Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Nevroz Nedir? Nevrozların Kültürel ve Ruhsal Anlamı


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

Bugün “nevroz” terimini,bunun ne anlama geldiğine ilişkin her zaman net bir görüşe sahip olmasak da, oldukça sık olarak kullanıyoruz.Çoğu kez bu,ayıplamayı bilgiççe dile getirmenin bir yolu olmaktan öte bir şey değildir: Daha önce tembel,duyarlı buyurgan ya da kuşkucu demekle yetinecek kişi,şimdi bunun yerine “nevrotik” demeye yatkındır.Yine de bu terimi kullanırken bir şey düşünürüz ve pek farkında olmadan,seçimi belirlemek için bazı ölçütler kullanırız.

Her şeyden önce,nevrotik insanlar tepkilerinde sıradan bireylerden farklılık gösterir.Örneğin sıradan insanların arasında kalmayı yeğleyen,maaşındaki bir artışı kabul etmeyi reddeden ve kendisinden üstün olanlarla özdeşleşmeyi arzulamayan bir kızı,ya da haftada otuz dolar kazanan ama işine daha çok zaman ayırdığı takdirde daha fazlasını kazanabilecek olan ve bunun yerine yaşamdan elinden geldiğince zevk almayı ve zamanının çoğununu kadınlarla arkadaşlık ederek ve teknik hobilere kendini vererek harcamayı yeğleyen bir sanatçıyı nevrotik olarak değerlendirmeye yatkın olacağız.Bu tür insanları nevrotik olarak adlandırmamızın nedeni,çoğumuzun,dünyayı ve başkalarını geride bırakmayı,varolmak için gerekenden çok daha fazlasını kazanmayı istemek manasına gelen bir davranış biçimini ve sadece bu davranış biçimini tanımamamızdır.

Bu örnekler,bir insanı nevrotik olarak adlandırmakta kullandığımız ölçütlerden birisinin,söz konusu kişinin,yaşayış biçiminin, günümüzde kabul edilen davranış biçimlerinden herhangi birisiyle çakışıp çakışmaması olduğunu gösterir.Rekabetçi itkileri olmayan ya da en azından görünürde rekabetçi olmayan söz konusu kız,Pueblo Kızılderilileri arasında yaşasaydı,bütünüyle normal olarak değerlendirecekti,ya da sanatçı,Güney İtalya’nın köyünde ya da Meksikada yaşasaydı o da normal olarak adlandırılacaktı.,çünkü bu çevrelerde birisinin anlık ihtiyaçlarını doyurmak mutlak gerekli olanın ötesinde daha fazla para kazanmayı istemesi ya da daha çok çaba harcaması düşünülemez.Daha gerilere gidecek olursak,Eski Yunanistan’da kendi ihtiyaçlarının gerektirdiğinden daha fazla çalışmayı isteme tutumu açıkça genel ahlaka aykırı olarak değerlendiriliyordu.

Dolayısıyla köken açısından tıbbi olmasına karşın nevrotik terimi kültürel anlamı katılmaksızın kullanılamaz.İnsan,kırık bir bacağı hastanın kültürel temelini bilmeksizin teşhis edebilir,ama bize,inandığı bazı olmayan şeyleri gördüğünü söyleyen Kızılderili bir oğlan çocuğunu buna dayanarak psikotik olarak adlandırırsa büyük riske girmiş olacaktır.Bu Kızılderililerin özgün kültürü içerisinde hayal görme ve olmayan şeyleri görüp duyma(halusinasyon) deneyimi özel bir yetenek,ruhlarla gelen bir mutluluk değerlendirilir ve o insanlar buna sahip olan kişileri belli bir saygınlıkla donatma konusunda amaçlı olarak güdülendirilirler.Ölmüş olan büyükbabasıyla belirlenmiş bir zamanda konuşan bir insan bizim içinde nevrotik ya da psikotik olacaktır,oysa ölülerle kurulan bu türden bir iletişim bazı Kızılderili kabilelerinde tanınan bir iştir.Ölmüş bir akrabasının adı anıldığı zaman ölesiye yaralandığına inanan bir insan,gerçekten nevrotik olarak değerlendirilir ama aynı kişi Jicarilla Apache kültüründe kesinlikle normal sayılacaktır.Aybaşı kanaması geçiren bir kadının yaklaşmasından ölesiye korkan bir erkeği nevrotik olarak değerlendiririz,buna karşın birçok ilkel kabilede aybaşı kanamasıyla ilgili korku ortalama bir tutumdur.

Neyin normal olduğu kavramı kültürden kültüre değişmekle kalmaz,zamanın akışı içinde aynı kültürde de,farkılılık gösterir.Örneğin bugün olgun ve bağımsız bir kadın,cinsel ilişkiler kurduğu için kendisini “saygıdeğer bir erkeğin sevgisine layık olmayan bir düşmüş” bir kadın olarak değerlendirirse,en azından toplumun birçok çevresinde,nevrotik olduğundan kuşkulanılacaktır.Kırk yıl öncesine kadar bu suçluluk tutumu normal olarak değerlendiriliyordu.Normallik kavramı ayrıca toplumun değişik sınıflarında da farklılık gösterir.Örneğin derebeylik sınıfın üyeleri,bir erkeği yalnızca av ya da savaş sırasında etkin,geri kalan zamanında tembellikle geçirmesini normal karşılarlar,oysa küçük burjuva sınıfından bir insanın aynı tutumu sergilemesi kesinlikle anormal olarak karşılanır.Batı kültüründe olduğu gibi,erkeğin ve kadının farklı mizaçlara sahip olduğu düşünülen bir toplumda cins farklılıkları olduğu sürece,normallikteki değişme bu bağlamda da var olacaktır.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Bir ölçüde her eğitim görmüş insan,normal diye değerlendirilen şeylerde değişmeler olduğunu bilir.Çinlilerin yemeği bizden farklı yediklerini;şamanın,hastaları iyileştirmek için çağdaş doktorlardan farklı yöntemler kullandıklarını biliyoruz.Ne var ki,sadece geleneklerde değil,ayrıca duygularda ve itkilerde de farklılıklar olduğu,antropologlar tarafından dolaylı ya da dolaysız olarak vurgulanmış olmasına karşın,genel olarak daha az anlaşılmıştır.Sapir’in de ortaya koyduğu gibi normali her an yeniden keşfetmek,çağdaş antropolojinin övgüye değer başarılarından biridir.

Geçerli nedenlerinden ötürü her kültür,kendi duygu ve itkilerinin “insan doğasının” tek normal ifadesi olduğu inancına tutunur ve psikolojide bu konuda istisna yaratmış değildir.Örneğin Freud,kendi gözlemlerinden yola çıkarak kadının erkekten daha kıskanç olduğu sonucunu çıkarmış ve bu olası genel olguyu biyolojik temellerde açıklamaya çalışmıştır.

Some Psychological Consequences of The Anatomical Distinction Between the Sexes( Cinsler Arası Anatomik Farkın Bazı Ruhsal Sonuçları) başlıklı yazısında Freud,anatomik cinsel farklılıkların kaçınılmaz olarak her kızın ,penise sahip oluşundan ötürü oğlanları kıskandığı teorisini ortaya atmıştır.Kızın besleği penise sahip olma arzusu daha sonra penis taşıyıcısı olan bir erkeğe sahip olma arzusuna dönüştürülür.Derken,başlangıçta penise sahip olduğu için oğlanları kıskanması gibi,şimdi de erkeklerle olan ilişkilerinden ötürü daha kesin konuşmak gerekirse,erkeklere sahip olmalarından ötürü diğer kadınları kıskanır.Bu tür görüşleri ortaya atmakla Freud,kendi çağının kışkırtmasına boyun eğmiştir: genelleştirmelerin sadece bir kültürel kaynak üzerindeki gözleminden kaynaklanmasına karşın,insan doğası konusunda,bütün insanlar için geçerli olduğu düşünülen genelleştirmeler yapmak.

Antropolog,Freud’un gözlemlerinden geçerliğinden kuşkulanmayacaktır;ancak bunların belirli bir zaman diliminde belli bir kültürün belirli bir bölümünde geçerli olduğunu kabul edecektir.Ama insanlar arasında kıskançlığa yönelik tutumları bağlamında sonsuz farklılıkların olduğuna,kadınları erkeklerden daha kıskanç olan toplulukların,her iki cinsin de bireysel kıskançlıktan yoksun olduğu grupların ya da her iki cinsin de olağandışı kıskanç olduğu insanların bulunduğuna dikkat çekerek Freud’un genelleştirmelerini sorgulayacaktır.Varolan bu farklılıklar açısından gözlemlerini anatomik cinsel farklılıklar temelinde açıklamaya çalışan Freud’u ya da bunu gerçekte yapan herkesi çürütecektir.Bunun yerine antropolog,yaşam koşullarındaki farklılıkları ve bunların erkeklerdeki ya da kadınlardaki kıskançlığın gelişmesi üzerindeki etkisini araştırmanın zorunlu olduğunu vurgulayacaktır…

…..

Şu ya da bu ölçüde,tek başına açık tablo üzerinde çalıştığımız sürece,bütün nevrozlarda ortak olan tipik özellikler bulmak zordur.Belirtileri,fobiler,depresyonlar,işlevsel fiziksel rahatsızlıklar gibi elbette bir ölçüt olarak kullanamayız,çünkü bunlar bulunmayabilir de.Şu ya da bu biçimde bu türden ketlemeler,daha sonra tartışacağımız nedenlerden ötürü her zaman bulunur,ancak bunlar yüzey gözleminden kaçacak kadar gizli ya da kılık değiştirmiş olabilir.Yine de kişilik yapısında bilgi sahibi olmaksızın nevrozlarda ayırtedilebilecek iki tipik özellik vardır: Tepkilerde belli bir katılık ve varolan yetenek ve becerilerle ulaşan başarılar arasında bir tutarsızlık.

Her iki özelliğin de ayrıntılı açıklanması gerekir.Tepkilerde katılıkla,farklı ortamlarda,farklı tepkiler göstermemize olanak veren esneklikten yoksun olma durumunu anlatmak istiyorum.Örneğin normal kişi,kuşkucu olmasını gerektirecek nedenler sezer ya da görürse kuşkucu olacaktır; buna karşı nevrotik bir insan,ortamı dikkate almaksızın ve ister kendi konumunun farkında olsun,ister olmasın, her zaman kuşkucu olabilir.Normal bir kişi içtenlikle yapılan iltifatlarla içten olmayan bir yapıdaki iltifatları ayırt edebilecek durumdadır..Oysa nevrotik kii iki şey arasına ayrım yapmaz ya da bunları her durumda hepten göz ardı edebilir.Normal bir birey eğer haksız emrivakilik hissederse nispetçi olacaktır; bir nevrotik bunun kendi yararına olduğunu bilse bile her imaya nispetle tepki gösterebilir.

Aynı şekilde bir insanın yetenkleriyle yaşamdaki gerçek başarıları arasındaki tutarsızlığın nedeni de sadece dış etkenler olabilir.Ama yeteneklere ve bunların gelişimi için varolan elverişli koşullara karşın kişi kısır kalırsa; ya da mutluluk duyması için gerekli tüm koşullara sahip olmasına karşın,sahip olduğu şeylerden zevk almıyorsa;ya da çekici bir kadın olmasına karşın bir erkeği kendine çekemeyeceğine inanıyorsa,bu bir nevroz göstergesidir.Başka bir deyişle nevrotik birey,kendi yolunda dikildiği( kendini engellediği) duygusuna sahiptir.

KAREN HORNEY ÖTEKİ YAYINLARI-ÇAĞIMIZIN NEVROTİK KİŞİLİĞİ

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Nevroz Nedir? Nevrozların Kültürel ve Ruhsal Anlamı ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
24 Ekim 2009 Saat : 2:06

Nevroz Nedir? Nevrozların Kültürel ve Ruhsal Anlamı Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik