Ve İzmir de kırmızı-beyaz bayraklarla Türkiye'ye selamını verdi. Milyonlar, denizle karayı birleştirdi. Tandoğan Çağlayan oldu... Çağlayan İzmir'de okyanusa dönüştü...
Bunun adı nedir?
Elbet ille de bir ad koymak durumunda değiliz ama, 14 Nisan ruhu büyüyüp gelişirken, Anadolu'nun dört bir yanına yayılırken... Alanlardan verilen mesajlar tüm dünyada yankılanırken...
Bunun adını koymak gerekir...
Anadolu, dünyaya, küresel aktörlere ve onların Türkiye içindeki uzantılarına, onların anladığı dilden yanıt verdi.
Mademki dedi, sizler toplumları hareketlendirerek, onları kendi istemleriniz doğrultusunda güdüleyerek sonuç alıyorsunuz...
Mademki dedi, sizler hükümetlerin dışındaki organizasyonları, sivil toplum kuruluşlarını kendinize benzetip Türkiye'nin değerlerinin üzerine salıyorsunuz...
Biz bunun daha güzelini yaparız. Genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle, doğusuyla batısıyla bir araya gelir, haykırırız:
' Mustafa Kemal ' i bu topraklardan silemezsiniz...'
'Türkiye'nin üniter yapısına dil uzatamazsınız...'
'Türkiye'nin laikliğini ılımlıydı, sertti olmadık tanımlamalarla sulandıramazsınız...'
'Biz bunları tek bir yürek söyleriz, ellerimizde de ortak birleştiricimiz, bayrağımız olur...'
***
Bütün dünya bu mitinglere bir anlam yüklemeye çalışıyor. Böyle bir toplumsal buluşma yaşanacaksa, bunu biz yaparız, bizden başkası yapamaz, bu nasıl oldu, sorusuna yanıt arıyor.
Zira etrafımızdaki ülkelerde böyle yapılmıştı. Örneğin Ukrayna'da ortaya iki Viktor çıkarmışlardı. Biri Rusyacı Viktor, öteki Batıcı Viktor. Yıllardır ikisini kafa kafaya tokuşturup duruyorlar. Orada 'devrimin' adını renklerden verdiler, 'turuncu' dediler. Gürcistan'da 'kadife' dediler... Uzayıp gitti...
Dünya şimdi Türkiye'dekine ad arıyor... Doğumu kendileri gerçekleştirmedikleri için şaşkınlar...
Bize göre bu devrime şu ad verilebilir:
Bayrak devrimi...
Neden?
5 yıllık AKP iktidarı döneminde Türkiye'nin bütünlüğünden ulusal çıkarlarına kadar pek çok konu tartışmalı hale getirildi. 80 yılın birikimi olan, Türkiye ile bütünleşmiş pek çok kurum ya satıldı ya içi boşaltıldı. AKP, iktidar olmaya, devlete ve millete hizmet etme yeri diye değil hükmetme yeri gözüyle baktı... Son Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili attığı densiz adımlar bunun en sıcak örneği...
Bütün bunlara karşı ayağa kalkan Anadolu tek bir simgede birleşti:
Bayrak...
O da pek çok şeyi ifade ediyor...
Bunun adı bayrak devrimidir ve arkası getirilmelidir.
****
Toplumun tek yürek, tek bayrak meydanlara akması ve giderek çoğalması AKP'yi öylesine derinden etkiledi ki, seçim çalışması için gittikleri Erzurum'da alanları bayrakla donattılar.
Çok güzel!
Bu da bir şeydir!
AKP'nin de bayrak üzerinden siyaset yapmak istemesi, bir anlamda Türkiye'nin ortak paydasını kabul etmesidir.
Erzurum, Kurtuluş Savaşı tarihi açısından da önem taşıyan bir ilimiz. 23 Temmuz 1919'da Erzurum Kongresi toplanmıştı. Bu kongrede alınan kararlarla, vatanın bütünlüğünün altı çizilmiş, mandanın kabul edilemeyeceği kesin bir dille vurgulanmıştı.
22 Temmuz seçiminden sonra 23 Temmuz Erzurum Kongresi'ni Kurtuluş Savaşı ruhuyla kutlayacağız...
Bayrak devriminin yolu açık olsun...
Bayrak sadece direkte dalgalandığı zaman bir anlam ifade etmez...
Bayrak, bilekte dalgalanmalı...
Bayrak, yürekte dalgalanmalı...
Bileklerinde, yüreklerinde bayrağını dalgalandıran hiçbir ulusun bileği bükülmez...
O bileği bükecek güç yoktur.
Halktan büyük güç olmadığı gibi...
Direkte, yürekte ve bilekte dalgalanan milyonlarca bayrağa selam olsun...
Laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin bayrağı, tüm dünyanın göreceği yüksekliğe çekilmiştir...
14/05/2007 cumhuriyet
MUSTAFA BALBAY