| Yazar |
İleti |
Pamuk Prenses
Eğitimci


Yaş: 22
Kayıt: 02.07.2006
İleti: 2426

|
|
"Benim için özgürlük; yolda yürürken kanadı kırık bir serçeyi görüp, avcuna alıp,şefkatiyle besleyip, gün gelince onu gökyüzüne ,özgürlüğe bırakmak zorunda kalan bir insanın hissetikleri aslında. Serçe için de, insan için de buruk bir özgürlük belki….."
"Yaşadığınız şeyler iyi de olsa kötü de olsa farklı olduğu sürece sizinde hayatınızda çoğu şeyi değiştiriyor. Bu duygusallık olabilir, duygusuzluk olabilir, bezmişlik olabilir veya daha farklı bir heves de olabilir. "
İlk röportajın ardından uzun zaman geçti...Bazı nedenlerden dolayı ikinci röportaj gecikmeye uğradı...İlk röportaja göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekkür ederiz..İkinci röportajı merakla beklediniz..Yine sürpriz bir isimle adamızdan biriyle röportaj yaptık...Yine adminlerimizden biri...Çok yakın diyaloğa girmemiş olsanız bile herkesin tanıdığı bir isim:sevgili adminimiz ÖzGüRLüK...
-e-join, ardından özgürlük...hikayeleri var mı bu rumuzların?
e-join rumuzunu ilk olarak daha önceki sitemiz olan ogfcteam e katılmaya karar verdiğimde kullanmıştım. Ben,Onur ve Cansın çalıştığım yerdeydik ve bende siteye katılmaya karar verdim. Bu rumuz ilk aklıma geldiğinde “aramıza katıl” gibi bir çağrışım yaptı. Aynı zamanda kulağa da hoş geldiğini düşünerek e-join rumuzunu seçtim ve uzun süre bu rumuzu kullandım. Bildiğiniz gibi yakın zamanda da rumuzumu ÖzGüRLüK olarak değiştirdim.
Gelelim özgürlüğe. Özgürlük, Zülfü Livaneli’nin sevdiğim bir parçası. İlk olarak bu parçadan esinlenerek bu rumuzu seçtim. Şu anki düşüncelerimle özgürlük denince aklıma neler geliyor önce ondan bahsetmek isterim. Benim için özgürlük, uçaktan paraşütle atlayıp süzülerek inen ve çılgınca “özgürlükkk” diye bağıran bir insanın hissettikleri değil aslında. Ya da yoğun,yorucu geçen uzun yılların ardından bir sandalla okyanusa açılmış bir insanın derin bir nefes alıp “işte özgürlük” derken hissettikleri de değil. Benim için özgürlük; yolda yürürken kanadı kırık bir serçeyi görüp, avcuna alıp,şefkatiyle besleyip, gün gelince onu gökyüzüne ,özgürlüğe bırakmak zorunda kalan bir insanın hissetikleri aslında. Serçe için de, insan için de buruk bir özgürlük belki…..
-Zaman ve mekan olgusundan tamamen soyut olarak cevaplamanı istiyorum...Şu anda kiminle konuşmak isterdin?neden?
Zaman ve mekan olgusundan soyut olacaksam eğer ,benim için büyük değeri olan birkaç sanatçıyla beraber , dostlarımı da yanıma alıp, ay ışığının yakamoz oluşturduğu bir gölün kenarında ve sessizliğin tam ortasında, muhabbet etmek isterdim. : ) Türkülerin, şiirlerin okunduğu ve ardından güzel bir muhabbetin geçtiği bir ortamda onlarla konuşup uzun uzun dinlemek isterdim. Kim bu sanatçılar peki dersen eğer, mesela Erdal Erzincan, Zülfü Livaneli, keşke olabilse Kazım Koyuncu, keşke olabilse Nazım Hikmet… dostlarım ise, ki o ortamda olmak isteyeceklerine eminim, dostlarım Onur ve Uğur. Tabi isteyen gelebilir : )
-Sait aşık olursa ne olur?
…..Neler olmazki . : ) Sait tamamen duygusal bir hale gelir. Aşkı içinde derinlerde,körpe bir duyguyla hisseder. Eğer Sait gerçekten içinde bir yerlerin titrediğini hissettiyse, öncelikle mantık denen engeli içinden atar ve bir kenara bırakır. Ve izin verir aşkın her tarafını kaplamasına. Yani diğer duyguların arasına sıkışmış ve günün belli zamanlarında, yeri geldiğinde hatırladığı bir duygu değildir Sait için aşk. Diğer duygular, aşka bulanmış olarak etkisini gösterir.
Sait aşık olunca bağlanır, ve sevdiği ile arasına “bağlantı kabloları” kurar . Bu kablolarla sevdiğini besler, karşılığında da beslenmek ister. İki insanın eşitliğinden çok duygularının eşitliğine önem verir. Bu büyük bir istek değildir tabi.Huzurlu olabilmek için yetecek bir istektir bu.Aç kalmamak için o da beslenmeye ihtiyaç duyar.
Sait aşık olunca kurallara göre oynamayı sevmez aslında. Her ne kadar bu duyguyu belli taktiklerle, kurallarına göre oynamak işe yarasada, Sait kendisi gibi yaşamayı ister. Mutluysa mutluluğunu, sorunluysa sorununu, üzgünse üzüntüsünü belli etmek ister.Bunu karşısındaki insana değer verdiği için yapar ve şeffaflıktan yanadır . Ve bazı şeyleri daha saf yaşamayı sevdiği için, riskli yolu seçer belkide..
-aynanın karşısına geçtiğinde birçok şey düşünür insan..aynanın karşısına geçtin ve orda kendini değil de sevdiklerini gördün..sana ne diyorlar?
Sait inşallah hep mutlu olursun, kendine dikkat et olur mu … olabilir mesela : )
kendini en rahat hissettiğin yer ve zaman?
Sanal ortama göre cevap vermek gerekirse en rahat olduğum yer ve dönem , Sevgiadası’ndan daha önce kurulan sitemiz ve geçen senenin başları. O siteyle ilk tanıştığım zamanlar çok daha rahattım. Daha sıradan olaylarla karşı karşıya kaldığımız için daha rahat daha günlük bir yaşantımız vardı.
Tabi yinede Sevgiadası benim için çok daha değerli.Buradaki dostlarım dostluklarım,anılarım,yaşadıklarım da öyle. Her şeyden önce ada bizim kızımız. Böyle güzel bir kızı büyütmek kolay değil tabi. : )
-Sait'in asla göremeyeceğimiz hali?asla yapmam diyeceğin davranış?
Aslında asla şunu yapmam demek zordur.Örneğin asla yalan söylemem demek, asla sevdiğimi,sevdiklerimi kırmam demek, veya asla burayı bırakmam demek.. çok zor. Ama yapmayı asla istemediğim şeyler var. Asla sevdiğimi,sevdiklerimi kırmam diyemesem de, asla kırmak istemem diyebilirim .Asla yalan söylemem diyemem ama asla yalan söylemek istemem diyebilirim. Asla burayı bırakmam diyemem ama, bunu asla istemem diyebilirim. Ve istemediğim şeyleri yapmamak için gayret gösteririm. Böyle yaşamaya çalışırım.
Aslında asla yapmam diyebileceğim bir şey geldi aklıma. Asla burada yaşadıklarımı, güzel dostlukları, hissettiğim duyguları… her şeyden önemlisi asla sizleri unutmam…. : )
-Kendini çok kötü hissettiğinde, soluğu yanında aldığın bir kişi var mı?ya da keşke şu an yanımda olsa dediğin biri?
Evet var. . Kendimi kötü hissettiğimde her şeyi rahatlıkla paylaşabildiğim, birbirimizi anlamanın verdiği rahatlıkla kendimi daha iyi hissedebildiğim, en kötü durumda bile gülebildiğim,güldürebildiğim, aynı şeyleri hissettiğimiz için,aynı düşüncede olduğumuz için, sorunların özüne çok daha rahat inebildiğim, hayatı ve yaşananları uzun uzun yargılamaktan sıkılmadığım, her şeyden önce yanımda olmasından ve onunla konuşmaktan keyif aldığım dostum Onur…Keşke şu an yanımda olsaydı..
-Görmediğin, sadece hissedebildiğin birini sevebilir misin?
Evet görmediğim birisini sevebilirim. Sevgisini hissedebilmem yeterlidir. Ama sevdiğim insanın yanımda olmasını onu görebilmeyi,ona dokunabilmeyi tabiki isterim ve eğer bu mümkünse bunu gerçekleştirmek için çaba gösteririm. Çünkü sevgimi özlem,üzüntü,rahatsızlık gibi duygularla baskı altında tutmak istemem. Sürekli bu baskılar altında yaşamak insana acı verir ve ilişkinizde yaşayacağınız problemler bu baskılar altında sizi çok daha fazla etkiler. Bu baskı sizi etkilediği kadar karşı tarafı da etkiler. Tüm bunlara rağmen , onu sevdiğiniz kadar sizi seven birisini seviyorsanız,size sizin ona olduğunuz kadar bağlıysa, yani tek sorununuz onu görememek, ona dokunamamaksa ozaman yapılabilecek en güzel şey, sevginizin verdiği güçle ona kavuşmaya çalışmaktır.
-Geçmişi yaşamamış gibi davranabilir mi insan?
Geçmişi yaşamamış gibi davranmak mümkün değildir bence. Çünkü geçmiş sürekli sizde döngüler yaratacaktır. Bunlardan kaçamazsınız.Nereye giderseniz gidin arkanızdan gelecektir. Fakat geçmişte yaşanmış ve sizi rahatsız eden bir şeyler varsa bunları tam olarak anlayıp sizi rahatlatacak çözümler bulabilirsiniz. Geçmişten kaçıp bir şeyleri kapatmaya kalkarsanız eğer aslında birisini veya bir olayı anlayıp içinizin rahat etmesi ihtimalinden de kaçmış olursunuz.Ve bu döngülerin sizi ne zaman rahatsız edeceği belli olmaz. Bir anda yeniden her şeyi hatırlarsınız. Bu yüzden sizi rahatsız eden olayları “çözebilmek amacıyla” sorgularsanız ve duyduklarınız sizi rahatlattıysa ne mutlu size. Rahatlatmadıysa da en azından denemiş olursunuz…
-Hiç hayatı silmek istediğin oldu mu?Tüm hayatın mı yoksa bir kısmı mı olurdu silinenler?
Evet aslında oldu. Hayatımın belli bir kısmında keşke yaşanmasaydı dediğim olaylar oldu. Çünkü bazen kötü bir niyetiniz olmasa bile sonuç üzücü olabiliyor. Bu yüzden o dönemi silmek isterdim.
-En son ne zaman kapıyı vurup çıktın?
Tam olarak zamanını hatırlamasam da bu sene içerisinde evde yaşadığım bir sorunun verdiği sinirle kapıyı vurup dışarı çıktığım bir olay yaşamıştım. : )
-şimdi kelime oyunu oynayalım seninle...sana söyleyeceğim her bir kelime sana tek kelimeyle neyi çağrıştırıyor?
*aşk? Masumiyet
*sadakat? Güven
*dostluk? Anlaşmak
*ihanet? Öfke
*sevgili? O
*siyah? Gece
*aile? Huzur
*sait?... Ben : )
*hayaller? Ümit
*güzel? İnsan
*para? Rahatlık
*şans? Şansızlık
-Gelelim adaya...Değişmez sorum olacak bu...Senin için önemi nedir buranın?
Evet ada benim için neden önemli.? İlk olarak adaya ayak basan insanların güzelliğinden ötürü önemli, güzel insanlar tanımış olmanın, beraber olmanın, muhabbet etmenin, destek olmanın, anlamanın insana katığı güzellikten ötürü önemli, iyisiyle kötüsüyle yaşadığım olayların bende bıraktığı anılardan ötürü önemli ve bir bu kadar daha değerli olan, bana yaşattığı duygulardan ötürü önemli….
-Admin olmasaydın da normal üye olsaydın...Şimdikinden daha mı farklı olurdun?
Daha farklı olmadım aslında. Çünkü şu anda da admin sıfatından daha çok "Sait" olarak giriyorum siteye. Aynı zamanda birde adminlik görevim var. Sadece yönetici olmanın gerektirdiği belli başlı davranışların dışında farklı bir tutumum yok.
-Sait'e göre aşkın alternatifi var mı ?
Öncelikle aşka alternatif aramaya gerek yoktur bana kalırsa. Zaten bir işe de yaramaz.Çünkü bize seçim şansı bırakmaz . O bize sormadan gelir, isterse de arkasında izler bırakarak sormadan gider.
Bazen istediklerimizle aşkın bize verdikleri bir olmaz. Hayal kırıklığına uğradığımız ve kendimizi kötü hissettiğimiz zamanlar olur. Ve ozaman bir kaçış yolu ararız kendimize ve alternatifler bulmaya çalışırız. Ama hiçbiri aşkın yerini tutamaz. Aşk bizi kırdıysa bile tutmaz. Çünkü aşkta mantık yoktur. Madem üzülüyoruz neden aşık oluyoruz deme gibi lüksümüz yoktur yani.
-Sait'i geçtiğimiz seneye göre değişme içinde görüyoruz bunun nedenleri nelerdir ? Sevgiadasi adminlerindensin o zamanki yaşadığın duygularla şimdiki arasında ne gibi farklar var ?
Evet gerek siteye bakış açım, gerekse siteye katkılarım ve siteden aldıklarım açısından geçen seneye göre büyük farklılıklar var. Geçen sene çok daha günlük yaşardım. Daha rutin olaylarla karşı karşıyaydık çünkü. Özellikle eski sitemiz döneminde çok daha rutin bir düzen devam ediyordu. Site içerisinde günlük yapılması gerekenleri yaparak zaman geçiriyordum zaten.Bu sene ise adanın bende çok farklı bir tanımı var. Bunun sebebi basit aslında. Kısaca yaşadıklarım. Yaşadığınız şeyler iyi de olsa kötü de olsa farklı olduğu sürece sizinde hayatınızda çoğu şeyi değiştiriyor. Bu duygusallık olabilir, duygusuzluk olabilir, bezmişlik olabilir veya daha farklı bir heves de olabilir. Ama sonuçta bir şeyler değişiyor ve sizi de değiştiriyor.Örneğin artık siteye admin sıfatından çok, kendine yetecek kadar olan şeyi almaya gelen sait olarak giriyorum. Siteye daha duygusal ve daha farklı bir bakış açısıyla bakıyorum….
-Herşeyi bırakıp gitmek mi zor inadına kalmak mı senin için?
Her gün gülerek geçtiğiniz sokaktan bu sefer ağlayarak geçmek zorundaysanız eğer bazen yolunuzu değiştirmek istersiniz.Çünkü sokak sizi boğmaya başlar. Ve artık başka bir sokaktan yürüyerek yolunuza devam edersiniz.Fakat zamanla yürüdüğünüz sokak size yabancı gelmeye başlar. Çünkü güle oynaya geçtiğiniz sokak burası değildir. Artık ağlamıyor olsanız bile güldüğünüz de söylenemez. Ve içinizdeki cesareti toplar yine sizi ağlatan sokağa geri dönersiniz. Ne olacağını bilmezsiniz ama bildiğiniz yoldan yürürsünüz en azından.
Sonuçta bana kalırsa gitmekte zor, inadına kalmakta. Ama en zoru giden şeylerin ardından bakmak galiba…
Herşeyi seçmek mümkün olsa nasıl bir insan olmak isterdin?
Aslında halimden memnunum diyebilirim. Her ne kadar yapımı ben seçmiş olmasam da yapımın gerektirdiği gibi yaşamaktan rahatsızlık duymuyorum. Aksine böyle yaşamak bana daha çok uyuyor. Şu sıralar biraz daha fazla duygusal olsam da ,olaylardan ve yaşananlardan etkilenmek, olayları yargılamak, daha duygusal hareket etmek ve daha duyarlı olmanın dezavantajları olmasına rağmen yinede bundan farklı bir insan olmak istemezdim.
Yalnızlık için neler söylersin bize?
Yalnızlık gerçekten dayanılması zor bir durum. Bazen yalnız kalıp kendimizi dinlemek isteriz ama insan sürekli yalnız kalmaya dayanamaz bana göre. Çünkü insan sadece kendini dinleyerek ,sadece kendi halinde uzun süre yaşayarak sağlıklı kararlar alamaz ve sağlıklı yaşayamaz. İnsan anlamaya,anlatmaya,paylaşmaya yani dostluğa ihtiyaç duyar ve bir dost edinir kendine. İnsan sevip sevilmeye yani sevgiye ihtiyaç duyar ve birisini sever. İnsanın bu ihtiyaçlarını karşılayacak kimseyi bulamaması tabiki zor bir durum. Ama en zoru etrafınızda birçok insan varken kendinizi yalnız hissetmeniz galiba...
“Yalnız insan deli rüzgar ne zevk alır ne haz verir. Dokunduğu küldür uçar sunduğu tozdur silinir.” Diyor Zülfü Livaneli bir parçasında. Yalnız bir insanın hayattan tad alması gerçekten zor….
-Peki ada sakinleri?Onlara söylemek istediklerin?
Güzel insanlar iyiki varsınız,iyiki buradasınız, iyiki kendinizi tanıttınız, yüreğinizden sevgi eksik olmasın. Kendinize dikkat edin çünkü hem kendiniz için hem de benim için değerlisiniz...
Ada Sakinlerinden birkaçına sorduk..."Sait hakkında ne düşünüyorsunuz?Neler yaşadınız,neler paylaştınız Saitle..?"Keyifli cevaplar aldım açıkçası...Bakalım neler demişler...
Gökhan:
fazla tanımıyorum ama arkadaşlarına düşkün olduğunu,sıcakkanlı bir kişilik sahıbi olduğunu düşünüyorum msnden izlenimlerim bu şekilde.. tek kusuru adresleri yanlış tarif ediyor :oops:
---peki adadaki izlenimin? bu yetmez gökhannn:)
Çok fazla muhabbetim olmadı msnde sürekli bulunmuyor.Sait:Özgürlük için dinlediği müzik tarzı halk müziği.OnuR'u çok seviyor. )tabi OnuR da onu seviyor...İlk başta bir çekingenlik üzerimde yoktu...
adaya ilk gelince bazı kişiler hakkında bilgileri Emin'den aldım.
örn:ıspartalılar,öğrenci olup iyi bir forum şeklinde açıkçası çokta ön planda değil arka planda kalmayı tercih ediyor.Sürekli adada bulunmadığından katılımcılar fazla tanımıyorlar onu.İşlerinin yoğun olduğunu biliyorum..
CRS:
Sait-i Yorum
Ben ilk önce Sait’le tanışma zamanlarından biraz bahsetmek istiyorum. Sait ile altı küsur sene önce tanıştım, o zamandan bu zamana süren bir dostluğumuz vardır. Lise sonu beraber okuduk. Bir sene aynı tozu yuttuk. Sınıfta acı tatlı günlerimiz geçti. O zamanlarda ben Kemal’e ( Ben Deli Kadir diyorum ) oturuyordum, Sait de Yasin ile oturuyordu. Sait den üniversitede kurtulamadım. İkimizde ilk girdiğimiz üniversite sınavında Isparta Süleyman Demirel Üniversitesini kazandık. ( Sanki SDÜ başka ilde var gibi başına Isparta yazdım ) Sait mühendislik fakültesinde bende fen edebiyat fakültesinde bir bölüme yerleştik. Aradaki bağları lisede olduğu gibi üniversitede koparmadık. Devamlı buluşur gezerdik. Herkesten bir şeyler öğrendiğim gibi Sait den de öğrendiklerim oldu. Grubun delisi olarak ün yaptım. Her düşüncem OnuR ile Sait için espiri konusu oldu. Sait üniversitede çalıştığı zamanları özledim. Sait demar olarak tanınan yerde çalışıyordu, arada bir Sait’i ziyarete giderken elim boş gitmeyi sevmezdim. Hemen marketten biskrem alır, Sait’in yanına giderdim. Beni görünce hemen o güler yüzü ile hoş geldin adminim derdi. Bak sana biskrem aldım dediğimde adminim sen harikasın hemen bende bir çay koyayım derdi. O günlerimizi çok özledim. Şimdi Sait bizden uzakta, o kadar da uzak değil ama araya yol girdi mi ne kadar yakında olsa da buluşma şansı olmuyor. Seni özledik be adminim, bizi burada yalnız bırakma ;) Yine biraz abarttım yorumdan çok hikaye oldu, yine idare edersiniz beni inşallah….
Biskrem Yiyebilme ihtimali
Sen Sıcak ve sıkıcı bir otobüsle gittikten sonra
Vazgeçtim biskrem yemekten
Ben seninle bir gün demarda biskrem
Yeme ihtimalini sevdim.
Demarın çay kokan masalarında
Girilen internet sitesinde
Muhabbet etmeyi özledim
Bizim sevgi kokan adamız var
Birde adamıza gelen üyelerimiz
Mutluluk dolu arkadaşlarla paylaşılan
Soru cevap oyununda
Sen admin oluyordun
Bense bot
Türkçeye inat kelimelerle espiriler türetirdik
Adaya usul usul sevgi yağıyordu
Ve kapalı alanlarda biskrem yemeyi öneriyordu
Büfeci amca...
Oysa ben hiç kapalı alanda biskrem yemedim
Cebimde hiç ikinci biskremim olmadı benim
Dünden kalan kırıntıları saymazsak
Demarda usul usul çay kokusu yükseliyordu
Sense her seferinde kaç şeker diye seslenirdin
Sana biskremler getirirdim
Ama sen olmazdın bazen
Ben seninle biskrem yeme ihtimalini seviyordum
Demarın çay kokan masalarında
Ben senin benimle biskrem yeme ihtimalini seviyordum.
Ne yana baksak biskrem kapı görüyorduk
Biskrem bahane muhabbet şahane olurdu
Bir elimizde çay bardağı bir elim biskremle
Sen iki tane yerdin
Bense sen seversin diye bir tane
Ben seninle demarda çayla biskrem
Yeme ihtimalini sevdim.
Ben seninle sohbet edip gülüşmeyi özledim
Ben seni köy garajında uğurlamayı özledim
Ben senin, Isparta'ya gelme ihtimalini sevdim !
Güney:
Sait abimle yıllardır acıyı da, mutluluğu da paylaştık mesela Arif dedemizin vefatında ben köyden yeni geldim geldiğim sabahı dedilerki "Zeynep(annesi) teyzenler geliyorlar kalk"bende kalkıp ne oldu dedim dediler arif amca vefat etti köye gidecekler amcanlarda sercanlarda(kuzenler)
ben hem şok oldum hemde bekliyordum çünkü son zamanlarda çok hasyaydı gittiler köye geldiler o en son olan acımızdı herhalde mutluluk ise daha iki gün önce (şimdiki tarih 17 eylül)sait abimin ablasının düğünü vardı düğün çok güzel geçti geldik eve işte annemi amcamlara yollayıp bizde içki saz söz öle eğlendik tabii onlar sabah 6 ya kadar ben se 3 kadar oturabildim içkide içemdim çünkü okula gidecektim çıktım üst kata dedemlere yattım. sabah okulla gitcem ya kıyafetimi giymeye geldim eve bir girdim biri koltukta biri yerede bi yatakta 3 adam odaya bir girdim sait abim yatağa yatmış ağalar gibi tek başına yatıyor işte öyle günler geçirdik birlikte çelik çomak oynardık çok zevkli geçerdi bahçeden daha doğrusu çilek tarlasından kovalarca çilek toplayıp yerdik bide havuz vardı böle benim boyumu aşardı 1.50 m felan ama ben küçüğüm daha 9-10 yaşında onlar yüzerdi ben ayaklarımı sokardım suya çok güzel yıllar geçirdik beraber şimdi ise bilardo oynarız, onlar (abimler,ablamlar bir abim var diğerleri kuzen ) bara giderler 18 yaş sınırı olan türkü barlarına felan ben de evde öle beklerim geçen düğün oldu dedim ya hep beraber değildik ama geçen bayramda G.O.R.A ya gitmiştik kuzenler felan tam 13 kişiydik baya zevkli geçmişti .(kardeş sırasına göre EZGİ ve OZAN,BEN ve ABİM ,ERKUT ve KUTAY ,GÖRKEM ve SERCAN,SAİT abim ve 3 arkadaşda vardı ama sormayın ankaralı olanlar bilir Armada'yı ,biletleri 12 seansına almıştık flim bitti saat 3 oldu bizde Armada dan AŞTİ ye kadar yürüdük oradan biraz ilerleyince zaten bizim ew aynı bayramda haywanat bahçesine gittik(Sercan ben abim görkem abim sait abim ozanda gelecekti gelmedi )hayvanları öle izledik ama oradan da kokareçe hımm A.O.Ç (Atatürk Orman Çifliği) o zamanda çok güzeldi...Bağlama çalar biz söyleriz...
YaĞMuR:
Sait adminimle onun admin olduğunu bilmeden Meral Ablam sayesinde tanıştım(meral abla da sevgiadası halkla ilişkiler müdürü gibi:) )
meğerse adminmiş;) o zamanlar yeniydim acemilik bilemedim işte... :oops:
tanıdığım kadarıyla saygılı,dürüst,,sıcakkanlı nerede nasıl ne şekilde davranması gerektiğini bilen biri...Sevgi adasının kurucularından...
şimdiye kadar kötü eleştirilecek bir yönünü görmedim...adada çok sevdiğim isimlerden biridir...son olarak iyi ki tanımışım diyorum...
OnuR:
Sait için öncelikle samimi olarak kısaca bir kaç şey söylemek gerekirse;bana göre sait bir aklı başında duygusal bir kızın isteyebileceği her türlü özelliğe sahip.Duygusal,sevdiği için hiç bir fedakarlıktan kaçmayacak,sadık,dürüst gerektiğinde esprili,derin müzik kültürüne sahip,şairane bir ruha sahip mantıklı,güçlü,metanetli,iyi bir sırdaş iyi bir dost,vefakar...
Onun şansizliği günümüzde bunların eskisi kadar önemli olmaması.Kendisi için bunların önemli olduğu kişilerede rastlamak kolay değil maalesef.
Sait için çok şey söyleyenebilir.Onu en yakından tanıyanlardan biri olduğumu düşünüyorum.Saitle paylaştiğimiz çok şey oldu.Geriye dönüp baktığımda kısa bir zaman dilimine bile çok şey sığdırdığımızı görüyorum.
Yediğimiz içtiğimizin ayrı gimediği günler oldu.Parasız olduğumuz günler oldu;Paramızın olup mutluluğumun olmadığı anlar kadar olmasada.Kimi zaman geceleyin üniversitede mahsur kaldık kimi zaman üniversitden kaçtık.Kimi zaman isyan ettik kimi zaman şükür.Kimi zaman konuşamadık bir şey şöyleyemedik sessiz sessiz anlaştik kimi zaman sattlerce konuştuk tek bir cümlenin etrafında dönen herhangi bir konuda.Arka arkaya atılan kahkalar üst üste yapılan espriler hep bir şeyleri bastırmak içindi ne yazıkki.Akıllarda hep sorular vardı.Hep cevapnlması gereken sualler.Nedeni bilinmeyen nedenler garip çelişkiler ve her zman puzzle in eksik bir parçası buluşturdu bizi.Öyle haytımızı etkilediki garip ve sanki herşeyin bizim üzerimize kurulu olduğunu sanmaya başladığımız dünya, Antalya'nın denizinin sahile vuran dalgaları denize vuran yakamoz bile mutluluk değil hasret özlem kocaman bir boşluk uyandırdı içimizde.
Kafa dağıtmak için saçmalayan kaç kişi vardır yada çok berbat psikolojedeyken inanilmaz bir espri yapıp güldüren bilmiyorum.Biz bunu yaptık.Kendimizi aştık beraber birbirmizi etkiledik içimizdekileri açığa çıkardık.Sınır yoktu limit yoktu konuşmalarımızda. Sonsuz özgürlük vardı.Herşey söylenir herşey konuşur olmuştu.Ve artık istesekte kıramıyorduk birbirmizi.O kadar darbe vuran o kada Rtamiri imkansiz şekilde sarsan olaylar olmuştu ki kolay kolay hiç bir şey etki etmez olmuştu.
Zaman zaman rol değiştirdik.Ama genelde optimist olan sait oldu pesimist olan ben.Haklı çıkmanın üzüntüsünü yaşadım hep.Sait hep iyimser oldu polyancilik oynadı belki buna zorunluydu.İnsan iyimser olur ve haklı çıkar.Bu da bir olasılıktır.Ama bu olmadı.Bardağın yarısı dolu bence dedi.Halbuki bir bardak yoktu dolu olacak.Herşey böyleydi işte.Bir zar attı hep yek geldi.Yine de yanındayım dostum..
Sana taviyem son sözüm özetle şu satırlarda...
Ah benim iyimser yanım,
Ah benim aldanişlarım,
Ah benim kavgalarım,
Ah pişmanlıklarım
Sus Artık uslandır beni
Ah benim sevdalı başım
Ah benim şair telaşım
Ah benim sarhoşluğum
Ah Çılgın yüreğim
Sus Artık uslandır beni..
Saitle tanışalı uzun zaman oldu...burda ilk tanıdığım insanlardan biri...çok güzel espri yapar kendileri... ) bizi de mahrum etmez msnde sağolsun:)))
bir smiley için 5 dk kaldığı günü bilirim msnde...sırf gitmesin diye o smileyden yapardık.)) sınav öncesi bana bayağı moral verdi...kimse bana güvenmezken o güvendi...ya da ben öyle sandım..ama yine de sağol:)
dosta ve dostluğa gereken önemi vermeyi biliyor..bu yönüyle tanıdım ilk başta kendisini...çok iyi bir dost..adadaki çok sevdiğim insanlardan biri..:)iyi ki varsın sait...
aslında yorum da istedik kendisinden birkaç konu hakkında ama işlerinin yoğunluğu nedeniyle yapamadı...bu seferlik röportajı yorumsuz yayınlıyoruz...(sait torpilli oldu,idare edelim artık.. ;) )
hayatın boyunca hak ettiğin mutluluğu yaşaman dileğiyle...güzellikleri ve iyilikleri hak ediyorsun...en üzgün olduğun anda bile içinde en azından ufacık ümitler bulundur ve sımsıkı sarıl onlara...sevenler var seni ve istediğin her an yanındalar,yanında olacaklar... ;)
o kadar yoğun olduğun halde uğraştın,kırmadın kabul ettin röportaj teklifimizi...teşekkür ederim sana zaman ayırdığın için.. ;)
-->Röportajda emeği geçen diğer isim OnuR...2. röportajın hazırlanmasında da beni yalnız bırakmadığı için çok teşekkür ediyorum sevgili adminim.. ;) Yorumlarını eksik etmeyen,bunun için zaman ayıran ada sakinlerine de teşekkür ediyorum...
|
|
|
|
_________________ "Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir!..."
Yârin yanağından gayrı her şey ortaktır...
|
|
 |
     |
 |
 |
|
|
|
|
Sonraki başlık »
« Önceki başlık
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki iletilere cevap veremezsiniz Bu forumdaki iletilerinizi değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız Bu foruma eklenti gönderemezsiniz Bu forumdan eklenti indiremezsiniz
|
Tüm saatler GMT +2 Saat
phpBB2 Plus Türkçe Çeviri: canver.net
|