Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Japon Sinemasının önemli Yönetmenleri – Japon sineması hakkında


  • Anasayfa
  • Japon Sinemasının önemli Yönetmenleri – Japon sineması hakkında
Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

ÖNEMLİ YÖNETMENLER

Anno, Hideaki – IMDB

Fujita, Toshiya – IMDB

Fukasaku, Kinji – IMDB / MidnightEye

Imamura, Shohei – IMDB / Senses Of Cinema

Inagaki, Hiroshi – IMDB

Ito, Shunya – IMDB

Kitano, Takeshi – IMDB / Senses Of Cinema

Kobayashi, Masaki- IMDB

Kurosawa, Akira – IMDB / Senses Of Cinema

Kurosawa, Kiyoshi – IMDB

Misumi, Kenji – IMDB

Miike, Takashi – IMDB

Mizoguchi, Kenji – IMDB / Senses Of Cinema

Oshima, Nagisa – IMDB / Senses Of Cinema

Ozu, Yasujiro – IMDB / MidnightEye / Senses Of Cinema

Shimizu, Hiroshi – IMDB / MidnightEye

Suzuki, Seijun – IMDB

Teshigahara, Hiroshi – IMDB / Senses Of Cinema

Tsukamoto, Shinya – IMDB

Yamada, Yoji – IMDB

ÖNEMLİ ANİMASYONCULAR

Miyazaki, Hayao – IMDB

Oshii, Mamoru – IMDB

Ôtomo, Katsuhiro – IMDB

Takahata, Isao – IMDB

Watanabe, Shinichiro – IMDB
Yasujiro Ozu

Ozu,12 aralık 1903′ da Tokyo’da doğdu. Babaları Tokyo’da gübre satarken o ve iki erkek kardeşi Matsuzaka’da eğitim gördü. Bu yüzden 10 ve 20 yaşları arasında babasını kesintili olarak gördü. Çocukluk arkadaşlarına göre oldukça şımarık bir çocuk… annesine tapan.. ( Tadao Sato)
1916′ da Uji-Yamada’ da ortaokula başladı.Yaramazlığı, dövüşmeyi, içki içmeyi seven yaramaz kural tanımaz bir çocuktu. İçki içme hayatının erken yaşlarında edindiği ve sürdüreceği bir alışkanlıktı.Sinemada Prisoner of Zenda’ yı seyretmeyi, ağabeyi Shinichin’ in kayıt olduğu prestijli Kobe Higher Commercial School’ un giriş sınavına girmeye yeğledi. Bununla birlikte kaçırdığı kolej şansının pişmanlığını küçük kardeşi Shinzo’ nun kolej masraflarını ödeyerek giderdi.
Ozu bu sıkıcı sınav dönemlerinde sinemaya sevgi duymaya başladı. Koga Nada Ozu’ nun ondaki sinema sevgisinin ilk Atagoza sinemasında Matsunosuke’ nin eşşiz tarihsel manzarasını gördükten sonra başladığını söylediğini hatırlıyor. Matsuzka’ da Atagozana adında harap, eski tiyatroyu görmeseydim yönetmen olmayabilirdim. Gene aynı zamanlarda Nada onun Lillian Gish, Pearl White and William S. Hart’ ın daha sonra da , Rex Ingram and King Vidor’ ın filmlerine olan tutkusunu hatırlıyor. [Kogo Nada, “Ozu to iu Otoko” (A Man Called Ozu”, Kinema Jumpo Tokushu, 1964]
Matsuzaka’ dan biraz uzakta küçük bir dağ köyüne kolej diplomasının gerekmediği, çok nitelik sahibi olmayı gerektirmeyen yardımcı öğretmenliğe atandı. Sürekli olarak içmesi dışında buradaki yaşamı konusunda çok az şey yazıldı, çizildi. Orada geçirdiği yaşamın sonlarına doğru onu ziyaret eden ve yanında kalan arkadaşlarıyla aylarca beraber içmeye başlamışlardı.Sonunda babası ona içki borçlarını ödemek için para göndermek zorunda kaldı. Ve Ozu on senelik ayrılıktan sonra ailesinin yanına, Tokyo’ ya döndü.
Yeğeninin film tutkusunu farkeden amcası onu önce Teihiro Tsutsumi sonra da yönetici Shochiku ile tanıştırdı. Ozu, çok kısa bir süre sonra, babasının isteklerine karşı gelerek yardımcı kameraman olarak onlarla çalışmaya başladı. Sinemanın saygıdeğer ve uygun bir meslek olarak görülmediği 1923’lerde yaratıcı, yetenekli gençlere rastlamak da kolay değildi. Ozu’nun babası bile oğlunun bu işle uğraştığını reddediyordu, amcası onu ikna etmek zorunda kaldı. Ozu’nun asistan kameranlık işi araç gerçleri taşımak gibi fiziksel çalışmayı da içeriyordu. Ozu’nun yardımcısı olarak çalıştığı kameraman Hiroshi Sakai, yazın sadece bir şortla Berhauer kamerayı omuzlarında taşıdığını.zaman zaman da Kiyoko Ushihara’nın dizi dibine oturup ona film yapımcılığı hakkında sorular sorduğunu , özellikle yeni nesil sinema yapımcılığı nasıl olacak diye merak ettiğini anımsadığını söylüyor.
Tadamoto Okuba’da yardımcı yönetmen olduktan bir yıl sonra ilk senaryo denemesini yaptı. Aslında ikinci senaryosu, The Sword of Penitence, yönetmenliğini yaptığı ilk filmdir.1927 yılından altmış yaşında kanserden ölünceye kadar olan sürede, Ozu 33 tanesi hala varolan 54 film yaptı.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Yasujiro Ozu, kendine özgü minimalist bir tarza sahiptir. Japon yer minderi “tatami” üzerine diz çökmüş bir insanın görüş açısından film çeker. Kamerasını neredeyse hiç hareket ettirmez. En Japon Japon yönetmen unvanını taşır. Sinema tarihinin en büyük ustalarından biridir. O, Yasujiro Ozu’dur. Kimselere benzemez. Sinematografinin kamera hamallığı olmadığını sinemaseverler onun filmlerinden öğrendi. 1963 yılında, 60 yaşında hayata veda edip filmlerinin çoğunu siyah beyazın güzelim kontrastında bıraktığından hiçbir zaman salonları doldurup taşırmadı. Ama tıpkı Bresson gibi Ozu da mutlaka tanınması gereken ustalardan biri. Sinemayı sırf çok popüler olduğu ve ona buna sataşma olanağı sağladığı için köşelerinde kullanan yazarlara ideal malzeme sağlıyor!
Öğrenimini yarıda bırakıp sinemaya asistanlıkla adım atan Ozu, 20’li yıllarda gerçekleştirdiği sessiz filmlerinde Amerikan sinemasından etkilendi. 30’larda kendi tarzını oluşturmaya başladı. Orta sınıf Japon ailesinin yapısına ve bireyler arası ilişkilere odaklandı. Savaş sırasında propaganda filmleri çekti. Savaş sonrası Japonya’ nın değişen görünümü, gözlem yeteneği güçlü Ozu’ya başyapıtlarını gerçekleştirme olanağı sağladı. Bir yanda geleneksel yapının katılığı diğer yanda çağdaş yaşam biçiminin insani değerleri erozyona uğratması sonucu oluşan kuşak çatışmasını ele aldı. Derin sondajlar yaparak ve bazı filmlerine mizah katarak…

Ozu’nun minimalizmi sinemasının her tarafına sinmiştir. Tekniğine, konularına, biçimine.. Bir bakıma, Ozu hep aynı filmi çeker, hep aynı objektifle çeker, aynı yükseklikten.. Kahramanlarının isimleri bile aynıdır. Ve aynı konuları çeker. Anlatımda da asla varolan olanakların tümünü kullanmaz, reddeder. İlk zamanlarında hafif ileri doğru kaydırma hareketleri varken onları da atmıştır ve giderek biçimini sadeleştirmiştir. Belki de bu olanaklara kavuşmak, bir yönetmen için iyi bir test oluyor. Çoğu yönetmen olanaklara kavuştuktan sonra sinemasını bozmuştur. Buna örnek olarak belki Kusturica’yı, Jim Jarmusch’u da verebilirim. Bresson’un bu konuda çok güzel bir lafı vardır: ” Olanaklarım arttıkça yapabileceklerim azalıyor “

Yasujiro Ozu’un filmleri, Doğu’un transendental (deneyüstü) tarzını örnekler. Onun filmlerinde bu tarz, doğal, yerel ve ticari anlamda başarılıdır. Çoğunlukla Japon kültürünün kendi iç dinamikleri nedeniyle, Transendental deneyim, Japon ve Doğu kültürünün esaslarındandır. Japon kültür geleneği Ozu’ya bağlı lüksler sağlamış olsa da, onun işi göründüğü kadar kolay değildi. Sinema, çağdaş Japonya’ da Batılılaşma etkilerinin önde gelenlerindendi ve Ozu, geleneksel değerler için çabalayıp güncel eğilimlere ters düşmesi nedeniyle, bugün hala Japon gençliğinin çoğu tarafından gerici olarak tanımlanmaktadır. Ozu’ nun karşılaştığı muhalefet, Fransa’da Bresson’un karşılaştığının yanında daha ufak kalıyordu. (Bresson, estetik örnek arayışıyla Skolastik’ e dönmek zorunda kalmış ve bu yolda ilerlerken kitlesel popülerlik ve ticari başarıdan umudunu kesmişti)

Ozu filmlerinde kamera, çok ender örnekler dışında hiç kıpırdamaz. Daha geç filmlerinde hiç çevrinme (pan), kaydırma arabası (saryo), optik kaydırma (zoom) gibi yöntemlere rastlanmaz. Ozu’ nun kullandığı tek filmsel noktalama işareti kesmedir; fakat bu etki için yapılan hızlı kesme ya da metaforik anlam amaçlı yan yana kesme değil, olayların ritmik dizgesini belirten düzenli kesmelerdir. Ozu’nun filmlerinde 13. yüzyıl sanatı tek-köşe stilinin kalıntılarını da bulmak mümkündür. Ozu’nun filmlerini durağan çerçeveler oluştururken bir köşede ağır bir devinim (tekne, tren, ağır hareket eden, konuşan insanlar) yeralır. Zen sanatı ve kültürü Ozu filmlerinde kesinlikle bir metafordur. Ozu’ nun teknikleri arasında öncelikli olan başka örnekler de bulunabilir; sözgelimi, hareketin tekrarlanması Japon sessiz komedisine ait bir gülüt (gag) iken, Ozu’da da karşımıza çıkar. Durağan kamera çekimleri, bir kez kullanmış olduğu durağan yarım-yüz planı, sinemaya yaklaşımını gösteren tekniklerdir. Bir bütün olarak ele alındığında, Ozu’nun teknikleri geleneksel Zen yöntemlerine çok yakındır. Kişiliği ve eserlerine bütün olarak bakıldığında, Zen sanatından ayırt edilemez bir noktada durur. Ozu, Zen sanatının erdemlerini sinemaya işlemiştir. Bu süreç içinde yalnız Japon kültürüyle sınırlı olmayıp Fransa, Danimarka, İtalya ve Amerika kültürlerinden ve transendent film çalışmaları yapan sanatçılarda bulunan belirgin öğelerden de sinemasında yararlanır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Japon Sinemasının önemli Yönetmenleri – Japon sineması hakkında ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
9 Ağustos 2009 Saat : 11:24
  Sinema

Japon Sinemasının önemli Yönetmenleri – Japon sineması hakkında Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik