Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Postmodernizm nedir – Postmodernizme yönelik itirazlar


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

Postmodernizme yönelik itirazlar

Postmodernizm  pek cok önemli düsünür ve entelektüel tarafindan itirazla karsilanir ve ileri sürüldügü haliyle yadsinir. Habermas, Antony Giddens, Touraine gibi düsünür ve yazarlar genel olarak postmodern denilen düsünceye mesafeli olduklari gibi, bir dönemin kapanması olarak modernizmin sona ermesi iddiasini da kabul etmezler. Ya da Jameson gibi marksist tandansli kuramcilar, bir kopusla tanimlanmaya calisilan postmodernizm zihniyetini kabul edilmez bulurlar. Jameson böyle bir kopus düsüncesini süpheyle dile getirmektedir:

Birkaç yıldır, geleceğe yönelik felaket ya da kurtuluş kehanetlerinin yerini çeşitli şeylerin sonunun geldiğine dair görüşlerin aldığı tersyüz olmuş bir mileneryanizm göze çarpmakta (ideoloji, sanat, ya da toplumsal sınıfın sonu; Leninizm, sosyal demokrasi veya refah devletinin ‘krizi’, v.b., v.b.): Bir arada ele alındığında, belki de bunların tümü, giderek daha sık kullanılan terimle, postmodernizmi oluşturuyor. Bu olgunun varlığına ilişkin savlar, genel olarak 1950′lerin sonlarında ya da 1960′lı ilk yıllarda başladığı kabul edilen radikal bir kopma veya coupure’un gerçekleştiği hipotezine dayanıyor. Sözcüğün kendisinden de anlaşılacağı gibi, bu kopma büyük çoğunlukla yüz yıllık modern hareketin söndüğü veya ortadan kalktığı (ya da ideolojik veya estetik olarak reddedildiği) görülerine bağlanmakta. Böylece, resimde soyut ekspresyonizm, felsefede varoluşçuluk, romanda son temsil biçimleri, büyük auteurlerin filmleri, veya (Wallace Stevens’ın eserleriyle kurumsallaşmış ve kutsal metin mertebesine yükselmiş olan) modernist şiir ekolü; bütün bunlar, bugün, bunları ortaya çıkararak kendisini tüketmiş, olan bir ileri modernist dürtünün son ve olağandışı olgunluk ürünleri olarak görülüyor. Bunlardan sonra gelenlerin listesi ise ampirik, kaotik ve heterojen bir görünüm çiziyor; Andy Warhol ve popart, ama bir yandan da fotorealizm ve bunun ötesinde ‘yeni ekspresyonizm’; müzikte John Cage ânı, ama aynı zamanda Phil Glass ve Terry Riley gibi bestecilerde görülen ‘popüler’ ve klasik üslupların sentezi ve bir yandan da punk ve newwave rock (ki Beatles’la Stones şimdi bu daha yeni ve hızlı evrilen geleneğin ileri-modernist ara konumundalar); filmde Godard, post-Godard ve deneysel sinemayla video, ayrıca da (aşağıda tekrar ele alacağım) yepyeni bir ticari film türü; bir tarafta Burroughs, Pynchon ve Ishmael Reed, öbür tarafta Fransız yeni romanı ve halefleri ve bunların yanısıra yeni bir ecriture ya da metinsellik estetiğine dayanan sarsıcı yeni edebi eleştiri türleri… Bu liste sınırsız şekilde uzatılabilir; ama acaba bütün bunlar eski ileri-modernist üslupçu yenilik şartının belirlediği periyodik üslup ve moda değişimlerinden daha temel bir değişim veya kopmaya işaret ediyor mu?

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Böyle bir dönemleştirme  ya da kopus  iddiasi onlara göre hem olanaksız hem de faydasız bir yaklasimin ifadesidir, dahasi onlara göre böyle bir kopus iddiasinin temellendirilmesi kuramsal olarak olanakli degildir ve sorunludur. Postmodern düsünce bu noktada kendisini tanimlamaya yönelik girisimlerde muglak ifadeler kullanmakta ve müphem bir kuramsal alan üzerinde hareket eder görünmektedir. Elbette bu durum bir baska acidan postmodernizmin dogasina uygundur, indirgenebilir yada bütünlestirilebilir bir zemine ya da yapiya sahip degildir. Bununla birlikte bu düşünürler de postmodern düşüncenin öne sürdügü bir cok olgu ve yeni durumları kabul etmektedirler elbette. Fakat bu yeni gerçeklikler modernizmin içerisindeki olgular olarak degerlendirilmektedir.

Modernlik ”tamamlanmamış bir proje’‘ (Habermas) olarak ya da postmodernizm diye adlandirilan bu yeni durum ”modernliğin radiklalleşmesinin” (Giddens) bir sonucu olarak değerlendirilir bu eğilimlerde. Bu tartismalarin sürdülmesi ayrica dikkate degerdir ve önemlidir, ancak postmodernizmin genel yayilma egilimi acisindan bu tür iddialar da postmodernizm zeminine sokulmakta zorlanilmaz. Jameson ise postmodernizm olarak belirtilen seyi, gec kapitalizmin kültürel mantigi olarak formüle etmektedir.

Bu karşıt konumları da göz önünde bulunduran ve hatta bunlara yakin duran Agnes Heller ve Ference Feher, postmodernizmin tanimlanmasinda önemli bir gelisme kaydederler. Bu gelismede postmodernizm modernitenin bir devami ya da sürdürücüsü olarak ele alinir. Postmodernizm onlara göre;

“postmodernite, ne bir tarihsel dönem, ne de iyi tanımlanmış karekteristik özellikleri olan politik ya da kültürel bir eğilimdir. Tersine postmodernite; dış çizgilerini, moderniteyle ve moderniteye havale edilmiş sorunlarla problemi olanların, moderniteyi suçlamak isteyenlerin ve gerek modernitenin başarılarının gerekse çözümsüz açmazlarının bir dökümünü çıkaranların çizdiği, modernitenin daha geniş kapsamlı zaman ve mekanı içerisindeki bir özel kollektif zaman ve mekan olarak anlaşılabilir”.

Buradan anlaşılacağı üzere, postmodernizmi kabul etmeyen ya da oldugu ve tanimlandigi haliyle kabul etmek istemeyen düşünürler, genel bir yaklaşım olarak, postmodernizm olarak beliren ”yeni durumu” modernitenin kendi içindeki özel bir evre ya da dönem olarak değerlendirmektedirler. Bunu formüle edişleri, çıkarsamaları ve postmodernizmi eleştirme yönelimlerindeki hedef ve gerekçeler değişmekle birlikte, genelde böyle bir yaklaşıma sahip oldukları söylenebilir.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Postmodernizm nedir – Postmodernizme yönelik itirazlar ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
25 Ocak 2010 Saat : 9:38

Postmodernizm nedir – Postmodernizme yönelik itirazlar Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik