Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Üst İnsan – İmmoralist – Friedrich Nietzsche

Üst İnsan – İmmoralist – Friedrich Nietzsche

Ahlakın dışlandığı bu felsefi anlayışın en önemli temsilcisi Friedrich Nietzsche’dir. Nietzsche’ye göre iki tür ahlak anlayışı vardır. Her şeye boyun eğen, zamanının ahlak anlayışına körü körüne inanan “sürü insan”ın ahlakı “köle ahlakı” dır. “Güç iradesi”ni simgeleyen “üst insan”, “köle ahlakını” yıkıp yerine “efendi ahlakı”nı koymalıdır. “iyi” ve “kötü” ile uğraşmak yerine “güce” dayanan bir ahlak anlayışı oluşturulmalıdır.

immoralist (toplumsal ve dinsel her türden değeri dışlayan) bir düşünceyi felsefesinin temeli yapar. Yaşadığı çağın tüm geleneksel ve dinsel değerlerini sorgulayan ve bunların kişiyi körelttiğini dolayısıyla tüm bu değerlerden kurtulmak gerektiğini savunan Nietzsche, iradesinin güçlülüğüne dayanan ve kendi değerlerini yaratan ‘üstün insan’ı dünyanın anlamı yapar. Dolayısıyla, özgürlük kişi tipi olarak karşımıza çıkıyor Nietzsche’de. Üç ayrı insan tipinden söz edilebilir: Moral, Nihilist (aktif ve pasif) ve Yaratıcı. Moral insan, içinde bulunduğu toplumun moral değerlerini ve anlamlarını olduğu gibi kabul eden ve ‘istiyorum’ diyemeyen tiptir. Nihilist insan bir geçiş durumunu ifade eder. Kişi bu noktada ya aktif ya da pasif durumdadır; Pasif durumda pesimizme, aktif durumda ise yaratıcı insana doğru bir geçiş söz konusu olur. Özgürlük nihilizmdedir. Yani moralden kopan, immoralist olan insanın kendine yeni değerler bulma çabası sürecinde ortaya çıkar. Ya yeni değerler bulup yaratıcılığa gidecektir ya da pasif kalacaktır. Bu ara durumda kişi hiçbir değerlendirme yapmaz; işte özgür durum da budur

21 Mart 2009
Okunma
bosluk

Paul Strathern – Friedrich Nietzsche’nin yaşamı ve felsefesi

Paul Strathern – Friedrich Nietzsche’nin yaşamı ve felsefesi

90 Dakikada NIETZSCHE – Paul Strathern

http://www.ayrinti.net/nietzsche  adresinden alınmıştır…

GİRİŞ



Felsefe yüzyıllar boyunca skolastiğin yorganı altında kıvrılarak uyudu. Skolastik tartışmaların horlamaları ve karşı horlamalarından başka hiçbir şey duyulmuyordu.

Felsefeyi ortaçağ uykusundan uyandıran şey, 17. Yüzyılda sahneye çıkan ve şu sözleri ilân eden Descartes oldu: “Cogito, ergo sum.” (Düşünüyorum, öyleyse varım). Aydınlanmış bir çağ başlamış oldu: Bilgi akla dayandırıldı. Bu büyük Fransız sadece uyuyan bilginleri değil, aynı zamanda Britanyalıları da uyandırmıştı.

19 Mart 2009
Okunma
bosluk

Friedrich Nietzsche – İşaret Ateşi

Friedrich Nietzsche – İşaret Ateşi

Burada, adanın denizlerin ortasında çıkıverdiği,
bir kurban taşı gibi birdenbire yükseldiği yerde,
burada, kara göklerin altında tutuşturuyor
Zerdüşt koca ateşini,
yollarını kaybetmiş gemicilere işaret ateşi,
bir cevap verebileceklere soru işareti…

Beyaz-gri karınlı bu alev
-arzulaması yalıyor soğuk uzaklıkları,
hep daha arı yüksekliklere uzatıyor boynunu-
sabırsızlıkla dikelmiş bir yılan:
bu işareti takıyorum kendi kendime.
Benim ruhumdur bu alev:

Kanmazca susuz hep yeni uzaklıklara,
durgun yalazını fırlatıyor, yukarlara.
Ne demeğe kaçtı Zerdüşt hayvandan da insandan da?
Ne demeğe bıraktı sağlam karaları?
altı yalnızlığı tanımıştı bile
ama yetmedi ona denizin yalnızlığı,
ada bıraktı tırmansın, tepe bıraktı yansın, alev olsun,
bir yedinci yalnızlığı, yukarıya,
attı şimdi oltasını arayışla,
Ey yollarını kaybetmiş denizciler! Ey sönmüş yıldızların artıkları!
Siz ey geleceğin denizcileri! Ey keşfedilmemiş gökler!

İşte atıyorum bütün yalnızlara oltamı:
bir cevap verin alevin sabırsızlığına,
yakalayın bana, yüksek dağlarda bekleyen balıkçıya
yedinci, sonuncu yalnızlığımı!

9 Mart 2009
Okunma
bosluk

İyi ile Kötünün Ötesinde – Friedrich Nietzsche – Alıntı

İyi ile Kötünün Ötesinde – Friedrich Nietzsche – Alıntı

İnsanın olgunu, çocukken oyun oynamadaki ağırbaşlılığı yeniden bulandır. Bize en yakın olan, komşumuz değildir, komşunun komşusudur ancak. Her ulus böyle düşünür. Övmede, çıkışmaktan daha çok tedirgin edici bir nitelik vardır. İnsan, tutkusunu sever, dileğini değil. Katı insanların yanında bir utanç olayıdır içtenlik: biraz da pahalı üstelik. Kendi ülküsüne giden yolu bulmasını bilmeyen, ülküsüz bir insandan daha düşüncesizce, daha başıboşça yaşar. Kendi üstüne (kendince) pek çok söz söylemek, kendini gizlemek için bir araç bile olabilir. Yüksek kişileri yaratan, güç değil, yüksek duyumun sürekliliğidir. Ülküsüne ulaşan onun dışına da çıkar. Aslında ahlaki olgular yoktur; sadece olguların ahlaki yorumu diye bir şey vardır. Suç oltada değil, balık yok…

Friedrich Nietzsche

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
18 Şubat 2008
Okunma
bosluk

içerik