Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Mağaralara Yapılan Resimler – İlk resimler nerede yapılmıştır

Mağaralara Yapılan Resimler – İlk resimler nerede yapılmıştır

İlk insanların, sanat yapıtlarının, genel olarak; mağara duvarlarına çizilen resimler ve araç-gereç yapımıyla sınırlandığını düşünürsek; bu yapıtların yorumu, direkt yaşam ve onun kaygısı ile ilgilidir. ImageGenellikle Prehistorik çağın bu insanları, Örneğin; mağara duvarlarının üzerine betimledikleri, figüratif formları, yaşamlarıyla biçimlendirmiş, tıpkı William Blake’ in de dediği gibi, daha o zamanlardan insanlar “uslama güçleriyle ne görüp kavradılarsa, onu karşılaştırmaya götürmüş ve yargılamaya çalışmışlardır”. Bu, bugünlerin de sanat yapıtlarında, geçerliliğini koruyan önemli bir saptamadır. Tarih öncesinde, sanat adına ortaya konanlar, o zaman toplumunu oluşturanların, nasıl içten içe devinim halinde olduğunun bir göstergesidir de. Bu göstergeyi açığa çıkarmak, yinelikle antropologların ve ruhbilimcilerin işi olduğuna göre; bu dönem üzerinde yorumlama yapmaya kalkışmak, bir anlamda yorumlayıcının, tam anlamıyla antropolog ve ruhbilimci sayılmasıyla eş anlamlı ve doğru orantılı olacaktır. Uzunca zamanlar, çağdaş sanatçıların ve sanat araştırmacılarının da kafasını meşgul etmiş bir olaydır ilkel mağara resimleri. Bu yönde birbirine karşıt iki ilginç görüş şöyledir;

17 Eylül 2008
Okunma
bosluk

Anket nedir – Anket Nasıl hazırlanıp uygulanır?

Anket nedir – Anket Nasıl hazırlanıp uygulanır?

ANKET UYGULAMA TEKNİĞİ

1. Tanım

Kalem, kâğıt yoluyla objenin kendisi hakkında bilgi vermesi şeklidir. Bu, araştırmalarda en çok uygulanan bir tekniktir. Kolay, ucuz ve bilgileri doğrudan toplamaya uygun oluşu tercih nedenidir.

Anketle bilgi ve veri toplama genellikle posta yoluyla yapılmaktadır. Posta ile gönderilen anketlere cevap alabilme olasılığı çok düşüktür.

Anketin imzasız doldurulması gözönünde bulundurulursa görüşme tekniğine oranla objektifliği daha yüksektir.

Anket, ancak okur-yazarlara verilebilmektedir. Bu, anket tekniğinin olumsuz yanıdır.

Anket: Belli kişilerin ya da grupların bir konu üzerindeki duygu, düşünce ve deneyimlerini anlamak için belli bir plana göre hazırlanmış olan soru listeleridir.

Anket geçerliliği ve güvenilirliği düşük olmasına rağmen kolay, ucuz oluşu ve çok sayıda kişiden kısa sürede bir çok konuda görüş olma olanağının bulunuşu nedeniyle en çok kullanılan tekniklerden biridir. Anket, çeşitli alanlarda olduğu gibi rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde de geniş bir biçimde kullanılmaktadır. Rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerinde anket yardımıyla öğrencilerin kimliği, ev ve aile yaşamı, sağlık durumu, eğitsel ve mesleki planları, okul içi ve okul dışı etkinlikleri, çalışma alışkanlıkları v.b. konularda bilgi alınabilir ve öğrencilerin belli konularda tavır ve kanıları öğrenilebilir.

Bir anketin amacına uygun olarak kullanışlı ve güvenilir bir biçimde hazırlanması kuşkusuz, bu konuda bilgili ve tecrübeli olmayı gerektirir. Anket geliştirilirken çeşitli kaynaklardan yararlanmak ve özellikle uzman kanısına başvurmak ve diğer yetkililerin görüşünü almak uygun olur.

14 Eylül 2008
Okunma
bosluk

Gözlem nedir – Gözlem Çeşitleri nelerdir – Gözlem nasıl yapılır

Gözlem nedir – Gözlem Çeşitleri nelerdir – Gözlem nasıl yapılır

1. Gözlem nedir?

Herhangi bir olayı, o olay sırasında herhangi varlığı, o varlık üzerinde belli bir amaç ile planlı olarak inceleme yapmaya gözlem yapmak diyoruz.

Gözlem, bilimsel amaçlara uygun planlı ve dikkatli bir algıdır. Bakmak ve seyretmekle gözlem birbirinden çok farklıdır. Gözlemin yararlarını şöyle sıralayabiliriz:

a. Kişide araştırma, inceleme alışkanlığı kazandırır.

b. Kişileri daha dikkatli yapar.

c. Gözlem yoluyla elde edilen bilgiler daha kalıcıdır.

d. Gözlemde kişi daha bilinçli çalışır.

e. Gözlem, öğrencinin planlı çalışmasını sağlar.

f. Gözlem, öğrencinin etkin olmasını gerektirir.

14 Eylül 2008
Okunma
bosluk

Eskimolar evlerini nasıl ısıtırlar?

Eskimolar evlerini nasıl ısıtırlar?

Eskimolar Evlerini Nasıl Yaparlar?

Eskimolar adına igloo denen buzdan evler yaparlar. Bu evlerin yalıtımı çok önemlidir. Ana yapıyı oluşturan buz bloklarının arası karla sıvanarak tıkanır. İyi bir igloonun kapısı da yer üstünde olmaz. İçeri girip çıkarken kapının açılıp kapanması, içerdeki sıcak havanın dışarı kaçmasına soğuk havanın içeri dolmasına neden olur. Bundan dolayı buzdan bir ev yapılırken önce geçici bir kapı yapılır ve evden içeri girilir. Asıl kapı evin altındaki kar kazılarak yeraltından geçirilen kapıdır. Bu sayede buz evin yalıtımı tamamlanır. Buzdan ev elbette ki bizim ölçülerimizde sıcacık değilse de, bu sayede oldukça elverişli bir ısıya gelir.

Eskimolar Evlerini Nasıl Isıtırlar?

Eskimoların evleri küçücüktür ama sıcacıktır. Bembeyaz büyük bir kutu gibi gözükür.
Eskimoların evleri sanıldığı aksine içleri 10 derecedir ve giysilerinizi kurutabilirsiniz ve sandığınızdan oldukça geniştir içerde yağla çalışan gaz lambası kullanılır ve bununla yemek pişirilir, hayvan postlarından oluşmuş oturma yeri vardır, içeri bir tünelden girilir ve igloo yerden derindedir bundan dolayı içerde iki büklüm kalmazsınız http://www.old-picture.com/indians/pictures/Eskimo-Family.jpg
İngilizce “Eskimo evi”. “iglu” diye okunur. Kardan buzdan oyulur.
Kardan evlerin duvarları, yine kardan yapılan kalıplarla örülmüştür. Bu kalıplar, kar tanecikleri ve bu tanecikler arasında bulunan hava dolu gözeneklerden meydana gelir. Öyle ki kar kalıplarının yapısının büyük bir kısmının hava dolu gözeneklerden meydana geldiğini söyleyebiliriz. Durgun havanın ısı iletimi, katı maddelerin ısı iletiminden daha düşüktür. Bu şekilde gözenekli yapıya sahip cisimlerin ısı iletimlerinin zayıf olması beklenir. Kışın giydiğimiz yünlü elbiselerimiz, binalarda kullanılan kiremitler ve yalıtım malzemeleri bu tür gözenekli yapılara örnek verilebilir. Dışarıdan içeriye ve içeriden dışarıya ısı geçişini zorlaştıran bu sistem sayesinde kardan evlerde yakılan küçük bir ateş bile dışarıdaki dondurucu soğuğa karşı Eskimoların korunmasında yeterli olur

ESKİMOLARIN EVLERİ


Kuzey Kutup bölgesinde yaşayan Eskimoların yaşadığı kar kulübeleri yada kar evlerine “igloo” adı verilir. Bu evlere kutup evi de denebilir.

Eskimoların buzdan evleri, minicik olur, ici sicaktir, dişarda her ne kadar buz varsa da.
beyazdir, kir gosterebilir.
kucuktur, toplamasi kolaydir.
kapisi yer seviyesinden asagiya kazilarak yapilir. alltan egilerek girilir.

Sertlesmiş karın bloklar halinde kesilip kubbe benzeri bir geometride birleştirilmesiyle olusturulan kapalı alan. Bu yapının dışarıdaki sıcaklık ne olursa olsun ic sıcaklığı arti dört derecede kalır. Dört derecenin soğuk olduğunu düşünenler için bir not, eskimoların yaşadığı cevrede disarisinin sicakligi uzun kis boyunca eksi yirminin ustune pek cikmaz sik sikda eksi otuz ve kirklari gorur.

Kuzey Kutbu Tundra Kuşağında yaşayan Laponlar, Samoyetler, Tunguzlar ve Eskimolar yazın ren geyiği derisinden yaptıkları çadırlarda yaşarlar

Davis Boğazı, Baffin Denizi, Smiyh, Kennedy ve Robenson boğazları ile güneydoğuda İzlanda’dan, kuzeydoğuda da Svalbard’dan ayrılan ada; kuzeyden güneye doğru uzanan bir kitle durumundadır. Kuzeyde Morris Jusup, güneyde Farvel burnu halk. Eskimolar, Amerika kıtasının kuzey kıyılarında, Grönland’da, Labradar,
Halk bir milleti oluşturan çeşitli toplumsal kesimlerden veya meslek gruplarından oluşan insan topluluğuna halk denir
Hudson Körfezi kıyılarında ve Sibirya’da bulunurlar. Eskimo ismi Abnaki yerlilerinden çıkmıştır. Eskimolar ise kendilerine “İniuit” veya “Yuit” demektedir. Günümüzde yaşayan Eskimolar 50.000’den fazla değildir.
Rusya Federasyonunun, Ural Dağlarından Pasifik Okyanusuna kadar uzanan topraklarına verilen isim. Sibirya, Kazakistan Cumhûriyeti ve Orta Asya’yı meydana getiren diğer cumhûriyetleri de ihtivâ eder. Yaklaşık olarak 13 milyon km2 lik bir yüzölçüme sâhiptir. Sibirya bölgesinde 30 milyon insan yaşar. Kuzeyinde, Kuzey Buz Denizi, doğusunda Pasifik Okyanusu, güneyinde Kazakistan, Moğolistan ve Mançurya ve batısında Ural Dağları bulunur.
Sibirya’da 2000,
Rusya Federasyonunun, Ural Dağlarından Pasifik Okyanusuna kadar uzanan topraklarına verilen isim. Sibirya, Kazakistan Cumhûriyeti ve Orta Asya’yı meydana getiren diğer cumhûriyetleri de ihtivâ eder. Yaklaşık olarak 13 milyon km2 lik bir yüzölçüme sâhiptir. Sibirya bölgesinde 30 milyon insan yaşar. Kuzeyinde, Kuzey Buz Denizi, doğusunda Pasifik Okyanusu, güneyinde Kazakistan, Moğolistan ve Mançurya ve batısında Ural Dağları bulunur.
Alaska’da 25.000, Mackenzie Nehri ile Kuzey Quuebek arasında 10.000 eskimo yaşar. Diğerleri muhtelif yerlere dağılmıştır.

Eskimoların Amerikalı yerlilere mi, yoksa Moğol ırkına mı dâhil oldukları belli değildir.
ABD’nin yüz ölçümü en büyük, nüfusu en az olan eyaletidir. Gerçekten de Türkiye’nin neredeyse iki katı büyüklüğündeki bu eyalette ancak Kütahya ilimizdeki kadar insan yaşar. Alaska sözcüğü, bu eyaletin yerli halklarından olan Aleutlar’ın dilinde “büyük ülke” anlamına gelir. Bu adı hak edecek kadar geniş bir alana yayılmış olan Alaska yüzey biçimleri açısından da büyük bir çeşitlilik gösterir. Kuzey Amerika’nın en büyük dağlarını ve çok geniş düzlükleri
Moğollara ait oldukları daha fazla zannedilmektedir. Boyları kısa (1.50-1.60 m), elleri, ayakları çok küçük, gövdeleri bacaklarına nazaran daha uzundur. Deri sarıya yakın, açık kahverengi arasındadır. Saçları siyah, gözleri siyah ve kahverengi ve çekiktir. Sakal ve bıyık hiç çıkmaz veya çok seyrek çıkar.
Moğolistan’ın yerli halkı. Doğu Asya kavimlerinden. Asıl yurtları Moğolistan’dır. Kısa zamanda Asya kıtasının büyük bir kısmına sâhip olup, yayıldılar.
Antarktika’da iki tip Eskimo vardır. Birisi yuvarlak yüzlü, diğeri Moğollar gibi düz yüzlüdür. Fiziki özelliklerine göre, dünyânın en farklı ırkına sahip topluluklardandır. Şişman sayılmazlar. Yüzlerinin genişliği ve kalın elbiseleri şişman gösterir. Son yıllarda diğer ırktan insanlarla bilhassa
Dünyanın beşinci büyük kıtası. Yüzölçümü 14.107.637 kilometrekaredir. Güney kutbu etrafında her tarafı karla kaplı, daima fırtınalı ve buz kütleleri ile çevrili bir kara parçasıdır. Antarktika, Ross ve Wendel deniz körfezleri ile Antarktika Yarımadası hariç ana hatlarıyle hemen hemen çember şeklindedir.
Kızılderililerle ve beyazlarla kaynaşmışlardır.

Eskimolar, deniz kıyılarını ve civarını tercih ederler. Kıyıdan nadiren 40-150 km uzaklaşırlar. Doğu-batı istikâmetinde 6000 km düz bir hatta yaşayan yegane yerli topluluklardır. Mesafenin bu kadar geniş olması ve basit yaşayışları sebebiyle dünyânın en az nüfus yoğunluğuna sahip toplum hâline gelmişlerdir. Lisanlarını ve adetlerini devam ettirmekteki titizlikleri, yaşamak için verdikleri mücadelenin sertliğine bağlanabilir.

Eskiden “kayak” adını verdikleri enteresan ve deriden kaplanmış tek kişilik kayıklarını avlanırken kullanırlardı. Sıçrayan dalgalardan korunmak için üzerlerine su geçirmez bir deri ceket giyerler. Kayık devrilse bile, elbiseleri sebebiyle yaralanmadan kurtulabilirler. Kanada’daki bâzı Eskimolar, Karibu’nun etini yer, derisini giyer, kemiklerinden av âleti yaparlar.
Orjinal Boyutunda Açmak İçin ( %1$sx%2$s ve %3$sKB ) Buraya Tıklayın

Kardan kesilmiş
Amerika’nın yerli halkına ortak olarak verilmiş olan Kırmızı Hintliler (Red Indians) adı yanlıştır ; bu ad onlara İspanyollar tarafından verilmiştir . Zira [[İspanyollar]] Amerika’ya geldikleri zaman Hindistan’a ulaştıklarını zannetmişlerdi. Kırmızı Hintli (Red İndian) terimi de doğru değildir. Avrupalılar Yeni Dünyaya çıktıkları zaman vücutları kırmızı boyalı insanlarla karşılaşmışlardı. Bu, bazı törenlerde onların adetiydi. Amerika yerlilerinin derileri sarımtırak beyaz ve esmerdir, fakat hiçbir zaman kırmızı değildir.

İgolalardan başka, bâzı evlerin üstlerini molozla örterler. Diğer insanlarla olan münâsebetleri sebebiyle, pek nâdir de olsa bâzı yerlerde muntazam evlerde yaşarlar.

Şamanizme inanırlar. Amerika ve
Bütün dinlerin çıkış kaynağı olarak kabul edilen Şamanizm‘in kökenleri İÖ 50 binli yıllara kadar dayanır. Doğaya tapınma, doğaya hükmeden (yağmur, kar, güneş, fırtına, rüzgar) güçlere tapınmayı temel alan bir inanç şeklidir. Çıkış merkezi Orta ve Kuzey Asya olarak bilinse de, Uzakdoğu’dan, Kuzey ve Güney Amerika’ya , hatta kıta Avusturalyası’na kadar çok geniş bir coğrafyaya yayılmış olan bu inanç biçimi Türkler’in de ilk dini olarak karşımıza çıkar. Bütün dünya coğrafyasında Şamanizm’e inanmış insanların bu dini uygulayış biçimi küçük farklılıklar gösterse de birbirine benzer çok fazla yanı vardır Avrupalılar bazı Eskimoları Hıristiyanlaştırmışlardır.

Avrasya olarak bilinen eski dünya kıtasının batısındaki büyük yarımada olan Avrupa, Sami dillerde Erep (yahut Irib) Güneşin Battığı taraf anlamına gelir. Fenikelilerden Yunanlılara geçen bu ad, Yunanca’da Europa olmuş ve Ege Denizi’ne göre batıda bulunan ülkelere bu ad verilmiştir.

Fok balığı ve bâzı balıkları avlarlar. Av âleti olarak eskiden kullandıkları en gelişmiş aletleri zıpkındır. Zıpkının ucu kemiktir. Köpeklerin bulunduğu, fok balıklarının nefes almak için kullandıkları deliklerin başında beklerler. Fok çıkar çıkmaz zıpkınlar veya bu delikler vâsıtasıyla balık avlarlardı.

Bugün kayaklar ve kayıklar yerlerini madenden yapılmış botlara ve motorlu deniz taşıtlarına terk etmiştir. Köpeklerin çektiği
Köpek Yaşadığı yerler: Evcil ve vahşi olarak dünyanın hemen hemen her yerinde. Özellikleri: Keskin koku alma ve işitme kabiliyetli etçil bir memeli. Sahibine bağlılığı ile şöhret bulmuştur. Ömrü: 15-20 yıl. Çeşitleri: Görünüş ve büyüklükleri farklı 100’den fazla köpek ırkı vardır. Çoban köpeği, av köpeği, buldog, polis köpeği, Saint Bernard köpekleri Ünlüdur.

Etçiller (Carnivora) takımının, köpekgiller familyasından bir memeli türü. Çok eski çağlardan beri evcilleştirilmiştir. Görünüş kızaklar yerlerini gemilere ve otomobillere bırakmıştır.
Kızak Kar ve buz üzerinde, insan ve eşya naklinde kullanılan tekerleksiz taşıt. Deniz araçlarının yapıldığı ve tamir edildiği tersanelerde gemilerin suya indirilmesi veya sudan çekilmesi için kullanılan tertibata da kızak denir. Kızağın ilk defa dünyanın neresinde ve kaç yıl önce kullanıldığına dair elde kesin bilgiler yoktur. Bazı kazılarda bulunanlardan kızakların yedi bin senelik mazisi olduğu tahmin edilmektedir. İlk önceleri yük taşımak için yapıldığı zannedilen kızaklar zamanla insaların Petrol bulunması dolayısıyla modern yollar yapılmış ve bir çok ekonomik yenilikler de böylece Eskimolar arasına girmiştir.
Ek bilgi

Petrol sözcüğü, Yunanca-Latince’de taş anlamına gelen “petra” ile yağ anlamına gelen “oleum” sözcüklerinden oluşmuştur. Her dilde aynı anlamı taşımaz. Petrol deyince, yalnız belirli bir yakıtı [Benzin, Gazyağı, Dizel(motorin), Motor yağı, Fuel oil] değil, Doğal halde bulunan ve yeraltından çıkarılan HAM PETROL’Ü kastediyoruz. Petrol bir takım hidro karbonların karışımından meydana gelmiş olup, muayyen bir kimyevi bileşimi yoktur.

Artik Okyanus kıyısını Asya’nın kuzey-doğusundan Grönland’a kadar işgal eden Eskimolar kendilerini çevreleyen topluluklardan çok farklıdırlar ve fizik tipleri kadar kutup hayatına uymuş medeniyetlerle de karakterlenirler, ırk ve etni burada gerçekten birlikte görülmektedir.

“ Eskimoların boyları doğudan batıya doğru kısalmakta ve 1m. 58 ile 1m. 64 arası değişmektedir. Ortanın altındadırlar. Vücut tıknaz ve kuvvetli bir yapıdadır . Kollar ve bacaklar nisbeten kısadır, eller ve ayaklar küçüktür. Deri rengi sarımtırak esmerdir ve Mongol lekesi (Doğumda vücudun herhangi bir bölgesinde bulunan koyu leke, Mongol ırklarında genellikle görünür) çocuklarda aşağı yukarı sabit bir şekilde bulunur”.

Baş karakteristik bir yapıya sahiptir. Uzun ve çok yüksektir. Yüz kitlevidir, önden bakıldığında beş köşeli bir şekil gösterir. Bu çenelerin çok geniş olması ve elmacık kemiklerinin gelişmiş olmasından ileri gelmektedir Mongollarda olduğu gibi elmacık kemikleri bunlarda da ileri doğru çıkıntı yapmaktadır. Burun orta derecede geniş ve oldukça tümsektir. Mongol pilisi (üst göz kapağından alt göz kapağına kadar uzanan perdemsi uzantı) bunlarda çoğunlukla görülür. Saçlar siyah ve serttir, gözler kahve rengidir. Eskiden fizyolojik bakımdan 0 kan grubunun Eskimolarda diğer kan gruplarından daha yüksek bir nispette bulunduğu hatta saf ırktan kişiler arasında yalnız 0 kan gurubunun var olduğu zannediliyordu. Sonradan yapılan araştırmalar bu fikri doğrulamamıştır. Melezleşmemiş kabilelerde A grubunun sayısı hemen hemen 0 kan gurubu kadar çoktur.

Eskimoların bugün yaşadıkları alan çok geniştir, Kuzey Amerika’nın bütün kuzey kıyısı, artik adalar grubu ve Groeland buraya dahil olup batıda Sibirya’da sonlanmaktadır. Bu alanın uzunluğu 9. 000 km dir :Fakat hayat şartlarının sertliği nedeniyle nüfus yoğunluğu çok azdır. 1934’te Eskimolar takriben 40.000 kişi kadardılar. Bunun 18.000 i Groeland 16.000 i Alaska’da yaşıyordu Bunların arasında kalan diğer bölgelerde bu miktar ancak 5.000 i bulmaktadır. Asya Eskimolarının ise sayısı ancak 1000 kadardır.

Bu ırkın fizik karakterleri bunları açık olarak sarı ırka bağlamaktadır. Onlardan yalnızca başlarının dolikosefal (uzun) oluşları ve burunlarının daha tümsek oluşlarıyla ayrılırlar. Bu iki karakterin bir dereceye kadar Orta-Asya Mongol ırkında görünür Hiç kuşkusuz Eskimo’ların Amerika’ya gelişleri Asya’dan gelen ve Amerika yerlilerini meydena getiren başlıca göç dalgalarından (Amerika yerlilerinin fizik tipi bugün birçok Çukçi ve Kamçadallarda bulunmaktadır) daha sonraki bir dalgaya karşılık gelmektedir Doğu ve Batı Eskimo’ları arasındaki fark ırkın spesializasyonunun (başın daha fazla uzaması, burnun daralması, boyun kısalması gibi. ) kaynak yerinden, yani Asya’dan, uzaklaştığı oranda arttığını göstermektedir.
İnternetten Yararlanılarak Derlenmiştir.

29 Ağustos 2008
Okunma
bosluk

Bozuk para neden tırtıklıdır?

Bozuk para neden tırtıklıdır?

Bozuk para neden tırtıklıdır ?

Özellikle Kağıt para devrinden önce,alışverişte kullanılan paralar altın ve gümüş içeriyorlardı. Her devirde olduğu gibi, o devirde de bulunan bazı düzenbazlar, bu paraları kenarlarından kazıyarak, çok az miktarda da olsa, bu değerli madenleri biriktiriyor, parayı da tekrar kullanabiliyorlardı.

O devirlerde tüccarlar parayı tartıyorlar ve ağırlığı eksikse kabul etmiyorlardı. Bu sorunu çözmek ve halkı eksik paraya karşı korumak için paraların kenarları tırtıklı yapılmaya başlandı.Bu tırtıllar sayesinde paranın kenarının kazındığı hemen belli oluyordu ve kenarı kazınmış parayı kimse almıyordu.

Bu adet günümüze kadar geldi.Artık içinde değerli bir maden olmamasına rağmen, bozuk paralarımızın kenarında tırtık ya da resim vardır.

EK BİLGi:

Bozuk paralar para olma niteliklerini kanundan almalarına rağmen kullanılmalarında bazı sınırlamalar vardır.Gerek kağıt gerekse madeni para olsun her ikisiyle de yapılan ödemeleri kabul etmemek mümkün değildir.Buna ‘Kanuni Tedavül Mecburiyeti’ denir ki kağıt paralarda bu mecburiyet sınırsızdır. Ödenen miktar ne kadar büyük olursa olsun bunu karşı taraf kabul etmek mecburiyetindedir.

Madeni paralarda ise mecburiyet sınırlıdır.En Çok üzerlerinde yazan değerin 50 katını tamamen bozuk para ile ödiyebilirsiniz. Örneğin 50 Ykr ile en fazla 25 Ytl ödeme yapabilirsiniz ama daha fazlasını da bozuk para ile ödeme isteğinizi karşı taraf kabul etmeyebilir.

Kağıt paraların merkez Bankası tarafından basıldığı bilinirde madeni paraları Maliye Bakanlığının çıkardığı pek bilinmez.Madeni paraların toplam para stoku içindeki oranı da yaklaşık yüzde 1 civarındadır.
Hiç dikkat ettinizmi? İnsan yüzleri kağıt paralarda önden , madeni paralarda ise yandandır.Madeni paralarda yer çok küçük olduğundan kabartma tekniği ile bir yüzün tam detayını vermek mümkün olmaz. yandan profil kişiyi daha tanınır kılmaktadır…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
16 Ağustos 2008
Okunma
bosluk

içerik