Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Cumhuriyet dönemi edebiyatı – Roman – Şiir – Araştırma – Öykü

Cumhuriyet dönemi edebiyatı – Roman – Şiir – Araştırma – Öykü

Roman ve Öykü

Cumhuriyet dönemi edebiyatı Türkiye’nin gerçeklerine gittikçe genişleyen ölçüde eğildi.Yurdun bütün bölgelerinde kentlerdeki,köylerdeki yaşamı ve insan ilişkilerini,yurtdışına göçen işçileri ele aldı.Her sınıftan,her yaşam biçiminden gelen kahramanları canlandırdı.Onları kuşatan toplumsal bozuklukların giderilmesi için örneriler getirildi.Dil devrimi,edebiyatı yakından etkiledi.Türetilen ya da canlandırılan sözcükler yanında bölge ağızlarından sözcükler ve anlatım biçimleri de edebiyata girdi.Halk söyleyişleri,anlatımı kadar dünya edebiyatlarından trülü eğilimlerden,deneylerden izlenimler görüldü.Cumhuriyet’in kuruluşunu ele alan yapıtlar oluşturuldu.Yakup Kadri yakın tarihte oluşan,kendi tanık olduğu olaylara dayanarak toplumdaki değişmeleri,siyasal yaşamdaki çalkantıları,çatışmaları ele alan romanlar yazdı.En etkili romanı ise köylü ve aydın çelişkisini anlatan Yaban (1932) oldu.

4 Ekim 2008
Okunma
bosluk

Öykü – Hikaye Türünün Özellikleri Ve Temsilcileri

Öykü – Hikaye Türünün Özellikleri Ve Temsilcileri

Yaşanmış veya tasarlanmış bir olayı, bir durumu; yer, kişi ve zaman belirterek anlatan kısa yazılara denir. Yazılışları bakımından ikiye ayrılır:

1. Olay hikâyesi

2. Durum hikâyesi

HTML clipboard

Gerçek ya da düş ürünü bir olayı aktaran kısa düz yazı şeklindeki anlatıdır. Kısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olması, genellikle önemli bir olay ya da sahne aracılığıyla tek ve yoğun bir etki uyandırması ve az sayıda karaktere yer vermesiyle roman ve diğer anlatı türlerinden ayrılır.

* Öyküde, olayın geçtiği yer sınırlı, anlatım özlü ve yoğundur. Karakterler belli bir olay içinde gösterilir. Bu karakterlerin de çoğu zaman sadece belli özellikleri yansıtılır. Konu tümüyle düş ürünü olabilir, ya da son derece gerçekçidir. Genellikle ironik bir rastlantı yoluyla yaratılan özel bir an üzerindeki yoğunlaşma sürpriz sonlara olanak verir.

27 Eylül 2008
Okunma
bosluk

İncitanesi Masalı

İncitanesi Masalı

Zamanın birinde küçük bir kasabanın sınırında kuşların en güzel şarkılarını söylediği rengarenk çiçeklerle dolu bir orman vardı.Ve bu ormanın ucu aynı zamanda kasabaya giden taşlık yola çıkardı.Hayatı sıkıntı üzerine kurulu hiç gülmeyen hep mutsuz olan suratı asık hayattan bezmiş genç bir adam hayatında ilk kez o sabah ormanın içinden işine gitti o gün.Kafasını kaldırıp ufak bacası iki küçük penceresi ve minik kapısı olan küçük bir evin camının arkasında saksılarındaki çiçekleri sulayan güzeller güzeli bir kız gördü.Hemen ardından güzel kız genç adamı fark etti utandı ve derhal içeri saklandı.

Adam gördüğü güzelliğin etkisinde transa geçmiş gibi aynı noktaya sabitledi gözünü.Gördüğü güzelliği hafızasına almak ister gibiydi.İçi ürperdi.Büsbütün aşkla doluydu.Uzun süre kendine gelemedi.Bir şeyler yapmak ihtiyacı içerisinde hissetti kendini.Fakat ne yapabilirdi? Çaresiz ordan ayrıldı.İncitanesi diyordu içinden ona.İnci tanesi gibi yalnızdı ve güzeldi.İncitanem diye sayıklıyordu adını.Kendisine yabancı üzerinde emanet duran duygular hissetti tüm gece.Tek bir enstantane üzerine sayısız senaryolar yazdı belli belirsiz.Ertesi sabah bir kez daha geçti aynı yoldan.Yine gördü güzeller güzeli kızı.Gülümsüyor şarkı söylüyordu üstelik tüm güzelliğiyle.Gülleri kıskandırıyor bülbüllere nazire yapıyordu adeta.

Utangaçtı adam uzun süre bile duramazdı seyir halinde olduğu yol güzargahında.Bütün dünya bilse bile tesadüf üzerine geçtiği intibası vermekten alıkoyamazdı kendini.Bir tek an bazen bir dal olabilirdi tutanacak.Ve o karanlık gecelere ışık tutacak.İşte o tek bir an için her sabah o yol üzerinden gider… giderdi…

Hem artık genç kız utanmıyor,tatlı tatlı bakıyordu her sabah…Uzun günler bu böyle devam etti.Adam kızdan aldığı sıcaklıkla yaşama bağlanıyordu.Her gece yatmadan önce güzel kızı düşünmek,o duymasa bile “incitanem” diye karanlığa fısıldamak soğuktan korunmak için üzerine örttüğü bir battaniye gibiydi.

Bir gün her sabah olduğu gibi ormanın içinden geçtiğinde kızın pencereye çıkmadığını gördü.Çok üzüldü dünyası karardı.Boynu bükük kalbi kırık ordan ayrıldı.Ertesi gün de incitanesi pencereye çıkmamıştı.Kızı içten içe sahiplenen adam bu ihtimali daha önce düşünmemiş gibi derin bir hayal kırıklığı içerisinde büyük ızdıraplar hissetti.Kalbine bir ok saplanmış gibi oldu.Kızın bu tavrına karşılık vermek ister gibi akabindeki günler o yoldan geçmedi.Bu süre boyunca kız her gün cam kenarında adamın geçmesini büyük bir sabırla bekledi.Üzüntü dolu genç kız ağlayarak bakıyordu her sabah suladığı saksı içindeki çiçeklere..

Uzun günler sonunda adam daha fazla dayanamadı incitanesinin evinin önüne gitti.Saksı içindeki çiçeklerin solmuş,ölmüş olduğunu gördü.Çevredekilere kızı sordu.O buradan çok uzaklara gitti dediler.Kız gitmişti.Gözü karardı.Üzerinden kaynar sular döküldü sanki.Ayakta güçlükle duruyordu.Türlü türlü düşünceler çok kısa bir zaman diliminde aklından geçiverdi.

Kimbilir belki başka pencereden başka bir adama bakıyordu artık.Ya da beraberce başkalarını seyrediyorlardı mutlulukla.Ellerin incitanesi olmuştu belki.Adam bunun düşüncesine bile tahammül edemedi.Ölmek istedi.Anlamsızlaştı herşey gözünde.

Yine de nerden geldiğini bilmediği bir güç bularak yaşadı.Buna yaşamak denirse…

Günlerce kızın eski evinin önünde nöbet tutar gibi bekledi.Kah ağladı kah kahroldu kah yas tuttu.Hatıraların içinde boğuldu.Daha fazla dayanamayıp bir daha o diyarlara uğramaz oldu adam.

Aradan yıllar geçti.Adam epey yaşını almıştı artık.Kararsız,üzgün durgun adımları bir gün yine aynı ormana getirdi adamı.Adam baktı ki hala o küçük ev duruyor.Ve üstelik saksıdaki çiçekler bütün güzellikleriyle cam kenarını süslüyor.Gözleri doldu ağlamak istedi.Bir kaç damla gözyaşını toprağa akıttı.

Evin yanına daha fazla yaklaşmaktan sakındı.Korktu, uzaktan seyretti.

Dalgın dalgın mazide yolculuk halindeyken, genç bir adam gördü o güzargahtan pencereye bakarak geçen ve hemen ardından bir genç kız gördü pencerede şarkı söyleyerek saksıda çiçekleri sulayan….

OnuR

Yazıdan alıntı kuralları çerçevesinde alıntı yapınız…

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
14 Ağustos 2008
Okunma
bosluk

içerik