Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Doğal Destan ile yapma destanın farkı

Doğal Destan ile yapma destanın farkı

Doğal Destan – Yapma Destan Doğal Destan: Çok eski dönemlerde ulus vicdanında derin izler bırakan bir tarih ya da toplum olayının , yine o devirlerde ulusal bir ozan ya da çeşitli saz ozanları tarafından söylenen biçimine doğal destan denir. DOĞAL DESTANIN ÖZELLİKLERİ Anonim bir özellik taşır. Çoğu manzumdur; nazım ve nesir karışık olanına az rastlanır. Nazım biçimi ve uyak , destanı yaratan halkın geleneğine bağlıdır. Gerçek ve gerçekdışı olaylar iç içedir. Destan kişileri beden ve karakter özellikleri bakımından hem olağan hem de olağanüstü özellikler taşır. Destanlarda anlatılan olayların zamanı aşağı yukarı bellidir. Destanlar çok uzun manzum öykülerdir.Kırgızlara ait Manas destanı 400 bin dizeden oluşur. Destanlarda daha çok kahramanlık, yiğitlik, dostluk , aşk , ölüm , yurt sevgisi konuları işlenir. DÜNYA EDEBİYATININ EN ÜNLÜ DOĞAL DESTANLARI: " İLYADA VE ODYSSEİA( Homeros) :Yunanlıların Toroia Savaşına gidiş dönüşlerini anlatır.( YUNAN DESTANI) " ŞEHNAME ( FİRDEVSİ ) İran  Turan mücadelelerini , İranın kahramanı Rüstemin yiğitliklerini , Büyük İskenderin İranı işgalini anlatır. ( İRAN EDEBİYATI) " KALEVELA (LÖNROT) : Doğaya karşı savaşan Finlilerin erdemlerini , bilgeliklerini anlatır. ( FİN EDEBİYATI) " MAHABHARATA ( HİNT EDEBİYATI) " RAMAYANA ( HİNT EDEBİYATI ) " İGOR : 12.YY da Kıpçak Türkleriyle Rusların yaptıkları savaşı anlatır. ( RUS EDEBİYATI) " OĞUZ KAĞAN : Hunların Orta Asya da Türk birliğini nasıl kurduğunu anlatır . ( TÜRK EDEBİYATI) YAPMA DESTANLAR Yeni ve yakın çağlarda , herhangi bir tarih olayının bir ozan tarafından destan kurallarına uygun olarak yazılmış biçimine yapma destan denir. Bunlar sanatsal amaçlı destanlardır.Bilinen bir sanatçının ortaya koyduğu destanlardır. DÜNYACA ÜNLÜ YAPMA DESTANLAR KAYBOLMUŞ CENNET: Ademle Havvanın cennetten yeryüzüne inişleri anlatılmıştır.(J. MİLTON  İNGLZ EDEB.) KURTARILMIŞ KUDÜS: I. Haçlı seferinde Kudüsün alınışı anlatılır. ( T.TASSO- İTALYAN EDEB.) İLAHİ KOMEDYA : Öteki dünyaya Dantenin yaptığı 7 günlük gezi anlatılır.( DANTE- İTALYA EDEB.) Üç ŞEHİTLER DESTANI: Kurtuluş Savaşından bazı kesitler anlatılır .( F.H. DAĞLARCA- TÜRK EDEB.) Benzerlıkler;her ıkısıde manzumdur,herıkısıde bır mılletı ılgılendırıır,her ıkısıde ele alınan dönemın siyasi,dini,kültürel ,tarıhı atmosferını yansıtır… Farklılıklar; doğal destan:halkın meydana getirdiği destandır ve yazarı belli değildir. yapay destan:belirli bir yazarı olan ve yazarın kendi düşüncelerini de ortaya koyup yazdığı destanlardır benzerliklerde:şiirsel dille anlatılırlar abartmalar vardır ilahi bakış açısı vardır farklılıklar: doğalda- kahramanlık işlenir oğuzkağandada olduğu gibi milleti için bişeyler yapar islamiyetten önce yazılmıştır yapmada- aşk işlenir kişiseldir islamiyetten sonra yazılmıştır. YAPAY DESTAN İLE DOĞAL DESTAN ARASINDAKİ FARK 1)Doğal destan anonimdir,Yapay destan anonim değildir. 2)Doğal destan çok eskileri anlatır,Yapay destan yakın tarihi anlatır. 3)Doğal destanda anlatıcının duyguları yoktur,Yapay destanda anlatıcının duyguları vardır. 4)Doğal destanda halkın katkısı vardır,Yapay destanda halkın katkısı yoktur. 5)Doğal destanı halk meydana getirir,Yapay destanı yazar kendi düşüncelerine göre yazar. 6)Doğal destan oluş yayılma derleme dönemlerine ayrılır,Yapay destan direkt kaleme alınır. YAPAY DESTAN İLE DOĞAL DESTAN ARASINDAKİ BENZERLİKLER 1)Olağanüstü özellikler taşır. 2)Manzum eserlerdir. 3)Milleti derdinden etkiler. 4)Ele alınan dönemin siyasi,dini,kültürel,tarihi atmosferini yansıtır. 5)İlahi bakış açısıyla yazılmıştır. 6)Olay,yer,zaman örgüsü vardır. 7)Kişilerin seçkin olması kullanılmıştır.(Kral,Han,Hakan…vb)

18 Şubat 2012
Okunma
bosluk

Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler

Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler

Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler

Hikâye:

Hikâyenin sözlük anlamı bir olayı sözlü veya yazılı olarak aktarmak anlatmak demektir. Edebiyatta ise insanların başlarından geçen veya geçme olasılığı bulunan olayları kişilere bağlı olarak belli bir yer ve zaman içerisinde anlatan kısa yazılara Hikâye denir. Hikâyede mutlaka bir olay ya da durum ele alınır. Ele alınan konu yer ve zaman gösterilerek anlatılır.

Hikâyede yaşanmış olaylar anlatılabileceği gibi tamamen hayalde tasarlanan fakat yaşanabilir olaylar da anlatılabilir. Anlatılan olayın en ilgi çekici yönleri vurgulanır okuyanda bir zevk ve heyecan uyandırması beklenir.
Hikâyelerde ele alınan olay kısa olarak işlenir. Olaydaki kişilerin sayısı azdır. İnsan yaşamının sadece bir yönü üzerinde durulur temel olaylar anlatılır gereksiz ayrıntılara girilmez.

8 Kasım 2009
Okunma
bosluk

İslamiyet öncesi Türk Destanları

İslamiyet öncesi Türk Destanları

İSLAMİYET’TEN ÖNCEKİ TÜRK DESTANLARI

A)ALTAY DESTANLARI

1-Yaratılış DestanıRadloff tarafından Altay Türkleri arasından derlenen bu destan dünyanın yaratılışı hakkında Tüklerin inanışını ortaya koymaktadır.

2-Ural Batur Destanı
Başkurt Türklerinin tarih sahnesine çıktıkları döneme dayanan bir
destandır.Destanda,Başkurtların yaşadıkları coğrafyanın Ural Dağlarının ve çevredeki nehirlerin,göllerin mitolojik olarak oluşumu anlatılmakta,yeri ve göğüyle doğanın kutsallığı kamlık dini doğrultusundaki dünya görüşüne göre yorumlanmaktadır.

3-Maaday Kara DestanıMaaday-Kara Destanı,karham,Kögütey Mergen’in şahsında insanlığın hayatta kalabilme mücadelesini ve yeryüzündeki yaşamı sürdürme azmini anlatmaktadır.Kamlık dininin dünya görüşü doğrultusunda destanın kahramanı yeraltına götürülen annesi,babası ve Altay halkını oradan geri getirmek için kötü güçlere karşı mücadele etmektedir.Aynı zamanda kozmolojinin oluşumu başta olmak üzere pek çok mitolojik unsur içermektedir.

B)SAKA DESTANLARI

1-Alp Er Tunga Destanı
Alp Er Tunga en eski Türk devletlerinden olan Saka Devleti’nin hükümdarıdır.Destanda M.Ö. 7. yüzyılda yaşamış olanAlp Er Tunga adlı kahramanın yaşadıkları anlatılmaktadır.Türklerin “Buku Han,Buka Han” ve Farsların “Efrasiyab”adını verdikleri;Gazneliler devrinde yaşamış Firdevsi’nin Şehname’sinde mühim yer tutan Turan padişahı M.Ö. 624 tarihinde Türk-İran savaşları sırasında Keyhusrev tarafından hile ile öldürülmüştür.Kaşgarlı Mahmud’un 11. yüzyılda”Cihan Beği”olarak nitelendirdiği ,hiç şüphesiz “Türk Cihan İmparatorluğu” ülküsünün ilk öncülerindne biri olan Alp Er Tunga’nın adı ve hatırası milattan sonraki yerli ve yabancı birçok kaynaklara konu olmuştur.İran kaynağında ölümünün bayram olaak kutlandığı kabul edilen Saka kahramanı için 8.asırda Göktürkler zamanında Köl Tigin ve Bilge Kağan abidelerinde yazıldığına göre bir yuğ töreni düzenlenmiştir.Yine Alp Er Tunga’nın ,ölümünden aşağı yukarı 1700 yıl sonra Kaşgarlı MAhmud’un Divan-ü Lügati’t Türk ‘ünde kaydedilen bir sagu parçası hatırasının Türkler arasında yaşadığının kanıtıdır.

2-Şu Destanı
Şu Destanı M.Ö. 30-327 yılları arasında Türk illerinde hakanlık eden Şu’nun hayatı ve faaliyetlerini anlatmaktadır.Menkabeye göre Büyük İskender’in (Zülkarneyn)Semerkan’ı geçip Batı Türkistan’ı istilaya başladığu sırada Şu hakan idi.Balasagun yakınında kendi adı ile anılan Şu “Kal’ası”nı yaptıranodur.M.Ö yaşamış bir hakanın İskender ile olan mücadelelerinin hatıraları gelenekle 11. asra kadar gelebilmiştir.

C) HUN-OĞUZ DESTANI
Oğuz Destanı,Türklerin en eski atalarından Oğuz Kağan’ın hayatı ve faaliyetlerini anlatmaktadır.Oğuz Kağan Destanı’nın iki varyantının olduğu iki yazılı kaynak vardır.Bunlardan biri Paris Milli Kütüphanesi’ndeki Uygurca yazılmış olan eksik yazma nüshadır.Profesör W. Bang ve Profesör Reşid Rahmeti Arat tarafından işlendikten sonra bugünkü Türkçeye nakledilmiştir.İkincisi ise İlhanlı Devleti’nde ,sarayda önemli roller üslenen tarihçi ve doktor Reşideddin’in Farsça tarihinde bulunan yazılı ve sözlü kaynaklardan aktardığı metindir.Bu metin islami bir karakter taşımaktadır.Tarihi bilgi ler vermesi açısından diğer nüshadan daha geniş ve tafsilatlı olan bu eser Moğol istilasından sonra eski bir Türkçe yazmadan Farsçaya aktarılmıştır.Profesör Zeki Velidi Togan’ın tercümesi ile taklilini yaptığı bu metin diğer nüshayla akrşılaştırıldığında muhtelif Türk boylarında destanın hatırasının yaşadığı görülür.

D)GÖKTÜRK DESTANLARI

1-Bozkurt Destanı
Göktürk Destanı “türk” adını ilk defa devletimsi yapan Göktürkler arasında teşekkül etmiştir.Çin kaynaklarında Göktürklerin Türeyişleriyle ilgili çeşitli rivayetler yer almaktadır.Bu rivayetlerden birine göre;
Hunların soyundan gelen ve Aşina adlı bir aileden türeyen Türkler,Lin kavmi tarafından kılıçtan geçirildi.Savaşta askerlerin acıdığı on yaşındaki bir çocuk canını kurtarabildi,ama askerler onun ayaklarını kestiler ve bir bataklığa attılar.Bu sırada dişi bir kurt peyda oldu.Çocuğu etle besledi,çocuk büyüdü.Kurt ve onunla karı-koca hayatı yaşadı;gebe kaldı.Lin kralı Çocuğun yaşadığı haberini aldı.Onu öldürmeleri için askerlerine emir verdi.Askerler çocuğu kurdun yanında buldular.Önce kurdu öldürmek istediler.Kurt,Turfan ülkesinin kuzeyindeki dağa kaçtı.Bu dağdaderin bir mağara avrdı.Kurt bu mağaranın içinde on çocuk doğurdu.Çocuklar büyüdüler;dış ülkelerden getirdikleri kızlarla evlendiler;her birinden birer soy türedi.Göktürklerin kurucularından “a-şi-na”ailesi de bu “on boy”dan biridir.
Onların oğulları ve torunları çoğaldılar,yavaş yavaş yüz aile oldular.Birkaç nesil sonra mağaradan çıktılar.ju-ju’lara (juan-juan)tabi oldular.Altay dağları eteklerine yerleştiler.Bundna sonra Juan-juan ülkesinde demir madenleri işlemeye başladılar.

2-Ergenekon Destanı
Türkler arasındaki yeniden türeyiş destanalrından biridir.Bu destanın tam metni elde değildir.Başta Reşididdin’in tarih kitabı olmak üzere pek çok yazılı kaynakta küçük parçalar halinde yer almaktadır.Destanın konusu şöyledir:
Moğol olarak gösterilenGöktürk hakanı İl han’ın Kıyan(koyan)adlı oğlu,karısı,Kıyan’ın amca oğlu Nukuz(tukuz) ve eşi kaçıp kurtulurlar;geçit vermeyen,Ücra bir ülkeye sığınırlar.Bu ülkede 400 yıl kalıp çoğalırlar.Sonunda bulundukları yer dar gelir,bir demirci dağın demirini eriterek yol açar.Göktürkler Ergenekon’dan çıkarak ana yurtlarına dönerler;Tatarlar’dana talarının intikamını alırlar.Bu sırada hakanları Börteçine(bozkurt)idi.Göktürkler Ergenekondan çıkışı her yıl kutlarlardı.Ateşte kızdırılan bir demir,örsün üstüne konulur,önce hakan,sonra beyler sırayla ellerindeki çekiçle demire vururlardı.

E)SİYENPİ DESTANI
SiYENPİ Destanı,2.yüzyılda yaşamış olan Sİyenpi hükümdarının olağanüstü motiflerle bezenmiş hayatını alırlar.

F)UYGUR DESTANLARI

1-Türeyiş Destanı
Eski Kun yabgularındna birinin ancak Tanrı ile evlenebileceklerineinandığı çok güzel iki kızı vardı.Yabgu yaptırdığı kuleye iki kızını kapattı.Gökten Tanrı’nın gelmesi için yalvardı.O sırada kulenin dibinde uluyan bir kurt peyda oldu…Küçük kız,babalarının kendilerine vermek istediği Tanrı’nın bu kurt olduğuna ablasını inandırdı.Kızlar bu kurtla evlendiler.Uygur nesli bu kurttan türedi.

2-Göç Destanı
Uygur ilinde Hulin dağında Tuğla ve Selenge adlı iki ırmak akıyordu.Bir gece bu iki ırmak arasındaki ağacın üzerine gökten bir ışık indi.Ağaç zamanla şişti,ortası yarıldı,beş çıktı.En küçükleri Bögü Tigin idi.Halk tanrı tarafındna gönderilen bu çocukları büyüttü.Bögü büyüyünce hakan oldu.Bögü’den sonra başa geçenlerden biri olan Gali Tİgin bir Çin prensesle evlenmek istedi.Prenses sarayını Hatun dağına kurdurdu.Bu dağda kutlu bir kaya vardı.Hatun dağının saadeti bu kayaya bağlıydı.Çinliler bu kayayı istediler.Gali Tigin kayayı verdi.Çinliler kayayı ısıtıp üzerine sirke döktüler.Parçalanan kayayı ülkelerine taşıdılar.Bu hadiseye kuşlar,hayvanlar ağladılar.Memleketi felaket kapladı.Toprak yiyecek vermez oldu.Beşbalık’a göç ettiler.

3-Manşi Dininin Kabulü
İlhanoğulları tarihçisi cüveyni’nin 13. asırda “Tarih-i Cihan Kuşa”adlı eserinde tespit ettiğine göre “Bögü Kağan” yurduna davet ettiği maniheist din adamları ile kendi kamlarına bir münazara yaptırdı.Din adamlarının karşılıklı münakaşaları sonunda,Uygurlar,başta Bögü Han olmak üzere 763 yılında topluca Mani dinini kabul ettiler.

20 Ağustos 2008
Okunma
bosluk

İslamiyet Dönemi Türk Destanları

İslamiyet Dönemi Türk Destanları

İSLAMİ DÖNEM TÜRK DESTANLARI(MENAKIPNAMELERİ)
İslami dönem Türk destanları ,İslamiyet’in kabulünü,yayılışını ve bu yolda gösterilen kerametleri anlatan menakıbname özelliği gösterir.Tasavvuf anlayışı 9. yüzyıldan itibaren İslam dünyasında görülmüştür.11.yüzyıldan itibaren tarikatler oluşmaya başlamıştır.Bir velinin kerametlerini anlatan kısa hikayeler demek olan “menkabe”ler ortaya çıkmıştır.Tasavvuf kanalıyla islamiyeti öğrenen Orta Asya Türkleri İslamiyet öncesi kültürlerini islamiyete taşıdılar.Şamanların ve Budist azizlerin sergiledikleri olağanüstü olaylar evliya menkıbelerinde İslami renge bürünerek yer aldı.Menkıbeler biçim olarak kısa,üslup kaygısından uzak,sade anlatımlardır.Menaıplar İslamiyet’in yayılmasında Orta Asya ve Anadolu’da önemli rol oynamıştır.11. yüzyıldan itibaren büyük pirlerin adına tarikatlar ortaya çıkınca,onların hatıralarını kutsamak,tarikatın yayaılmasını sağlamak ve müritleri yetiştirmek amacıyla kendilerine ait eserler derlenmeye başlandı.13. yüzyılda Anadolu’ya göçüp yerleşen Konevi,Mevlana,Kirmani vd. etrafında oluşan kerametler yazıya geçirilmeye başlandı.Beylikler döneminde zengin bir menakıpname edebiyatı oluştu.Osmanlı Devleti döneminde ise özellikle 15.yüzyıldan itibaren Anadolu ve Rumeli’de birçok menakıbname kaleme alındı.Bektaşilik Çevrelerinde Menakıb-ı Hacı Bektaş Veli ,Vİlayetname-i Hacım Sultan vd. farklı anlayışlı menakıpnameler ortaya çıkarken Kadirilik,Halvetilik,Bayramilik ve diğer tarikatların 15-18 yüzyıllarda yaşayan büyük şeyhleri için yeni menakıpnameler yazıldı.18.yüzyılda da menakıplar oldukça yaygındır.Menakıpların bazıları tarihi gerçekleri yansıtırken,bazıları hayalidir.


a-Satuk Buğra Han
Karahanlı Devleti ilk Müslüman Türk devletidir.Menakıpname özelliği taşıyan bu eserde Karahanlı hüküğmdarı Satuk Buğra Han’ın İslam dinini kabul etmesi ve islamiyeti yaymak için gösterdiği kerametler anlatılır.

b-Battal Gazi(Battalname)
Tarihi bir kişilik olan Battal Gazi’nin menkabevi hayatı,Anadoluya yerleşen Müslüman Türklerin gözüyle anlatılır.8.yüzyılda Emevilerin Bizans’a karşı açtıkları savaşta “el-Battal”(kahraman) lakabıyla ün kazanmış Müslüman Arap emirinin Türkler arasında yayılan kahramanlık menkıbelerinin destanlaştırılmış bir hikayesidir.Battalname’nin yazma nüshaları “Menakıb-ı Gazavat-ı Seyit Battal Gazi,Hikayet-i Seyit BattalGazi” gibi adlar taşımaktadır.Hikayenin yazıya geçiriliş tarihi tam bilinmemekle birlikte 13. yüzyılın sonu ile 14.yüzyılın başları olarak tahmin edilmektedir.
Battal Gazi Hz. Ali’nin soyundan Hüseyin Gazi’nin oğludur.Zeki,güçlü olup,Hz. Peygamber sayesinde bütün dilleri konuşur.Keşiş kılığında manastıra girip vaazlar İncil’den vaazlar verir.Olağanüstü özelliklere sahiptir.Battalname esas olarak Battal yaptığı savaşları konu etmektedir.Battal Gazi ve Sarı Saltuk,Battal Gazi’nin isin değiştirme şekilleridir.

c-Danişmendname
Bu mensur eser Danişmend Gazi destanı oalrak da anılır.Kahramanı Türk menşeili olan ilk kahramanlık menkıbesidir.Anadolu’da Danişmendlilerin kurucusu olan Danişmend Gazi’nin adı etrafında oluşmuş bir menkabedir.11. yüzyılda,İç Anadolu’da Bizans’a yaptığı fetihlerle ünlenen,burada kendi adıyla bir devlet kuran Danişmend Gazi’nin adı etrafında oluşmuş fetih menkıbesinden oluşan dini-destani hikayedir.Danişmendname ,Melik Danişmend Gazi’nin doğumu,çocukluk ve yetişme devresiyle başlar.İslami ilimleri öğrenir,alim olur,Danişmend lakabı verilir.Rüyasında Hz.peygamberi görür,ondan cihat ve gaza için emir alır.Bağdat’a gidip,halifeden cihat ve gaza için izin alır.Rum diyarında gaza ve cihata başlar.Bir gazada yaralanır ve ölür.Türbesi Niksar’dadır.

d-Saltukname
Sarı Saltuk’un(XIII. Yüzyıl) menakıbını anlatan mensur eser Türklerin İslamiyeti yaymaları,yeni bir ülkenin yurt tutulmasını anlatır.Sarı Saltuk adlı bir Türk dervişin hayatını anlatan dini,destani halk hikayesidir.Eserin dili çok akıcıdır.Eserin yazarı Ebü’l Hayr Rumi,Şehzade Cem’in isteği üzerine yedi yıl il il dolaşıp ,halk arasında yaşayan söylentileri toplayarak Saltukname’yi yazdı.Seyit Battal’ın torunlarından olan Sarı Saltuk ,kafirlere karşı cihat ve Müslümanlığı yaymakla görevlendirildi.Avrupa dillerini,dinlerini bilgin kadar bilir,türlü hilelerle ,şehirlere,saraylara ,kiliselere girer,kilisede vaaz verir,onları Müslüman yapardı.Namaz kılmayan ,saçını ,sakalını,bıyığını kazıyan Kalenderi dervişlerini döverdi.Sarı Saltuk Anadolu,Rumeli;kırım;Suriye,Mısır;Habeşiştan,BAlkanalr,Kıpçak ülkesinde geziler ve savaşlar yaptı.Yaşayan sufilerle ilişkiler kurdu.Hacı ;Bektaş Veli,Karaca Ahmet,Tabduk Emre,Fakih Ahmet,Mevlana Celaleddin Rumi,Nasreddin Hoca onun yakın dostlarıdır.Sarı Saltuk’un müridleri kafirleri haraca kesen gazi dervişler ve alperenlerdir.Sarı Saltuk şehit olunca vasiyeti üzerine hazırlanan tabutları çeşitli ülke hükümdarları tarafından götürülerek ülkelerine gömülmüştür.Bu yüzden Saltuk’un birçok makamı vardır.

e-Köroğlu
Bu eser İslami dönemde meydana gelmekle beraber dini bir özellik taşımaz.Köroğlu bu destanda,hem kahraman bir cengaver hem de saz çalıp söyleyen,şiir söyleyen bir aşıktır.Köroğlu Destanı’nın Türkmen,Kazak;Özbek;Azerbaycan ve Anadolu sahasına ait versiyonalrı bulunmaktadır.Anadolu sahasında Köroğlu halk hikayeleri vardır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
20 Ağustos 2008
Okunma
bosluk

içerik