Tüm mp3 player fırsatları için tıklayın !

<

Türkiye’deki Müzeler – Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi


Sponsorlu Baglantilar

Tüm oto müzik sistemi fırsatları için tıklayın !

Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi

İstanbul ili Fatih ilçesinde, Saraçhanebaşı’nda Amcazâde Hüseyin Paşa Külliyesi’nde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kurulan bu müze devrin Devlet Bakanları Rafet Sezgin ve Hüsamettin Atabeyli ve İstanbul Vakıflar Başmüdürü İhsan Erzin’in isteği doğrultusunda düzenlenmiştir. Müzenin kuruluşunda Prof.Y. Mimar Yılmaz Önge ve Erdem Yücel’in katkıları olmuştur.

Müzenin kurulduğu Amcazâde Hüseyin Paşa Külliyesi’ni Sultan II. Mustafa devrinde Sadrazam Amcazâde Hüseyin Paşa 1697–1702 yıllarında yaptırmıştır. Klasik Osmanlı mimarisi üslubundaki bu yapı topluluğu dershane, sıbyan mektebi, kütüphane, 16 medrese hücresi, sebil ve çeşmeden meydana gelmiştir. Yapı topluluğu içerisinde Amcazâde Hüseyin Paşa’nın gömülü olduğu küçük bir de hazire bulunmaktadır. Bunun yanı sıra bu hazirede Karacaahmet Mezarlığı’ndan çevre yollarının yapımı sırasında Hattat Rakım’ın yazmış olduğu hat sanatının en güzel yazı örneklerinden bir de mezar taşı bulunmaktadır.

Yapı topluluğu 1718’de yangından, 1755 ve 1896 yıllarında zarara uğramış, bazı bölümleri kısmen yıkılmıştır. Daha sonra Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından orijinaline uygun olarak Y.Mimar Süreyya Yücel tarafından onarılmıştır. Bu yapı topluluğunda Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi’nin kurulmasına karar verildikten sonra Vakıf Teberrükât Ambarlarından müzelik eserler toplanmıştır. Anadolu’daki vakıf anıtlarını restore eden Y.Mimar Yılmaz Önge bu onarımlarda müzelik olan ve restorasyonlarda kullanılmayacak eserlerin buraya gönderilmesini sağlamıştır. Ayrıca İstanbul Vakıflar Başmüdürlüğü mimarları da restorasyon çalışmalarında müzelik olan mimari parçaları da buraya göndermiştir.

Müzenin hazırlık çalışmalarına 1966 yılında başlanmış ve kısa süre içerisinde müze 3 Mayıs 1967’de ziyarete açılmıştır. Teşhir ve tanzim için külliyenin dershanesi ile medrese hücreleri ve avlusundan yararlanılmıştır. Avluda büyük ölçüde mimari taş eserler, revaklarda kitabeler ve tuğralar sergilenmiştir. Müzenin belli başlı bölümleri alçı kalıp örnekleri, mimari taş parçalar, tuğra ve kitabeler, madeni şebekeler, alçı pencereler, çini kaplamalar, ahşap mimari parçalar ve kapılar, yapılarda kullanılan yapı elemanları, sancak kubbe, minare alemleri, aydınlatma araçları ve teberrükat eşyalarından meydana gelmiştir.

Bütün bu bölümler restorasyon çalışmalarını yapacak vakıf mimarlarının çalışmalarına yardımcı olacak biçimde düzenlenmiştir.

Selçuklu ve Erken Osmanlı döneminden Neo-Klasik döneme kadar uzanan süreç içerisinde mimaride kullanılmış sütun başlıkları, kemer ayakları, frizler, çeşitli taş şebekelerin orijinalleri veya alçı kalıp örneklerine müzede yer verilmiştir. Tuğra ve taş kitabeler bölümünde ise çeşitli tarihlere ait, günümüze ulaşamamış vakıf yapılarının kitabeleri bir araya getirilmiştir. Vakıf inşaat ambarlarında bulunan çeşitli türbe ve sebil gibi yapılara ait madeni şebekeler, içlik ve dışlık alçı pencereler müzede ayrı bölümleri oluşturmuştur.

Sponsorlu Baglantilar

Tüm kadın aksesuar fırsatları için tıklayın !

Çini kaplamalar bölümünde ise Selçuklu çinilerinden başlayarak XX. yüzyıl Kütahya çinilerine kadar Osmanlı çini sanatının değişik teknik ve formlarda yapılmış çinileri bir araya toplanmıştır. Ayrıca Kayseri Huand Hatun Hamamı’na ve Beyşehir Demirli Mescit’e ait Selçuklu çinilerinden başka erken devir Osmanlı çinilerini oluşturan Bursa Yeşil Türbe, Edirne Şah Melek Camisi, Bozüyük Kasımpaşa Hamamı’nın sülüs yazılı kitabesi de yer almaktadır.

Çini bölümünde Halife Abdülmelik’in yaptırdığı çeşitli devirlerde Osmanlılar tarafından onarılan Kudüs Kubbet’üs Sahra’nın çini örnekleri ayrı bir bölüm halindedir. Bu çiniler pencere boşluklarını dolduran haçvari ve içleri muntazam dilimli olarak oyulmuş, karolar, üçgen dolgular ve yazı frizleri halindedir. Bu çiniler Kubbet’üs Sahra’yı onaran Mimar Kemalettin Bey tarafından getirilmiştir. Ayrıca Y. Mimar Ali Saim Ülgen’in yapmış olduğu onarımlarda da ele geçmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü inşaat ambarında bulunan bu çiniler Y. Mimar Yılmaz Önge tarafından müzeye kazandırılmıştır.

Yapı elemanları bölümünde ise başlangıcı XIV. yüzyıla kadar inen değişik ölçüde çiviler, demir kenetler, lokmalar ve zıvanalar bulunmaktadır. Bunları çeşitli dönemlere tarihlenen musluklar, lüleler, kapı tutamakları, kuşaklar, rozetler, kilitler, anahtarlar ve üzerleri damgalı kurşun örnekleri tamamlamıştır. Bunların arasında Mimar Sinan dönemi damgalı kurşun örnekleri de bulunmaktadır.

Müzenin sancak, kubbe ve minare alemleri bölümünde ise köfeki, mermer veya çeşitli madenlerden yapılmış alemler bir araya getirilmiştir. Bunların arasında dergâhlarda kullanılan çeşitli alemler de bulunmaktadır. Fatih Camisi’nin barok üslupta yapılan ve 1970’li yıllarda orijinaline uygun olarak yenilenen taş külahı da müzede ayrı bir bölümde yeniden monte edilmiştir.

Aydınlatma araçlarında ise XIII. yüzyıl Selçuklu şamdanları, cam kandiller ve XIX. yüzyıl barok fanusları da görülmektedir. Bu bölümdeki en önemli eserler arasında Eyüp Camisi’nden alınan XVI. yüzyıl madeni kandili, XV. yüzyıl Memlük şamdanları, XVI.-XVII. yüzyıl lale, stilize lale şamdanları ile Sultan Abdülmecit’in Ayasofya’ya vakfettiği rokoko şamdan bulunmaktadır.

Müzenin ahşap mimari parçalar bölümünde ise Türk mimarisinin çeşitli dönemlerinde kullanılmış ağaç işleri bulunmaktadır. Bunlar kündekâri, taklit kündekâri, oyma ve geçme tekniği ile yapılmış örneklerdir. Bu bölümde Selçuklu geometrik geçmeleri, XV. yüzyıl ahşap oymaları, Yeni Cami Hünkâr Kasrı’nın Edirne işi tavan göbeği, sedef kakmalı kapı binileri, rumi, palmet ve rozetlerin yanı sıra rokoko üslubunda hünkâr mahfil parçaları bulunmaktadır. Bu bölümün en önemli eserlerinden birisi de Ankara Ahi Elvan Camisi’nin XIII. yüzyıla tarihlendirilen dolap kapakları ile kündekâri tekniğinde cami kapılarıdır.

Müzenin teberrükât eşyaları bölümünde çeşitli vakıf eserlerine yer verilmiştir. Etnografik özellik taşıyan bu bölümde buhurdan, gülaptan, sebil tasları, askılar, leğen, ibrik ve saatler bulunmaktadır.

Müzenin kuruluşunda Türk yapı sanatının geçirdiği evrelerin tanıtımı ve restoratör mimarların çalışmalarında başvuracakları bir yer olma niteliği amaçlanmıştır. Ancak, müze 1970’li yılların sonlarına doğru amacından uzaklaşmış ve kapatılmıştır. Günümüzde depo görünümündedir.

Saraçhane Sk. No:1 Fatih
Tel : (0212) 525 12 94
Faks : (0212) 527 58 51

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Türkiye’deki Müzeler – Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi ile Benzer Yazılar:

Paylas
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
14 Eylül 2010 Saat : 3:42

Türkiye’deki Müzeler – Türk İnşaat ve Sanat Eserleri Müzesi Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

Yorum yapmak için giriş yapmak zorundasın. Gİriş

Tüm erkek giyim modası fırsatları için tıklayın !

içerik