Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Waris Dirie-Çöl Çiçeği

Waris Dirie-Çöl Çiçeği

 ÇÖL ÇİÇEĞİ

YAZARIN HAYATI:

 

       Waris Dirie,ünlü bir top modeldir.ilk yazarlık denemesi olan Çöl Çiçeği kendi hayat hikayesidir.Waris Dirie 1967 Somali doğumludur.Göçebe bir yaşam süren ailenin 12 çocuğundan 3.südür.13 yaşına kadar Somalide Darood kabilesinde ailesi ile birlikte yoksul bir yaşam sürdükten sonra önce İngiltereye,daha sonra Amerikaya gider ve yaşamını ünlü bir topmodel olarak devam ettirir.Waris Dirie aynı zamanda Birleşmiş Milletler’in bir insan hakları temsilcisi olarak görev yapmaktadır.

 

20 Aralık 2009
Okunma
bosluk

Irvin Yalom-Annem ve Hayatın Anlamı

Irvin Yalom-Annem ve Hayatın Anlamı

Annem ve Hayatın Anlamı

Kitabın Özeti

“Nietzche Ağladığında” ve “Aşkın Celladı” gibi ülkemizde de çok satan ve tanınmış kitapların yazarı Irvin Yalom, bu kitabında psikoterapi ve uygulamaları üzerinde durmuştur. Gündelik hayatta bizlere uzak bir terim olan psikoterapiyi bizlere daha yakından tanıtmak için Yalom kitabında, yaşanmış hikayelere yer vermiştir. Bu hikayelerde kendimizi ve geçmişimizi sorgulamamız da isteniyor. Aslında bu da kitabın temel amacını özetliyor.

Kitap; birbirinden bağımsız gibi görünen ama gizli bir bağla bağlanan altı hikayeden oluşmuştur. Bu hikayelerin dördü yazar Irvın Yalom’ un hastalarının, diğer ikisi de yakın arkadaşı Dr. Steve Lash’ in hastalarının öykülerinden oluşuyor.

Birinci hikaye olan “Annem ve Hayatın Anlamı”, yazar Irvın Yalom’ un kendi kabuslarının ve ölmüş üvey annesiyle yüzleşmesini anlatıyor. Aslında yazar burada hasta olarak kendini görüyor ve kendi kendine tedavi uygulama yöntemini deniyor. Hayatının her anında hiç de hoş hatırlamadığı annesiyle olan ilişkisindeki pişmanlıkların su üstüne çıkması ve bu ilişkideki suçun kendisinde de olmasından duyduğu pişmanlıkların önüne geçmek için geçmişe yaptığı yolculuk anlatılmış. Aslında bu hikaye bizlere kişinin kendi kendisine de psikoterapi uygulayabileceğinin iyi bir göstergesidir.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

İkinci hikaye, yazarın ölümcül bir kanser hastalığına yakalanmasına rağmen hayattan kopmayan, çevresine umut dağıtmayı sürdüren Paula adlı hastasıyla ilgili. Yazar, Paula ile olan ilişkisini, doktor-hasta ilişkisinin çok üzerinde görüyor. Paula; yazarımızın hem hastası, hem grup tedavi yönteminde yardımcısı hem de yakın bir sırdaşı görevlerini üstleniyor. Ölümcül bir hastalığa yakalanmasına rağmen, yaşama sevinci ve çevreye yaydığı enerjisi, Dr. Yalom’ un Paula’ ya hayran olmasının sebeplerini özetliyor. Hayatının kalan kısmını kendisi gibi kanserli hastalarla geçirmeye adayan Paula’ nın ölümüne kadar olan zamandaki Dr. Yalom ile olan yakın ilişkisinin de özeti veriliyor.

Kitapta yoğun işlerinden dolayı Paula’ ya yeterli zaman ayıramayan Dr.Yalom’ un, hastasının ölümünden sonraki düşünceleri ve onun işlerini devam ettirmesi de anlatılmış.

Üçüncü hikaye ise farklı sorunlar taşıyan hastaların biraraya gelerek, Dr.Yalom tarafından oluşturdukları psikoterapi grubunun işleyişi ve çözümler üretmesi ile ilgili. Her biri umutsuz gibi görünen hastaların tedavisinde yine kendilerini kullanarak çözüm aramak yöntemini, Dr. Yalom bu grupta başarıyla uyguluyor. Tekerlekli sandalye ile yaşamak zorunda olan ve bundan ötürü içine kapanık ve hayata küsmüş Maglonia, kas hastalığından dolayı yatağa bağlı Martin, intihar girişiminden dolayı yarı felçli Dorothy, anoreksik hastalığına yakalanmış iki bayan Rosa ve Carol; grubun üyelerini oluşturmaktadır. Grup üyelerinin birbirlerine kısa sürede kaynaşmaları; tedavi süreçlerini de etkilemiş, sonuçları daha kısa sürede ve daha olumlu sonuçlandırmıştır.

Dördüncü hikaye; çok sevdiği ağabeyini ilk gençlik yıllarındaki bir araba kazasında yitirmiş ve daha sonrada beyin kanserine yakalanmış kocasının ölümünü yaşamakta olan, duygusal olarak kenetlenmiş Irene ve Dr. Yalom’ un yas terapisi ile ilgili çalışmalarını konu ediyor. “Yas Terapisinde Yedi İleri Ders” adlı hikayede Dr. Yalom, Irene’ nin rüyalarından hareketle tedavi yöntemi seçiyor. Periyodlar halindeki seanslarda Irene’nin rüyalarındaki ve gerçek hayattaki iyileşme belirtileri tedavinin de asıl amacına ulaştığını gösteriyor.

Son iki hikaye Dr. Yalom’ un arkadaşı Dr. Lash ve hastaları ile ilgili. “Çifte Açıklama” adlı hikayede, Dr. Lash’ in hastaları ile olan diyaloglarını kasetlere alması ve bunları hastalarına dinleterek onların da seanslar hakkındaki görüşleri ile ilgili yaptığı çalışmalar konu edilmiş. Fakat bu kasetlerin birinde önceden kaydettiği ve silmeyi unuttuğu kendi yorumlarını, hastasının dinlemesi ve tedavi sürecinde meydana gelen mevcut değişmelerin seanslara da yansıması anlatılıyor. İçine kapanık hastasının bu yorumlardan sonra; yorumlara yönelik davranması, olayları irdelemesi ve kendi kendine güven kazanması anlatılıyor.

Yedinci ve son hikaye olan “Macar Kedinin Laneti” adlı hikayede Dr. Lash’ in; sürekli kabuslar gören hastasının tedavisinde ilerleme kaydetmek istemesi ve kendisinin de onun gibi davranışlar içerisine girmesi konu edilmiş. Bu yöntemin sonuçlarının hastaya yararı olmasıyla birlikte, Dr. Lash’ in bazı geçmiş olaylarla da yüzleşmesini sağlamıştır. Bir psikologun bile bazı sorunlar karşısında ne yapacağının bilememesi ve yardım istemesinin normal olduğu vurgulanıyor.

“Annem ve Hayatın Anlamı”, ölüm ve insanın daha anlamlı yaşamak için verdiği kişisel mücadeleler üzerine derin gözlemler içeren bir kitap. Terapi kelimesinden korkulmaması gerektiği mesajını iletmeye çalışılıyor. Her şeyin birinci kuralının inanmak ve sevmek olduğunu bizlere bir daha hatırlatıyor.

31 Ekim 2009
Okunma
bosluk

Notre Dame’nin Kamburu – Victor Hugo

Notre Dame’nin Kamburu – Victor Hugo

Notre Dame’nin Kamburu

Eserin Özeti …

Olay, Ocak 1482’de Paris’te geçmektedir. Şehir heyecan içindedir. Kralın oğlu ile Flandralı Margaret’ın düğün töreninde bulunmak üzere Flaman vatandaşlarını temsil eden bir grup Parise’e gelmiştir. Her çeşit hareket, eğlence ve kargaşaya izin verilen yıllık Çılgınlar Bayramı kutlamaları devam etmekteydi. Yazdığı oyun seyirci bulamayınca büyük hayal kırıklığına uğrayan Gringore cebinde beş kuruşu kalmadığı için gezinmekteydi. Büyük bir topluluğun bir halka oluşturmuş şekilde durduğunu görür.

Kalabalığın arasında hayatını şarkı söylemekle, dans etmekle ve eğitilmiş küçük keçisi ile bazı oyunlar yaparak kazanan Esmeralda adında bir çingene kızı da vardır. Esmeralda dünyaya bir çingene kızı olarak gelmemiştir. Doğumunun üzerinden çok fazla süre geçmeden çingeneler onu kaçırmış ve yerine çirkin ve sakat bir çocuğu bırakmışlardır. Annesi, bu olaydan sonra yalnız başına yaşamaya başlamış ve çingenelere düşman bir tavır takınmıştır. Esmeralda’nınsa bu konu hakkında her hangi bir bilgisi bulunmamaktadır. Geçmişini bulmasını sağlayabilecek tek şey kendi patiğidir.

Esmeralda genç ve güzel bir kızdır. Notre Dame Katedrali papazlarından Claude Frollo şehvet dolu bakışlarını kızdan ayırmaz. Frollo o zamana kadar tam bir din adamı hayatı yaşamış, kendini bilgiye vermiş ve dünyanın arzularından uzak kalmayı başarmıştır. Gizliden gizliye simya çalışır ve kendisinin tanınmış bir büyücü olduğu da iddia edilir. Frollo’nun başlıca insancıl yanı !6 yıl önce Katedralin önüne bırakılmış olan çocuğu alıp yetiştirmesidir. Bu çocuk bu gün Katedralin çancısı olan Quasimodo’dur. Belli ki bu çocuk çingenelerin Esmeralda’nın yerine bıraktıkları o sakat çocuk Quasimodo’dur. Papazın kendisine gösterdiği şefkatten dolayı Quasimodo papaza bir köpek gibi sadakat göstermektedir.

İnsanlar Quasimodo’yu sevmezler ondan kaçarlar. İnsanlar ilk kez ondan Çılgınlar Bayramında kaçmamıştır. Katedralin çanlarını çalmakla görevlendirilen Quasimodo katedralde yaşar. Büyük çanların çıkardığı ses kulaklarını da sağırlaştırmıştır. Fakat, bu çanları sever ve kilise de ev olarak bildiği tek yerdir. Eğlencelerin bir parçası olarak Paris şehri, handanlık ailesinin düğünü nedeniyle ahlak üzerine bir piyes sahneler Gringore adlı bir bilgindir. Frollo kadar ihtirasla olmasa da o da güzel Esmeralda’ya göz koyar. Piyesin sahnelenmesinden sonra, Gringore Parisin karanlık sokaklarında Esmeralda’yı takip ederken Esmaralda’nın iki kişinin saldırısına uğradığını görür. Fakat Onu koruyamaz; o sırada Yüzbaşı gelir ve bölüğüne verdiği emirle kızı kurtarır. Bir kişi kaçar ve polis onun Papaz olduğunu bir türlü öğrenemez. Diğer kişi ise Quasimodo’dur ve bu suçundan dolayı çarmıha gerilir. Quasimodo’nun sırtı yediği kamçılardan ötürü kan içinde kalmıştır ve halk onunla alay eder. Bu arada Quasimodo yalvarır ve su ister; Esmeralda da ona su verecek kadar iyilik duygularına sahip olduğunu gösterir. Quasimodo’ya bir maşrapa su verir. Sadece yarı insan bir yaratık sayılacak olan çancı, beklemediği bu hareket karşısında göz yaşlarını tutamaz.

Bu arada Yazarın beş parası ve yatacak yeri yoktur. Ne yapacağını bilmeyerek yürürken kendisini, hiçbir kimsenin bilerek ve silahsız girmeyeceği hırsızlar mahallesinde bulur. Hırsızlar onu yakalar ve parası olmadığını görünce öldürmek isterlerse de, onun çingene kadınlardan biriyle evlendirilebileceğini düşünürler. Esmeralda Onun kendisini kurtarmaya çalışan kişi olduğunu görerek Gringore’un hayatını kurtarmak için onunla evleneceğini söyler. Esmeralda bunu sadece insancıl duygularla yaptığın dolayı evlilik gerçekleşmez. Çünkü Esmeralda kendisi kurtaran Yüzbaşıya aşıktır. Gringore, böylece çingeneler arasında kalır ve sokaklarda cambazlığa başlar. Papaz çingene kızı elde etmek için Yüzbaşıyı kullanır. Yüzbaşı iyi bir kadınla nişanlı olmasına rağmen Esmeralda’yla buluşacaktır. Saf bir kız olan Esmeralda Yüzbaşının kendisiyle evleneceğini sanır ve onu kenar mahallerdeki bir evin tavan arasında bekler. Frollo, Yüzbaşıyı takip eder onları gözetler, kıskançlıkla üzerlerine saldırıp Yüzbaşıyı bıçaklar(öldüğünü sanar) ve yine kaçar.

Esmeralda yüzbaşıyı öldürmeye teşebbüsle suçlanır ve tutuklanır. Gerçekte onun suçu çingene olmasıdır ve büyücülük yaptığından kuşku duyulmasıdır. Esmeralda işkence altında kendisinden itiraf etmesi istenen her şeyi söyler ve ölüm cezasına çarptırılır. Yüzbaşı ölmemiş sadece ağır yaralanmıştır. Kızı kurtarmak için hiçbir şey yapmaz. Kızın suçsuz olduğunu bilen papaz onu hapishanede ziyaret edip kendisine teslim olması durumunda serbest bırakılacağını söyler. Kız dehşetle irkilir ve papazı kovar.

Esmeralda öldürüleceği gün zamanın geleneklerine göre Katedralin önüne getirilir. Aralarında Frollo’nun da bulunduğu papazlar onun günahlarının affı için dua edeceklerdir. Kız papazların önünde diz çöktüğü sırada Quasimodo katedralin balkonundan bir iple yere atlar ve kızı kilisenin içine kaçırır. Çancı kendisinden geçmiş bir durumda kızı katedralin bir odasına götürür. Yiyecek ve içecek getirip ona hizmet eder. Çancı çarmıha gerili olduğunda kızın kendisine su verdiğini unutmamıştır. Kız hala katedralin bir odasında tutsak durumundadır, katedrali terk eder etmez tutuklanacaktır. Gringore papazın da kışkırtmasıyla Esmeralda’yı kurtarmaları için çingenelerin başkaldırmasını teklif eder.

O gece çingeneler ve serserilerden oluşan bir kalabalık katedralin önünde toplanır. Kuleden bakan çancı aşağıdakilerin Esmeralda’yı kurtarmak için geldiklerini bilmez. Bildiği tek şey Katedrale hücum edileceği ve sevgili çingenesinin de tehlike altında olduğudur. Tek başına kahramanca bir savunmaya geçer, aşağıdakilere taş ve odun fırlatır. Kaçış merdivenlerini serbest bırakır. Kalabalığın üzerine Kızgın kurşun döker. Sonunda Chateaupers’in liderliğindeki kral muhafızları yetişir ve kalabalığı dağıtır.

Çatışmalar sürerken papaz Gringore gizlice katedrale girer ve Esmeralda’yı kaçırırlar. Peşlerinden gelenleri şaşırtmayı başarırlar ve Esmeralda’nın asılacağı meydana giderler. Papaz kıza iki seçenek sunar. Ya papazın olacaktır ya da idam edilecektir. Kız yine reddeder. Senelerce çingenelere düşmanca davranan Esmeralda’nın annesinin yaşadığı evde buradadır. Kızı kadının evine sürükleyen papaz kızı kadına verir. Kadın olan hıncını kızdan almaya çalıştığı sırada kızın taşıdığı patik düşer. Kadın bu patiği tanır. Kızı kurtarmaya çalışır. Fakat, gelen askerler kızı alıp götürürler. Kızın idamını Papaz ve çancı birlikte izlerler. Kızın asılması sırasında papazın gülüşünü duymasa da gören çancı papazı katedralin balkonundan aşağı atar. Papaz ölmüştür. Çancı daha sonra idam edilenlerin atıldığı çukura gider.

Daha sonra bu çukurda birbirine sarılmış iki ceset bulanlar bu cesetleri ayırmaya çalışırken erkek ceset toz halinde dökülür.

Yazar: Victor Hugo – Napolyonun generallerinden birinin oğludur. Anne babasının ayrı olması yüzünden kimi zaman annesinin kimi zaman da babasının yanında kaldı. Babası İspanyol illerinde vali iken aristokrat okuluna gitmeye başladı. Ancak Fransız olması bu okullarda mutlu olmasını engelledi. Napolyon düşünce ailesiyle Fransa’ya döndü. Okumaya çok merakı vardı. Yirmi yaşında ilk şiirlerini yayınladı. 1827’de yazdığı Cromwell adlı eseri romantizmin hazırlayıcısıdır. 1841’de Fransız akademisine üye seçildi. 1855’te öldü.

Eser:1831 yılında ilk kez yayınlamıştır. Fransa’da krallık döneminin karanlık günlerinden kesitler sunmaktadır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
29 Temmuz 2008
Okunma
bosluk

içerik