Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Tractacus – Ludwig Wittgenstein’ın Eserinden Seçmeler


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

Ludwig Wittgenstein'ın eseridir.

 

Tractatus

 

Dünya olup biten her şeydir. (Die Welt ist alles, was der Fall ist.)

Olup biten, olgu olan, olayların durumunun varlığıdır. (Was der Fall ist, die Tatsache, ist das Bestehen von Sachverhalten.)

Olguların mantıksal resmi düşüncedir. (Das logische Bild der Tatsache ist der Gedanke.)

Bir düşünce anlamı olan bir önermedir. (Der Gedanke ist der sinnvolle Satz.)

Bir önerme basit önermelerin doğruluk fonksiyonudur (Basit bir önerme kendinin doğruluk fonksiyonudur)

Bir doğruluk fonksiyonunun genel biçimi [\bar p,\bar\xi, N(\bar\xi)] şeklindedir. Bu bir önermenin genel biçimidir. 

Üzerinde konuşulamayan konuda susmalı.

Nesne yalındır.

İmge bir olgudur.

Dünya olgulara bölünür.

İmgenin sunduğu anlamıdır.

Biçim yapının olanağıdır.

Dünya durum olan her şeydir.

Toplam edimsellik dünyadır.

Bir apriori gerçek imge yoktur.

Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil. İşlerin durumları birbirlerinden bağımsızdır.

Uzay, zaman ve renk nesnelerin biçimleridir.

İmgenin öğeleri imgede nesnelerin yerini alır.

Uzaysal nesne sonsuz uzayda yatıyor olmalıdır.

Nesneler imgede imgenin öğelerine karşılık düşer.

Töz durum olandan bağımsız olarak kalıcı olandır.

İmgesel biçimi imgeyi temsil edemez; onu gösterir.

İmge biçimini taşıdığı her edimselliği temsil edebilir

Ama imge kendini sunma biçiminin dışında sunamaz.

İmge mantıksal bir uzaydaki olanaklı bir durumu sunar.

Olgunun yapısı işlerin durumlarının yapılarından oluşur.

Olgu imge olabilmek için imgelenenle ortaklaşa bir şey taşımalıdır.

Nesne değişmez, kalıcı olandır; betileniş değişen, kalıcı olmayandır.

Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar. Buna göre bileşik olamazlar.

Yalnızca imgeden onun gerçek mi yoksa yanlış mı olduğu bilinemez.

Tüm nesneler verili olsa, bununla işlerin olanaklı tüm durumları da verilmiş olur.

Eğer nesneyi biliyorsam, işlerin durumunda bulunmasının tüm olanaklarını da bilirim.

İmgede ve imgelenende bir şey özdeş olmalıdır ki bütününde biri ötekinin bir imgesi olabilsin.

Bir nesneyi bilebilmek için, hiç kuşkusuz dışsal değil ama tüm içsel özelliklerini bilmeliyim.

İmge mantıksal uzaydaki olgu durumlarını, işlerin durumlarının kalıcı olmasını ve olmamasını temsil eder.

İmge nesnesini dışardan sunar (duruş noktası sunma biçimidir), bu yüzden imge nesnesini doğru ya da yanlış olarak sunar.

Mantıkta hiçbir şey olumsal değildir: Şey işlerin durumunda bulunabilirse, işlerin durumunun olanağı şeyde önceden yargılanmış olmalıdır.

Her şey bir bakıma işlerin olanaklı durumlarının bir uzayındadır. Bu uzayı boş düşünebilirim, ama şeyi uzay olmaksızın değil.

Karmaşıklar üzerine her bildirim onların bileşenleri üzerine bir bildirime ve karmaşıkları tam olarak betimleyen tümcelere ayrışır.

Dünyanın hiçbir tözü olmasaydı, o zaman bir tümcenin anlamının olup olmadığı bir başka tümcenin doğru olup olmadığına bağımlı olurdu.

1-Dünya, olduğu gibi olan herşeydir.



2-Dünya olguların toplamıdır, şeylerin değil.



3-Dünya olgular yoluyla belirlenir, ve şu yolla ki, bu,

bütün olgulardır.



4-Çünkü, olguların toplamı, neyin olduğu gibi olduğunu,aynı zamanda da bütün nelerin olduğu gibi olmadığını belirler.



5-Mantıksal uzam içindeki olgular, dünyadır.



6-Dünya olgulara ayrılır.



7-Biri olduğu gibi olabilir ya da olmayabilir,bütün geri kalanlar ise aynı kalabilir.

Olduğu gibi olan, olgu, olgu bağlamlarının öyle varolmasıdır.Olgu bağlamı, nesnelerin (olanların, şeylerin) bir bağlantısıdır.



8-Şey için özsel olan, bir olgu bağlamının oluşturucu öğesi olabilmektir.



9-Mantıkta hiçbirşey rastlantısal değildir: Şey,olgu bağlamında yer alabiliyorsa, olgu bağlamının olanağının şeyde zaten önceden ayırdedilmiş olması gerekir.



10-Sanki kendi başına varolabilen şeye, sonradan bir olgu durumu uygun düşseydi, bu bir rastlantıymış gibi görünebilirdi.Şeyler olgu bağlamlarının içinde yer alabiliyorsa, bu, onlarda zaten bulunmalıdır.(Mantıksal olan birşey, yalnızca olanaklı olamaz. Mantık her bir olanağı ele alır, bütün olanaklar da onun olgularıdır.)

 

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Nasıl uzamsal nesneleri uzam dışında, zamansal olanlarını da zaman dışında hiçbir biçimde düşünemiyorsak, aynı şekilde, hiçbir nesneyi başka nesnelerle bağlantı olanaklarının dışında düşünemeyiz.



Nesneyi olgu bağlamının bağı içinde düşünebiliyorsam, onu bu bağın olanağı dışında düşünemem.



2.122-Şey, bütün olanaklı olgu durumlarında yer alabilmesi bakımından bağımsızdır, ama bu bağımsızlık biçimi, olgu bağlamının karşılıklı bağıntıları içinde bulunmanın bir biçimi, bir bağımlılık biçimidir. (Sözcüklerin, iki farklı tarzda, bir yalnız bir de tümce içinde ortaya çıkmaları, olanaksızdır.)



2.123-Nesneyi tanıyorsam, onun olgu bağlamlarında yer almasının tüm olanaklarını da biliyorumdur.(Bu olanakların her birinin nesnenin doğasında yatması gerekir.)

Sonradan yeni bir olanak bulunamaz.



2.01231-Bir nesneyi tanımak için, gerçi niteliklerinin dışsal olanlarını değil—ama içsel olanlarının hepsini bilmem gerekir.



2.0124-Bütün nesneler verilmişse, bununla, bütün olan akli olgu bağlamları da verilmiştir.



2.013-Herbir şey, sanki, bir olanaklı olgu bağlamları uzamında bulunur. Bu uzamı boş olarak düşünebilirim, ama şeyi uzamsız olarak düşünemem.



2.0131-Uzamsal nesnenin sonsuz uzam içinde bulunmasıgerekir. (Uzam noktası da bir kanıtlama yeridir.)

Görüş alanı içindeki bir leke gerçi kırmızı olmak zorunda değildir, ama bir renkte olmak zorundadır: çevresinde sanki renk-uzamı vardır. Ses, bir yükseklikte olmak zorundadır, dokunma duyumunun nesnesi bir sertlikte, v.b.



2.014-Nesneler bütün olgu durumlarının olanağını içerirler.



2.0141-Olgu bağlamlarında yer almasının olanağı, nesnenin

biçimidir.



2.02-Nesne yalındır.



2.0201-Karmaşıklar üzerine her dilegetiriş, bunların oluşturucu öğeleri üzerine olan bir dilegetiriş ile karmaşıkları tam olarak betimleyen tümcelere ayrılabilir.



2.021-Nesneler dünyanın tözünü oluştururlar. Bu yüzden

bileşik olamazlar.



2.211-Dünyanın hiçbir tözü olmasaydı, bir tümcenin anlamlı olup olmadığı, başka bir tümcenin doğru olup olmadığına bağımlı olurdu.



2.212-O zaman, dünyanın (doğru ya da yanlış) bir tasarımını oluşturmak olanaksız olurdu.



2.22-Açık ki, gerçeğinden ne denli farklı da olsa, düşünülen bir dünya, gerçeğiyle ortak birşeye—bir biçime— sahip olmak zorundadır.

2.23-Bu belirgin biçim de, işte, nesnelerden oluşur.



2.231-Dünyanın tözü ancak bir biçim belirleye bilir, maddesel nitelikler değil. Çünkü bunlar, ilkin tümceler yoluyla ortaya konurlar, ilkin nesnelerin karşılıklı biçimlenmeleri yoluyla kurulurlar.



2.232-Yaklaşık olarak söylendikte: Nesneler renksizdirler.



2.233-Aynı mantıksal biçimde iki nesne—dış niteliklerini bir yana bırakırsak- biribirlerinden yalnızca ayrı olmak bakımından ayrılırlar.



2.02331-Bir şey, ya, başka hiçbir şeyin sahip olmadığı niteliklere sahiptir, ki o zaman bir betimleme yoluyla ötekiler arasından ayırdedilebilir ve ona gönderide bulunulabilir;ya da, bütün nitelikleri ortak olan birden fazla şey vardır, ki o zaman bunlardan herhangi birine işaret etmek tümüyle olanaksızdır.Çünkü, şeyi ayırdedecek hiçbirşey olmasaydı, onu ben de ayırdedemezdim, yoksa, zaten, işte, ayırdedilmiş olurdu.



2.24-Töz, olduğu gibi olandan bağımsız olarak, olandır.



2.25-O, biçim ve içeriktir.



2.0251-Uzam, zaman ve renk (renklilik), nesnelerin biçimleridir.



2.26-Ancak nesneler varsa, dünyanın bir belirgin biçimi olabilir.



2.27-Belirgin olan, varolan, ile nesne, birdir.



2.271-Nesne, belirgin olan, varolandır; biçimlenme, değişken olan, kalıcı olmayandır.



2.272-Nesnelerin karşılıklı-biçimlenmesi, olgu bağlamını kurar.



2.03-Olgu bağlamında nesneler biribirlerinin içinde dururlar, bir zincirin baklaları gibi.



2.31-Olgu bağlamında nesneler biribirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içindedirler.



2.32-Nesnelerin olgu bağlamında biribirleriyle bağlantı içinde bulunmalarının tarzı, olgu bağlamının yapısıdır.



2.33-Biçim, yapının olanağıdır.



2.34-Olgunun yapısı, olgu bağlamlarının yapılarından oluşur.



2.4-Varolan olgu bağlamlarının toplamı, dünyadır.



2.5-Varolan olgu bağlamlarının toplamı, hangi olgu bağlamlarının varolmadığını da belirler.



2.6-Olgu bağlamlarının varolmaları ve varolmamaları, gerçekliktir.(Olgu bağlamlarının varolmasına da olumlu, varolmamasına olumsuz bir olgu deriz.)



2.061-Olgu bağlamları biribirlerinden bağımsızdır.



2.62-Bir olgu bağlamının varolması ya da varolmamasından başka birinin varolduğu ya da varolmadığı sonucu çıkarılamaz.



2.63-Toplam gerçeklik, dünyadır.



2.1-Olguların tasarımlarını kurarız.



2.11-Tasarım, mantıksal uzam içinde, olgu durumlarını, olgu bağlamlarının varolmalarını ve varolmamalarını ortaya koyar.



2.12-Tasarım, gerçekliğin bir taslağıdır.



2.13-Nesneler tasarım içindeki karşılıklarını, tasarımın öğelerinde bulurlar.



2.131-Tasarımın öğeleri, tasarımın içinde, nesneleri karşılarlar.



2.14-Tasarımı oluşturan, öğelerinin biribirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içinde olmalarıdır.



2.141-Tasarım bir olgudur.



2.15-Tasarımın öğelerinin biribirleriyle belirli bir tarzda bağlantı içinde olmaları, şeylerin öyle bir bağlantı içinde olduklarını ortaya koyar.Tasarımın öğelerinin bu bağlamına onun yapısı, bu bağlamın olanağına da onun tasarımlanma biçimi densin.



2.151-Tasarımlanma biçimi, şeylerin aralarında, tasarımın öğelerinin aralarındaki gibi bir bağlantı bulunmasının olanağıdır.



2.1511-Tasarım gerçeklik ile öyle bağlıdır; ona dek uzanır.



2.1512-Bir cetvel gibi gerçekliğin yanına konmuştur.



2.15121-Üzerindeki bölümlenme çizgilerinin ancak en uç noktaları ölçülecek nesneye dokunur.



2.1513-Bu bakış açısından, öyleyse, onu tasarım kılan tasarımlayıcı ilişki de tasarıma aittir.



2.1514-Tasarımlayıcı ilişki, tasarımın öğeleri ile şeylerin karşılıklı konumlarından oluşur.



2.1515-Bu karşılıklı konumlar, sanki, öğelerin, tasarımın gerçekliğe dokunmasını sağlayan duyargalarıdır.



2.16-Olgunun, tasarım olabilmesi için, tasarımlanan ile ortak birşeye sahip olması gerekir.



2.161-Tasarım ile tasarımlananda özdeş birşeyin bulunması gerekir, ki biri ötekinin tasarımı olabilsin.



2.17-Tasarımın, kendi tarzınca—doğru ya da yanlış—tasarımını kurmak için gerçeklik ile ortaklaşa sahip olması gereken, tasarım kurma biçimidir.



2.171-Tasarım, biçimine sahip olduğu her gerçekliğin tasarımını kurabilir.Uzamsal tasarım uzamsal herşeyin, renkli olanı renkli herşeyin, v.b.



2.172-Kendi tasarım kurma biçiminin tasarımını ise kuramaz tasarım; onu serimler.

2.173-Tasarım, nesnesini, dışarıda durarak ortaya koyar (durduğu nokta onun ortaya koyma biçimidir), bu yüzden de tasarım nesnesini doğru ya da yanlış olarak koyar ortaya.



2.174-Ama tasarım, kendisini, kendi ortaya koyma biçiminin dışına koyamaz.



2.18-Her tasarımın, hangi biçimden olursa olsun,—doğruya da yanlış—tasanmını kurmak için gerçeklik ile ortaklaşa sahip olması gereken, mantıksal biçim; yani,

gerçekliğin biçimidir.



2.181-Tasarım kurma biçimi mantıksal biçim olduğunda, tasarıma da mantıksal tasarım denir.



2.182-Her tasarım, aynı zamanda mantıksaldır. (Buna karşılık, örneğin her tasarım uzamsal değildir.)



2.19-Mantıksal tasarım dünyanın tasarımını kurabilir.



2.2-Tasarım, tasarımlanan ile, mantıksal tasarım kurma biçimine ortaklaşa sahiptir.



2.201-Tasarım, gerçekliğin tasarımını, olgu bağlamlarının varolma ve varolmama olanaklarından birini ortaya koyarak, kurar.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Tractacus – Ludwig Wittgenstein’ın Eserinden Seçmeler ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
19 Kasım 2011 Saat : 2:17

Tractacus – Ludwig Wittgenstein’ın Eserinden Seçmeler Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik