Ana Sayfa » Paylaşım

Siyasi Partilerin Çevre Politikaları

7 Nisan 2009 No Comment


Siyasi Partlilerin Çevre Politikaları

Adalet ve Kalkınma Partisi

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Programında Yer Alan Maddeler
Bir ülkedeki yönetimin kalitesini ve toplumun medeniyet dairesindeki konumunu, ne tür kentler ürettiği belirler. Bu nedenle kentleşme ve konut meselesi teknik muhtevasının çok ötesinde anlamlara sahiptir. Kentleşme ve konut meselesinin çağdaş standartlara kavuşturulmasının önündeki en büyük engel iç göç olgusudur. Ülkemizdeki bir çok sorunun kaynağında bulunan göç olgusuna hazırlıklı bir kent planlaması, sağlıklı çözümler oluşturabilmenin kaçınılmaz ön koşuludur. Mahalli idarelerde yapılacak köklü reformlarla şehirlerin altyapı sorunları çözüme kavuşturulacak, şehir planlarına aykırı kentleşmeye izin verilmeyecektir. Kurulu şehir bölgesinde imar tadilatı yapıp yoğunluğu artırmak yerine, gecekondu bölgelerinde imar ıslah planları gerçekleştirilecek, mücavir alanlardaki planlamanın sürat kazanması sağlanacaktır. Sağlıksız ve çirkin şehirleşmenin önüne geçilecek, şehirler yaşanabilir mekanlar olacaktır. Gecekondu bölgelerinde yaşayanlara yönelik ucuz konutlar üretilecektir.

Uzun vadeli programlarla şehirlerin yaşanabilir, sağlıklı, çevre güzelliği taşıyan mekanlar olması sağlanacak, geleneğimizden hareketle “bahçe-kent” kavramı yeniden ele alınacaktır. Şehrin doğal ve tarihi dokusunu bozan yapılaşmanın önüne geçilmesi için gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Eski kent dokularının korunmasına yönelik uygulanan SİT politikası yeniden gözden geçirilecektir. Şehir sorunlarının çözümünde sivil toplum örgütleri ile işbirliği geliştirilecek, mahalle derneklerinin kurulması teşvik edilecektir. Kentsel değerlerin korunması amacıyla, kentli hakları ve kente karşı işlenen suçlar kavramı geliştirilecektir. Tarihi mirasın, kültürel değerlerin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının güvence altına alınması için toplumsal bilinç geliştirilecek, kentle ilgili kararlara halkın katılımı sağlanacak ve kente karşı suç tanımıyla Türk Ceza Kanunu’nda ayrı bir fasıl düzenlenecektir. Şehir alanları içinde hastane, üniversite, okul gibi kamusal nitelikli yapıların inşası belli ilke ve kurallara bağlanacaktır. Şehir içinde halkın dinlenmesi, spor ve gösteri yapabilmesi ve görüşlerini açıklayabilmesi için meydanların düzenlenmesine özel bir önem verilecektir. Şehir fuar ve festivalleri desteklenecektir. Büyük şehirlerin ulaşım sorunlarının çözümü için yeraltı ulaşım projeleri desteklenecek, deniz yolları ve raylı sistem uygulaması yaygınlaştırılacaktır. Kentlerde yaşam kalitesini yükselten uygulamalar öncelikli bölgeler göz önünde bulundurularak yoğunlaştırılacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Programında Yer Alan Maddeler
Ülkemizin ekonomik ve toplumsal yapısındaki hızlı gelişme ve değişme, yerleşme düzeninde önemli değişimlere ve dönüşümlere neden olmaktadır.

Gelişme sürecinde; insan sağlığının korunması, yaşam kalitesinin arttırılması, doğa ile insan ve toplum yaşamının uyumlu hale getirilmesi gereklidir. Bu gereklilik çağımızda çok özel bir önem kazanmıştır.

Sanayileşmeyi, büyüme ve kentleşmeyi hızlandırarak sürdürürken, gelişme hızını kesmeksizin, bu olguların yaratacağı olumsuzlukları da planlı ve kararlı bir biçimde önleyecek yeni politikalara gereksinim vardır.

a) Planlama
Ülkemizin gerçekleri, yerleşme düzenine ilişkin olarak, her düzeyde ve her kademede; düzenleyici, özendirici ve yol gösterici nitelikte bir planlamanın gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi; liman, havaalanı, karayolu, demiryolu, barajlar ve haberleşme gibi kalkınmayı ve kentleşmeyi doğrudan etkileyen temel altyapıların, bölgesel kalkınma hedeflerine ve çevre düzeni planlarına uygun olarak programlanmasını sağlayacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi, yerleşme düzenine ilişkin genel planlama faaliyetlerini, aşağıda belirtilen beş kademeli bir planlama anlayışı içinde sürdürecektir.

I-Bölgesel Planlama
Cumhuriyet Halk Partisi, ulusal bütünlüğün sağlam temellere oturtulabilmesi, demokrasinin kökleştirilip, geliştirilebilmesi ve fırsat eşitliği içinde herkesin refahtan payını alabilmesi için, bölgesel gelişme ile bölgeler ve yöreler arası eşitsizliklerin giderilebilmesini eş zamanlı olarak gerçekleştirme kararındadır.
CHP, bölgelerin ve bölgeler içindeki alt bölgelerin; kaynaklarını, olanaklarını, gelişme potansiyellerini, ülke bütünlüğü içindeki yerlerini ve ağırlıklarını belirleyerek, fizikî boyutu da içeren bölge planı yapılmasını sağlayacaktır.

II-Çevre Düzeni Planlaması
Cumhuriyet Halk Partisi, bölgesel planlama çerçevesinde, doğanın, çevrenin ve tarihsel kültür mirasının korunmasına ilişkin ilkeleri; bölgenin yeraltı, yerüstü kaynaklarının, fiora ve fauna değerlerinin korunduğu arazi kullanma kararlarını, dengeli ve sağlıklı kentleşme kuralları ile uygulamaların sıralanmasını ve zamanlamasını içeren çevre düzeni planlarının yapılmasını sağlayacaktır.

Bölgesel ölçekte uyumları sağlanmış olan çevre düzeni planları; yerleşme düzeninin ana yapısını oluşturacak ve yerleşme dokusuna ilişkin temel saptamaları ve kararları içerecektir

III-Nazım İmar Planları
Kent özellikleri taşıyan tüm yerleşme merkezleri ile yakın çevreleri, gelişme alanları ve mücavir alanları için Nazım İmar Planları yapılacaktır.
Nazım imar planlarının, hazırlanması, uygulanması ve değiştirilmesi konularında, merkezî idare ve taşra örgütleri ile yerel yönetimler ile ilgili meslek kuruluşları arasında kapsamlı ve dengeli bir işbirliği sağlanacaktır.

IV-Kentsel Planlama
Kentsel planlama; kentlerin formunu ve yapılaşma koşullarını belirleyen imar planları kavramını da içeren, ancak daha geniş bir çerçevede kentsel sorunların tümünü kapsayan, bu sorunların çözümü için, kararlar, politikalar ve mekanizmalar öneren bir kavram olarak değerlendirilecektir.

V-Kırsal Planlama
Cumhuriyet Halk Partisi, kırsal planlama kavramını; kırsal alandaki yerleşme birimlerinin yer seçimleri yapılarak konumlandırılması, iç düzenlemelerin yapılması, aralarındaki ulaşım, haberleşme ve pazar ilişkilerin kurulması ile, kırsal alanın tüm doğal zenginliklerini, orman, toprak ve hayvan varlıklarının geliştirilerek ekonomiye kazandırılması olarak tanımlanmaktadır.

b) Kentleşme
Ülkemiz hızlı bir kentleşme süreci yaşamaktadır. Ancak, kentleşme süreci sağlıklı ve düzenli işlememektedir.
Cumhuriyet Hak Partisi; kentleşmenin, bölgesel planlama ve çevre düzeni planları çerçevesinde, sağlıklı ve düzenli bir süreçte gerçekleşmesini, bu doğrultuda yeni kentsel politikalar üretilmesini ve kentleşme sürecinin, yerel yönetimlerin sorumluluğuna devredilmesini öngörmektedir.

I-Yerleşme Düzeninde Kademelenme
Köylerden, metropollere kadar bütün yerleşme birimleri, işlevlerine, etki alanlarına ve büyüklüklerine göre anlamlı bir kademelenme içinde, bölgesel kalkınma hedeflerine ve çevre düzeni planlarına uyumlu olarak değerlendirilecek ve oluşturulacaktır.

II-Kentsel Arsa
Kentlerimizde yaşanan plansız gelişmenin ve çarpık yapılaşmanın temel nedeni, zamanında ve yeterli düzeyde, kentsel altyapısı ve imar hakkı olan arsa üretilmemiş olmasıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi, kentlerimizin gelişmesi ve çağdaşlaşması için; kentsel planlama çerçevesinde, gelişme dinamiklerini ve gelişme zamanlamasını gözetecek biçimde, donatılı ucuz, kentsel arsa üretilmesini mutlaka sağlayacaktır. Bu amaçla, yeni yasal düzenlemeler ve yeni kurumlaşmalar gerçekleştirilecektir.

III-Kentsel Alt-Yapı
Kentsel altyapı; yol, su, kanalizasyon, enerji ve haberleşme gibi fizikî ve teknik donanımlar yanında; eğitim, sağlık, dinlence ve eğlence tesisleri, yeşil alanlar ile yönetim ve alışveriş merkezleri gibi sosyal donanımları içermektedir.
CHP yönetiminde; sağlıklı ve düzenli kentleşmenin en önemli gereksinimi olan kentsel altyapı, kentsel gelişmenin önünde gidecek biçimde planlanıp gerçekleştirilecektir.

IV-Kentleşme Fonu
Kentleşme süreci; yeni değerler, yeni olanaklar ve fırsatlar yaratan, katma değeri yükselten, bu arada yüksek düzeyde rant oluşturan dinamik bir olgudur.

Ancak, kentlerde yaratılan değerlerden kentlere dönen payların çok düşük düzeylerdedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, gerek imar planlaması gerekse kentsel arsa üretilmesine ilişkin yeni bir yasal ve kurumsal düzenleme yaparak, kentleşme ile oluşan değer artışlarının önemli bir bölümünü Kentleşme Fonu’na aktararak toplumsallaştıracaktır. Bu fon kentleşmenin finansmanında kullanılacaktır.

V-Metropoller
Gelişme potansiyelinin ve gelişme dinamiklerinin yüksek olduğu yörelerde, kentler hızla büyüyerek ve birleşerek metropoller oluşturmaktadır. Varolan metropoller daha da büyümekte, yer yer yeni metropoller ortaya çıkmaktadır.
Ancak, gelişmeyi yönlendirebilecek nitelikte metropol yapılanması ve metropol yönetimi sağlanamamıştır.
Metropoller, Bölgesel planlama çerçevesinde en üst düzeyde yönetici ve yönlendirici merkez olarak yeni bir yapılanmaya ve yeni bir yönetim anlayışına kavuşturulacaklardır.

VI-Kentsel Yerleşmeler
Yerleşme düzeninin omurgasını oluşturan kentsel yerleşmeler, büyüklükleri ve etkinlikleri açısından farklılıklar taşımaktadır.
Cumhuriyet Hak Partisi, kentsel yerleşmelerin dengeli bir planlama ve uygulama sürecine sokulmasını ve kentlerin iç yapılanmasında ve büyümelerinde, altyapı ve sosyal donanıma bağımlı bir politikanın sürdürülmesini sağlayacaktır.

VII-Turistik Yerleşmeler
Ülkemizin turizme dönük zenginlikleri, turistik yerleşmelerin hızla gelişmesini ve yoğunlaşmasını sağlamıştır.
Cumhuriyet Halk Partisi, turistik yerleşmeleri destekleyecek, bunların planlanması, oluşturulması, geliştirilmesi ve yönetimleri ile ilgili özel kurumlaşmalar ve yasal düzenlemeler yapacaktır.

VIII-Kırsal Yerleşmeler
Ülke nüfusunun beşte ikisi hala kırsal yerleşmelerde yaşamaktadır. Kırsal yerleşmelerin önemli bir bölümü depremlerden ve öteki doğal afetlerden etkilenmekte, bir bölümü de köy altı yerleşme birimlerinden, mezra ve kom’lardan oluşmaktadır.
Bu yerleşme dokusu, kapalı ekonominin ve ilkel tarım ilişkilerinin ürünüdür. Ne ekonomik ne yönetsel, ne de sosyal açıdan rasyonel olmayan bir yerleşme dokusudur.

Cumhuriyet Halk Partisi, dağınık kırsal yerleşmelerin, rasyonel ölçülere ulaşabilmesini özendiren önlemler alacak ve destekler sağlayacaktır. Bu bağlamda, dağınık yerleşim birimlerinin belirli çekim merkezlerinde toplulaştırılması hedef alınacaktır.

c)Barınma
Barınmada temel sorun, barınma ortamının, barınma niteliğinin ve barınma kalitesinin geliştirilmesidir.
Cumhuriyet Halk Partisi, barınmaya ilişkin yeni politikalar aşağıda belirtilen beş başlık altında, geliştirilerek uygulanmaya koyacaktır.

I-Nüfus Artışı ve İç Göç
Ülkemizde hızlı nüfus artışı yanında, özellikle metropollere ve büyük kentlere yönelik olarak büyük bir iç göç yaşanmaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi, hızlı nüfus artışını, aydınlatıcı ve özendirici önlemlerle azaltma yönünde yeni politikalar uygulayacaktır.

CHP, iç göçü besleyen olumsuzlukları ortadan kaldıracak uygulamalar yanında, iç göçün ülke coğrafyasında dengeli ve sağlıklı olarak gerçekleşmesini, göç eden nüfusun gittiği kentlerde sağlıklı bir yerleşme ve barınma ortamına kavuşmasını sağlayacak ve her türlü yasal düzenlemeyi yapacaktır.

II-Kentsel Konutlar
Metropollerde ve hızla büyüyen kentlerde, ikili bir barınma yapısı oluşmuştur. Bu kentlerde nüfusun ancak yarıya yakını vasıflı ve sağlıklı kentsel konutlarda oturabilmektedir.

CHP, izleyeceği kentleşme politikaları ile, sağlıklı ve vasıflı kentsel konutların üretilebilmesine engel olan olumsuzlukları ortadan kaldıracak, Kentleşme Fonu ile konut üretimini destekleyecek ve toplu konut üretimini yeni bir örgütlenme çerçevesinde hızlandıracaktır.

III-Gecekondular
Gecekonduların oluşması, doğal sayılabilecek nedenlerle ve gerçekçi olmayan yetersiz politikalara dayandırılmakla beraber, gecekonduların oluşmasına, kentsel ranttan pay alma yarışı ve yönetim aksaklıkları ile siyasal kaygıların önemli ölçüde etkili olduğu yadsınamaz.

Cumhuriyet Halk Partisi, izleyeceği kentleşme politikaları ile, gecekondulaşmayı geriletecek ve zaman içinde gecekondulaşmayı aşacak bir ortam yaratacaktır.

CHP, böyle bir ortam ve aşama sağlayıncaya kadar, varolan gecekondulara, bugünkü alışkanlıklara, oldu bittilerle ve göz yumma yaklaşımıyla yenilerinin eklenmesine kesin olarak engel olurken, planlanmış ve en alt düzeyde de olsa fizikî, teknik ve sosyal altyapıları oluşturmuş gelişme alanlarında, gecekondu sürecini yasallaştırarak konut yapımını kolaylaştıran ve yönlendiren yeni bir model uygulamaya koyacaktır.

IV-Yazlık Konutlar
Yazlık konutların çok büyük bir bölümünün yıllık kullanım süreci oldukça düşük bir düzeydedir.
Cumhuriyet Halk Partisi, kentlerde konut açığı kapanıncaya kadar yazlık konutları desteklemeyecektir. Yazlık konutların, iç ve dış turizm kullanımına yönlendirilmesi özendirilerek, yıllık doluluk oranlarının arttırılması olanakları değerlendirilecektir.

V-Kırsal Konutlar
Kırsal konutların niteliklerinin yükseltilmesi büyük önem taşımaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi, korunması gerekli olan kırsal yerleşmelerde, konutların iyileştirilmesi ve depreme dayanıklı hale getirilmesi amacıyla teknik yardım ve kredi desteği sağlayacaktır.
Korunmaması gereken kırsal yerleşmelerin ise yer değiştirmesini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için özel destekleme politikaları uygulayacaktır.

Anavatan

Anavatan’ın Programında Yer Alan Maddeler
Altyapı Yatırımları

Enerji, kara ve demir yolu, liman, yurtiçi ve yurtdışı haberleşme; kara, hava, deniz ulaştırması gibi temel altyapı yatırımlarını devletin asli görevleri arasında telakki ederiz.

İktisadi ve sosyal kalkınmanın başlıca unsuru gördüğümüz bu yatırımların süratle gerçekleşmesini sağlamak hedefimizdir.
Kendini iktisadî olarak geri ödeme gücüne sahip projelerin devletin koyacağı esaslar çerçevesinde halkın iştirakiyle yapılmasının teşvik edilmesini faydalı buluruz.

Şehirleşme
Şehirler toplumun aynasıdır. Bir ülkenin gelişmişlik seviyesi şehirlerin düzenli ve planlı oluşu ile ölçülür. Türk insanını gelişmişliğin zirvesinde görmek isteyen partimiz, şehirlerimizin ve şehirlilerimizin meselesine büyük bir önem vermenin zaruretine inanmaktadır.

İktisadi ve sosyal yapımızdaki gelişmeler ve nüfus artışı sebebiyle, köyden şehire akımın devam edeceği muhakkaktır. Ancak, şehirleşme politikamız, büyük şehirlerimizi daha da büyütmek değil, yurt sathına dengeli bir şekilde yayılmış, kendi kendine yeterli, orta büyüklükteki şehirlerimizi geliştirmek hedefini esas alacaktır.

İmar planlarının kısa sürede tamamlanması ve bunların müessir ve disiplinli bir şekilde uygulanmasını sağlayan bir sistemin kurulması zorunludur.

Altyapı, belediye, asayiş ve güvenlik hizmetleri ile birlikte sosyal hizmetler, şehirleşme hızına paralel olarak süratle büyüyen ve bu yüzden süratle ve verimli şekilde hizmet verebilmeleri için sorumluluklarına uygun imkân ve kaynakların sağlanması gereklidir.

Konut
Ailede huzur ve mutluluğun ilk şartı sıcak bir yuvadır.
Toplumun hangi kesiminden olursa olsun, evinde huzuru olmayan bir insanın işinde verimli ve başarılı olması mümkün değildir. Refahın yaygınlaşması, sosyal adalet ve sosyal güvenliğin temininde de konutun önemi büyüktür.
Düzenli ve ekonomik şehirleşmenin rasyonel araçlarından biri toplu konuttur.
İktisadi sistemin her çeşit imkân ve kaynakları konut yapımı için seferber edilmelidir.

Demokrat Parti

DP Genel Başkan Danışmanı Ahmet Vefik Alp’in önerileri

“DP Lafla Degil Projelerle Hükümet Edecek…”
DP geleneksel projeci kimliğiyle iktidara yürüyecek….
DP nin projeleri bilim ve teknolojiye dayalı, çevreye ve milli menfaate saygılı olacak…
Seçimler yaklaşırken siyaset arenasında her türden kulis, dedikodu, slogan uçuşmaya başladı. Iki hafta içerisinde adaylar kesinleşecek ve kampanyalar başlayacak. Çoğu mesnetsiz projeler, vaadler, taahhütler miting meydanlarını çınlatacak.
AKP iktidarı sol kanadı çok konuşmak ancak proje üretememekle suçluyor. Bu iddianın haklı yönleri yok değil. Hatta çok. Ancak ‘projeci’, ‘laf değil iş yapan’ kimliğini edinmeyi hedefleyen AKP nin iktidar olduğu sürede ürettiği projelere bakarsak, bunların birçoğunun önceki Hükümetlerden miras kaldığını görebiliriz. Örneğin Istanbul Tüpgeçiş, Bolu Tüneli, Karadeniz Sahil Yolu, Hızlı Tren ve benzerleri. Ancak, Sezar hakkını Sezar’a verelim. AKP bunları toparlayıp ya en azından temelini atıp başlattı, yada tamamlatıp işletmeye açtı. TOKI toplu konut alanında günahı ve sebabıyla bir hareket sağladı. Istanbul, Ankara, Izmır yeni Hava Terminallerinden son ikisinde AKP nin katkısı var…

Ancak AKP Iktidarının proje alanında iki zaafiyeti oldu. Birincisi siyasi rant ve acelecilik uğruna bilim ve teknolojiyi ikinci planda tutmak, yeterli etüd ve araştırmayı yapmadan ham projelere start vermekki bunun bir örneğini Adapazarında devrilen Istanbul-Ankara Hızlı Trende gördük. İkincisi türk bilim adamlarına yeterince güvenmeyip yabancılara teslim olmak ve projeleri fahiş bedellere ihale ederek Ülkeyi zarara ve borca sokmakki bunun bir örneğini Tüpgeçiş te görüyoruz.
Yeni DP bu hataları yapmayacak..

1950′lerin DP si, başta merhum Menderes, ve uzantıları Demirel, Özal ve onların beyin takımı büyük hizmetler yaptılar, barajlar, köprüler kurdular. DYP+ANAP evliliğinden oluşan yeni DP ise çekirdek partinin tarihi misyonuna uygun olarak çağdaş bilim ve teknolojiye dayalı, çevreye saygılı, milli menfaatleri gözeten projelerini hazırlıyor…

DP çok konuşup tartışan ancak iş yapamayan sol kanatla projeci kimliğini edinmek isteyen ancak etüd ve pazarlıkları aceleye getirerek yabancılara teslim olan, çevre faktörünü önemsemeyen AKP Iktidarının tam merkezinde olacak ve dengeyi kuracak. Yalnızca bayındırlık ve ulaştırma alanlarında değil, enerji, sağlık, eğitim, tarım, kültür, sanat, turizm, ekonomi, dış politika, asayiş, savunma, işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, gelir dağılımı, sosyal güvenlik ve aklınıza gelecek her alanda…

‘Deprem’i ciddiye alıyoruz..!
Mevcut siyasi otoriteninvizyon ve deneyim eksikliği nedeniyle Deprem kaçınılmaz kader olarak kabullenilmiştir. Ülkemizin tamamına yakın bölümü deprem kuşağında ve yapılarımız genelde depreme dayanıksızdır. 20.000 can ve 25 milyar dolar para kaybettiren depremlerden 7 yıl sonra ‘laf çok aksiyon yok’ tur. Deprem meselemiz sadece yıldönümlerinde ve ciddi bir deprem yaşandığında hatırlanmaktadır.DYP (YDP) ciddi bir depremin Ülkemizi derinden yaralayacak ve egemeliğimizi riske sokacak bir tehlike olduğunu benimsemiş, halihazırda olduğu gibi sorunu hasıraltı etmek yerine onunla etkin biçimde yüzleşmeyi ve savaşmayı hedeflemiştir:

Mevcut yapıların ‘Zorunlu Deprem Sigortası’ yaygınlaştırılacaktır:
Pilot iller kapsamında çıkartılan, uygulamada beklenen neticeyi veremeyen ‘Yapı Denetim Yasası’ ihya edilerek etkin hale getirilecek ve Ülke genelinde uygulanacaktır. Bu bağlamda yapıların inşaat safhasından itibaren sigortalanması sağlanacaktır.

Mevcut yapı stoğunun deprem karşısında davranışının tahmini için başlatılan ancak gereğince yürütülemeyen zemin ve yapı tespit çalışmaları sistematik bir süreç ve hızla tamamlanacaktır.
Teknik ve mevzuat açılarından ihyası mümkün olan kamu yapıları süratle güçlendirilecektir.
Ruhsata aykırı yapıldığı veya tescilli eski eser olduğu için güçlendirme izni verilemeyen yapılara ilişkin yasal düzenleme yapılacaktır.

Deprem ile ilgili bilimsel araştırmalar desteklenecektir. ‘Önceden Tahmin’ ve ‘Erken Uyarı’ çalışmaları desteklenecektir.
İmar planlarının yapımında deprem faktörü öncelikli olarak ele alınacaktır.
Pilot apartman bölgelerinde imar hakları düşeyde %10-30 artırılarak eski binaların yap-sat düzeni içerisinde müteahhitler tarafından kendiliğinden yenilenmesi sağlanacaktır. Çok malikli yapıların yenilenebilmesine yönelik hukuki engellerin yumuşatılması için Kat Mülkiyeti Yasası’ nda düzenlemeler neticelendirilecektir.
Gecekondu ve çarpık yapılaşma bölgelerinde mümkün olduğunca sakinlerin rızasına dayalı yıkım yapılarak depreme dayanıklı yeni konutların inşaası hızlandırılacaktır. Dönüşümler tercihen kendi yerinde, olamıyorsa başka bölgelerde uygulanacaktır.

‘Çekirdek Konut’, Tam Prefabrikasyon’, ‘Endüstrileşmiş Yapım’, ‘Mödüler Yapım’ gibi hızlandırılmışinşa teknikleri ülkemize kazandırılarak süratli ve ekonomik konut yapımına öncelikverilecek, depreme dayanıklı bina strüktür ve malzemeleri öne çıkarılacaktır.

‘Deprem Izolatörleri’, ‘Deprem Söndürücüler’ gibi mevcut ve yeni yapıları depremden koruyan yurt dışında yaygın gelişmiş sistemler teşvik edilecektir. (Atatürk Hava Limanı ve TEM Bolu Viadüklerinde kullanılmıştır)
Deprem konusunda eğitim yaygın vezorunlu hale getirilecektir.
İstenen projeler üretilemediğinden büyük bir bölümü kullanılamayan uluslararası kurumların sunduğu fon ve destekler alanında eksiğimiz telafi edilecektir.

Bayındırlık ve Iskan Bakanlığı Afet Işleri Genel Müdürlüğünce takip edilen deprem işleri için Başbakanlığa bağlı TOKI ye benzer müstakil bir teşkilat tesis edilecektir.

Deprem dönüşüm çalışmaları fırsat olarak değerlendirilerek gecekondu ve düzeysiz/kaçak yapılaşma alanları temizlenirken yeni oluşumlarda çağdaş şehircilik anlayışı egemen olacaktır. Kişi başına 10 m2 yeşil kriterinden taviz verilmeyecektir.

DP = Dev Projeler… ve Yeni Türkiye..!
47 yıl aradan sonra 27 Mayıs 2007 de DYP ile ANAP ın birleşmesine yönelik Demokrat Parti yeniden doğdu. DYP ‘Y’ si gitti DP si kaldı.

DP logosu kişilerde farklı çağrışımlar yapabilir. Bazıları rahmetli Reisicumhur Bayar’ın onurlu duruşunu, bazıları radyolardan takip ettiğimiz tarihi ayıbıöız Yassıada duruşmalarını, bazıları keskin şehircilik uygulamaları ile demokrasi şehidi Başvekil Menderes’i hatırlayabilir. Proje adamı ve vizyon savaşcısı olduğum için bana ise DP harfleri öncelikli olarak ‘Dev Projeler’ çağrısı yapıyor. Çünki bugün Türkiye’nin dev sorunlarına dev projeler, büyük vizyonlar gerekiyor. Yalnızca imar, bayındırlık, şehircilik, ulaştırma alanlarında değil, terör, asayiş, işsizlik, enerji, sağlık, eğitim, tarım, kültür, sanat, turizm, ekonomi, dış politika, savunma, yoksulluk, yolsuzluk, gelir dağılımı, sosyal güvenlik, toplumsal barış ve aklınıza gelecek her alanda…

DYP ve ANAP ın Ar-Ge grupları ve ihtisas komisyonları bu ve benzeri başlıklar üzerinde uzun süredir ayrı ayrı çalışıyorlardı. Şimdi bu çabalar birleştiriliyor. Raporlar ve çözüm önerileri geliştiriliyor

‘Yüzer Ada’ askeri amaçlarda kullanılmak üzere Amerikalılar tarafından geliştirildi. Bir söylentiye göre Istanbul’un transit ve çevresel trafiği için yıllar önce tasarladığım, halen güncelliğini koruyan ‘Pendik-Yeşilköy Otoray Yüzergeçiş’ projesinden de esinlenilmiş. Bu proje 2001 de bilim literatürüne girmişti. (ahmetvefikalp.com)

Söylenti doğrumudur bilemem ancak bu Yüzer Ada projesinin mütevazi bir yorumunu Istanbul depremi için düşünüyorum:
Depremde sürekli açık tutulması gereken ve işaretlerle belirlenen deprem acil ulaşım arterlerine bakın. Levha orada duruyor, ama iki tarafı silme parketmiş araçlar, ulaşım kronik tıkalı..Insanımızda duyarsız..Diğer bir deyişle yöneticisiye vatandaşıyla Allah’a emanetiz..

Bir gün bu faciayı yaşarsak panik içinde Istanbul dan kaçanlarla yakınlarını görmek üzere Istanbul’a akın eden insanlar Kente giriş ve çıkışları felç edecektir. Yıkıntılar altında hayatını kaybeden insanımıza ilaveten yangınlar ve kent içi yolların günlerce kapalı kalmasıyla ulaşılamıyan yaralı insanımız olacaktırki bu sayı 50.000 lerle ifade edilmektedir. Yüzer Ada üzerinde hastahaneler ve türlü yardım-destek üniteleri ve personeli yer alacak, helikopterle havadan ve motorlarla denizden Istanbul’un dört bir tarafından taşınan yaralılara müdahale yapılacak, komşu illerle bu ada üzerinden ulaşım ve iletişim sağlanacaktır.

Afet dışında Yüzer Ada uygun bir konumda park edilerek sağlık ve turizm alanında sürekli hizmet verecektir.

Genç Parti

Genç Parti’nin Programı’nda Yer Alan Maddeler…
Devlet, ulaştırma, haberleşme, enerji olarak tanımlanan altyapı yatırımlarının öncelikle özel sektör kuruluşları vasıtasıyla gerçekleştirilmesi için gerekli yasal ortamı yaratmalıdır.

Ulaşım: Devlet, ulaşımın hemen her alanda güvenli ve kaliteli olarak gerçekleştirilmesi için gerekeni yapmalıdır. Hava, deniz ve demiryolu ile ulaşım özendirilmeli, gelişmiş ülkelerde de olduğu gibi Türkiye’nin her yerine demiryolu ile ulaşım imkanı sağlanmalı, Türkiye’nin demiryolu ağı artırılmalı ve mevcut demiryolu ağı süratle rehabilite edilmelidir.

Üç tarafı denizlerle çevrili, dünyanın en güzel ve en uzun kıyılarına sahip, stratejik konumu itibariyle denizlere hakim ülkemiz, servet ve güç kaynağı olan denizlerden yararlanmak zorundadır. Bir takım yanlış politikalar neticesinde tercih edilen pahalı ve dışa bağımlı karayolu taşımacılığı yerine, ülkemiz, bu doğal zenginlikten faydalanmalıdır. Bunun için deniz taşımacılığı sektörünün önündeki tüm engeller kaldırılmalı ve denizden yararlanma bilinci temel eğitim kurumlarından başlayan eğitimle teşvik edilmelidir.

Kamu idaresinde merkeziyetçiliğin azaltılması, hizmetlerin etkili ve süratli bir şekilde yerine getirilebilmesi için yerel yönetimlerin yetki ve imkanlarının artırılması gerekmektedir.

Çağdaş kent planları doğrultusunda, yasadışı ve fırsatçı yapılanmalar önlenmeli, ancak halkın gayrımenkullerini değerlendirme imkanı tanınmalıdır. Kamu arazilerinden temin edilecek alanlarda insani değerlere ve çağdaş yaşam gereklerine uygun konutlar üretmek suretiyle planlı kentleşme sağlanmalıdır. Mevcut plansız yapı rehabilite edilmek suretiyle imar planlarına uygun hale getirilmesi zorunludur.

Ülkemiz doğal zenginliklerini değerlendirirken doğa dengesini gözeterek çevre sağlığını geliştirip, korumak ve toplumda çevre bilincini oluşturmak en önemli unsurdur. Ülke ekonomimizde çok önemli bir yer oluşturan turizm sektörünün geleceği için, doğal, tarihi ve kültürel kaynakların kirlenmesi, tahrip edilmesi ve yok olmasının önlenmesi sağlanmalıdır. Verimli toprakların korunması, amaç dışı kullanımı ve erozyonun önlenmesi ile yatırımlarda çevre dostu gelişmiş teknolojilerin kullanılması teşvik edilmelidir.

İşçi Partisi

İşçi Partisi’nin Programında Yer Alan Maddeler
Millî Hükümet, kamu yönetimini basitleştirecek, hızlandıracak, yasaları azaltacak ve sadeleştirecek, kamu hizmetini ucuzlatacaktır. Yönetim etkin kılınacak, başka deyişle iş ve hizmet üretecektir. Kaynakları, emeği ve zamanı israf eden, yolsuzluğa batmış, pahalı, verimsiz, hantal yönetim yapısı köklü bir reformla değiştirilecektir. Halk girişkenliği canlandırılacak, halk denetiminin kurumları yaratılacak ve geliştirilecektir.

Cumhuriyet’i, milletin birliğini ve vatanın bütünlüğünü etkin olarak savunan güçlü merkezi yönetim ile Ortaçağ kalıntılarından kurtarılmış yerel halk girişimi birbirini bütünler. Yerel yönetimler, bu esasa uygun olarak güçlendirilecek ve kaynaklarını genişletme olanakları sağlanacaktır.

Yabancıya toprak satışını serbest bırakan kanun kaldırılacaktır.
Ülkemizin coğrafi olanaklarını değerlendiren, kaynaklarını savurmayan, güvenli, ucuz ve halkın ihtiyaçlarına cevap veren toplu ulaştırma ve taşımacılık siyaseti izlenecektir. Devletin milyarlarca dolarını otoyol projelerine dökerek yabancı otomotiv sanayisini destekleyen karayoluna öncelik yerine, demir ve denizyoluyla ulaşım geliştirilecek ve ucuzlatılacaktır. Böylece çarpık kapitalizmin trafik anarşisine, can ve servet kaybı ile çevre kirlenmesine son verilecektir.

Millî hükümet, Kemalist Devrim’in anayurdu demirağlarla örme siyasetini yeni atılımlarla sürdürecektir. Yıllardır kaderine terk edilmiş olan demiryolu yatırım ve taşımacılığı geliştirilecek, yeni demiryolları döşenecek, eski demiryolları teknolojik gelişmelere uygun olarak iyileştirilecektir. Demiryollarında elektrik enerjisi kullanılmasına yönelik yatırımlar yaygınlaştırılacaktır. Lokomotif, vagon ve diğer demiryolu araç ve gereçleri yurt içinde üretilecektir.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizyolunun kullanılması özendirilecek ve yaygınlaştırılacaktır. Limanlar devlet eliyle çoğaltılacak ve geliştirilecektir. Özelleştirilmiş limanlar kamulaştırılacak ve devletçe işletilecektir. Limanlarımız milletlerarası taşımacılığa uygun konteyner terminalleriyle, araç ve gereçlerle donatılacaktır. Milletlerarası sularda taşımacılığa hizmet eden gemilerin yapımı için büyük tersaneler kurulacak, dünya ölçeğinde yarışacak deniz taşıma filosu oluşturulacaktır. Su santralleri için yapılmış baraj göllerinde ve doğal göllerde insan ve yük taşımacılığına uygun limanlar yapılacak, ülke içi bağlantılar kara ve demir yolu ağıyla sağlanacaktır.
Hava yollarıyla taşımacılık geliştirilecektir.

Millî Hükümet, yurdumuzun dört mevsimi bir arada yaşayan iklimini ve uygarlık birikimini, halkımızın ve insanlığın kültürel ve ekonomik gelişme ve zenginlik kaynağı olarak değerlendirecek; turizm işletmeciliğini yabancıların elinden kurtaracak ve millî işletmeleri destekleyecektir. Yabancıların kaçak çalışması önlenecektir. Türkiye’nin tarihsel ve doğal zenginlikleri, kıyıları, kaplıca ve ılıca gibi sağlık kaynakları ve kayak, dağcılık gibi spor olanakları, millî ekonominin hizmetine sokulacaktır. Turizm bahanesiyle tarım ve orman alanlarını yıkıma uğratan betonlaşmaya son verilecektir.

Doğal ve tarihsel zenginliklerimiz ile kültür değerlerimiz kamuya aittir. Kıyılar, ormanlar, millî parklar, bitki tür zenginliği, yabani hayvan varlığı ve kültür hazineleri korunacaktır. Bu varlıkların kamu mülkiyetinde bulunması sisteminden verilen ödünler kaldırılacaktır. Bu değerler, özel çıkarcılığın neden olduğu yıkımdan kurtarılacak ve halkın yararına sunulacaktır. Kıyılar halka açılacaktır. Erozyonu önleme ve ağaçlandırma amacıyla, halkın, gençliğin ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin etkin ve gönüllü katılımıyla yoğun bir seferberlik gerçekleştirilecektir.

Millî Hükümet, kapitalizmin yol açtığı hastalıklı kent yapısını planlı ve köktenci uygulamalarla değiştirecek; insanı ve doğayı gözeten, halkçı kent projelerini ve imar planlarını yürürlüğe koyacaktır. Halkı depreme, sele, toprak kaymasına ve yangına karşı korumak için gerekli kentsel dönüşümler gerçekleştirilecektir. Büyük kentlerimizi emperyalist metropollerin çöplüğü ve batakhanesi haline getirecek “uluslararası bütünleşme” projelerinin uygulanmasına izin verilmeyecektir.
Havadan para kazanma aracı olan kent rantları halkın kaynağına dönüştürülecektir. Hazine arazileri, kent refahının hizmetine sokulacak ve bütün bu önlemlerle insancıl, sağlıklı, trafik sorunu olmayan, rahat ve uyumlu bir kent yaşamının ve belediye hizmetinin koşulları sağlanacaktır.

Köyler ve küçük yerleşim birimleri çekici hale getirilerek büyük kentlere yığılma önlenecektir. Verimli tarım topraklarında sanayi kurulmasına ve betonlaşmaya izin verilmeyecek, kentler ve sanayi merkezleri tarıma elverişsiz topraklarda kurulacaktır.

Hedef, nüfusu birkaç yüz bini geçmeyen, insan ilişkilerinin zengin ve toplumsal dayanışmanın güçlü olduğu, doğayla iç içe, toplumsal hizmetlerin halka kolayca götürülebildiği, kültür ve sanat hayatı canlı, halkın siyasal hayata katılma olanaklarının geliştiği, doğrudan demokrasi uygulamalarına elverişli, ferah kentler oluşturmaktır.

Büyük kentlerde ulaşımı felç eden, her gün milyonlarca saat zaman kaybına ve enerji savurganlığına yol açan, ömür törpüleyen bugünkü ulaşım yapısı değiştirilecek, devletin otomotiv sanayisine yaptığı büyük desteklere son verilecek, toplu taşımacılık, bu arada yeraltı ve yerüstü raylı ulaşım projeleri gerçekleştirilecektir.

Şehiriçi ulaşım, elektrik ve ısınma gibi kamu hizmetleri ucuzlatılacak ve zamanla parasız hale getirilecektir.
Millî Hükümet, İstanbul Boğazı’ndaki betonlaşmayı yıkarak, bu eşsiz doğa güzelliğimizi halkın gezme, dinlenme, sağlıklı yaşama ve kültürel ihtiyaçlarının hizmetine sunacaktır.

Atatürk Orman Çiftliği, sahibi olan millete iade edilecektir.
Millî Hükümet, herkese, sağlıklı, güvenli, depreme dayanıklı ve uygarca yaşayabileceği bir konut sağlayacaktır. Bu hedefe ulaşmak için konut yapımı planlanacak, kooperatifleşme desteklenecektir. Her yeni yatırım, yaratacağı konut ihtiyacıyla birlikte ele alınacaktır.

Saadet Partisi

Saadet Partisi’nin Programında Yer Alan Maddeler


Yeryüzü ve çevredeki her şey bize bir emanettir. Biz, bu emaneti koruyarak ve geliştirerek bizden sonraki nesillere intikal etmesini sağlamakla sorumluyuz.

Özenli bir plânlama ve yönetim ile dünyanın doğal kaynakları, hava, su, toprak, bitki örtüsü ve canlıları, özellikle de doğal eko sistemleri korunmalıdır.

Kalkınma ve sanayileşme çabalarını sürdüren ülkemizde ciddi çevre sorunları vardır. Ülke genelinde erozyon, çarpık kentleşme ve buna bağlı altyapı sorunları yoğun olarak yaşanırken, özellikle batı bölgelerimizde, sanayileşmeden kaynaklanan çevre kirlenmesi tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizin büyük bir bölümünde bitki örtüsü ve ormanlar azalmaktadır.

Doğal çevre ile uyumlu ve sürdürülebilir bir kalkınma, partimizin başlıca hedeflerinden biridir.
Saadet Partisi, üretim ve tüketimde insan ile doğa arasındaki dengeyi, insan sağlığını ve doğal dokunun korunmasını esas alan çevre politikalarını özenle uygulayacaktır. Bu politikaların temeli eğitim olacaktır; her kademede çevre bilincinin geliştirilmesi için eğitim programları hazırlanacaktır.

Çevre konusunda uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliğine gidilecek, yerel yönetimlerin etkin kılınmasına imkan sağlayacak yasal düzenlemeler yapılacaktır.

Milliyetçi Hareket Partisi

Milliyetçi Hareket Partisi’nin Programı’nda Yer Alan Maddeler

Artan alt yapı ihtiyaçlarının çağdaş normlarda karşılanması
Kentleşmeyle birlikte, önemli sosyal ve ekonomik yapı değişikliği yaşanmasının yanı sıra, kentlerde; eğitim, sağlık, sosyal hizmet, kültür, ulaşım, içme suyu ve kanalizasyon gibi kamusal hizmetler üzerindeki baskı artmakta ve alt yapı ihtiyacı karşılanamaz duruma gelmektedir. Bu sorunlar, yerel yönetimlerin imkânları artırılmak suretiyle çözülecektir.

Çarpık şehirleşmenin önlenmesi için plânlı sosyal konut üretimi
Kentleşmeye paralel olarak konut üretimi artırılamamakta ve kişilerin konut sahipliği oranı giderek düşmektedir. Aile bütçesinin önemli bir kısmının konut ve konutla ilgili ihtiyaçlar için sarf edilmesi sonucunda insanlar gıda, eğitim, sağlık gibi temel ihtiyaçları için gerekli harcamayı yapamamaktadırlar. Alt yapısı ve projesi kamu tarafından hazırlanmış arsalar üretilerek, kendi konutunu yapmak isteyen konutsuz vatandaşlara uzun vadeli bir ödeme plânıyla tahsis edilecektir.

Kültürel yozlaşmaya yol açmayacak kent ve kentlilik
Kalıcı ve üretken istihdam imkânının sağlanamaması, alt yapı ve kamusal hizmetlerdeki yetersizlik, kırdan kente göç eden kesimin eğitim ve beceri düzeyinin düşüklüğü gibi nedenlerden dolayı kentlerde kurallar ve değer yargıları aşınmaktadır. Kentlerde kültürel yozlaşmanın önlenmesi için, millî kültürün temel belirleyiciliği çerçevesinde kent ve kentlilik kültürü oluşturulacaktır.

Gecekondu bölgelerinin ıslâh edilmesiyle, bu bölgelerin kent merkezleriyle sosyal ve ekonomik açıdan bütünleşmesi sağlanacaktır.

Depreme dayanıklı konut üretimi
Konut ve her türlü bina üretiminde depreme dayanıklılığı esas alan teknoloji ve standart malzeme kullanımı sağlanacak, sağlıklı, güvenli, kaliteli ve ekonomik konut üretimine önem verilecek, zemin etüdü aşamasından iskân ruhsatı aşamasına kadar etkin denetim yapılacaktır.

Doğal, tarihî ve kültürel değerleri korunmuş bir Türkiye
Etkilerinin sınır aşan özelliğinden dolayı ülkeleri tek tek ilgilendiren, ulusal veya bölgesel olmaktan çıkan çevre sorunlarına yaklaşımımızın esası; kalkınma- çevre koruma ikilemini, akılcı bir koruma – kullanma ve geliştirme programı dahilinde hazırlayacağımız sürdürülebilir kalkınma modeli ile aşarak, gelecek nesillere doğal kaynaklarını korumuş ve kalkınmış bir Türkiye’nin intikalini sağlamaktır.

Ekonomik ve sosyal politikaların çevre politikalarıyla uyumu sağlanacak, kalkınma gerçekleştirilirken insan sağlığı, ekolojik denge, kültürel, tarihî ve estetik değerler korunacaktır.

Doğal, tarihî ve kültürel kaynaklarımızın kirlenmesini, tahrip edilmesini ve yok olmasını önlemek için, çevre konusuna bilimi ve aklı esas alan, tarih, kültür, inanç ve millî menfaatlerimizle çatışmayan bir bakış açısıyla yaklaşılacaktır.

Çevre duyarlılığı gelişmiş bir toplum
Tabiî zenginliklerimize toplum olarak sahip çıkma anlayışının kuvvetlenmesi için, çevre duyarlılığı geliştirilecek, bunun için medya teşvik edilecek ve eğitim müfredatı zenginleştirilecektir.

Çevre denetiminde etkinliği sağlamak üzere “Çevre Zabıtası” ve “Çevre İhtisas Mahkemeleri” kurulacaktır. Verimli tarım toprakları korunacak, amaç dışı kullanımı ve erozyon önlenecektir. Yatırımlarda çevre dostu teknoloji kullanımı teşvik edilecektir.

NOT:
Bu Çalışma Siyasi Nitelik Taşımayıp,Tamamen Ders Etkinliği Çerçevesinde Hazırlanmıştır…

Benzer Yazılar

Cevap Yaz!

You must be logged in to post a comment.