiş tasarrufları eriyordu. Kıt kanaat geçindikleri eski dava arkadaşları tarafından biliniyor, ancak hiç kimse parasal bir yardımda bulunmayı teklif etmeye cesaret bile edemiyordu. Bu cesarete sahip olacakların alacakları yanıt belliydi.
İşte bu koşullarda Dünya gazetesinde görev alan partili arkadaşı Orhan Birgit, Ecevit'ten bir yazı istedi. İsmet İnönü'nün ölüm yıldönümüydü. Askeri yönetim, İnönü için Ecevit'ten alınmış bir yazıya itiraz edemezdi. Ecevit yazıyı gazeteye yolladıktan birkaç gün sonra CHP'deki kadim arkadaşından bir mektup aldı. Bu mektuba verilen yanıt, bir siyaset adamının o bıçak sırtı günlerdeki onurlu duruşunu anlatıyordu.


MEKTUPLARDAN...


'O gıdasızlığa hiç kimse dayanamaz Rahşanım'


1982'nin o karanlık günlerinde Ecevitlerin yazışmalarında hüzün vardı:


BÜLENT ECEVİT:

"O yorgunluğa, o uykusuzluğa, o gıdasızlığa, o gerilime kimse dayanamaz Rahşanım. Bunun kimseye yararı da olmaz. Ben cezaevine girmeden önce bana 'Artık koşuşturma' diye çıkıştığını unutma. Kendine de hatırlat. Haydi benim Rahşanım. Toparla kendini. Seni dün gördüğüm hale geleceksen, dünyayı kurtarmak benim işime gelmez. Beceremem de zaten...Sevgilerle"

RAHŞAN:

"Sevgili Bülendim,
Çok güzel şeyler yazmışsın. Seninle dertleşmiş kadar oldum. Zaten sorunum da bu... Beraber olmadığımız için günüm sıkıntılar içinde kalıyor. Sen olmayınca patlayacak gibi oluyorum bazen.. Seni çok seviyorum ve seninle birlikte olmak istiyorum. Ama seni de üzüyorum."

BÜLENT:

"Evren'in Burdur konuşmasının özetini dinledim. Bildiklerini yapmakta çok kararlılar. Nereye baksam, görünürde hiçbir umut yok. Bir aydınlık belirtisi yok. Gelen bayram kartlarından, birkaçındaki mum ışıklarından başka... Sanırım daha çok uğraşmanın bir yararı da yok. İçimizdeki dürtüyü yenebilsek de seninle bundan sonraki yaşamımızı bir adaya dönüştürebilsek. Sevgilerle..."

RAHŞAN:

"Sevgili Bülendim, Benim dürtülerim yok olmadı, ama herhalde hafifledi ki her an bırakabilecek durumda olduğumu hissediyorum. Şu sırada en büyük isteğim, gönlümüzce bir yönetimde 'Adamız'da, her şeyden uzak, yazıyor, çiziyor olmak. Onun için de Allah'ın nereden, ne vereceği belli olmaz. Allah büyüktür diyorum. Seni çok seviyorum. Bekliyorum. Rahşan..."

Gazete alacak para bulamıyordu

Ecevit siyasete girdikten ve CHP Genel Başkanı olduktan sonra özel yaşamlarındaki en önemli değişiklik ilk kez kendilerine ait bir ev için kooperatife girişleri oldu. Or-An sitesinde bir eve girmişler, 2 bin lira taksitle ev sahibi olmuşlardı. Ancak 12 Eylül sonrası yine yalnızlık günleri başladı. Ecevit'in mahkûmiyeti her ikisi için de şok oldu. Uzun bir aradan sonra ilk kez ayrılacaklardı. Daha da kötüsü maddi sıkıntı içine düşmüşlerdi. Ecevit koğuş arkadaşı Şerafettin Elçi'ye "Benim param yok, o nedenle çok gazete alamıyorum" diye dert yanmıştı.



Ecevit'in çok özel belgeleri - 1
Rıdvan Akar - Can Dündar/MİLLİYET

_________________
"Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir!..."

Yârin yanağından gayrı her şey ortaktır...





Image

Aslan Cinsiyet:Bayan Kaplan ÇevrimdışıPamuk Prenses kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret et
Şükrü
Gezgin
Gezgin


Yaş: 21
Kayıt: 29.08.2006
İleti: 263
Şehir: Isparta-Kütahya
turkey.gif
İletiTarih: Çar 08 Kas, 2006 19:05  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Siyasi ideolojimizie uysun veya uymasın Ecevit dürüst,onurlu kişiliğiyle örnek bir insandı..Her ne kadar başaralılı bir lider olup olmadığı tartışılmaya değer olsa da...Karaoğlan'a Alllah'tan rahmet dilerim...

_________________
Mutlu olmayı beklemek karşı kıyıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer...Nehrin durmasını asla bekleme
P.M&M.K
Ne hükmederim ne hükmedilirim
İnsanları soylu yapan kalpleridir

Koç Cinsiyet:Bay Kedi ÇevrimdışıŞükrü kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderMSNM
fırtına
Yeni Üye
Yeni Üye


Yaş: 12
Kayıt: 22.01.2007
İleti: 3
Şehir: yozgat
turkey.gif
İletiTarih: Pts 22 Oca, 2007 19:26  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Şükrü demiş ki:
Siyasi ideolojimizie uysun veya uymasın Ecevit dürüst,onurlu kişiliğiyle örnek bir insandı..Her ne kadar başaralılı bir lider olup olmadığı tartışılmaya değer olsa da...Karaoğlan'a Alllah'tan rahmet dilerim...
bület ecevite çok ama ço üzüldüm Evil or Very Mad


Koç Cinsiyet:Bayan Sıçan Çevrimdışıfırtına kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderKullanıcının web sitesini ziyaret etMSNM
Apayri2
Yabancı
Yabancı


Yaş: 20
Kayıt: 01.03.2008
İleti: 1

turkey.gif
İletiTarih: Cmt 01 Mar, 2008 15:56  İleti konusu:  (Başlık yok) Alıntıyla Cevap GönderSayfa SonuBaşa dön

Teşekürler çok hoş video linki neden yokya


Oğlak  Kedi ÇevrimdışıApayri2 kişisel galerisiKullanıcı bilgilerini gösterKişisel mesaj gönderE-Posta gönder
İletileri göster:      
Yeni Başlık GönderCevap Gönder « Önceki başlıkArkadaşına Haber VerBu konuya bakan kullanıcıları listeleDosya olarak kaydetPrintable versionKişisel İletiler