Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Louis Aragon – Elsa Triolet’ye


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

 

Bu geceki konuşmamı sizi ilgilendiren çeşitli konulara, meydana gelen ciddi olaylardan sonra ülkemdeki duruma, ya da, edebî alanda alırsak, başka ülkelerde toplumcu ger­çekçiliğin nasıl anlaşıldığı sorusuna ayırabilir, nisan sonun­da, Paris'de üç bin gencin önünde incelediğim temayı bura­da da ele alabilirdim … ama, sizler, roman hiç de bekleme­diğim bir başarıya ulaşmazdan önce La Semaine Sainte'den bazı bölümleri dinlemiş bir topluluk olduğunuza göre, bu akşam size, geçen yıl Le Semaine Sainte'i okuduğum zaman aldığınız heyecanı verecek bir şiirimi, son şiirimi okuyaca­ğım. 

  
Gerçekte, her şeyi dosdoğru söylemek gerekirse, bu geceyi Elsa Triolet'ye adamak isterdim, çünkü, şiirimin adı, Elsa, soyut bir başlık değil, burada söz konusu olan bir simge değil, Elsa adını taşıyan canlı bir varlık, belirli bir varlık, bana ve size oranla, içinde yaşadığımız topluma o­ranla, bir kadın, aynı zamanda da bir yazar. Ben, incelik ol­sun diye durmuyorum bu konu üzerinde. Roman söz konusu olduğu zaman, hep gerçekçi bir yöntemden bahsedilir, ama iş şiire gelince, bu şiirin kaynağı olan yönteme bir ad vermekten kaçınılıyor. Şiirim, tıpkı romanlarım gibi, gerçekçidir. İşte bunun için «Elsa» bir simge, benim onun üzerine söyledik­lerim de bir istiare değildir. Şiirdeki istiareli deyimleri bile de alıp şöyle bir parça eşelediniz mi, altta daima kesin bir gerçekle, bir olguyla karşılaşırsınız. Beni bu anlayışla din­lemenizi istiyor, Elsa şiirini dinleyecek olanlara söylüyorum bu sözleri. Burada söz konusu edilen gerçek, toplumsal açı­dan yeri yurdu belli, hem şiiri yazanla, hem de içinde ya­şadığı, yazarlık ettiği dünyayla arasındaki bağlar bakımın­dan iyice belirli olan bir kadındır. Ve burada onun üzerine söz eden kişi bu kadına Dante ile Beatrice arasındaki gibi hayalî bağlarla bağlı değildir. O, tıpkı bir yığın başka insan gibi, bu kadının okuyucularından biridir de. Şiirde, şiirin önemli bir bölümünde bunun yansısını (aksini) görürüz, bu bölümdeki sözler ne istiare, ne de mübalağadır, gerçeğin yalın anlatımıdır. Zihinsel hayranlık ille de aşkın bir bölü­mü değildir. Bu şiirdeki ona aşk şiirleri arasında özel bir yer veren de budur, zihinsel hayranlık aşkın temel öğelerin­den biridir, bu öğeyi bilmezlikten gelemeyiz, değerini kü­çümseyemeyiz, onu dildeki bir doğululuğa yükleyemeyiz. Elsa'yı okumazdan önce, ki o, (sanıldığı gibi) bir şiir dizisi değil, uzun tek bir şiirdir, evet Elsa'yı okumazdan önce, bu geceyi Elsa Triolet'ye adamak istediğimi söylerken anlatmak istediğim buydu. Ve bu şiirin güne dolu oluşu, Elsa Trio­let'nin Roses â Credit (Veresiye Satılan Güller) adlı roma­nıyla aynı zamanda yazılmış olmasındandır… Şiirde, onun ancak eylül ayında çıkacak bir sonraki romanının, Luna­Park'ın kişilerinin daha şimdiden elle tutulur biçimde orta­ya çıktıkları görülecektir, romanın etkisi şiirin ikinci bölü­münde pek belirgindir. 
  
Dikkatinizi şu olgu üzerine çekmek isterim ki, roman­larımda her ne kadar, şurda burda, birtakım gerçek kişi görüntülerine raslanıyorsa da, doğrusu aranırsa, gerçek kahraman diye kabul edilebilecek bir merkezî kişi bulamazsınız, çünkü romanlarımın gerçek kişisi bir kadın ya da erkek değil, genellikle, halktır. Elsa ile, ömrümde ilk kez, gerçek bir kişisi olan bir kitap yazdım. 
  
Bunu da gösteriş ya da aykırı düşüncelilik olsun diye söylediğimi sanmayın. Eski aşk şiirlerinde temel öğe aşk'dı, bu aşka konu olan kadının görüntüsü ise az çok şairin ya­rattığı bir şeydi. Burada ise aşk, bu aşka konu olan şeyi ay­dınlatmaktan başka bir erek gütmemektedir: Elsa bir port­re, yani gerçekçi bir şiirdir, bu nokta üzerinde ısrarla duruyorum. Bununla birlikte o, özü bakımından ayrılsa da, şu uzun aşk şiiri çizgisi içinde yer almaktadır, ki ben bu çizgi­nin başlangıcını, derin kökünü Fransız Ortaçağ'ının saray şiirinde, özellikle de o çağda Güney Fransa lehçesiyle ezgi­ler söyleyen gezginci şairlerde buluyorum. 
 
Bunun için, bu akşam size bu şiiri okumaya girişirken hiç bir korku, hiç bir çekingenlik duymuyorum, çünkü aranızda, o çağların şiirini en iyi bilenlerden birini, ömrünü Fransız edebî  mirasının bu pek ilginç bölümünün inceleme­sine, hatta bence, gerçek ışığı altında ortaya çıkarılmasına adamış olan bir bilgini görmüş bulunuyorum. 
 
Bu yüzden, izin verirseniz, Riazan Fakültesi profesörü Raissa Alexandrovna Fridman'a* hitap ediyor, kendisini se­lâmlıyor ve ondan, eski şiirimizin güzellikleriyle dopdolu olan gözler, sonsuza dek işitilecek şu Fransız ezgisiyle çınla­yan kulaklar karşısında şiirimin ihtiyacı olan hoşgörürlüğü göstermesini diliyorum. 
 
  
* Eski Güney Şiirinde Lirik Kahraman, Onun istekleri, Gereksinimleri ve Düşleri adlı önemli bir eserin yazarı. 
7 mayıs 1959'da, Moskova'daki Sovyetler Birliği Yabancı Edebiyat Kitaplığı' nda verilmiş söylev.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

 

ÇAĞIMIZIN SANATI /ARAGON 
Çev: Bertan Onaran
Gerçek Yayınevi / Nisan 1966

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Louis Aragon – Elsa Triolet’ye ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
26 Aralık 2011 Saat : 1:09

Louis Aragon – Elsa Triolet’ye Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik